Alpay
Kabacalı - Yaşar Kemal -
Notlar
Çağımızın Büyük Romancısı
Tüyap Yayınları, 1992
Yaşamı ve Yapıtları
Kemal Sadık Göğceli, Ekim 1923'te Adana'nın Osmaniye
ilçesine bağlı Hemite (Gökçedam) köyünde, Van'dan Çukurova'ya göç etmiş
Türkmen-Kürt kökenli bir ailede doğdu. Dört buçuk yaşındayken babası
öldürüldükten sonra bölgedeki halk ozanlarından etkilenerek saz çalmaya, türkü
ve şiir söylemeye başladı. İlköğrenimini Burhanlı ve Kadirli okullarında
tamamladı; Adana Ortaokulu son sınıfından ayrıldı. Fabrika işçiliği,
Ramazanoğlu Kitaplığı'nda memurluk, ayakkabıcı çıraklığı, öğretmenlik,
ırgatlık, amelebaşılık ve arzuhalcilik yaptı. Şiirleri Görüşler, Ülkü, Kovan,
Millet, Beşpınar dergilerinde yayımlandı. Derlediği ağıtların bir bölümü
1941'de Adana Halkevi Yayınları arasında Ağıtlar I adıyla basıldı.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Adana'ya sürgün edilen Arif
ve Abidin Dino ile tanışması sanat yaşamında belirleyici oldu. İlk hikayesi "Pis
Hikaye"yi 1946'da Kayseri'de askerlik yaparken yazdı. 1948'de Kadirli'de
pirinç tarlalarında su bekçiliği yaparken "Bebek" ve "Dükkancı"
hikayelerini tamamladı.
İlk romanı Demir Çarık (1949) polis baskınları sırasında
kayboldu. Sol görüşleri nedeniyle sürekli karakollara çağrıldı, gözaltına
alındı ve baskı gördü. İstanbul'a giderek Havagazı Şirketi'nde sayaç okuma
görevlisi olarak çalıştı. 1951'de Hüyükteki Nar Ağacı romanını bitirdi.
1951'de yeniden İstanbul'a giderek Cumhuriyet gazetesinin
Yurt Haberleri Servisi'nde çalışmaya başladı ve baskılar nedeniyle "Yaşar
Kemal" adını kullanmaya başladı. Doğu Anadolu röportajları ve "Dünyanın
En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" yazı dizisiyle geniş ilgi uyandırarak
Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı'nı kazandı. İlk hikaye kitabı Sarı Sıcak
1952'de, Varlık Roman Armağanı'nı kazanan ilk romanı İnce Memed I 1955'te
basıldı. Bunu Teneke (1955), Yanan Ormanlarda 50 Gün (1955), Çukurova Yana Yana
(1955), Peri Bacaları (1957) izledi. Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ilk kitabı Ortadirek
1960'ta, ikincisi Yer Demir Gök Bakır 1963'te yayımlandı. Yön, Ant, Yeni Halkçı
gazetelerinde köşe yazıları yazdı; Türkiye İşçi Partisi'nde (1963-69) etkin
görevler üstlendi. Türkiye Yazarlar Sendikası (1974-75) ve PEN Yazarlar Derneği
(1990-91) kurucu başkanlığına seçildi.
Don Kişot romanını inceleyerek roman yazmasını öğütleyen
Arif Dino ve Fransız klasiklerini okutan Güzin Dino ile sürdürülen edebiyat
ortamına Orhan Kemal de katılmış, böylece "Adana Okulu" oluşmuştur.
Yaşar Kemal'in yayımlanan tüm yapıtları
- Ağıtlar
(Derleme, 1943; Derleme-İnceleme, 1992)
- Sarı
Sıcak (Hikayeler, 1952)
- İnce
Memed I (Roman, 1955)
- Teneke
(Uzun hikaye, 1955)
- Yanan
Ormanlarda 50 Gün (Röportajlar, 1955)
- Çukurova
Yana Yana (Röportajlar, 1955)
- Peri
Bacaları (Röportajlar, 1957)
- Ortadirek
(Dağın Öte Yüzü 1, Roman, 1960)
- Taş
Çatlasa (Yazılar, 1961)
- Bütün
Hikayeler (1962)
- Yer
Demir Gök Bakır (Dağın Öte Yüzü 2, Roman, 1963)
- Üç
Anadolu Efsanesi (Efsane/Destan, 1967)
- Ölmez
Otu (Dağın Öte Yüzü 3, Roman, 1968)
- İnce
Memed II (Roman, 1969)
- Ağrıdağı
Efsanesi (Roman, 1970)
- Bu
Diyar Baştan Başa (Röportajlar, 1971)
- Binboğalar
Efsanesi (Roman, 1971)
- Çakırcalı
Efe (Roman, 1972)
- Demirciler
Çarşısı Cinayeti (Akçasazın Ağaları 1, Roman, 1973)
- Bir
Bulut Kaynıyor (Röportajlar, 1974)
- Baldaki
Tuz (Yazılar, 1974, Haz. Alpay Kabacalı)
- Yusufcuk
Yusuf (Akçasazın Ağaları 2, Roman, 1975)
- Al
Gözüm Seyreyle Salih (Roman, 1976)
- Yılanı
Öldürseler (Roman, 1976)
- Filler
Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (Çocuk romanı, 1977)
- Kuşlar
da Gitti (Roman, 1978)
- Allah'ın
Askerleri (Röportajlar, 1978)
- Gökyüzü
Mavi Kaldı (Halk edebiyatından seçmeler, 1978, S. Eyuboğlu ile)
- Deniz
Küstü (Roman, 1978)
- Ağacın
Çürüğü (Yazılar-Konuşmalar, 1980, Haz. Alpay Kabacalı)
- Yağmurcuk
Kuşu (Kimsecik 1, Roman, 1980)
- Hüyükteki
Nar Ağacı (Roman, 1982)
- İnce
Memed III (Roman, 1984)
- Kale
Kapısı (Kimsecik 2, Roman, 1985)
- İnce
Memed IV (Roman, 1987)
- Kanın
Sesi (Kimsecik 3, Roman, 1991)
- Alain
Bosquet ile Konuşmalar (Söyleşi, Paris 1992, Çev. Altan Gökalp)
Del Duca Ödülü Konuşması (Yaşar Kemal, 14 Ekim 1982)
…Yoksulluk, insanoğlunun başına gelen en büyük felakettir;
yoksulluğa karşı savaşımı amaç belledim. Bir tek insanın mutsuzluğu bile bütün
insanların mutsuzluğudur... İşkence, savaş, yoksulluk, sömürü insanlık
suçlarıdır.
Söz sanatlarını kötülüğe karşı koyabilecek, insanın
yüceliğine varabilecek, insanoğlunu anlayabileceğimiz en etkili araç
sayıyorum... İnsan sevgisizse boş kovan olur.
Sanatı ve Yapıtları Üzerine Yazılanlardan Seçmeler
Robert Kanters (Le Figaro): "Yirmi beş, otuz
yüzyıl sonra Yunanlı ozan (Homeros) susmuş ve söz sırası Truvalı ozana (Yaşar
Kemal'e) geçmiş."
Alain Bosquet (Magazine Littéraire): "Yaşar
Kemal, yurdu ve Orta Doğu'nun tartışılmaz sesi olmuştur. O bize Homeros'la
Eugène Sue arasındaki köprülerin daha yıkılmadığını gösteriyor."
Yaşar Kemal'in Romanları (Raymond Williams): Romanı
"toplumun kişisel açıdan, kişilerin de toplumsal açıdan görüldüğü yazı
türü" olarak tanımlayan Williams, çağdaş romancı olarak ilk akla gelen
ismin Yaşar Kemal olduğunu ifade eder. Ortadirek'teki yolculuğu Galler
tarihiyle ve dünya yoksullarının zorunlu hareketliliğiyle kıyaslar.
Yaşar Kemal'in Yörük Kilimindeki Nakışlar (Pertev Naili
Boratav): Anlatı geleneğine bağlı kalarak eski motiflere kendi yaratması
olan yeni nakışlar ve renkler kattığını belirtir. Anlattığı hikayelere bir
masal anlatıcısı gibi içtenlikle inandığını vurgular.
Yaşamı, Sanatı Yapıtları Üzerine Kendi Açıklama ve Görüşleri
Romancılığının Altyapısı ve İlk Çalışmalar
Karacaoğlan, Dadaloğlu ve Çukurova destancılarının yanında
Balzac, Tolstoy, Çehov, Stendhal, Dostoyevski, Rimbaud, Nâzım Hikmet, Orhan
Veli ve Sait Faik özümlenmiştir. Hem Türkçe hem Kürtçe destan ve şiir
birikiminin içinde büyümüştür. Ramazanoğlu Kitaplığı'nda klasikleri okumuştur.
İlk hikayesi "Pis Hikaye"yi 1946'da "Bebek"i 1948'de
yazmıştır. 1949'da yazdığı roman polis aramalarında kaybolmuştur.
Kadirli'de pirinç tarlalarında su bekçiliği yaparken Savrun
çayının her kıvrımını, doğadaki her çiçeği, böceği, kuşu ve uğur böceğini
gözlemlemiştir. İda Dağı'nda İlyada sularının kaynağını aramıştır.
Çukurova sadece doğduğu yer değil, yeniden yarattığı
"romanının vatanı"dır. Dünyanın herhangi bir yerinde gördüğü insan
psikolojisini Çukurova koşullarına taşır. Beş yıl yaya gezerek ağıtlar,
tekerlemeler ve destanlar derlemiştir. Yazılı roman dili oluştururken sözlü
edebiyatın anlatım olanaklarından beslenmiştir. Halk dilinin canlı
üretkenliğine dikkat çeker (traktör, radyo üzerine halkın ürettiği sözcükler).
Sevdiği Yazarlar
Don Kişot: El kitabıdır.
Stendhal: Anlatımda en büyük yenilikçidir.
Faulkner: Çağımızın en büyük epik ustasıdır.
Ortadirek: İnsanın direncini alegorize eder.
Yer Demir Gök Bakır: Sıkışan insanların kolektif mit
dünyası yaratıp sığınmasıdır.
Ölmez Otu: Bireyin (Memidik) kendi düş dünyasını
yaratıp sığınmasıdır.
Yaşar Kemal'le Söyleşi
"Zilli Kurt"
Anadolu'da koyun damına giren kurdu yakalayıp öldürmeyip
boğazına zil takarak açlığa mahkûm etme geleneğidir. Muhalif tutumu nedeniyle
işten çıkartılması, jandarma ve polisin takibiyle toplumsal yaşamda tecrit
edilmesini "zilli kurt yaşamı" olarak tanımlar.
Bu dünyaya çok şükür geldik.
Yapıtlarından Örnekler
…
Röportajlardan Parçalar
Atatürk'ten sonra, benim üye olmam, benim için ne büyük bir
şereftir (Mark Twain Cemiyeti fahri üyeliği). Bir milletin yetiştirdiği en
büyük çocuğu ile, o milletin kendi halinde bir küçük hikayecisinin Amerika’da
bir cemiyette buluşmaları küçük hikayeci için ne bulunmaz şerefli bir
fırsattır. (17.5.1953)
…
Bundan sonra insanlık değeri, çağımızdaki kişilik değerleri
bir tek şeyle ölçülecektir, o da bir ulusun, bir değerin, bir kişinin barışa ne
kadar yardım ettiğiyle, savaşa silahlanmaya ne kadar düşman olduğuyla...
…

