1 Ağustos 2013 Perşembe

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ I

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ I

Ünite 1

Dil

F. De Saussure dili, “bildirişimi sağlayan göstergeler dizgesi” olarak tanımlamıştır.
Diller, oluşma biçimleri, kullanım yerleri ve işlevlerine göre doğal, yapay ve özel diller şeklinde tasnif edilebilir.
Dilbilimsel açıdan, ölçünlü, bölgesel, toplumsal ve işlevsel dil türleri biçiminde sınıflandırılabilirler.
Dilin kökeni, kaynağı hakkında görüş birliği yoktur (Aristoteles, dil Tanrı vergisidir der, diğerleri dil için mantıksal çıkarımların ürünü olduğunu söyler).
Saussure, göstergenin nedensizliği ilkesini dilin doğasını yansıtan temel bir ilke olarak öne çıkarır. Bu yolla, düşünce ile anlatım ve fikir ile eşya arasında mantıksal bağlantılar arayanlardan ayrılır.
Dilin kökenine dair çalışmalar iki temel anlayış etrafında değerlendirilir (Tek kökenlilik, çok kökenlilik). Tek kökenliği savunanlar başlangıçta bir tek dil olduğunu ve bütün diğer dillerin bu ilk dilden türediğini savunurlar.

Türk Dili / Türkçe
Türkçe, Türk kavram alanı dahilindeki bütün boy, soy, oyma ve aşiretlerin konuştukları dilin ortak adıdır. Türk dilinin bugün üç uzak lehçesi vardır. Bunlar Yakutça, Çuvaşça ve Türkçedir.
Türkçe kolu kendi içinde üç ana gruba ayrılır:
1-      Kıpçak/Kuzey grubu: Kırgız, Kazak, Tatar, Başkurt, Nogay, Kumuk, Karaçay-Balkar, Karaim Türkçeleri
2-      Karluk/Doğu grubu: Özbek ve Uygur Türkleri
3-      Oğuz/Batı grubu: Türkiye, Azerbaycan, Türkmen ve Gagavuz Türkleri.
 
Türk dili / Türkçe terimi ile ifade edilen anlamları, en dar olanından en geniş olanına doğru şöyle sıralayabiliriz:
1-      Türkçe, Türkiye’de yaşayan Türklerin ana dilidir.
2-      Türkçe, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak dilidir.
3-      Türkçe, Anadolu ve civar sahalarda yaşayan Türklerin konuştuğu dildir.
4-      Türkçe, Çuvaşça ile Yakutça (Halaçça) dışında kalan Türk lehçelerinin ortak adıdır.
5-      Türkçe, 20’si yazı dili olan (Çuvaşça ve Yakutça dahil) toplam 50 kadar tarihi ve çağdaş Türk lehçesinin ortak adıdır.

Bir dilin dünya dilleri arasındaki yeri ve değeri; yaygınlığı, diplomasi dili, uygarlık dili, geçer bölge dili, resmi dil, ulusal dil ve yazı dili olmasıyla ölçülür. Türkçe, tarihi süreçleri içerisinde tüm bu aşamaları yaşamıştır.

Avrupa’da Yunanca ve Latince dışında Türkçeden daha eski yazılı metne sahip dil yoktur.
Dünya üzerinde yaklaşık 6 bin farklı dil olduğu tahmin edilmektedir.
Dünya dillerini değerlendiren Nostratik teorisi Hâmi-Sâmi, Kartvel, Hint-Avrupa, Ural, Altay, Dravid dil ailelerinin aynı kökten geldiğini ve bu dillerin daha eski bir ana dilden türediklerini, Avrasyatik teorisi ise, Ural, Altay, Hint-Avrupa, Gilyak, Kore-Japon, Çukçi, Eskimo-Aleut dillerinin aynı kökten geldiğini savunmaktadır.

Yapıları Bakımından Diller

a)      Tek Heceli Diller
Çince, Tibetçe, Vietnamca, Siyamca, Endonezyaca, Baskça gibi diller tek hecelidir.

b)     Eklemeli Diller
Türkçe, Moğolca, Mançu-Tunguzca, Korece, Japonca, Macarca, Ugorca, Permce, Estçe gibi Ural ve Altay dil ailelerine mensup diller bu guruba girer.

c)      Bükümlü / Çekimli Diller
Kök bükülü ve gövde bükümlü olarak ikiye ayrılır. Hâmi-Sâmi dil ailesine mensup diller kök bükümlü, Hint-Avrupa dilleri ise gövde bükümlüdür. Almanca, Flemenkçe, İskandinav dilleri, Latince ve bu dilin uzantıları Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rumence, Slav kökenli dillerden Rusça, Bulgarca, Sırpça, Lehçe; Yunanca, Arnavutça, Keltçe, Litvanca, tarihi dillerden Hititçe ve Hint – İran dilleri, tarihi Sanskritçe, Avestçe, orta ve yeni Farsça ile yaşayan dillerden Ermenice çekimli dillerdendir. Akadca, İbranice, Arapça Sâmi dillerdendir. Güney ve orta Afrika’da konuşulan diller de Bantu dillerinden kabul edilir.

Kökenleri Bakımından Diller

Altay Dilleri
  1. Türk Dilleri
Tarihi Türk Lehçeleri
1-      Orhun/Göktürk
2-      Peçenek
3-      Kuman/Kıpçak
4-      Eski Uygur
5-      Çağatay
6-      Bulgar
7-      Hazar
Çağdaş Türk Lehçeleri
1-      Türkiye Türkçesi
2-      Azerbaycan Türkçesi
3-      Türkmen Türkçesi
4-      Gagavuz Türkçesi
5-      Kırım-Tatar Türkçesi
6-      Karaçay-Balkar Türkçesi
7-      Kumuk Türkçesi
8-      Nogay Türkçesi
9-      Karaim Türkçesi
10-  Tatar Türkçesi
11-  Başkurt Türkçesi
12-  Altay Türkçesi
13-  Şor Türkçesi
14-  Hakas Türkçesi
15-  Tuva Türkçesi
16-  Uygur Türkçesi
17-  Dolgan Türkçesi
18-  Kazak Türkçesi
19-  Kırgız Türkçesi
20-  Özbek Türkçesi
21-  Karakalpak Türkçesi
22-  Yakut Türkçesi
23-  Çuvaş Türkçesi

  1. Moğol Dilleri
1-      Moğolca
2-      Buryat
3-      Kalmuk

  1. Mançu-Tunguz Dilleri
Sibir Kolu
1-      Evenkçe (Tunguzca)
2-      Even (Lamut)
Mançur Kolu
1-      Manur
2-      Çjurçjen
Amur Kolu
1-      Nanayca (Goldca)
2-      Udeyce (Udgeyce)

  1. Uzak Doğu Dilleri
1-      Japonca
2-      Ryukyus
3-      Korece
4-      Ayn

Ural Dilleri
  1. Fin-Ugor Dilleri
Ugor Kolu
1-      Macarca
2-      Mansiy (Vogul)
3-      Hantıy (Ostyaç
Baltık-Fin Kolu
1-      Fince
2-      Estonca
3-      İcor
4-      Karel
5-      Vepss
6-      Vod
7-      Liv
8-      Saam (Lopar)
Perm Kolu
1-      Komi-Zıryan
2-      Komi-Permyaç
3-      Udmurtça
Voljsk Kolu
1-      Mari (Çeremis)
2-      Mordov
  1. Samoyed Diller
1-      Nene (Yurak-Samoyed)
2-      Nganasan (Tavgiy)
3-      Eneç (Yenisey-Samoyed)
4-      Selkup (Ostyak-Samoyed)

Hint – Avrupa Dilleri
  1. Avrupa Kolu
Germen Dilleri
1-      Almanca
2-      Flemenkçe
3-      İngilizce
4-      İskandinav dilleri
Roman/Latin Dilleri
1-      Fransızca
2-      İspanyolca
3-      Portekizce
4-      İtalyanca
5-      Rumence
Slav Dilleri
1-      Rusça
2-      Bulgarca
3-      Sırpça
4-      Lehçe
5-      Çekçe
6-      Slovakça

  1. Hint-İran Kolu
Hint-İran dilleri, Tarihi Sanskritçe, Avestçe, eski ve orta Farsça ile yeni Farsça, Tacikçe, Urduca, Bengalce, Ermenice gibi diller bu ailedendir.

Sami Dilleri
Akadca, İbranice, Arapça, Fenikece gibi diller ve bunların lehçelerinden oluşur.

Çin-Tibet Dilleri
Çince, Tibetçe, Tayca, Dunganca bu aileye ait dillerdir.

Bantu Dilleri
Orta ve güney Afrika’da konuşulan çok sayıda dilden oluşur.


Kafkas Dilleri
Abazca, Adigece, Çeçence, İnguşça, Kabartayca, Osetçe, Gürcüce, Avarca, Lezgice gibi dillerden oluşur.

Türk Dilinin Tarihi
Türk Dilinin Yaşı
Bilinen en eski yazılı metinler Sümerceye aittir.
Osman Nedim Tuna, Sümer ve Türk Dillerinin Tarihî İlgisi İle Türk Dili’nin Yaşı Meselesi adlı eserindeki delillerden hareketle yaşayan diller arasında en eskisinin Türkçe olduğunu öne sürmüştür.
R. R. Arat ve Doğan Aksan’ın Orhun Kitabelerindeki Türkçenin uzun bir geçmişe sahip olduğu kanısındadırlar.
Türkçenin ilk yazılı metinlerini M.S. 7. yüzyılın sonları (Çoyren / 687-692) olarak kabul etsek bile Türk dili çok daha eskilere uzanan bir tarihe sahiptir.

Yazı dili öncesi döneme dair çeşitli teoriler mevcuttur. İlk yazılı metinlerde karşımıza çıkan dil özellikleri üzerinden hareketle dilin erken dönemlerine dair teoriler ortaya atma şansımız olur.
Türkçenin yazı öncesi dönemine ait bilgiler genellikle Altay dilleri ve Ana Hun dili teorilerine dayanır.
Türk dilinin kökenine dair iki önemli görüş mevcuttur. Birincisi, Türk dilinin Ana Altaycadan türediği yönündedir.
Altay Dilleri
A)    Türkçe
B)    Moğolca
C)    Tunguzca
D)    Mançuca
E)     Nanayca
F)     Japonca
G)    Korece
H)    Aynuca

İkinci görüş, Türkçenin Ana Hun Dili adlı bir ana dilden doğduğu görüşüne dayanır.
Ana Hun Dili
Batu Hun Lehçesi (Çuvaşça)
Kuzey Hun Lehçesi (Yakutça)
Doğu Hun Lehçesi (Türkçe)

Altay teorisi daha fazla taraftara sahiptir. Altay dilleri teorisinin kurucusu Ramstedt’tir.
W. Kotwicz, Rudnev, Vladimirtsov, J. Nemeth ve Gombocz bu teoriyi desteklemişlerdir.
Ramstedt’in öğrencileri Pentti Aalto ve Nicholas Poppe Altay dil teorisini geliştirmişlerdir.

Altay Dil Ailesi Şeması
1 Ana Altayca
Çuvaş-Türk & Moğol-Mançu-Tunguz Dil Birliği ve Ana Kore Dili olmak üzere iki alt kategoriye ayrılır. Ana Kore Dili, bugünkü Kore Dili için kökendir.
Çuvaş-Türk & Moğol-Mançu-Tunguz Dil Birliği, Çuvaş-Türk ve Moğol-Mançu-Tunguz olmak üzere iki alt kategoriye ayrılır.
Çuvaş-Türk dil birliği, Ana Türkçe ve Ana Çuvaşça olmak üzere iki alt kategoriye ayrılır. Bunlar bu günkü Türk dilleri ve bugünkü Çuvaşça için üst kategorilerdir.

Moğol-Mançu-Tunguz Dil Birliği de Ana Moğolca ve Ana Mançu-Tunguzca olmak üzere iki alt kategoriye ayrılır. Bugünkü Moğol dilleri ve Mançu-Tunguz dilleriyle şema tamamlanır. 

Ahmet Caferoğlu Eski Türkçeden itibaren Türk dilinin dönemlerini şu şekilde tasnif eder:
1-      Eski Türkçe (6-9 yy)
2-      Orta Türkçe (9-15 yy)
3-      Yeni Türkçe (16. yüzyıldan günümüze)
4-      Modern veya Çağdaş Türkçe ise günümüzde kullanılmakta olan Türkçedir.

Türk dili yazılı kaynakları bakımından 13. yüzyıla kadarki dönemde Göktürkçe ve Uygurca olarak iki guruba ayrılır. 12 ve 13. yüzyıldan sonra Kuzeydoğu Türkçesi ve Batı Türkçesi şeklinde iki kola ayrılmıştır.
Kuzey kolu Kıpçak Türkçesi, Doğu kolu ise Çağatay Türkçesi olarak varlık kazanmıştır.
Oğuz Türklerinin başını çektiği Batı Türkçesi, 13. yüzyıldan ilk yazılı eserlerini vermeye başlamıştır.
Batı Türkçesinin ilk dönemi Eski Türkiye Türkçesi/Eski Anadolu Türkçesidir. 16-20. yüzyıllar arasında Osmanlı Türkçesi, 20. yüzyılın başından itibaren de Türkiye Türkçesi etkili olmuştur. 

Türk Dilinin Tarihi Dönemlerini Belirlemek
İki başlık altında inceleme yapan araştırmacılar 13. yüzyıla kadarki dönemi Eski Türkçe, 13. yüzyıldan sonraki dönemi Yeni Türkçe olarak kabul ederler.
Yazı öncesi ve yazılı dönemleri kapsayacak şekilde (Ahmet Caferoğlu vb) inceleme yapanlar Türk dilinin tarihi gelişimini:
1-      Altay devri
2-      En eski Türkçe devri
3-      İlk Türkçe devri
4-      Eski Türkçe devri
5-      Orta Türkçe devri
6-      Yeni Türkçe devri
7-      Modern/çağdaş Türkçe devri

Ahmet Bican Ercilasun, İlk Türkçe, Ana Türkçe, Eski Türkçe, Batı Türkçesi, Kuzey Doğu Türkçesi şeklinde tasnif yapmıştır.

Türk Dünyası

Türk dünyası, 20-90 doğu boylamları ile 33-65 kuzey enlemleri arasında yer alır.

1-      Altay – Sibirya Türkleri
Altay, Baraba, Çulım, Dolgan, Hakas, Karagas, Koybal, Kumandı, Sabir, Sagay, Şor, Telengit, Televüt, Tobol, Tofalar, Tuva ve Yakut Türkleri.

2-      Batı Türkleri
Ahıska, Azerbaycan, Balkanlar, Irak, İran (Afşar, Azeri, Halaç, Hamse, Horasani, Boçagcı, Kaçar, Karacadağ, Karagözlü, Karakoyunlu, Karapapak, Karayi, Kaşgay, Şahseven, Türkmen), Kıbrıs, 12 adalar, Suriye ve Türkiye Türkleri.

3-      Doğu Avrupa Türkleri
Gagavuz, İdil-Ural (Başkurt, Çuvaş, Kazan, Mişer), Kafkasya (Karaçay-Malkar, Nogay, Stavropol Türkmenleri), Karayim, Kırım (Kırım Tatarları, Belorusya Tatarları, Litvanya Tatarları, Polonya Tatarları, Kırımçak), Türkleri.

4-      Türkistan Türkleri
Afganistan, Doğu Türkistan (Kazak, Kırgız, Salar, Sarı Uygur, Uygur), Karakalpak, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen Türkleri.

Yönlere göre tasnife gidildiğinde

Batı Türklüğü
1-      Türkiye Türkleri
2-      Rumeli Türkleri
3-      Kıbrıs Türkleri
4-      Suriye Türkleri
5-      Irak Türkleri
6-      Azerbaycan Türkleri

Doğu Türklüğü
1-      Batı Türkistan Türkleri (Türkmen, Özbek, Karakalpak, Kazak, Kırgız ve Rusya içerisinde yaşayan diğer Türk boyları)
2-      Doğu Türkistan Türkleri (Uygur ve Kazak Türkleri)

Kuzey Türklüğü
1-      Sibirya Türkleri (Saha/Yakut)
2-      Abakan Türkleri (Tuvalar ve Hakaslar)
3-      Altay Türkleri
4-      İdil-Ural Türkleri (Kazan ve Batı Sibirya Tatarları, Başkurtlar, Çuvaşlar)
5-      Kafkas Türkleri (Karaçay-Malkar, Nogay ve Kumuk Türkleri)
6-      Kırım Türkleri (Kırım, Özbekistan, Türkiye ve Romanya)
7-      Karay Türkleri (Ukrayna, Polonya ve Litvanya)

Türkçe; Göktürk, Uygur, Arap, Latin, Kiril alfabeleri başta olmak üzere 10’dan fazla alfabe ile yazıya geçirilmiş bir dildir.
Farklı lehçeleriyle yedi bağımsız devletin resmi dili Türkçedir.

Türk dünyasında yaşayan Türker üç lehçeden birini konuşmaktadırlar:
1-      Türkçe ( y gurubu)
2-      Çuvaşça ( r gurubu)
3-      Yakutça ( t gurubu)

Çuvaşlar, Moskova ile Kazan arasında İdil (Volga) ırmağı boylarında yaşarlar. Başkentleri Çeboksarı olan Çuvaşların nüfusu 4.3 milyon kadardır.

Yakutlar, Sibirya’da Katanga, Ölenek, Lena v Kamçatka’da Kelima ırmakları çevrelerinde yaşarlar. Nüfusları 1 milyon kadardır.

 Türkçe Kolundan doğmuş lehçeler

Batı / Güneybatı Türkçesi
1-      Türkiye Türkçesi
2-      Gagavuz Türkçesi (Moldova, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan’da)
3-      Azerbaycan Türkçesi
4-      Türkmen Türkçesi

Kuzeydoğu / Doğu Türkçesi
1-      Özbek Türkçesi
2-      Uygur Türkçesi
3-      Kazak Türkçesi
4-      Karakalpak Türkçesi (Özbekistan’da)
5-      Kırgız Türkçesi
6-      Kazan (Tatar) Türkçesi (Tataristan ve Başkurtistan’da)
7-      Başkurt Türkçesi (Başkurtistan, Tataristan ve Rusya’da)
8-      Kırım Türkçesi
9-      Nogay Türkçesi (Kuzey Kafkasya, Rusya’da)
10-  Karaçay Türkçesi (Kuzey Kafkasya, Rusya’da)
11-  Malkar Türkçesi (Kuzey Kafkasya, Rusya’da)
12-  Kumuk Türkçesi (Kuzey Kafkasya, Rusya’da)
13-  Altay Türkçesi (Rusya, Altay Özerk Cumhuriyeti’nde)
14-  Hakas (Abakan) Türkleri) (Rusya, Hakas bölgesi, Çin’in Kansu eyaletinde)
15-  Tuva Türkçesi (Rusya, Tuva bölgesi ve Moğolsitan’da)
16-  Karay Türkçesi (Polonya ve Litvanya’da)

Türk Dilini Konuşan Nüfus
Konuyla ilgili rakamlar 150 milyon ile 350 milyon arasında değişmektedir.

Ünite 2
Türk Lehçeleri ve Tasnifi

Türk Lehçelerinin Oluşumu ve Gelişimi
Türk lehçebiliminin kurucuları (Radloff, Budagov, Melioransky, Nemeth) lehçe karşılığında dialekt ya da nareçie terimlerini kullanmışlardır. 1918’den sonra Rus Türkologlar yazık terimini kullanmaya başlamışlardır. 
Günümüz İngilizcesinde Turkish kelimesi Türkiye Türkçesini, Turcic ise bütün Türk dillerini karşılamak için kullanılmaktadır.
Son yıllarda lehçe yerine uzak lehçe, şive yerine yakın lehçe terimleri de kullanılmaktadır.

Lehçe
Dilin yazılı metinlerde takip edilemeyen sesbilgisi (fonetik) ve şekilbilgisi (morfoloji) farklılıklarını inceler.

Şive
Metinlerde takip edilebilen, leçeye nazaran daha az miktardaki farklılıkları inceler.

Ağız
Bir yazı dili alanı içerisindeki farklı konuşma biçimleridir.

Çuvaş ve Yakut lehçeleri dışında kalan Türk dili 7-13. yüzyıllar arasında tek bir yazı dili halinde yaşamıştır. A. Von Gabain Eski Türkçe içinde beş ayrı diyalektin varlığından söz eder.
Zeynep Korkmaz, Eski Türkçedeki Oğuzca özellikleri tespit etmiştir.
Divanü Lügati’t-Türk’te değişik boyların ağız özellikleri tespit edilmiştir.
Göktürk devleti bünyesinde 30’a yakın Türk boyu vardı (12 Türk, 9 Oğuz, 6 Sir, 2 Ediz, 1 Kerekülüg).

20. yüzyıla kadar iki ana yazı dili koluna sahip olan Türkçe, SSCB’nin dil planlamalarıyla 20 ayrı yazı dili haline getirilmiştir. Türk ağız ve lehçelerini yazı dili durumuna getirme düşüncesinin teorisyeni İlminskiy’dir. Dildeki bu parçalanma Türk dünyasının önündeki en büyük sorunlardan biridir.

1 Ana Türk Dili
1.1  Bulgarca
1.1.1        Çuvaşça
1.2  Türkçe (y) Göktürk
1.2.1        Oğuz / Batı
1.2.1.1  Türkiye Türkçesi
1.2.1.2   Azerbaycan
1.2.1.3  Türkmen
1.2.1.4  Gagavuz
1.2.2        Karluk / Doğu
1.2.2.1  Uygur
1.2.2.2  Özbek
1.2.3        Kıpçak / Kuzey
1.2.3.1  Kırgız
1.2.3.2  Kazak
1.2.3.3  Tatar
1.2.3.4  Başkurt
1.2.3.5  Nogay
1.2.3.6  Kumuk
1.2.3.7  Karaçay – Balkar
1.2.3.8  Karaim
1.3  Kuzeydoğu
1.3.1        Altay
1.3.2        Hakas
1.3.3        Tuva
1.4  Yakutça (t)

Türk Lehçelerinin Tasnifi
Zor bir konudur.
Türk lehçelerinin tasnifinin yapılabilmesi için;
-          Her lehçenin dilbilgisi bakımından ayrıntılı olarak incelenmesi
-          Lehçelerin karşılaştırılması, birleşen ve ayrılan yönlerin belirlenmesi
-          Lehçelerdeki dil özelliklerinin o lehçeyi konuşan boya ait olup olmadığının tarihi ve etnolojik verilerle tespit edilmesi
-          Her lehçenin eski ve yeni dil malzemesinin karşılaştırılması ve bu yolla o lehçenin tarihi gelişimi ve eğiliminin tespit edilmesi gereklidir.
Türk lehçeleriyle ilgili ilk eser Divanü Lügati’t-Türk, Türk dilini doğu (Hakaniye) ve batı (Oğuz) olmak üzere iki kola ayırır.
Hakaniye Türkçesine Karluk, Çiğil, Yağma, Argu, Tohsı ve Uygur ağızlarını dahil eder.
Batı koluna ise Oğuz gurubunun yanı sıra Kırgız, Kıpçak, Peçenek ve Bulgar dillerini dahil eder.

Türk lehçelerini tasnifle ilgilenen ikinci isim İ. N. Berezin’dir.
Bekir Çobanzade, Türk-Tatar Diyalektolojisi adlı eserinde Türk lehçeleri hakkına yapılan çalışmaları tahlil etmiştir (1927). Radloff, Korş, Samoyloviç, Rasanen ve Baskakov konuyla ilgili çalışmalar yapmıştır.
Reşit Rahmeti Arat, yapılan çalışmaların inceleyip en kayda değer tasnifi yapmıştır.
Arat’ın tasnifi
1 Ana Türkçe / Eski Türkçe
1.1  s-grubu / Eski Çuvaşça
1.1.1        r-grubu / Çuvaş
1.2  y-grubu / Eski Türkçe / Uygur Devri
1.2.1        d-grubu / Sayan
1.2.2        z-grubu / Abakan
1.2.3        tav-grubu / Şimal
1.2.4        taglı-grubu / Tom
1.2.5        taglık-grubu / Şark
1.2.6        dağlı-grubu / Cenup
1.3  s-grubu / Eski Yakutça
1.3.1        t-grubu / Yakut

Arat’tan sonra önemli bir tasnifte Talat Tekin tarafından yapılmıştır.
Tekin’in tasnifinde yer alan lehçe gurupları:
  1. r-l grubu: Çuvaşça
  2. hadaq grubu: Halaçça
  3. ataq grubu: Yakutça
  4. adaq grubu: Tuvaca (Karagas diyalekti ile birlikte)
  5. azaq grubu: Hakasça, Orta Çulım, Mrass, Taştıp, Matur ve Yukarı Tom diyalektleri; Sarı Uygurca
  6. taglıg grubu: Kuzey Altay diyalektleri (Tuba, Kumandu, Çalkandu, Aşağı Çulım, Kondon, Aşağı Tom
  7. tulu grubu: Altayca (Güney diyalektleri: Asıl Altay, Telengit, Teleüt)
  8. tolu grubu: Kırgızca
  9. taglıq grubu: Özbekçe, Yeni Uygurca
  10. tawlı grubu: Tatarca, Başkurtça, Kazakça, (Karakalpakça ile birlikte) Nogayca, Kumukça, Karaçayca-Balkarca, Baraba Tatarcası, Kırım Tatarcası
  11. taglı grubu: Salarca
  12. dağlı grubu: Türkmence, Horasani, Özbekçenin Harezm-Oğuz diyalektleri, Azeri (Kaşgay-Aynallu, Kerkük, Erbil diyalektleri ile birlikte), Türkçe (Gagauz ile birlikte)

Türk Lehçe Grupları İçin Adlar
1-      Coğrafi Yönlere Göre
2-      Coğrafi Adlara Göre
3-      Boy Adlarına Göre
4-      Dil Özelliklerine Göre
5-      Tabirlerin Karışık Kullanılmasına Göre

Türk Lehçelerinin Yönlere Göre Tasnifi
1-      Güneybatı Grubu: Anadolu ve civarındaki, Kafkasya, Azerbaycan, Türkmenistan ve Güney Kırım’da konuşulan lehçeler.
2-      Kuzeybatı Grubu: İdil havzası, Sibirya, Kuzey Kafkasya, Kuzey Kırım, Batı Türkistan, Doğu Türkistan’ın bir kısmı, Altayların bir kısmı ve Afganistan’daki bazı ağızlar
3-      Güneydoğu Grubu: Doğu ve Batı Türkistan’ın bir kısmında konuşulan lehçeler
4-      Orta Grup: Hive ve çevresinin bir bölümü
5-      Kuzeydoğu Grubu: Altayların bir bölümü

Türk Lehçelerinin Tasnifinde Esas Olan Ses Özellikleri
1-       (z) sesinin korunması veya (r) sesine dönüşmesi.
2-      (t) ve (d) sesleri ile (d) sesinin (z) veya (y) şeklinde gelişmesi.
3-      Tek heceli seslerin sonundaki (-g/-ġ) sesinin korunması veya (-v/-u) olması.
4-      Birden fazla heceli sözlerin sonundaki (-g/-ġ) sesinin korunması veya sedasızlaşarak (-k/-ḳ) olması yahut düşmesi.
5-      Çekim eklerinin başındaki (g-/ġ-) sesinin korunması veya düşürülmesi.
6-      Kelime başındaki (y-/s-) seslerinin durumu.
7-      Ol- ve bol- söz farkı da zaman zaman kullanılmakla birlikte bu fiil, tasnifin esasına ait olmayıp daha çok bir tek lehçe grubunu karakterize eder.
8-      (-GAn) sıfat-fiili de başındaki (g-/ġ-) sesi dolayısıyla tasniflerde kullanılmıştır.

Türk Lehçelerinin Ses Özelliklerine Göre Tasnifi
Uzak Lehçe Grupları
I.                   (r) grubu (r-z, l-ş, s-y) (Çuvaş)
II.                 (t) grubu (t-d, s-y) (Yakut)
Yakın Lehçe Grupları
I.                   (d) grubu (adak, taġ, taġlıġ, kalġan (Sayan)
II.                 (z) grubu (azak, taġ, taġlıġ, kalġan (Abakan)
III.              (tav) grubu (ayak, tav, tavlı, kalġan (Kuzey)
IV.              (taġlı) grubu (ayak, taġ, taġlıġ, kalġan (Tom)
V.                (taġlıġ) grubu (ayak, taġ, taġlıġ, kalġan (Doğu)
VI.              (dağlı) grubu (ayak, dağ, dağlı, kalan (Güney)

Türk Lehçeleri Üzerine Yapılan Tasnif Çalışmaları
1-      Kaşgarlı Mahmud – Divanü Lügati’t-Türk (10721074)
2-      C. J. Adelung, Mithridates (1806)
3-      F. Adelung
4-      H. J. Klaproth
5-      A. Balbi
6-      W. F. Palmblad
7-      J. V. Hammer
8-      İlya Nikolayeviç Berezin
9-      W. Radloff
10-  H. Vambery
11-  N. F. Katanov
12-  N. A. Aristov
13-  L. Cahun
14-  F. E. Korş
15-  G. J. Ramstedt
16-  J. Nemeth
17-  A. Samayloviç
18-  V. A. Bogoroditskiy
19-  Cemal Velidi
20-  Bekir Çobanzade
21-  L. Ligeti
22-  Mertti Rasanen
23-  N. A. Baskakov
24-  R. R. Arat
25-  J. Benzing & K. H. Menges
26-  Talat Tekin

Wilhelm Radloff’un Tasnifi
I.                   Doğu Şiveleri
  1. Asıl Altay şiveleri
  2. Baraba şivesi
  3. Kuzey Altay şiveleri
  4. Abakan şiveleri
  5. Küreik (Çolım) şivesi
  6. Soyon şivesi
  7. Karagas şivesi
  8. Uygur şivesi
II.                Batı Şiveleri
  1. Kırgız şiveleri
  2. İrtiş şiveleri
  3. Başkırt şivesi
  4. Volga veya Doğu Rusya şiveleri
III.             Orta Asya Şiveleri
  1. Tarançı şivesi
  2. Hami şivesi
  3. Aksu şivesi
  4. Kaşgar şivesi
  5. Çağatay şivesi
IV.             Güney Şiveleri
  1. Türkmen şivesi
  2. Azerbaycan şivesi
  3. Kafkasya şivesi
  4. Anadolu şiveleri
  5. Kırım şivesi
  6. Osmanlı şivesi

G. J. Ramstedt’in Tasnifi
      I. Çuvaş Dili (tu<taġ)
II. Yakut Dili (tıa<ta<taġ)
III.             Kuzey Grubu
IV.             Doğu Grubu (y<d, taġ)
V.                Güney Grubu (daġ ve da < taġ)

Samoyloviç’in Tasnifi
I.                   R- Grubu (Bulgar)
Bu grubun hususiyetleri
  1. (r < z tahar < toḳuz)
  2. (r < z < d ura < adaḳ)
  3. Pul- > bol-
  4. –v -< -ġ (tav – tu < taġ)
  5. - < ġ
  6. - < ġ- (yulne < ḳalġan)
Bu şive grubuna şu şiveler dahildir
a)      Eskilerden: Bulgar
b)      Yenilerden: Çuvaş

II.                D- Grubu (Uygur, Kuzeybatı)
Bu gurubun hususiyetleri
  1. Z (toḳuz)
  2. D (adaḳ)
  3. Bol-
  4. –ġ (taġlıġ)
  5. Ġ- (ḳalġan)
(d) sesinin değişik şekillerine (d, t, z) göre, bu grup üç bölüme ayrılır:
A. d- bölümü (a- eskilerden; Orhun, Uygur / b- yenilerden; Soyon, Karagas, Salar
B. t- bölümü (Yakut)
C. z- bölümü (Sarı Uygur, KAmasin, Koybal, Sagay, Kaça, Beltir, Şor, Kızıl, Küerik

III.             Tav- Grubu (Kıpçak, Kuzeybatı)
Bu grubun hususiyetleri:
  1. Z (toḳuz)
  2. Y<d (ayaḳ < adaḳ)
  3. Bol-
  4. –v < -ġ (tav < taġ)
  5. -< -ġ (tavlı < tavlıġ)
  6. G- (ḳalġan)
Bu gruba şu şiveler dahildir.
a)      Eskilerden: Kıpçak
b)      Yenilerden
  1. Altay
  2. Teleüt
  3. Kumandı
  4. Kırgız
  5. Kumuk
  6. Karaçay
  7. Balkar
  8. Tobol
  9. Baraba
  10. İç Rusya şiveleri
  11. Mişer
  12. Başkırt
  13. Kırım (Güney sahili hariç)
  14. Karaim (Osmanlılaştırılmış olanlar hariç)
  15. Nogay
  16. Kazak
Bu guruba dahil şiveler, birbirlerine olan yakınlıklarına göre şu bölümlerde toplanabilir
  1. Moğol devrinden önceki şiveler
a)      1. Altay 2. Teleüt 3. Kırgız
b)      1. Kumık 2. Karaçay 3. Balkar 4. Karaim 5. Tatar
  1. Moğol devrinden sonraki şiveler
  1. Kazak 2. Nogay

IV.             Taġlık – Grubu (Çağatay / Güneydoğu)
  1. Z (toḳuz)
  2. Y<d (ayaḳ < adaḳ)
  3. Bol-
  4. –ġ (taġ)
  5. -ḳ < -ġ (taġlıḳ < taġlıġ)
  6. G- (ḳalġan)
Bu gruba şu şiveler dahildir;
a. Eskilerden: Çağatay
b. Yenilerden: 1. Doğu Türkistan şiveleri (Sarı Uygur ve Salar şiveleri hariç); 2. Batı Türkistan şiveleri (Hive Sart ağzı hariç); 3. Özbek (Fergana, Taşkent, Semerkand ve Buhara).

V.                 Taġlı- Grubu (Kıpçak-Türkmen, Orta)
Bu grubun hususiyetleri şunlardır:
1. z (toḳuz),
2. y<d (ayaḳ <adaḳ),
3. bol-,
4. - ġ (taġ),
5. - Ø <-ġ (taġlı<taġlıġ),
6. g- (ḳalġan).
Bu gruba şu şiveler dahildir:
a. Tomsk vilâyeti:
1. Çolım,
2. Aba,
3. Çernevo.
b. Güneybatı grubu hususiyetleri ile karışık olanlar:
4. Özbek (Hive),
5. Sart (Hive).
IV. ve V. gruplar birleştirilerek, birbirinden farklı şiveler ayrı bölümler halinde de sıralanabilir.

VI.              ol- Grubu (Türkmen, Güneybatı)
Bu grubun hususiyetleri şunlardır:
1. z (doḳuz),
2. y<d (ayaḳ<adaḳ),
3.  ol-,
4.  -i (daġ<taġ),
5.  -Ø <-ġ (daġlı<taġlıġ),
6.  g- (ḳalan).
Bu gruba şu şiveler dahildir:
1. Hive Cumhuriyeti ahalisi,
2.  Buhârâ Cumhuriyeti ahalisi,
3.  Afganistan Türkistanı,
4.  Türkmenistan Cumhuriyeti,
5.  İran (Azerbaycan, Esterâbâd, Horasan vb.),
6.  Azerbaycan Cumhuriyeti,
7.  Ermenistan Cumhuriyeti,
8.  Gürcistan Cumhuriyeti,
9.  Anadolu,
10. Suriye (Kuzey kısmı),
11. İstanbul ve civarı,
12. Balkan Yarımadası,
13. Besarabya,
14. Kırım (Güney sahili),
15. Türkmen (Stavropol = Kuzey Kafkasya, Astırhan).

N. A. Baskakov’un Tasnifi

A
TÜRK DİLLERİNİN BATI HUN DALI
I. Bulgar Grubu
 a. Eskilerden:  1. Bulgar, 2. Hazar.
 b. Bugünkülerden:  3. Çuvaş.

II. Oğuz Grubu
1. Oğuz-Türkmen bölümü:
a. Eskilerden: 1. Oğuz (X.-XI. asırlar; Mahmûd Kâşgârî).
b. Bugünkülerden: 2. Türkmen, 3. Truhmen.
2. Oğuz-Bulgar bölümü:
a. Eskilerden:  1. Peçenek 2.Uz.
b. Bugünkülerden:  3.Gagauz.
3. Oğuz-Selçuk bölümü:
 a. Eskilerden: 1. Selçuk, 2. Eski Osmanlı,
 b. Bugünkülerden: 3. Azeri, 4. Türk (Osmanlı).

III. Kıpçak Grubu
1. Kıpçak-Bulgar bölümü:
a. Eskilerden: 1. Altın-Ordu (Batı),
b. Bugünkülerden: 2. Tatar (Kasım, Mişer vb.), 3. Başkırt.
2. Kıpçak-Oğuz (Uz-Polovets) bölümü:
a. Eskilerden:
1. Polovets (Moğol devrinden önce ve sonra=Kıpçak, Kuman).
b. Bugünkülerden: 2. Karaim, 3. Kumuk.
3. Kıpçak-Nogay bölümü:
b. Bugünkülerden: 1. Nogay, 2. Kara-Kalpak, 3. Kazak.

IV. Karluk Grubu
1. Karluk-Uygur bölümü:
Eskilerden: 1. Kara-Hanlılar Devleti Türk dili (Dîvânü Lügâti’t-Türk, Kutadgu Bilig), 2. Kara-Hanlılar devrinden sonraki Türk dili (Hîbetü’l-Hakâyık, Kısasü’l-Enbiyâ).
2. Karluk-Harzem bölümü:
a. Eskilerden: 1. Karluk-Harzem (Ahmed Yesevî, Dîvân-ı Hikmet vb.), 2. Altın-Ordu (Doğu; Muhabbet-nâme vb)., 3. Eski Özbek.
 b. Bugünkülerden: 4. Özbek (Kıpçak şiveleri hariç), 5. Uygur (yeni, bütün şiveleri ve bunlar arasında Salar ve Hoton).

B
TÜRK DİLLERİNİN DOĞU HUN DALI
I. Uygur Grubu
1. Uygur-Tukyu bölümü:
a. Eskilerden: 1. Orhun âbidelerinin eski Oğuz dili (= Tukyu), 2. Eski Uygur.
b. Bugünkülerden: 3.Tuva, (= Urenhay, Soyot, Soyon), 4. Karagas (Tofa).
2. Yakut bölümü:
Bugünkülerden: 1. Hakas (bütün şiveleri), 2. Kamas, 3. Küerik, 4. Şor, 5. Altay dilinin şimâl şiveleri (Tuba, Şalkanduu, Kumandı), 6. Sarı Uygur.

II. Kırgız-Kıpçak Grubu
Bugünkülerden:
1. Kırgız,
2. Altay (Altay, Teleüt, Telengit şiveleri).

Ünite 3
Azerbaycan Türkçesi

Azerbaycan Adı
Arapların Arran ve Şirvan olarak adlandırdığı Azerbaycan’ın adı Mehmed Emin Resulzade’ye İskender’e karşı bağımsızlığını ilan eden Satrap Atropet’in adından gelir. Atropet, Ermenice’de Atropatokan, Farsça’da Aterapata, Arapça’da Azerbaycan şeklini almıştır. Ahmet Caferoğlu’na göre Atar ve Patar kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Farsça’da Atar, Ateş; Pata ise Ülke demektir.
Azer sözcüğü Farsça’da Ateş anlamına gelmektedir. Buna göre Azerbaycan Ateş ülkesi demektir. Petrol kaynaklarının ateşlerinin beslediği Zerdüşt tapınaklarının en büyüğünün burada bulunduğu Taberî referanslı bir rivayettir.

Ortaçağ tarihçilerine göre, Azerbaycan sözü, Sasani padişahı Şapur’un zamanında peygamberlik iddiasında bulunan Azerbaz adından gelmektedir.
Azerbaycan tarihçisi Abbasgulu Aga Bakıhanov ise bu sözün halk kahramanı Babek’e dayandığını öne sürer.
Cemaleddin Fegihi, Katip Harezmi’nin Miftahu’l-Ulûm adlı eserine dayanarak Azerbaycan sözünü Farsça “kış ayı” demek olan “âzer” kelimesine, bâd (rüzgâr) kelimesinin ve “nân” ekinin getirilmesiyle oluşmuş ve kelime “kış rüzgârının estiği yer” şeklinde açıklamaktadır.
E. Demircizade Aturpat sözünü (A) Allah, (tur) ateş, (Pat) baş şeklinde ele alarak “beş ateş tanrısı” anlamını öne sürmüştür.
R. Gurban ise, Az (as) kavim adına Er (kişi) ve Bay (zengin) sözlerini ekleyip bu kelimeye “c” bağlayıcısıyla An (yer-mekân) ekini dahil ederek = Az+er+bay+c-an / Az erlerinin zengin ülkesi anlamına ulaşmıştır.
Şamil Cemşidov, Atarpetakan sözünü esas alarak kelimeyi Oderpatekan biçimine ulaşmıştır. Od = ateş, er- = isimden fiil yapım eki; Oder = sönmeyen, ebedi ateş anlamına gelir. Pate kelimesi ise yer, mekân, vatan anlamındadır. Kan ise Farsça çokluk ekidir.

Azerbaycan Türklerinin Tarihi
Azerbaycan, MÖ. 8. yüzyılda kurulmuş Manna İmparatorluğundan bu yana coğrafi ve siyasi açıdan önemli olaylar yaşamıştır.
Bölgeye sırasıyla Urartular, Medler, Persler, Atropatene Krallığı, Romalılar, Ermeniler, Parthlar, Sasaniler, Bizans Devleti, Emeviler, Abbasiler, Şirvanşahlar, Sacoğulları, Revvadiler, Sellariler, Şeddadiler ve Ahmediler egemen olmuşlardır. Bölge 1029’da Selçukluların kontrolüne geçmiştir. Bölgeye ilk Türk göçleri, MÖ. 1. yüzyılda başlamıştır. İskitler ve Sakalar zamanında bölgeye Türk göçleri başlamıştır. Kıpçak, Bulgar ve Oğuz boylarından değişik Türk oymakları bu topraklara yerleşirler. MS. 395-396 yıllarında Hunlar kalabalık gruplar halinde bu bölgelere gelmişlerdir.
10-11. yüzyıllarda Azerbaycan’a Oğuz Türkleri gelmeye başlar. Selçuk Bey’in torunu
Çağrı Bey, Azerbaycan’ı alır ve bazı Oğuz boylarını bölgeye yerleştirir.
Büyük Selçuklular’dan sonra Azerbaycan Irak Selçukluları’nın (1118-1194) ve İldenizliler
Hanedanı’nın (1137-1225) idaresine girer.
1222 yılından itibaren bölgeyi ele geçiren Moğolların hâkimiyeti Timur’un ölümüyle son bulur. Moğol istilasından kurtulduktan sonra sırasıyla Karakoyunlular (1380-1468) ve Akkoyunlular’ın (1340-1514) idaresine girer. 16 yüzyılın başlarında Akkoyunlular yıkılınca Azerbaycan’ın tamamı Safevîlerin eline geçer. 1747 yılında Nâdir Şâh’ın ölümüyle Safevî Devleti son bulur. 1514’ten 1747’ye kadar bölge Osmanlılarla Safeviler arasında gidip gelir.
18. yüzyılın başlarından itibaren bölgede Rusların etkisi görülmeye başlar. 1805’ten 1813’e kadar bölgede Rus-İran mücadelesi yaşanmış ve sonunda Azerbaycan, 1828 Türkmençay Anlaşması’yla Aras nehri sınır olmak üzere, Kuzey ve Güney Azerbaycan olarak ikiye ayrılmıştır. 28 Mayıs 1918’de Mehmed Emin Resulzâde’nin önderliğinde Kuzey Azerbaycan’da demokratik bir cumhuriyet kurulmuştur. 6 Temmuz 1923’te ise Azerbaycan SSCB’ye, Azerbaycan SSC adıyla dâhil edilir.

Azerbaycan Türkçesi
Azerbaycan Türkçesi, Batı Türkçesinin doğu sahası içinde yer alan ağızlar topluluğu ve bu saha içinde gelişen yazı dilinin adıdır. Azerbaycan Türkçesi ‘Doğu Oğuzcası’, Osmanlı Türkçesi de ‘Batı Oğuzcası’dır.
Azerbaycan Türkçesinin özellikleri XIII-XIV. yüzyıllarda doğmaya başlar. Bu yüzyıllarda Azeri-Anadolu Türkçesi ayrımı bulunmaz.
Fuzulî ve Habibî’den sonra Azerbaycan Türkçesinin dil özellikleri giderek yoğunlaşır.
Bugünkü Azerbaycan yazı dili öncelikle Bakü, Karabağ ve Tebriz ağızları üçgeni ile Batı Türkçesinin oluşumuna dayanmaktadır.

Şireliyef, Azerbaycan edebî dilinin ağızlarını dört grup etrafında toplamaktadır.
1. Doğu Grubu Ağızları: Bu gruba Bakü, Şamahı, Guba dialektleri, Mugan grubu ve Lenkeran ağızları dâhildir.
2. Batı Grubu Ağızları: Gazah, Karabağ, Gence ve Ayrım ağzı bu grubu oluşturur.
3. Kuzey Grubu Ağızları: Nuha ve Zagalata-Gah ağızlarını içerir.
4. Güney Grubu Ağızları: Bu gruba da Nahçıvan, Ordubad, Tebriz ve Yerevan ağızları dâhildir.

Azerbaycan Edebiyatı
XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Âşık Edebiyatı sahasında Kurbanî, Kürenî, Tufarkanlı Abbas, Mevcî, Hasta Kasım, Lezgi Ahmet; klasik edebiyatta Kavsi Tebrizî, Sâib Tebrizî, Nişat Şirvânî, Ağa Mesih Şirvânî, Sâfî, Fazlî, Şâkir, Mehcûr, Molla Penâh Vâkıf gibi şairlerin eserlerinde Azerbaycan Türkçesi dil özelliklerini yoğunlaştırmıştır.
Azerbaycan Türklerinin halk destanları dikkate değerdir. Bunlar içerisinde Varka ve Gülşah, Âşık Garip, Kerem ile Aslı, Abbas ve Gülgez en önemlileridir.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Gülistân, Dîvân-ı Hikmet, Mecmûa-i Şuarâ ve Meclis-i Üns gibi kültür ve sanat mahfillerinde toplanan sanatkârlar modern Azerbaycan edebiyatının temelini atarlar.  
Modern edebiyatın kurucuları arasında şiir dalında Kasım Beg Zâkir, Kutsî, Vâzıh, Hurşid Bânu (Natevan) ve Seyyid Azim Şirvânî; hikâye ve roman dalında İsmail Beg Kutkaşınlı ile Sultan Mecid Ganizâde; tiyatro dalında da ‘Türk Moliere’i diye ünlü ve modern Azerbaycan yazı dilinin kurucusu sayılan Mirza Fethali Ahundzâde’nin adları başta gelir.
Azerbaycan’da gazetecilik 19. yüzyılın ikinci yarısında başlar. Hasan Beg Zerdâbî’nin Ekinci gazetesi, Tiflis’te çıkan Ziyâ, Ziyâ-yı Kafkas, Keşkül ve Şark-ı Rus gazeteleri bu dönemin fikir ve sanat hareketlerini yönlendiren önemli yayın organlarıdır.
Tiyatro alanında Ahundzâde, Necef Beg Vezirli ve Abdurrahim Bey Hakverdi, musiki dalında en büyük isim Üzeyir Hacı Beyli’dir.
Ziya Gökalp’le aynı fikirleri savunan Hüseyinzâde Ali Bey, Ahmet Ağaoğlu gibi şahsiyetler çıkarmış oldukları ‘Hayat’ gazetesi ve ‘Füyüzat’ dergisiyle Türkçülük akımının önderleri olup Azerbaycan kültür hayatında derin tesirler bırakmışlardır.
Hüseyinzâde Ali Bey, Türk dünyasının ortak yazı dilinin İstanbul ağzına dayanması gerektiğini savunmuştur.
Türkçü yazarlarla yakın temasları olan Ahmed Cevad ve Hüseyin Cavid gibi şairler oldukça önemlidir.
1920’li yıllardan itibaren sosyalist devir edebiyatı başlamıştır. Bu dönemin şair ve yazarları bir ortak Sovyet ekseninde komünizmi öven eserler vermişlerdir.
Bu dönemden sonra edebî sahneye çıkan Bahtiyar Vahapzade, Nebi Hezri, Vakıf Samedoğlu, İslam Seferli, Hüseyin Arif, Eli Kerim, Gasım Gasımzâde, Gabil ve Eliağa Kürçaylı gibi isimler, son dönem Azerbaycan Edebiyatının öncü şairleridir.
Azerbaycan hikâye ve romancılığında; Celil Memmedguluzâde, Neriman Nerimanov, Süleyman Sani Ahundov, Seyit Hüseyin, Eli Veliyev, Mirza İbrahimov, İlyas Efendiyev başta gelen isimlerdir.

Azerbaycan Cumhuriyeti
8.202.500 kişiden oluşan Azerbaycan nüfusunun % 83’ünü Azerbaycan Türkleri oluşturur. Tatar, Meshet, Avar ve diğer Türklerle birlikte nüfusun % 90’ı Türk’tür. Nüfusun % 3.9’unu oluşturan Ruslardan başka, az da olsa Ermeni, Ukraynalı, Yahudi, Gürcü ve Lezgi bulunmaktadır.
Dünyaca meşhur olan havyar üretiminin % 80’ini Azerbaycan Hazar denizindeki ‘Mersin balığı’ndan çıkarılmaktadır.

Azerbaycan Türkçesi Grameri

Ses Bilgisi
Ünlüler
Azerbaycan Türkçesinde 9 ünlü bulunmaktadır: “a, e, é, ı, i, o, ö, u, ü”.
Türkiye Türkçesindeki e’den daha dar ve kapalı olup e ile i arası bir ses olan kapalı e (é) sesi kelimelerin yalnızca ilk hecesinde bulunur: év (ev), yérde (yerde), éşitmedim (işitmedim), sévir (seviyor), kéçit (geçit).

Ünlü Uyumları
1. Büyük Ünlü Uyumu
Azerbaycan Türkçesinde büyük ünlü uyumu oldukça sağlamdır: oxuram (okurum), gurguşumlı (kurşunlu), gavalıyub (kovalayıp), tifil (tıfıl), cızıx (çizgi), çönderip (çevirmiş).
Arapça, Farsça gibi dillerden alınan kelimelerin birçoğu ünlü uyumuna uydurulmuştur: bağça (bahçe), fürset (fırsat), mügeddes (mukaddes), Eli (Ali), esker (asker).
Azerbaycan Türkçesinde kelime başında bulunan ı’lar i’ye dönüştüğü için bazı kelimelerde uyum bozulur: ilan (yılan), ildırım (yıldırım), işıg (ışık).
Bazı alıntı kelimelerde ve birleşik kelimelerde uyum yoktur: universitet (üniversite), klassik (klasik), mövcudat (mevcudat), kefalet, edebiyyat (edebiyat).
2. Küçük Ünlü Uyumu
Azerbaycan Türkçesinde küçük ünlü uyumu sağlam bir şekilde işlemektedir: bizim, gözel (güzel), yazılır, neğme (nağme), tebiet (tabiat), bağlayıcı.
Türkiye Türkçesinde uyuma girmeyen bazı Türkçe ve yabancı asıllı kelimeler Azerbaycan Türkçesinde uyuma girerler: xorus (horoz), xemir (hamur), çamır (çamur), govurma (kavurma), govun (kavun) vs.
Yabancı kelimelerde bu uyum aranmaz: futbol, termos, termometr (termometre), telefon, pedagog, mumiya (mumya).

Ünsüzler
Azerbaycan Türkçesinde 23 ünsüz vardır. Bu ünsüzler şunlardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, x, j, k,
g, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.
Ünsüzler içinde sadece x ve ğ sesleri Türkiye Türkçesinden farklıdır. x ünsüzü gırtlaktan çıkan hırıltılı h’dir. Sadece kalın ünlülerin yanında bulunan ğ ünsüzü, Türkiye Türkçesindeki ğ ünsüzünden daha belirgin ve baskılı olarak telaffuz edilir. Türkiye Türkçesinde ince ünlülerin yanında kullanılan ğ ise Azerbaycan Türkçesinde daima y’dir.

Azerbaycan Türkçesinde Ünsüzlerle İlgili Özellikler
1. Kelime başındaki bütün kalın k sesleri, Azerbaycan Türkçesinde g olur. Rusça’dan alınan kelimeler bu kuralın dışındadır.
2.  Birden fazla heceli kelimelerin sonundaki bütün kalın k sesleri de g olur: torpag, uzag, olarag, aldıg, alacag. Ancak g ile yazılan bu tür kelimeler telâffuzda x’dir: torpax, uzax, olarax, aldıx, alacax.
3.  Kelime sonunda bulunan k sesi, iki ünlü arasında kalınca y’ye; kalın g ise ğ’ye döner: direk-direye, çiçek-çiçeyi, bayrag-bayrağa.
4.  Türkiye Türkçesinde d ve t ile başlayabilen ekler, Azerbaycan Türkçesinde sadece d ile başlar: atdır, atdan, gelmişdi, yokdur.
5. Kelime ortasında birbirini takip eden iki tonsuz ünsüzden ikincisi tonlu söylenir: sekkiz yazılır, sekgiz okunur; defter yazılır, defder okunur; seçki yazılır, seçgi okunur.
6- Türkiye Türkçesinde bazı kelimelerin başındaki y sesi Azerbaycan Türkçesinde bulunmaz; y’den sonraki ı ise çok defa i’ye döner: il (yıl), ildırım (yıldırım), ilan (yılan).
7.  Kelime içinde o’dan sonra gelen v telâffuz edilmez; bunun yerine o uzatılır: çovdar yazılır, çōdar okunur, dovşan yazılır, dōşan okunur.
8.  Azerbaycan Türkçesinde bazı ünlüyle başlayan kelimelerin başında bir h sesi türemiştir: hörgü (örgü), hörümcek (örümcek), hayva (ayva).
9.  Bazı ön ses b’ler m’dir: men (ben), min (bin), muna (buna), moynuz (boynuz).
10.  Azeri Türkçesinde bol miktarda göçüşme olayı görülür: yarpax (yaprak), arvad (avrat), körpü (köprü).
11.  Türkiye Türkçesinde bazı kelimelerin ön sesindeki p- Azerbaycan Türkçesinde b- olur. biş- (piş-), barmag (parmak)
12. Türkçe kelimelerin sonundaki -AğI ses grubu Azerbaycan Türkçesinde -Ov biçimine dönüşmüştür: buxov (bukağı), bülöv (bileği), buzov (buzağı), gırov (kırağı).

Ünsüz Uyumu
Azerbaycan Türkçesinde ünsüz uyumu Türkiye Türkçesinde olduğu gibi sağlam değildir.
Azerbaycan Türkçesinde bildirme eki (-dIr), bulunma hâli eki (-dA), ayrılma hâli eki (-dAn), görülen geçmiş zaman eki (-dI), zarf-fiil eki (-Ib) gibi ekler tek şekilli olduğu için bu uyum bozulur: görmüşdü, işden (işten), alıbdır (almış), ürekden (yürekten), gelecekdi, dondurmuşdur.
Şekil Bilgisi

Çekim Ekleri
İsim Çekim Ekleri

1. Çokluk Eki (-lAr): dağlar, dereler.

2. İyelik Ekleri
1. Kişi: +(I)m  +(I)mIz (sözüm / sözümüz)
2. Kişi  +(I)n   +(I)nIz (yolun / yolunuz)
3. Kişi  +sI,+I  +lArI,  +sI,  +I (saçı / saçı/saçları)

3. Hâl Ekleri
a. Yalın Hâl: Azerbaycan Türkçesinde yalın hâl eksizdir.
b. İlgi Hâli: İlgi hâli eki ünsüzlerden sonra +In, +Un ünlülerden sonra ise +nIn ve +nUn’dur: kitabın, dostun, gelemin (kalemin), körpünün (köprünün), ananın, nenenin.
c. Yükleme Hâli: Yükleme hâli eki +I ve +nI’dir. Türkiye Türkçesinden farklı olarak ünlüyle biten kelimelerden sonra yükleme hâli eki +nI şeklinde getirilir: almanı (elmayı), pambıgı (pamuğu), defteri, sürücünü (sürücüyü), atanı (babayı), Elini (Ali’yi).
d. Yönelme Hâli: Yönelme hâli eki ünsüzlerden sonra +A; ünlülerden sonra da +(y)A şeklindedir: denize, eve, maşına (arabaya), sehneye (sahneye), ataya (babaya), neneye (anneye), torbaya.
e. Bulunma Hâli: Bulunma hâli eki tek şekilli olup +dA’dır: Bakıda (Bakü’de), kendde (kentte), Elide (Ali’de), dağda, Hesende (Hasan’da), evde.
f. Ayrılma Hâli: Ayrılma hâli eki de tek şekilli olup +dAn’dır: Genceden (Gence’den), şer’den (şiirden), fındıgdan (fındıktan), yazıdan, yumurtadan, atadan.
Sonu m ve n ünsüzleri ile biten kelimelerden sonra ayrılma hâli +dAn diye yazılır ama
+nAn diye telaffuz edilir.
g. Vasıta Hâli: Azerbaycan Türkçesinde vasıta hâli eki “ile”nin ekleşmesiyle oluşmuş +(y)lA şeklidir: uşaglarla (çocuklarla), arabayla, gücle (güçlükle), menimle (benimle), seninle.
h. Eşitlik Hâli: Eşitlik hâli eki +cA’dır. Ekin Türkiye Türkçesinden farkı tonsuz şekillerinin bulunmamasıdır: birce (bir defa, bir kez), tekce (yalnız), mence (benim gibi), dilince (dili gibi), körpece, zorbaca.

4. Aitlik Eki
Aitlik eki Türkiye Türkçesinde olduğu gibi +ki’dir ve büyük ünlü uyumuna uymayan eklerdendir: menimki (benimki).

5. Soru Eki
Soru ifadesi Azerbaycan Türkçesinde daha çok tonlama ve vurgu ile belirtilir. Yine de
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi +mI, +mU eki kullanılır. Ayrıca Azerbaycan Türkçesinde bütün çekimlerde soru eki sondadır: gelerem mi (gelir miyim), gelmişim mi (gelmiş miyim).

Fiil Çekim Ekleri

1. Şahıs Ekleri
a. Zamir Kökenli Şahıs Ekleri
1. Kişi             -Am                -ıx, -ik, -ux, -ük
2. Kişi                         -sAn                -sInIz, sIz
3. Kişi             -ø                    -lAr
b. İyelik Kökenli Şahıs Ekleri
1. Kişi             -m                   -x, -k
2. Kişi             -n                    -nIz, -uz, -üz, z
3. Kişi             -ø                    -lAr

c. Emir Şahıs Ekleri
1. Kişi             -Im                  -Ag
2. Kişi             --                     -In
3. Kişi             -sIn                 -sInlAr

2. Zaman ve Şekil Ekleri

a. Bildirme Kipleri

1. Öğrenilen Geçmiş Zaman: iki şekilde yapılır. Birincisinin eki -mIş/mUş’tür.
almışam (almışım)       körmüşem (görmüşüm)
almışsan                      körmüşsen
İkincisi ise -Ib/-Ub ekiyle yapılır. Ancak 1. şahıslar bu eki almaz.
gelibsen                      oxuyubsan
gelib(dir)                     oxuyub(dur)

2. Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman: -dI ekiyle yapılır.
bildim             oturdum          gétdim
bildin              oturdun           gétdin

3. Şimdiki Zaman
Şimdiki zaman eki -r, -Ir’dir. Ünlüyle biten fiillerden sonra araya -y- ünsüzü gelir:
alıram (alıyorum)        görürem (görüyorum)             oxuyuram (okuyorum)
alırlar                          görürler                                   oxuyurlar
Azerbaycan Türkçesinde  -magda/-mekde ile şimdiki zaman ifade edilebilir:
gelmekdeyem (gelmekteyim)             almagdayam (almaktayım)

4. Geniş Zaman
Geniş zaman eki -Ar’dır.
işleyerem (çalışırım)               alaram (alırım)            oxuyuram (okurum)
işleyerik                                  alarıg                           oxuyurug

5. Gelecek Zaman
Eki -acag/-ecek’tir.
geleceyem (geleceğim)           yazacağam (yazacağım)

b. Tasarlama Kipleri

1. Şart Kipi
Şart kipi Türkiye Türkçesinde olduğu gibi -sA ekiyle ifade edilir:
gelsem             oxusam (okusam)

2. Gereklilik Kipi
Gereklilik ifadesi üç şekilde yapılır. Birincisi -mAlI ekiyle yapılır:
yazmalıyam (yazmalıyım)      bilmeliyem (bilmeliyim)

İkincisi -AsI ekiyle yapılır. Azerbaycan Türkçesinde buna “fiilin lazım forması” denir:
alasısan           gelesisen
alasıdır            gelesidir
Bu kipin olumsuzu “deyil” kelimesinin üzerine şahıs ekleri getirilerek yapılır: alası deyilem (almamam lazım)

Üçüncüsügerek” kelimesi ve -A istek ekiyle yapılır.
gerek gelem (gelmeliyim)       gerek oxuyam (okumalıyım)
gerek gelesen                          gerek oxuyasan

3. Emir Kipi
Emir kipinde her şahsın ayrı bir eki vardır. Çekimi şöyledir
alım                 vurum             görüm
al                     vur                  gör
alsın                vursun             görsün
alag                 vurag               görek
alın                  vurun              görün
alsınlar            vursunlar         görsünler

4. İstek Kipi
İstek kipinin eki -A’dır. Ünlüyle biten fiillerden sonra araya -y- girer:
gelem              yazam             işleyem (çalışam)
gelesen            yazasan           işleyesen
gele                 yaza                işleye

c. Fiillerin Birleşik Çekimi
Azerbaycan Türkçesinde birleşik çekim; rivayet, hikâye ve şart olmak üzere üç çeşittir.

1. Rivayet
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi (-y)mIş, -mUş ekiyle yapılır.

Öğrenilen Geçmiş Zamanın Rivayeti
gelmişmişem (gelmişmişim)   oxumuşmuşam (okumuşmuşum)
gelmişmişler                           oxumuşmuşlar

Şimdiki Zamanın Rivayeti
-r, -Ir ve -mekde/-magda şimdiki zaman kip eklerinin üzerine rivayet kipi getirilerek oluşturulur. -mekde/-magda ekiyle yapılan rivayet çekiminde “i-miş” ekleşmeden kullanılır:
alırmışam (alıyormuşum)        oxumagda imişem (okumaktaymışım)
alırmışsan                               oxumagda imişsen

Gelecek Zamanın Rivayeti
yazacagmışam (yazacakmışım)          bilecekmişem (bilecekmişim)
yazacagmışsan                                   bilecekmişsen

Geniş Zamanın Rivayeti
bilermişem (bilirmişim)           alarmışam (alırmışım)             geler imişem (gelirmişim)
bilermişsen                             alarmış san                              geler imişsen bilermiş
bilermiş                                   alarmış                                    geler imiş

Şart Kipinin Rivayeti
görseymişem (görseymişim)               yazsa imişem (yazsaymışım)
görseymişsen                                      yazsa imişsen

Gereklilik Kipinin Rivayeti
almalıymışam (almalıymışım)             öyrenmeli imişem (öğrenmeliymişim)
almalıymışsan                                     öyrenmeli imişsen

Rivayet kipi eki -AsI kipinin üzerine gelirken ekleşmiş ve ekleşmemiş biçimiyle kullanılmaktadır.
yazmalıymışam (yazmalıymışım)       gelesi imişem (gelmeliymişim)
yazmalıymışsan                                  gelesi imişsen

İstek Kipinin Rivayeti
geleymişem (geleymişim)                   yaza imişem (yazaymışım)
geleymişsen                                        yaza imişsen

2. Hikâye
Fiilerin hikâye şekli -dI ekiyle yapılır.

Öğrenilen Geçmiş Zamanın Hikâyesi
oxumuşdum(okumuştum)      vérmişdim (vermiştim)
oxumuşdun                            vérmişdin

Şimdiki Zamanın Hikâyesi
alırdım (alıyordum)                öyrenirdim (öğreniyordum)
alırdın                                     öyrenirdin

Gelecek Zamanın Hikâyesi
gelecekdim (gelecektim)        başlayacagdım (başlayacaktım)
gelecekdin                              başlayacagdın

Geniş Zamanın Hikâyesi
geler idim (gelirdim)  ovunardım (avunurdum)
geler idin                                ovunardın

Şart Kipinin Hikâyesi
alsaydım                                 oxusa idim (okusaydım) 
alsaydın                                  oxusa idin

Gereklilik Kipinin Hikâyesi
gelmeli idim                           alası idim (almam lazımdı)
gelmeli idin                            alası idin

İstek Kipinin Hikâyesi
bileydim                                 ala idim 
bileydin                                  ala idin

3. Şart
Şart çekimi de -(y)sA ekiyle yapılır.

Öğrenilen Geçmiş Zamanın Şartı
almışsam         gelmişsem
almışsan          gelmişsen
Kip ve şahıs ekleri yer değiştirebilir: almışsamsa, almışsansa...

Görülen Geçmiş Zamanın Şartı
yazdısam (yazdıysam)            geldi isem
yazdısan                                 geldi isen

Şimdiki Zamanın Şartı
yazırsam (yazıyorsam)            oxuyursam/oxuyur isem (okuyorsam)
yazırsan                                  oxuyursan/oxuyur isen

Gelecek Zamanın Şartı
geleceksem                             yazacagsam (yazacaksam)
geleceksen                              yazacagsan

Geniş Zamanın Şartı
alarsam/alar isem (alırsam)     gelersem/geler isem (gelirsem)
alarsan/alar isen                      gelersen/geler isen

Gereklilik Kipinin Şartı
bilmeliyemse/bilmeli isem (bilmeliysem)       gelesiyemse (gelmem lazımsa)
bilmelisense/bilmeli isen                                gelesisense

d. İmek Fiiliyle Yapılan İsim Çekimi
Dört kipi vardır.

1. Şimdiki Zaman
telebeyem (öğrenciyim)          yaralıyam (yaralıyım)
telebesen                                yaralısan

2. Öğrenilen Geçmiş Zaman
Öğrenilen geçmiş zaman şekli -(I)mIş eki ile kurulur.
düşmenmişem/düşmen imişem (düşmanmışım)        yaşlıymışam (yaşlıymışım)
düşmenmişsen/düşmen imişsen                                 yaşlıymışsan

3. Görülen Geçmiş Zaman
-(I)dI yardımcı fiiliyle yapılır.
şakird idim (öğrenciydim)                 xeste idim (hastaydım)
şakird idin                                          xeste idin

4. Şart
gözelsem/gözel isem (güzelsem)        cavansam/cavan isem (genç isem)
            gözelsen                                             cavansan/cavan isen

Yapım Ekleri
Azerbaycan Türkçesinde kullanılan yapım ekleri Türkiye Türkçesindeki yapım eklerinden pek farklı değildir. Sadece bazı ses farklılıkları görülmektedir.

1. İsimden İsim Yapan Ekler:
+cıg,+cik, +cug/+cük – eklendiği kelimeye küçültme ifadesi katar: evcik, oduncug, yavrucug, uşagcıg.

+cıgaz/+cugaz; +ciyez/+cüyez - Sevgi ve küçültme işlevi bulunan bir ektir: guşcugaz, uşagcıgaz, bibiciyez (halacağız).

+cIl/+cUl - Bir şeye düşkünlük, bağlılık, benzerlik ifadesi veren sıfatlar türetir: ölümcül, işcil, yuxucul.

+çA - Küçültme işlevi bulunan Farsça kökenli bir ektir: meydanca, döşekçe, bağca.

+çI/+çU - Meslek ve uğraşı isimleri bildiren işlek bir ektir: kolxozçu, arabacı, meşeci.

+dar - Meslek adı yapar veya bir şeye düşkünlük, bağlılık ifade eder: hesabdar, dindar, bayragdar.

+daş - Ortaklık, beraberlik ifade eden isimler türetir: vetendaş, yoldaş, emekdaş.

+gil -  Topluluk, birlik ifadesi verir: halamgil, Eligil (Aliler).

+(I)mtIl/+(U)mtUl - Renk adlarına gelerek benzerlik, gibilik bildirir: yaşılımtıl, garamtıl (siyahımsı), göyümtül (mavimsi).

+(I)msov - Renk adlarına gelerek benzerlik, gibilik, yakınlık bildirir: ağımsov (beya-
zımsı), bozumsov (bozumsu), göyümsov (mavimsi), sarımsov (sarımsı).

+(I)mtrag/+(U)mtrag - Renk adlarına gelir: sarımtrag (sarımtırak), ağımtrag (beya-
zımsı), göyümtrağ (mavimtırak).

+lag/+lek - Daha çok yer isimleri yapar. İşlek değildir: yaylag (yayla), gışlag (kışla), otlag (otlak), buzlag (buz saklanan yer, buzul), işlek (çalışmayı seven, çalışkan).

+lI/+lU - Bir şeye, bir yere bağlı olma gibi işlevleri bulunur: Dağıstanlı, Ordubadlı, akıllı, sedagatli (sadakatli, sadık), örtülü, şeherli (şehirli), namuslu, tozlu, güclü (güçlü).

+lıg, +lik/+lug, +lük - Meslek, yer, topluluk, nesne adı, sıfat türetir, soyut adlar yapar:
derslik, gözlük, meyvelik, gardaşlıg (kardeşlik), saflıg (saflık), esgerlik (askerlik), beşlik,
heftelik (haftalık), aylıg (aylık).

+rag/+rek - Kuvvetlendirme, karşılaştırma işleviyle kullanılır: yaxşırag (daha iyi, daha
güzel; biraz güzel), göderek (kısacık; biraz kısa), açıgrag (biraz açık; daha açık).

+sIz/+sUz - Yokluk bildiren sıfatlar türetir: günahsız, meyvesiz, otsuz, gorxusuz (kor-
kusuz), üzsüz (yüzsüz), susuz.

+(I)stan/+(U)stan - Farsça bir ektir. Ülke ve yer bildiren isimler türetir: Mongolustan
(Moğolistan), Özbekistan, gülüstan (gülistan), Tataristan.

2. İsimden Fiil Yapan Ekler
+A-: Geçişli ve geçişsiz fiiller türetir: sana- (say-), gana- (kana-), boşa-, dile-, oyna (oyun+a-), yaşa-, yala-.

+(A)l-: Olma bildiren filler türetir: çoxal- (çoğal-), genel- (genişle-), garal- (karar-),
düzel- (düzel-, onarıl-), sagal- (iyileş-), gocal- (ihtiyarla-), ucal- (yüksel-), dincel- (dinlen-; rahatla-).

+Ar-: Genellikle renk adlarına gelerek olma bildiren fiiller türetir: ağar-, göyer- (göğer,
yeşer-; morar-), bozar-, yaşar- (yeşer-; ıslan-), otar- (otlat-), suvar- (sula-).

+I/+U: bayatı- (bayatla-), berki- (sertleş-, katılaş-), turşu- (ekşi-), lengi- (gecik-, geri kal-).

+lA-: Geçişli ve geçişsiz fiilller türeten işlek eklerdendir: yağla-, işle-, gizle-, başla-, dişle-, gözle-, temizle-, ovla- (avla-), arıgla- (zayıfla-), serinle-, hazırla-

+lAn- (<+la + n-): dillen-, ruhlan-, agıllan- (akıllan-), güclen- (güçlen-), maraglan-
(meraklan-), gezeblen- (hiddetlen-), alovlan- (alevlen-).

+lAş- (<+la + ş-): bedbinleş- (karamsar ol-), senayeleş- (sanayileş-), birleş-, fikirleş-
(düşün-), vidalaş- (vedalaş-), sakitleş- (sakinleş-), kömekleş- (yardımlaş-).

3. Fiilden İsim Yapan Ekler

-(a)g, -(e)k: Araç gereç isimleriyle birlikte vasıf özelliği bildiren sıfatlar türetir: yatag
(yatak), darag (tarak), elek, döşek, bezek (süs), sınag (deneme), ürkek, gorxag (korkak),
gaçag (kaçak).

-AgAn: Alışkanlık veya bir işi çok yapmayı ifade eden sıfatlar türetir: gaçagan (çok hızlı koşan “at”), külegen (çok gülen, güleç), gapağan (ısıran, dişleyen), küseyen (çok küsen), yatağan (yatmayı çok seven, çok yatan).

-cA: İşlek değildir: düşünce, eylence (eğlence).

-cag/+cek: Sıfat türetir, işlek değildir: utancag (utangaç), erincek (tembel).

-gAn: Alışkanlık ifade eden isim veya sıfatlar türetir: yapışgan (yapışkan), çalışgan (çalışkan), çekingen, döyüşken (dövüşken), dalaşgan (kavgacı, saldırgan), danışgan (konuşmayı seven; hoşsohbet).

-gIn/-gUn, -kIn/-kUn: Sıfat türeten bir ektir: keskin, tutgun (tutkun), yorgun, küskün, coşgun (coşkun), uçgun (kıvılcım), basgın (baskın), gızgın (kızgın), solğun (solgun).

-gI/-gU/-ki: Başta araç gereç olmak üzere somut ve soyut kelimeler türetir: silgi, çalgı,
asgı (askı), bıçgı (hızar, testere), sevgi, duygu, seçki, üzgü (keski), hörgü (örgü).

-I/-U: Somut ve soyut isimler türetir: ölçü, sancı, gorxu (korku), ölü, sürü, yazı, doğu,
çeki (tartı).

-(y)IcI/-(y)UcU: İsim ve sıfat türetir: alıcı, geçici, gurucu (kurucu), satıcı, baglayıcı,
dinleyici, yandırıcı (yakıcı, yakan, ateşli), zeherleyici (zehirleyici), goruyucu (koruyucu),
keçici (geçici).

-ıg (-ik, -ug, -ük): İsim ve sıfat türeten işlek bir ektir: açıg (açık), ezik, sökük, soyug
(soğuk), cızıg (çizik), bölük, bilik (bilgi), galıg (artık, çöp), gırıg (kırık), yanıg (yanık).

-(I)n/-(U)n: İsim türeten bir ektir: ekin, gelin, axın (akın, cereyan), biçin (hasat, biç-
me işi), sağın (sağım).

-(I)ntI/-(U)ntU: gırıntı (kırıntı), axıntı (akıntı), çöküntü, tapıntı (buluntu), sıxıntı (sıkıntı), yagıntı (yağmur), döyüntü (çarpıntı), ovuntu (bir şeyin ovularak ufalanmış parçacıkları, kırıntı).

-mA: Aslında sıfat-fiili eki olan bu ek, kimi kalıcı isim ve sıfatlar da türetmiştir: govurma (kavurma), bulgama (bulama), süzme, soyutma (haşlama et yemeği), bağlama (bohça, torba; bağlama, saz).

-tI/-tU: İsim ve sıfat türeten bir ektir: bağırtı, çığırtı, hönkürtü (hüngürtü), cücerti (yetişmiş), garaltı (karartı), gışgırtı (bağırtı).

4. Fiilden Fiil Yapan Ekler
-AlA-: İşlek değildir: eşele-, govala- (kovala-), gevele-.

-Ar-: Geçişli fiiller türetir. İşlek değildir: çıxar- (çıkar-), gopar- (kopar-).

-dIr-/-dUr: Ettirgen çatı ekidir: aldır-, gezdir-, gördür-, çimdir-, yedir-, çatdır- (ulaştır-), güldür-, gızdır- (kızdır-, ısıt-), döyüşdür- (dövüştür-), pozdur- (sildir-).

-gIz-/-gUz-; -xIz-: Ettirgen çatı ekidir. İşlek değildir: durğuz- (ayağa kaldır-), gorxuz-
(korkut-), galxız- (kaldır-)

-(I)l-/-(U)l-: Edilgen fiiller türetir: yazıl-, çekil-, düzül-, yorul-, vurul-, seçil-, asıl-, döyül- (dövül-), pozul- (bozul), yıxıl- (yıkıl-).

-(I)n-/-(U)n: Dönüşlü ve edilgen fiiller türetir: yolun-, silin-, sevin-, daran- (taran-), bezen-, görün-, geyin- (giyin-), söylen-, ovlan- (avlan-).

-Ir-/-Ur-: Ettirgen fiiller türetir: yatır-, bitir-, uçur-, düşür-, keçir- (geçir-), batır-, bişir- (pişir-), artır-, itir- (yitir-).

-Iz-/-Uz-: Yaptırma ve oldurma ifade eder. İşlek değildir: emiz- (emzir-), doğuz- (doğurmasına yardımcı ol-), damız- (damlat-), axız- (akıt-).

-(I)ş-/-(U)ş-: İşteş çatı ekidir: yazış-, görüş-, vuruş-, çatış-, ötüş-, paylaş-, bölüş-, söyleş-, gülüş-, salamlaş- (selamlaş-).

-(I)t-/-(U)t-: Ettirgen çatı ekidir: terpet- (kımıldat-, hareket ettir-), gorxut- (korkut-),
öskürt- (öksürt-), oturt-, yatırt-, çagırt- (çağırt-).

Sıfat-Fiiller
Azerbaycan Türkçesindeki sıfat-fiil ekleri, Türkiye Türkçesiyle aynı olup sadece bazı fonetik farklılıklar mevcuttur.

-An: Şimdiki zaman sıfat-fiilidir: uçan guş, gaçan uşag (koşan çocuk), oxuyan bülbül
(öten bülbül), başlayan iş, gelen gonag (gelen misafir), oxuyan şagird (okuyan öğrenci).

-acag/-ecek: Gelecek zaman sıfat-fiilidir: gelecek zaman, oxuyacag bala (okuyacak çocuk), işleyecek gol (işleyecek el), oxunacag eser (okunacak eser), geyilecek paltar (giyilecek elbise).

-AsI: Gelecek zaman sıfat-fiilidir: gelesi adam (gelecek adam), halledilesi iş, deyilesi söz (denilecek söz), gelesi gonag (gelecek misafir), görülesi iş (görülecek iş), tutulası plan
(uygulanacak plan).

-dıg, -dik/-dug, -dük: Geçmiş zaman sıfat-fiilidir: başladığım iş, oxuduğun kitab, gördüyün gız, bildiyin şeher, gördüyü iş (gördüğü iş), oxuduğu xeber (okuduğu haber).

-mAlI: Gelecek zaman sıfat-fiilidir: ekilmeli yer (ekilecek yer), oxunmalı kitab (okunacak kitab), gülmeli söz (gülünç söz), minmeli maşın (binilecek araba), gezmeli ölke (gezilecek ülke).

-mIş/-mUş: Geçmiş zaman sıfat-fiilidir: tapşırılmış iş (buyurulmuş iş), ekilmiş yer, gurumuş meyve (kurumuş meyve), süzülmüş gatıg (süzülmüş yoğurt), yazılmış eser, keçmiş gün (geçmiş gün).

-Ar: Gelecek zaman sıfat-fiilidir: axar su (akar su), güler üz (güler yüz), gaynar heyat
(canlı hayat), görer göz (görür göz), tutar el.

-mAz: -Ar sıfat-fiilinin olumsuzudur: görülmez işıg, görmez göz, tükenmez xeyal (tükenmez hayal), ayrılmaz dostlar, gırılmaz odun (kırılmaz odun).

Zarf-Fiiller

-A: İkilemelerde kullanılır ve birleşik fiil yapımında görev alır: oxuya oxuya (okuya okuya), güle güle, bile bile, uça uça, baxa baxa (baka baka), dona gal- (dona kal-), seve bil-, oxuya bil- (okuya bil-).

-AndA: Sıfat-fiil eki olan -An ekinin üzerine bulunma hâli ekinin getirilmesiyle oluşmuştur. Zaman işleviyle kullanılır ve Türkiye Türkçesindeki “-dığında/-diğinde; -ınca/-ince” zarf-fiillerine karşılık gelir: alanda (aldığında, alınca), gelende, verende, çıxanda (çıktığında, çıkınca), işleyende (çalıştığında, çalışınca).

-Ar... -mAz: Zaman bakımından çabukluk ifade eden bir zarf-fiil ekidir: oxuyar oxumaz (okur okumaz), yatar-yatmaz, eve çatar-çatmaz (eve varır varmaz), görer-görmez (görür görmez), alar-almaz (alır almaz).

-(y)arag, -(y)erek: Tarz bildiren bir zarf-fiil ekidir: gelerek, hirslenerek (hırslanarak),
oxuyarag (okuyarak), dişleyerek, alarag, gülerek, işleyerek (çalışarak).

-ken: Zaman işleviyle kullanılır: gelerken (gelirken), alarken (alırken), görerken (görürken), baxarken (bakarken).

-dıgca, -dikce/-dugca, -dükce: Zaman işleviyle kullanılır: yedikce, oxudugca (okudukça), yazdıgca (yazdıkça), gördükce, yaxınlaşdıgca (yakınlaştıkca).

-dıgda, -dikde/-dugda, -dükde: Zaman işleviyle kullanılır: oxudugda (okurken), aldıgda (aldığında), geldigde (geldiğinde), gördükde (gördüğünde).

-(y)Ib/-(y)Ub: Ek çok yaygın olup sadece tonlu şekli vardır: alıb, görüb, oxuyub (okuyup), démeyib (demeyip), gayıdıb gel- (dönüp gel-), gızarıb-bozar- (kızarıp bozar-), gezib-dolan-, gözleyib dur- (bekleyip dur-).

-(y)IncA/-(y)UncA: Zaman işleviyle kullanılır: alınca, gelince, yéyince (yiyince), géyince (giyince), yaxınlaşınca (yakınlaşınca), oxuyunca (okuyunca).

-cag/cek: Zaman işleviyle kullanılır: éşitcek (işitince), görcek (görünce), eve yetişcek
(eve ulaşınca).

-mAdAn: Zaman işleviyle kullanılır: gelmeden, görmeden, almadan, bilmeden, yazmadan, düşünmeden, bilmeden.

Hareket Adları (İsim-Fiiller)
Azerbaycan Türkçesinde hareket adları Türkiye Türkçesinde olduğu gibi üç çeşittir.

1. -(I)ş/-(U)ş: gediş (gidiş), gülüş, uçuş, açılış, çıxış (çıkış), çağırış, bildiriş, gaçış (kaçış), görüş, baxış (bakış).

2. -mag, -mek: Mastar ekidir: çalışmag (çalışmak), işlemek, deyişmek (değişmek), almag (almak), oxumag (okumak), söylememek, éşitmek (işitmek), sevinmek.

3. -mA: İş ve hareketin adını yapar: yarma, işitme, çekme, süzme, bölme, donma, vurma, gazma (kazma, kazma işi), artma, bilme.

Kelime Türleri

Zamirler
Büyük bölümü Türkiye Türkçesindeki zamirlerle aynıdır.
a. Kişi Zamirleri
teklik               çokluk
men                 biz
sen                  siz
o                      onlar

b. Dönüşlülük Zamiri
Dönüşlülük zamiri “öz”dür: özüm, özün, özü, özümüz, özünüz, özleri.
Kerek özün burada olub göre idin. (Kendin burada olup görmeliydin).

c. İşaret Zamirleri
İşaret zamirleri bu, o, bunlar, onlar, hemin (bu), hemen (o), béle (böyle) ve éle (öyle)’dir.
Élelerini aramızdan çıxarmag lazımdır. (Öylelerini aramızdan çıkarmak lazımdır).
Bélesi héç yerde yoxdur. (Böylesi hiçbir yerde yoktur).
Hemin bu adamdır. (Bu, bu adamdır).

d. Belirsizlik Zamirleri
Biri, kimi, kimse, ne ise, hamı (hepsi), bezi (bazı), bezisi (bazısı), here (herkes), herkes, her şey, héç biri (hiçbiri), héç bir (hiçbir), héç kim (hiç kimse), héç kes (hiç kimse), héç ne (hiçbir şey), her hansı (herhangi).
Héç kes ebedi deyil. (Hiç kimse ebedi değildir).

e. Soru Zamirleri
Néçe (kaç), kim, ne, hara (nere), hansı (hangi), néce (ne kadar).

Sıfatlar
a. Niteleme Sıfatları: yaxşı adam, yaşıl çemen, göy deniz (mavi deniz), ağ kağız (beyaz kağıt) vs.

b. Belirtme Sıfatları
Belirtme sıfatları dört gruba ayrılır.
1. İşaret Sıfatları: bu, o, hemin (bu) ve hemen (o).
2. Sayı Sıfatları
a. Asıl Sayı Sıfatları: Türkiye Türkçesi ile aynıdır.
Bir, iki, üç, dörd, béş, altı, yéddi, sekkiz, dogguz, on, iyirmi, otuz, gırx, elli, altmış, yétmiş,
seksen, doxsan, yüz, min, milyon, milyard.
b. Sıra Sayı Sıfatları: Asıl sayının üzerine +(I)ncI/+UncU eki getirilerek yapılır.
béşinci adam, gırxıncı gün…
c. Kesir Sayı Sıfatları
Türkiye Türkçesindeki gibidir: ikide bir hisse, bir tam onda béş…
d. Üleştirme Sayı Sıfatları
birer birer. -şAr ekiyle meydana gelen üleştirme sayısına az da olsa rastlanır: üçşer, ikişer-ikişer.

3. Belirsizlik Sıfatları
çox (çok), az, xeyli (hayli), bir çox (birçok, hayli), bir néçe (biraz, birkaç), bir geder (biraz, bir miktar), bezi (bazı), onlarca, bir sıra, az, bir, hamı (hepsi, bütün), başga (başka, diğer), her bir.

4. Soru Sıfatları
néçe (kaç, ne kadar), hansı (hangi).
Zarflar
a. Zaman Zarfları
géc (geç), téz (tez), tézden (erkenden, erken, önce), dünen (dün), bu gün, daim, indi (şimdi), seher (seher, sabah), günorta (öğleyin), bir vaxt (bir vakit), sonra, axırda (sonunda), axşam (akşam), hele (hâlâ), bildir (bıldır, geçen yıl), bayag (demin), bayagdan (deminden, önceden), hemişe (her zaman, daima), öten il (geçen yıl), axşamçagı (akşamüzeri), evvel, gabagcadan (önceden, evvelce), gabaglar (önceleri).

b. Yer-Yön Zarfları
bura, yuxarı (yukarı), aşağı/aşağa, yaxın (yakın), sağ, sol, beri, içeri, ireli (ileri), geri, sağa-sola, ora-bura (orası burası).

c. Nitelik (Durum) Zarfları
yéyin (çabuk, hızlı), asta (sakin, yavaş), sevincek (sevine sevine), çepeki (eğri), telesik (aceleyle), sakit (sakin; yavaşça, usulca), celd (çabuk), çiyin-çiyine (yan yana; hep beraber), ogrun-ogrun (gizli gizli), serrast (düzgün, doğru; dakik), üzbeüz (yüz yüze), düz (doğru, gerçek).

d. Miktar Zarfları
xeyli (hayli, gayet), bir geder (biraz), bir tike (bir parça, bir miktar, biraz), hedden artıg (haddinden fazla, son derece).

e. Soru Zarfları
haçan (ne zaman), ne sayag (nasıl, ne şekilde), ne teher (nasıl).

Edatlar

1. Ünlemler
a. Duygu Ünlemleri
vay, bıy (şaşırma ve sevinç ünlemi), oho (sevinç ünlemi), oy, ox (oh), ha (ha, be), tfu (tüh), aaa (şaşırma ünlemi),uf, meheba (helal olsun), paho (kızgınlık ve beğenme ünlemi), aferin, beh-beh (beğenme ünlemi), oxgay (beğenme ünlemi), xox (küçümseme ve korkutma ünlemi), bes (yeter, kafî), kaş (keşke) kaş ki (keşke), goy (bırak), pah pah pah/peh peh peh/beh beh beh
(alay, küçümseme; sevinç ünlemi)
b. Seslenme Ünlemleri
ey, hey, lan, eşi (ey, a kişi), ay (ey, hey), buyrun (haydi), ay aman (imdat), ay haray (imdat)
c. Sorma Ünlemleri
hanı (hani), göresen (acaba), yoxsa (yoksa, acaba), olmaya (acaba), axı (acaba).
d. Gösterme Ünlemleri
axı (işte), aha, bax (işte).
e. Cevap Ünlemleri
yox (yok, hayır), xeyr (hayır), beli (evet), yaxşı (peki, tamam), baş üstde (hay hay, peki), he (evet)

2. Bağlaçlar
a. Sıralama Bağlaçları
b. Denkleştirme Bağlaçları
ya, yaxud (yahut), ya da, ya da ki, ve ya, yainki (yahut, veya).
c. Karşılaştırma Bağlaçları
da ... da, de ... de, ne ... ne, ne ... ne de, ne ... ne de ki, hem...hem, ister...ister, gah ... gah (kâh
... kâh), gah ... gah da (kâh ... kâh da), ya ... ya, ya ... yaxud (ya ... yahut).
d. Cümle Başı Bağlaçları
belke (belki), keşke, meger, yalnız, ancag (ancak), demeli (demek, demek ki), herçend (her ne kadar), halbuki, çünki, hergah (eğer, şayet), hemçinin (hem, hem de; ayrıca; yine), neinki (sadece), habéle (böyle, bunun gibi), ve habéle (bununla birlikte, yanı sıra), ona göre ki (ondan dolayı), amma (ama), lakin, yeni (yani), şeksiz (muhakkak), hegigeten (hakikaten), doğrusu, elbette, mütleg (mutlaka), tebii (tabii ki), deyesen (galiba), sanki, güman ki (muhtemelen), tutag ki (diyelim ki), hetta (hatta), éle bu sebebe göre de (bundan dolayı).
e. Sona Gelen Bağlaçlar
de, da (da, dahi), béle (bile), ki.

3. Son Çekim Edatları
a. Yalın ve ilgi hâlinden sonra kullanılanlar
kimi (gibi), üçün (için), tek (gibi), teki (gibi), tekin (gibi), geder (kadar), boyu, boyunca, üzre, içre, ile.
b. Yönelme hâlinden sonra kullanılanlar
değin (kadar), doğru, dâyir, aid (ait), dek, sarı (doğru), teref (taraf, doğru), garşı (karşı), reğmen (rağmen), göre (göre; için, dolayı), nisbeten, geder (kadar), aid, -cen/-can (-e kadar).
c. Ayrılma hâlinden sonra kullanılanlar
geyri (gayrı), başga (başka), evvel, sora (sonra), gabag (önce), evvel, dolayı, ibaret, ötrü, beri, savayı (başka, ayrı, hariç).

Ünite 4
Azerbaycan Türkçesi Alfabe ve Metin Örnekleri


Ünite 5
Türkmen Türkçesi

Türkmen kelimesi ilk olarak XI. asrın Türk asıllı müellifi Kâşgârlı Mahmûd’un büyük sözlüğü Dîvânü Lügâti’t-Türk’te kullanılmıştır.
Kâşgârlıya göre Türkmen adı, Türk kelimesine Farsça “mânend” (benzer, gibi) kelimesinin getirilmesiyle oluşmuştur. Dolayısıyla Türkmânend (Türke benzer) sözünden Türkmen şekline dönüşmüştür.
A. Vambery’nin, Türk men (ben) “Türküm” şeklindeki izah tarzı da çok fazla taraftar bulan bir görüş değildir.
Akka piskoposu J. V. Ariac’a göre, kelime, Türk ile Kuman sözlerinin birleşmesinden doğmuştur. Oskar Hanser de Türkmen kelimesinin genellikle “Türk” ve “Koman” kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğinin düşünüldüğünü belirtmektedir.
Türkiman rivayeti Bedreddin Aynî (Ikdü’l-Cümân) tarafından bildirilmekte ve Neşrî  (Cihânnümâ) ile İbn Kesîr taraflarından da nakledilmektedir.
Hüseyin Hüsameddin’e göre, men Türkçe büyüklük eki olup, Türkmen “büyük Türk” demektir. Necib Asım’a göre, kelime, Türk ile adam manasına gelen man’dan oluşmuştur ve
Türk eri” tabirinin tercümesidir. Saim Ali Dilemre de Asurca “tüccar” demek olan tuggar kelimesini Türk ile münasebete getirerek Türkmen’in “ticaret adamı, kervan adamı” olabileceğini söyler. Ama bu görüş oldukça zayıftır.
Macar Türkolog Vambery’e göre, kelime Türk ile -men’den oluşmuştur ve “Türklük,
Türkler” demektir, zira men Türkçede toplayıcı isimler yapan bir ektir.
Deny’ye göre Türkmen kelimesi de “koyu Türk, saf kan Türk” anlamlarına gelmektedir.
Kafesoğlu’nun da katıldığı bu görüşü, ünlü Türkologlardan G. Nemeth, V. Minorsky, G. Moravcsik ve O. Pritsak, Ligeti, J. Deny, A. Vambery, Z. Kakuk da desteklemişlerdir.

Türkmen Türklerinin Tarihi
Oğuz boyları XI. yüzyılda batıya göç ederken, Türkmenler doğuda kalmıştır. Oğuzların büyük çoğunluğu X. yüzyılda İslamiyeti kabul edince, Müslüman olmayan Oğuzlara Türkmen adını vermişlerdir.
1040 yılında bugünkü Azerbaycan ve Anadolu’yu kendilerine yurt edinerek Selçuklu Devleti’ni kurmuşlardır.
Selçuklu Devleti’nin yıkılmasıyla birlikte doğu ve batı Türkmenleri farklı tarihi seyir içerisinde yaşamak durumunda kalmışlardır.
Horasan’da kalan Türkmenler Timur’un hakimiyetine girdiler. 1835’ten itibaren Merv bölgesine çekildiler. 1860’ta Kuşid Han yönetiminde bağımsızlıklarına kavuştular. 1884’te Rus hakimiyetini kabul etmek zorunda kaldılar 27 Ekim 1991’de bağımsızlıklarına kavuştular.
Türkmen Türkleri bugün Çavdar, İmrili, Yomut, Göklen, Teke, Sarık, Salur ve Ersarı gibi başlıca yedi boydan oluşmaktadır.

Türkmen Türkçesi
Türkmen Türkçesi, Oğuz grubu şivelerinin doğu kolundandır. Kıpçak ve Çağatay Türkçesinin özelliklerini de barındırır.
Oğuz grubu lehçelerinde görülen b- > v- değişmesi, Türkmen Türkçesinde olmayıp b’ler korunmuştur. (bol- “ol-”, bar “var” vs.). Türkmen Türkçesinin en önemli özelliklerinden birisi de aslî uzun ünlüleri korumuş olmasıdır.

Türkmen Türkçesi asıl eserlerini XVIII. yüzyıldan itibaren vermeye başlamıştır.
Türkmen Türkçesi Tarihî seyri içerisinde Moğolca, Farsça, Arapça ve Rusçadan kelimeler almıştır.
Şu anda Türkmenistan’da kullanılan yazı dili, 1925’ten beri ‘Türkmen-Yomut’ ağzına dayanmaktadır.
Yeni Türkmen alfabesinde 30 harf bulunmaktadır.

TÜRKMEN EDEBİYATI
Türkmen edebiyatı 18. yüzyıla kadar ağırlıkla sözlü halk edebiyatına dayanır. Özellikle “Köroğlu” destanı ve “Şahsenem ile Garip” hikâyesi Türkmen Türkleri arasında çok sevilen özel bir yere sahip olan hikâyelerdir
Türkmen Türkleri, klasik edebiyatlarını Hoca Ahmed Yesevî ile başlatırlar. Kıssa-i Yûsuf şairi Ali (XIII. yüzyıl) ve Bennâî (XV. yüzyıl) ile sürdürülen bu edebiyat asıl eserlerini XVIII. yüzyıldan itibaren verir.
Türkmen Türkçesi, Mahtımgulı (1730-1780)’nın şiirleri ile bir yazı dili hâline gelir.
Mahtımgulı’dan sonra Seydî, Gurbandurdı Zelilî, Mollanepes, Talibî, Miskin Kılıç gibi şair ve yazarlar oldukça ünlüdür.
Durdu Gılıç, Mollamurt, Muhammetgulı Atabayev, Körmolla, Gurban gibi şair ve yazarlar 20. yüzyılın önemli edebiyatçılarıdır.

Sovyet Devri Edebiyatı
I. 1920’li Yılların Edebiyatı; bu dönemde edebiyata siyaset bulaşır. Özellikle tiyatro türünde, tarihî temaya eğilim artar.
II. 1930-1945 Yılları Arası Edebiyatı; bu dönemde de edebiyatı, siyasi baskılar ve zulüm yönlendirmiştir. Otuzlu yılların edebiyatında şiirin üstünlüğü devam eder. Hikâye ve romanlarda daha çok kolhoz ve köy hayatı temaları büyük bir yer tutar.
III. 1945-1960 Yılları Arası Edebiyatı; bu dönemde barış propagandası yazarların omuzlarına yüklendiği için eserlerde yapmacıklık ve kuruluk görülür.
IV. 1960-1990 Yılları Arası Edebiyatı; bağımsızlık düşüncelerinin hız kazanmaya başladığı bir dönemdir. Altmışlı yıllardan başlayarak hiciv türü canlanır. Bu alanda özellikle Berdi Gulov, Taçmammet Cürdekov ve Gurbangılıç Hıdırov gibi kimseler önemlidir.
Ata Atacanov dönemin en ünlü şairidir.
V. Bağımsızlık Devri Edebiyatı.

Türkmenistan
Başkenti Aşkabat’tır. Yüz ölçümü 488.100 km karedir. Ülke topraklarının yaklaşık 4/5’ini dünyanın büyük çöllerinden biri olan Karakum çölü oluşturur.
Ülke; Ahal, Balkan, Daşhovuz, Levap ve Marı (Merv) olmak üzere beş eyalete bölünmüş durumdadır.
Nüfusu 1996 yılı itibariyle 4.566.800’dür.
Ülke topraklarında pamuk, mısır, arpa, buğday, pirinç gibi tahıllar yetiştirilmektedir.
Türkmenistan’ın ekonomisinde hayvancılık da önemli bir yer tutar.

TÜRKMEN TÜRKÇESİ GRAMERİ
Ses Bilgisi

Ünlüler
Türkmen Türkçesinde 9 ünlü vardır: “a, ä, e, ı, i, o, ö, u, ü”. Türkiye Türkçesinden farklı olarak Türkmen Türkçesinde iki e vardır. “Ә ә” (ä) ile gösterilen ses, Türkiye Türkçesindekinden daha geniş ve açıktır, a ile e arasında bir sestir.

Uzun Ünlüler
Türkmen Türkçesinin en önemli ve ayırıcı özelliği, uzun ünlülere sahip olmasıdır. Bu uzunluklar yazıda gösterilmez.
Aslî Uzun Ünlüler
Bu uzun ünlüler anlam ayırt edici özelliğe sahiptir. Aslî uzunluğa sahip olan ünlüler genellikle ilk hecede yer alır:
aat (isim) - at (at)        uuç (uç) - uç- (uçmak)
oot (ateş)- ot (ot)        yool (yol) - yol- (yolmak)

Türkmen Türkçesinde uzun söylenen “ı, i, u, ü” sesleri yarım ünlü -y- sesiyle diftonglaşarak “ıy, iy, uy, üy” şeklinde yazıda gösterilmektedir.
diy- (de-)        gıyz (kız)
düyn (dün)      kıyska (kısa)
güyç (güç)       süyt (süt)
giyce (gece)    yokıyn (yakın)

Ses Olayları Sonucunda Oluşan Uzunluklar
a. +A Ekiyle Oluşan Uzunluklar
Yönelme hâli eki ünlü ile biten kelimeler üzerine geldiğinde kelimenin son ünlüsü ile birleşerek uzar: çagaa (<çaga+a) “çağaya”, depee (<depe+e) “tepeye”, dünyaa (<dünya+a)
“dünyaya”, galaa (<gala+a) “kaleye”.
Sonunda dar ünlü (ı, i, u, ü) bulunan kelimelere -a, -e eklenirken -aa, -ee uzun ünlüleri ortaya çıkar: kiçee (<kiçi+e) “küçüğe”, işçee (<işçi+e) “işçiye”, gapaa (<gapı+a) “kapıya”.

b. +dA Ekiyle Oluşan Uzunluklar
Bulunma hâli eki +dA’nın üzerine +kI eki geldiğinde hâl ekinin ünlüsü uzar: elind Äki
(<elinde+ki), içindääki (<içinde+ki),ortadaakı (<ortada+ki), yaşındaakı (<yaşında+ki).

c. +nI Ekiyle Oluşan Uzunluklar
Belirtme hâli eki +nI ünlü ile biten kelimeler üzerine geldiğinde kelimenin son ünlüsü uzar: babaanı (babayı), geç iini (keçiyi), çagaanı (çağayı), kölegääni (gölgeyi).

d. +(n)Iñ Ekiyle Oluşan Uzunluklar
İlgi hâli eki +(n)Iñ ünlü ile biten kelimeler üzerine geldiğinde kelimenin son ünlüsü uzar:
ayag ıınıñ (ayağının), näm ääniñ (neyin), düy ääniñ (devenin), yerküm ääniñ (yeryüzünün).
İlgi hâli eki ünlü ile biten kelimeler üzerinde bazen sadece “+ñ” biçiminde kullanılır.
Ekin bu şekilde kullanılışı esnasında kendisinden önceki ünlü uzar: garrıın (garrı+nıñ)
“yaşlının”, pukaraañ (pukara+nın) “fukaranın”, kişiiñ (kişinin) “kişinin”.

e. -An, -Ar Ekleriyle Oluşan Uzunluklar
Bu sıfat-fiil ve geniş zaman eki, ünlü ile biten fiillerin üzerine geldiğinde, ekin ünlüsü kelimenin son ünlüsü ile birleşerek uzar: gözlään (gözle-en) “gözleyen”, okaan (oku-an)
“okuyan”, yaşaan (yaşa-an) “yaşayan; işleer (işle-er) “işler”, güpleer (güple-er) “gürler”, meleer (mele-er) “meler”.

f. -(I)p Ekiyle Oluşan Uzunluklar
-(I)p zarf-fiil eki ünlü ile biten fiillerin üzerine geldiğinde ünlü karşılaşması sonucu, son hecenin ünlüsü uzar: okaap (oku-ıp) “okuyup”, taşlaap (taşla-ıp) “atıp”, garaap (garaıp) “bakıp”, yıgnaap (yıgna-ıp) “toplayıp”.

g. +(I)m, +(I)n Ekleriyle Oluşan Uzunluklar
1. şahıs +(I)m ve 2. şahıs +(I)n iyelik ekleri kelimenin üzerine gelince, ünlü karşılaşması sonucu son hecenin ünlüsü uzar: almaam (alma+ım) “elmam”, agaañ (aga+ın)
“amcan”, ataam (ata+ım) “dedem”, kakaañ (kaka+ın) “baban”, ukıım (ukı+ım) “uykum”,
paltaañız (palta+ñız) “baltanız”.

h. -mAk Ekiyle Oluşan Uzunluklar
Mastar -mAk ekinden sonra yaklaşma (-e) hâli eki gelince, mastar ekinin ünlüsü uzar:
okamaaga (okumaya), sözlemääge (söylemeye), bermääge (vermeye), işlemääge (işlemeye).

ı. +k Ekiyle Oluşan Uzunluklar
Ünlü ile biten yer-yön zarfları üzerine, zarfların bu anlamını pekiştiren -k ünsüzü eklendiğinde kelimenin son ünlüsü uzar: daşarıık (dışarıya), içerik (içeriye), nirääk (nereye),
yokarıık (yukarıya), beriik (beriye), gayraak (arkaya).

i. Ünsüz Düşmesi Sonucu Oluşan Uzunluklar
-g- düşmesi ile: dääl (değil)
Ayın sesinin düşmesi ile: maanı (ma‘na)
-h- düşmesi ile: Bazı alıntı kelimelerde -h- düşer. Düşen ünsüzün yanındaki ünlü uzar: äätiyatlı (ihtiyatlı), määkam (muhkem), määtaç (muhtaç)
-n düşmesi ile: Bu olay sadece, zarf-fiil eki “-ken”de görülür. Ekin son ünsüzü -n düşer. Bu durumda ekin ünlüsü uzar: baryakaa (giderken), gelyäkää (geliyorken).

j. Kaynaşma Sonucu Oluşan Uzunluklar
“Hem” edatı çoğunlukla kendisinden önce gelen kelime ile birleşir. Birleşme esnasında -h düşer. Edat, ünlü ile biten kelimelerle birleştiği zaman kelimenin son ünlüsü ile edatın ünlüsü birleşerek uzar: atınaam (< atını hem) “atını da”, oglaam (< oglı hem) “oğlunu da”, çayınaam (< çayını hem) “çayını da”.
Devamlı birlikte kulanılan iki kelimenin birleşmesi sonucu meydana gelen tek kelimenin ünlüsü uzar: aakel- (< alıp kel-) “getir-”, ääkit- (alıp kit-) “götür-”, näädeli (< ne edeli) “ne yapalım”.

k. Uzun Ünlülü Diğer Ekler
Türkmen Türkçesinde kullanılan bazı eklerin ünlüleri daima uzundur.
-Ay eki: berääy (ver), yetääymesin (yetişmesin).
+çA eki: barçaa “bütün”, köynekçee “püskül”.
-InçA eki: açılınçaa (açılınca), alınçaa (alınca), gelinçää (gelince), ölinçää (ölünce).
+kA eki: Şüphe edatı olarak kullanılan +kA’nın (< ki < erki) ünlüsü her zaman uzundur: barmıkaa (var mı acaba), çıkmazmıkaa (çıkmaz mı acaba), gelyamikaa (geliyor mu acaba).
-mAn eki: bermään (vermeden), yetirmään (yitirmeden), görmään (görmeden), sıgmaan (sığmadan).
+rAk eki: düzüvlirääk (doğruca), köprääk (çokça), gatıraak (çokça, iyice), tizrääk (çabucak).
-yAr eki: aydyaar (söylüyor), diyyäär (diyor), baryaar (gidiyor), oturyaar (oturuyor).
-yA eki: beryää (veriyor), gelyää (geliyor), çakyaa (çekiyor), işliyää (yapıyor).
-yAn eki: beryään (veren), gelyään (gelen), edyään (yaptığı), göteryään (taşıdığı).

Ünlü Uyumları

1. Büyük Ünlü Uyumu
Türk dilinde genel bir kural olan bu uyum, Türkmen Türkçesi yazı dilinde oldukça sağlamdır: oodunçı (oduncu), çiişiklik (şişlik), adamlarıñ, ayralıkdan (ayrılıktan), atasınıñ (dedesinin), öldürääymän (öldürmeyin).

-kA eki: Türkiye Türkçesinde bütün kelimelere, -ken şekliyle eklendiği için, büyük ünlü uyumuna aykırı olan bu zarf-fiil eki Türkmen Türkçesinde uyuma girerek -ka şeklinde kullanılır: baryakaa (gidiyorken), baryaarkaa (gidiyorken).

+kI eki: Türkiye Türkçesinde +ki şekliyle kullanılan ve dolayısıyla uyumu bozan bu ek de Türkmen Türkçesinde uyuma girer: arkadaakı (arkadaki), şonuñkı (onunki), sınamdaakı (sinemdeki), yaşındaakı (yaşındaki).

2. Küçük Ünlü Uyumu (Düzlük-Yuvarlaklık Uyumu)
Küçük ünlü uyumu Türkiye Türkçesine göre, Türkmen Türkçesinde daha zayıftır.
Türkmen Türkçesinde bu uyum daha çok 1. ve 2. hece arasında görülürken 3. hecede bozulur. Çünkü 3. hecede genellikle düz ünlülü şekiller kullanılır: bölünici (bölünen), hovplulık (korkma durumu), dovulçı (korkak), söygüli (sevgili).

3. Ünlü Uyumunun Bozulması
a. Yabancı Kökenli Kelimelerde
Yabancı kökenli kelimelerin bir kısmı uyuma girmez: biganä (yabancı), nepaga (nafaka), biradar (kardeş), geda (köle).
b. Türkçe Kelimelerde
Bazı birleşik kelimeler, Türkiye Türkçesinde olduğu gibi uyuma girmemiştir: aglıdıbilmezdi (ağlatamazdı), basıberdiler (basıverdiler), barıberende (gidiverdiğinde), Göroglı (Köroğlu), bilenok (bilmiyor), göremok (görmüyorum).
-An sıfat-fiilinin üzerine soñ kelimesinin getirilmesiyle yapılan zarflar uyuma girmez:
diyensoñ (deyince), gidensoñ (gidince).

Ünsüzler
Türkmen Türkçesinde 23 ünsüz vardır. Ancak alfabede 21 işaret kullanılmaktadır: “b, c, ç,
d, f, g, h, j, k, l, m, n, ñ, p, r, s, ş, t, v, y, z”.

Türkiye Türkçesi alfabesinde olduğu gibi kalın ve ince g ile kalın ve ince k, birer harfle gösterilmiştir.
Kalın ünlülerin yanındaki g ve k’ler kalındır: gapı, galmak, ak. İnce ünlülerin yanında bulunan g ve k’ler incedir: gelmek, gelin, ekin, iki.
Türkmen Türkçesinde s ve z sesleri de Türkiye Türkçesinden farklı olarak peltek telaffuz edilir.

Türkmen Türkçesinde Ünsüzlerle İlgili Özellikler
1. Kelime başındaki kalın k’lar Türkmen Türkçesinde g olur: gar (kar), gapı (kapı), garşı (karşı), gızıl (kızıl), goy- (koy-).
2.  Türkçe asıllı bir kısım kelimelerin başındaki t’ler Türkmen Türkçesinde d olur: daaş (taş), duuz (tuz), dañ (tan), dırnak (tırnak).
3.  Arapça ve Farsça alıntı kelimelerdeki f’ler p olur: sapar (sefer), ependi (efendi), Patma (Fatma), pelek (felek), pil (fil).
4. “var, vermek, varmak” kelimelerindeki v, Türkmen Türkçesinde b’dir: bar, bermek,
barmak. Türkiye Türkçesinde “ol-“ fiili, Türkmen Türkçesinde “bol-” şeklindedir.
5. “Bin, boncuk, binmek, ben” kelimeleri ile “ben” ve “bu” kelimelerinin ek almış şekillerinde b, m olur: miñ, moncuk, münmek, men, maña, meni, mende, munuñ, muña, mundan, munlar.
6.  Kelime sonunda iki h’den sadece hırıltılı olanı (x bulunur): çarx, parx. Kelime başında ise sadece h bulunur: hemme (bütün), haysı (hangi). Ortada her ikisi de bulunabilir: ähli (bütün, hepsi), näxili (nasıl).
7.  Kelime içindeki b’ler v okunur: oba yazılır; ova okunur, dabara yazılır; davara okunur. Ancak bu v Türkiye Türkçesindeki gibi değil, iki dudak hafifçe büzülerek telâffuz edilir. Kelime başında bulunan ve p’den sonra gelen b ise v okunmaz: bermek, gubka (sünger).
8.  Türkiye Türkçesinde t ile de başlayabilen ekler, Türkmen Türkçesinde sadece d ile başlar: başda, altdan, öçdi (söndü).
9.  Türkiye Türkçesinde iç sesteki -ğ- ünsüzü, Türkmen Türkçesinde v olur: Bövür (böğür), duvlı (tuğlu), düvme (düğme), düvün (düğüm), gövüs (göğüs).
10. Türkiye Türkçesinde baş ve ortadaki bazı b sesleri Türkmen Türkçesinde p olur:  palta (balta), güpbi (cübbe), gapırga (kaburga), çopan (çoban), pıçak (bıçak).
11. Türkiye Türkçesindeki bazı iç ve son ses v’ler Türkmen Türkçesinde y sesine dönüşür: düye (deve), öy (ev), söyün- (sevin-).
12. Yabancı kökenli kelimelerde bulunan hemze (ء), ayın (ﻉ), ha (ﺡ) ve hı (ﺥ) sesleri Türkmen Türkçesinde çoğunlukla g'ye dönüşür:
bagıs ( bahs)    rugsat ( ruhsat) bagt ( baht)    talıg ( talih)     cemagat ( cemaat)  doga ( dua)
13. Kelime içindeki st sesleri ilerleyici benzeşmeyle ss olur: ussa (usta), dassan (destan), yassık (yastık).
14. Kelime içindeki mb, mm olur: gümmez (kümbez), tümmek (tümbek) “tümsek”.
15. Yukarıdaki iki maddede görülen değişmelere benzer değişmeler, çeşitli eklemeler sırasında da meydana gelir. Ancak bunlar yazıda gösterilmez.
ts yazılır (gitse) / ss okunur (gisse)
zs yazılır (yazsın) / ss okunur (yassın)
çs yazılır (içse) / şs okunur (işse)
çl yazılır (saçlı) / şl okunur (saşlı)
çç(çc) yazılır (agaççı) / şş okunur (agaşşı)
şc yazılır (guşcagaz) / şş okunur (guşşagaz)
nd yazılır (mende) / nn okunur (menne)
ld yazılır (geldi) / ll okunur (gelli)
st yazılır (üstün) / ss okunur (üssün)
sd, zd yazılır (basdırmak) / ss, zz okunur (bassırmak)

Ünsüz Uyumu
Kelime içerisinde ve eklenme sırasında kullanılan ünsüzlerin tonluluk-tonsuzluk bakımından gösterdiği uyumdur. Türkiye Türkçesinde yaygın olan bu uyum, Türkmen Türkçesinde görülmemektedir. Türkmen Türkçesinde birçok ekin ünsüzü daima tonludur.
Türkmen Türkçesinde eşitlik eki +çA ve yapım eki +çI daima tonsuz; bulunma hâli
eki +da, ayrılma hâli eki +dan, görülen geçmiş zaman eki -dI ve bildirme eki +dIr da daima tonlu ünsüzle kullanıldıkları için ünsüz uyumuna aykırı düşerler: öninçe (öncelikle), mençe (bana göre); eyerçi (eyerci), açarçı (anahtarcı); başda (başta), düyşde (düşte); atdan (attan), ağaçdan (ağaçtan); gaçdı (kaçtı), dikdi (dikti); bolupdır (olmuş), görüpdir (görmüş).


Şekil Bilgisi

Çekim Ekleri

İsim Çekim Ekleri
1. Çokluk Eki
Türkmen Türkçesinde de çokluk eki +lAr’dır: baylar (zenginler), yılkılar (atlar), depderler (defterler), erenler (erenler), daglar (dağlar), guşlar (kuşlar).

2. İyelik Ekleri
İyelik ekleri Türkiye Türkçesindeki gibidir. Ancak ikinci heceden sonra küçük ünlü uyumu olmadığı için ek ve yardımcı ünlüler, üçüncü heceden itibaren u, ü değil; ı, i olur. İkinci şahıs ekleri ise geniz n’si (ñ) iledir. Üçüncü şahısta ek daima -ı, -i, -sı, -si’dir.

agaam (amcam)          pulum “param”
agaañ                          puluñ
ağası                           pulı
ağamız                        pulumız
agañız                         puluñız
ağası                           pulı

3. Hâl Ekleri
a. Yalın Hâl
Yalın hâl Türkiye Türkçesinde olduğu gibi eksizdir: abray (şöhret), duzak (tuzak), aat (ad), alma (elma), bilbil (bülbül), ata (dede).

b. İlgi Hâli
İlgi hâli eki Türkiye Türkçesindeki gibidir. Ancak, n geniz n’sidir. İkinci heceden sonra ekin yuvarlak ünlülü şekli yoktur: gözüñ (gözün), daglarıñ, çaganıñ (çocuğun), öyüñ (evin), enesiniñ (annesinin), geçiniñ (keçinin).
İlgi hâli eki bazen Türkiye Türkçesinde olduğu gibi eksizdir: ceren balası (ceylan yavrusu), gözüm yaşı (gözümün yaşı).

c. Yükleme Hâli
Türkmen Türkçesinde yükleme hâli eki +(n)I’dır. Ek, ünlü ile biten kelimelerin üzerine +nI, ünsüzle bitenlerin üzerine +I şekliyle gelir. Ayrıca ekin ünlüsü düz olup yuvarlak şekli görülmez: ataanı (atayı), almaanı (elmayı), suunı (suyu), saz+ı (sazı), il+i (ili), yol+ı (yolu).
Yükleme hâli, bazen eksiz olarak kullanılır: cigerin daglayan (ciğerini dağlayan), gızın oda özün uran (kendini ateşe atan), bereyin (kızını vereyim).

e. Yönelme Hâli
Yönelme hali eki +A’dır. Ünsüzle biten kelimeler üzerine geldiğinde +A olarak kullanılır. Ünlüyle biten kelimeler üzerine geldiğinde ise kelimenin son ünlüsüyle birleşerek uzun
+A olur. Ancak, bu uzunluk yazıda gösterilmez: başa, göze, çöle, araa (ara+a) “araya”, köç
ää (köçe+e) “köşeye”, galaa (gala+a) “kaleye”.
Yönelme eki, iyelik ekleri alan kelimelerden sonra +nA şekliyle kullanılır. Türkiye Türkçesindeki gibidir: oobasına (obasına), öñüne (önüne), öyine (evine), gılıcına (kılıcına).

f. Bulunma Hâli
Bulunma hâli eki +dA’dır. Ek tek şekilli olup tonsuz şekli yoktur: günde, başda (başta), ilde, daşarda (dışarıda), hızmatda (hizmette).
İyelik ekinden sonra araya n girer: aşagında (aşağısında), gözünde, olmasında.

g. Ayrılma Hâli
Ayrılma hâli eki +dAn olup tonsuz şekli yoktur: atdan (attan), nayzadan (mızraktan),
kölegeden (gölgeden), ootdan (ateşten), elden, kümüşden (gümüşten).
İyelik ekinden sonra araya n girer: başından, gözünden, olmasından.

h. Eşitlik Hâli
Eşitlik hâli ekinin kullanımı, Türkiye Türkçesindeki gibi +ça/-çe’dır ancak ekin tonlu şekli (+ca/+ce) yoktur: barça (bütün), gulça (kul gibi), öñünçe (önünde), garrıça (yaşlıca), aadatça (âdete göre), şunça (bu kadar, şu kadar).

ı. Vasıta Hâli
Türkmen Türkçesinde vasıta hâli eki için herhangi bir ek yoktur. “bilen” edatı ekleşmemiş biçimiyle vasıta ifadesi için kullanılmaktadır: çaga bilen (çocukla), yuvaşlık bilen (yavaşça), şeylelik bilen (böylelikle), yeññesi bilen (yengesiyle).

4. Aitlik Eki
Aitlik eki Türkmen Türkçesinde +kI’dır. Ek Türkiye Türkçesinden farklı olarak ünlü uyumuna girer: arkadakı (arkadaki), aşağıdakı (aşağıdaki), şonuñkı (onunki), sınamdakı
(sinemdeki), düynki (dünkü), içki (içerdeki).

5. Soru Eki
Soru eki Türkiye Türkçesinde olduğu gibi +mI’dır. Ek yazıda kelimeye bitişik olarak yazılır: barmı (var mı?), berdimi (verdi mi?), yokmı (yok mu?), aşınamı (tanıdık mı?)

Fiil Çekim Ekleri

1. Şahıs Ekleri
İş, hâl ve hareketin hangi şahıs tarafından yapıldığını gösteren bu ekler, yüklemin özne ile ilişkisini belirler. Şahıs ekleri iki türlüdür.
a. Zamir Kökenli Şahıs Ekleri
Bu ekler Türkiye Türkçesinde olduğu gibi, görülen geçmiş zaman, hikâye ve şart kipi dışında kalan bütün kiplerde kullanılır.

                        Teklik                         Çokluk
1. Şahıs           -(I)n                            -(I)s
2. Şahıs           -sIñ                             -sIñIz
3. Şahıs           -ø                                -lAr

b. İyelik Kökenli Şahıs Ekleri
Görülen geçmiş zaman, hikâye ve şart kiplerinde kullanılır.

                        Teklik                         Çokluk
1. Şahıs           -m                               -k
2. Şahıs           -ñ                                -ñIz
3. Şahıs           -ø                                -lAr

2. Zaman ve Şekil Ekleri

a. Bildirme Kipleri

1. Öğrenilen Geçmiş Zaman
Öğrenilen geçmiş zamanın eki için -IpdIr kullanılır. Ek, ünlüyle biten bir file geldiğinde, fiilin sonundaki ünlü uzar:
alıpdırın (almışım)
alıpdırsıñ
alıpdır
alıpdırıs
alıpdırsıñız
alıpdırlar
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuzu “-maandır/-määndir” ekiyle yapılır: almaandırın (almamışım), almaandırsıñ (almamışsın); gelmeendir (gelmemiş), gelmeendiris (gelmemişiz); dokamaandırsıñız (dokumamışsınız), dokamaandırlar (dokumamışlar).

2. Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman
Görülen geçmiş zaman eki -dI’dir. Üçüncü şahıslarda (yazılışta) daima -dı, -di şeklindedir. Birinci ve ikinci şahıslarda yuvarlak ünlülerden sonra, ikinci hecede -du, -dü; ikinci heceden sonra (yazılışta) -dı, -di’dir.
Geldim
Geldin
Geldi
Geldik
Geldiniz
Geldiler
Olumsuz şekli: gelmedim, gelmediñ; düşünmedi, düşünmedik; görmediñiz, görmediler.

3. Şimdiki Zaman
Türkmen Türkçesinde şimdiki zaman dört şekilde ifade edilmektedir.
1. tip şimdiki zaman: -yaar/-yäär ekiyle kurulur. Bu ekin ünlüsü daima uzundur:
baryaarın (gidiyorum)
baryaarsıñ
baryaar
baryaarıs
baryaarsıñız
baryaarlar
Olumsuz şekli: barmayaarın (gitmiyorum), barmayaarsıñ (gitmiyorsun); görmeyäär
(görmüyor), görmeyääris; gülmeyäärsiñiz, gülmeyäärler.
2. tip şimdiki zaman: -yaar/-yäär ekindeki -r’nin düşmesi sonucu -yaa/-yää’li şekliyle kullanılır. Bu ekin de ünlüsü uzundur:
baryaan (gidiyorum)
baryaañ
baryaa
baryaas
baryaañız
baryaalar
Olumsuz şekli: barmayaan (gitmiyorum), barmayaañ (gitmiyorsun); yazmayaa (yazmıyor), yazmayaas (yazmıyoruz); bilmeyääñiz (bilmiyorsunuz), bilmeyääler (bilmiyorlar).
3. tip şimdiki zaman: Şimdiki zaman Türkmen Türkçesinde “-p yöör, -p duur, -p otı-
ır, -p yatıır” yardımcı fiilleriyle de ifade edilmektedir:
alıp yöörün (almaktayım)
alıp yöörsüñ
alıp yöör
alıp yöörüs
alıp yöörsüñiz
alıp yöörler
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuz şekli yoktur.
4. tip şimdiki zaman: Türkmen Türkçesinde bir de sadece olumsuz şekli bulunan şimdiki zaman şekli vardır. Fiil köklerine iyelik eki almış “-an/-en” sıfat-fiil eki ve “yook” kelimesinin getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu oluşum sırasında hece kaynaşması meydana gelir ve “yook”un başında bulunan “y” ile birlikte bazı sesler düşer:
okaamook (<okaanım yook) “okumuyorum”
okaañook (<okaanıñ yook)
okaanook (<okaanı yook)
okaamzook (<okaanımız yook)
okaañzook (<okaanıñız yook)
okaanooklar (<okaanları yook)

4. Gelecek Zaman
Türkmen Türkçesinde gelecek zamanın eki -cAk’tır. Diğer Oğuz grubu lehçelerinden farklı olarak -cAk ekinin üzerine şahıs eki getirilmez. Bu eki alan fiillerin şahıs kavramı, zamirlerle ifade edilir. Kesin bir gelecek zaman ifadesi taşır.
men alcak (alacağım)
sen alçak
ol alçak
biz alçak
siz alçak
olar alçak
Olumsuz şekli: Gelecek zamanın olumsuzu, çekimin sonuna “dääl” kelimesi getirilerek yapılır: men alcak dääl (almayacağım), sen alcak dääl (almayacaksın); ol görcek dääl
(görmeyecek), biz görcek dääl (görmeyeceğiz); siz gelcek dääl (gelmeyeceksiniz), olar gelcek dääl (gelmeyecekler).

5. Geniş Zaman
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi -(A)r ekiyle yapılır. Ünlü ile biten fiillerde iki ünlü kaynaşır ve uzun ünlü ortaya çıkar.
aların (alırım) 
alarsıñ
alar
alarıs
alarsıñız
alarlar
Olumsuz şekli: Geniş zamanın olumsuzu teklik 1. ve 2. şahıslarda “-mar/-mer”, üçüncü şahıslarda ise -“maz/-mez” ekiyle ifade edilir: almarın (almıyorum), almarsıñ (almıyorsun); görmez, görmeris (görmüyoruz); okaamarsıñız (okumuyorsunuz), okaamazlar (okumazlar).

b.Tasarlama Kipleri
1. Şart Kipi
Diğer Türk lehçelerinde olduğu gibi Türkmen Türkçesinde şart kipi -sA eki ile yapılır.
Şart kipinde iyelik kökenli şahıs ekleri kullanılır.
bersem (versem)
berseñ
berse
bersek
berseñiz
berseler
Olumsuz şekli: bermesem (vermesem), bermeseñ (vermesen); almasa, almasak; iişlemeseñiz (çalışmasanız), iişlemeseler (çalışmasalar).

2. Gereklik Kipi
Türkmen Türkçesinde gereklik çekimi iki şekilde ifade edilir. Birinci tip -mAlI ekiyle yapılır. Bu çekimde şahıs ekleri kullanılmaz. Onların yerine fiilin başına şahıs zamirleri getirilir.
men almalı (almalıyım)
sen almalı
ol almalı
biz almalı
siz almalı
olar almalı
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuzu “dääl” kelimesi ile yapılır: men almalı dääl, men almalı dääl, men almalı dääl; biz sözlemeli dääl (söylememeliyiz), siz sözlemeli dääl (söylememelisiniz), olar sözlemeli dääl (söylememeliler).
İkincisi ise -mAlI(dIr) ekiyle yapılır ve ekin sonuna şahıs ekleri getirilir.
bermelidirin (vermeliyim)
bermeli(dir)siñ
bermeli
bermelidiris
bermeli(dir)siniz
bermeli
Olumsuz şekli: Bu kipin de olumsuz şekli “dääl” kelimesiyle yapılır: bermeli dääldirin
(vermemeliyim), bermeli dääldirsiñ (vermemelisin), bermeli dääldirsiñ (vermemeli); galdırmalı dääldiris (kaldırmamalıyız), galdırmalı dääldirsiñiz (kaldırmamalısınız), galdırmalı dääldirler (kaldırmamalılar).

3.Emir Kipi
Teklik                         Çokluk
1. -ayın/-eyin              1. -AlIIn/-AlI
2. -gIn/-gUn               2. -Iñ/-Uñ/-ñ
3. -sIn/-sUn                3. - sInlAr/-sUnlAr

alayın (alayım)
al(gın)
alsın
alalııñ
alıñ
alsınlar
Teklik 2. şahıs “al”, “algın” (al), şekillerinde olabildiği gibi -ay, -ay ekiyle de yapılabilir:
alay (al), göräy (gör), okay (oku).
Olumsuz şekli: “-ma/-me” ekiyle yapılır: almaayım (almayayım), alma/gın (alma); görmesin, görmääliiñ (görmeyelim); okamaañ (okumayın), okamasınlar (okumasınlar).

4. İstek Kipi
Türkmen Türkçesinde istek kipinin ifadesi için -mAkçI eki kullanılır. Bu çekimde şahıs ekleri kullanılmaz başa zamirler getirilir.
men görmekçi (görmek istiyorum)
sen görmekçi
ol görmekçi 
biz görmekçi
siz görmekçi 
olar görmekçi 
Olumsuz şekli: Olumsuzu “dääl” kelimesiyle yapılır: men görmekçi dääl (görmek istemiyorum), sen görmekçi dääl (görmek istemiyorsun), ol görmekçi dääl (görmek istemiyor); biz okamakçı dääl (okumak istemiyoruz), siz okamakçı dääl (okumak istemiyorsunuz), olar okamakçı dääl (okumak istemiyorlar).

c. Fiillerin Birleşik Çekimi
1. Rivayet
Türkmen Türkçesinde fiillerin rivayet birleşik çekimi, ‘eken’ ve “mIş” vasıtasıyla yapılır.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Rivayeti
Öğrenilen geçmiş zamanın rivayetinde -An ekli geçmiş zaman ekinin üzerine ‘eken’; -Ip/-Up ekli geçmiş zaman ekinin üzerine ise ‘-mIş’ gelir.
alan ekenim (almışmışım)       gelipmişim (gelmişmişim)
alan ekenin                             gelipmişiñ
alan ekeni                               gelipmiş
alan ekenik                             gelipmişik
alan ekeniniz                          gelipmişiñiz
alan ekenler                            gelipmişler

Şimdiki Zamanın Rivayeti
Şimdiki zamanın rivayetinde, şimdiki zaman ekleri -yaar/yäär ve yaa/yää’nin üzerine “eken” veya “-mIş” gelir.
alyaarmışım (alıyormuşum)
alyaarmışsıñ 
alyaarmış
alyaarmışık
alyaarmışıñız
alyaarmışlar

Gelecek Zamanın Rivayeti
Gelecek zamanın rivayeti için hem “eken” hem de “mIş” kullanılır.
görcek ekenim (görecekmişim)
görcek ekeniñ 
görcek eken
görcek ekenik
görcek ekeniniz
görcek ekenler

Geniş Zamanın Rivayeti
Geniş zamanın rivayeti için de “eken” veya “mIş” kullanılır.
biler ekenim (bilirmişim)
biler ekenin
biler eken
biler ekenik
biler ekeniniz
biler ekenler

Şart Kipinin Rivayeti
Şart kipinin rivayeti için de “eken” veya “mIş” kullanılır.
alsa ekenim (alsaymışım)
alsa ekenin
alsa eken
alsa ekenik
alsa ekeniniz
alsa ekenler

Gereklik Kipinin Rivayeti
Gereklik kipinin rivayeti için de “eken” veya “mIş” kullanılır.
sooramalı ekenim (sormalıymışım)
sooramalı ekenin
sooramalı eken
sooramalı ekenik
sooramalı ekeniniz
sooramalı ekenler

2. Hikâye
Bu kipte, görülen geçmiş zaman çekiminde olduğu gibi, iyelik kökenli şahıs ekleri kullanılır. Fiil çekimlerinin hikâyesi -dI ekiyle yapılır.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Hikâyesi
-Ip + dI ve -An+dI şeklinde kurulur.
aydıpdım (söylemiştim)
aydıpdıñ
aydıpdı
aydıpdık
aydıpdıñız
aydıpdılar

Şimdiki Zamanın Hikâyesi
Şimdiki zamanın hikâyesinde, şimdiki zaman ekleri -yaar/yäär ve yaa/yää’nin üzerine “-dI” eki gelir.
baryaardım (gidiyordum)
baryaardıñ
baryaardı
baryaardık
baryaardıñız
baryaardılar

Gelecek Zamanın Hikâyesi
-cAk + dI yapısı kullanılır.
durcakdım (duracaktım)
durcakdıñ
durcakdı
durcakdık
durcakdıñız
durcakdılar

Geniş Zamanın Hikâyesi
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi, basit çekimlenmiş fiiller üzerine i- (< er-) cevherî fiilinin hikâye şekli olan -dI getirilerek yapılır.
diyerdim (derdim)
diyerdiñ
diyerdi
diyerdik
diyerdiñiz
diyerdiler
Şart Kipinin Hikâyesi
Şart kipinin hikâyesi iki şekilde çekimlenir. Birincisinde şart ekiyle hikâye eki arasına şahıs eki gelir, aynı ek en sonda da bulunur. İkincisinde ise şahıs eki yalnızca sonda bulunur ancak gereklik kip eki ile -dI eki arasına Türkiye Türkçesinde olduğu gibi -y- sesi gelmez.
barsamdım/barsadım (gitseydim)
barsañdıñ/barsadı
barsadı/barsadı
barsakdık/barsadık
barsañızdıñız/barsadıñız
barsalardılar/barsadılar 

Gereklik Kipinin Hikâyesi
Gereklik kipinin hikâye çekiminde de gereklik eki ile hikâye eki arasında -y- sesi bulunmaz.
gitmelidim (gitmeliydim)
gitmelidiñ
gitmelidi
gitmelidik
gitmelidiñiz
gitmelidiler

3. Şart
Fiillerin şartlı birleşik çekimi -sA ekiyle yapılır.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Şartı
bakıpsam (bakmışsam) 
bakıpsañ
bakıpsa
bakıpsak
bakıpsañız
bakıpsalar

Şimdiki Zamanın Şartı
alyaarsam (alıyorsam)
alyaarsañ
alyaarsa
alyaarsak
alyaarsañız
alyaarsalar

Gelecek Zamanın Şartı
barcaksam (gideceksem)
barçaksan
barçaksa
barçaksak
barçaksanız
barçaksalar

Geniş Zamanın Şartı
alarsam (alırsam)
alarsañ
alarsa
alarsak
alarsañız
alarsalar

Gereklik Kipinin Şartı
Gereklik kipinin hikâye çekiminde de gereklik eki ile şart eki arasında -y- sesi bulunmaz.
bilmelisem (bilmeliysem)
bilmeliseñ
bilmelise
bilmelisek
bilmeliseñiz
bilmeliseler

d. İmek ve eken İle Yapılan İsim Çekimi
1. Geniş (veya Şimdiki) Zaman
İsmin sonuna şahıs ekleri veya ismin başına şahıs zamirleri getirilerek yapılır.
Türkmendirin (Türkmenim)
Türkmen(dir)siñ
Türkmen(dir) 
Türkmendiris
Türkmen(dir)siniz
Türkmen(dir)ler

2. Öğrenilen Geçmiş Zaman
İsim çekiminin öğrenilen geçmiş zamanı iki şekilde yapılır. Birinci şekilde -mIş eki kullanılır.
okuvçımışın (öğrenciymişim)
okuvçımışıñ
okuvçımış
okuvçımışık
okuvçımışıñız
okuvçımışlar
İkinci şekilde “eken” kelimesi kullanılır.
baar ekenim (varmışım)
baar ekenin
baar ekeni
baar ekenik
baar ekeniniz
baar ekenler

3. Görülen Geçmiş Zaman
-dI ekiyle yapılır. Ünlü ile biten kelimelerde araya -y- sesi girmez:
baydım (zengindim)
baydın
baydı
baydık
baydınız
baydılar

Yapım Ekleri
1. İsimden İsim Yapan Ekler
+baaz: Farsça kökenlidir. Bir şeye düşkünlük bildiren veya karakter özelliği belirten sıfatlar türetir: masgara+baaz (soytarı), oyun+baaz (oyun bozan, hilebaz; şakacı), humarbaaz (kumarbaz), gepbaaz (güzel konuşan), ceñbaz (savaşçı).

bii+: Olumsuzluk ifade eden Farsça ön ektir: bii+acal (vakitsiz), bii+akıl (akılsız), biipayan (fani), biizar (çaresiz), biidövlötlük (yoksulluk), biitaraplık (tarafsızlık).

+cagaz: Sevgi ve küçültme işlevli kelimeler türetir: buucagaz (bu kadarcık), gıızcagaz
(kızcağız), pişikcagaz (kediceğiz), atcagaz (atcık), taycagaz (taycık).

+cIk: Sevgi ve küçültme ifade eden kelimeler yapar: yaşacık (gencecik), yaycık (küçük
yay), baalacık (yavrucuk), depderçecik (küçük defter)

+çA: Çoğunlukla küçültme ifade eder, ayrıca dil ve lehçe adları türetir: kitapça (kitapçık), halı+ça (küçük halı), bar+ça (bütün), küpça (küçük testi), yekeçe (yalnız, tek, bir tanecik), Arapça, Türkmençe.

+çI/+çU: Meslek isimleri ve karakter özelliği belirten kelimeler türetir: yapar: dövçi (savaşçı), eyerçi, garakçı (haydut), guşçu (kuşçu), gürrünçi (meddah), yolbaşçı (lider),
okuvçı (öğretmen), haalıçı (halıcı), gepçi (dedikoducu), govgaçı (kavgacı).

+çIlIk: İş ve meslek isimleri yapar: +çI ve +lIk eklerinin birleşmesiyle oluşmuştur:
alamançılık (çoğulculuk), basavulçılık (yağmacılık), dayhançılık (çiftçilik), gudaçılık (dü-
nürcülük).

+daan: Farsça kökenlidir. Nesnenin konulduğu yeri belirten isimler türetir: güldaan
(vazo), gergezdaan (avare), zenehdaan (yanak), küldaan (küllük), galamdaan (kalemlik),
çaaydaan (demlik).

+daar: Farsça kökenli olup Türkçedeki +lI gibi isimlerden fiil yapar: candaar (canlı),
maldaar (mal sahibi), gandaar (katil), caydaar (uygun), puldaar (paralı, zengin), karzdaar (borçlu).

+dAş: Ortaklık, yakınlık, eşitlik ve beraberlik ifadesi belirtir: aatdaş (adaş), vatandaş,
dövürdeş (çağdaş), oobadaş (köydeş, aynı köyden), pikirdeş (fikirdeş), egindeş (aynı boyda), käärdeş (meslektaş).

+gäär/+käär: Farsça kökenlidir. Meslek adları yapar ve sıfat türetir: zergär (kuyumcu), işgär (memur), söövdagäär (tüccar), küyzegäär (çömlekçi), cogapkäär (sorumlu),
günakäär (günahkâr)

+haana: Farsça kökenli bir ektir: çaayhaana (çayhane), kitaphaana (kütüphane), meyaahaana (meyhane), naharhaana (yemekhane).

+hoor: Farsça kökenlidir: gamhoor (sırdaş), çaayhoor (çay içen), ganhoor (katil), paarahoor (rüşvetçi), arakhoor (içki içen).
+lAk: Aşırılık bildiren sıfatlar yapar. İşlek değildir: sakgallak (gür sakallı), diişlek (iri dişli), murtlak (gür bıyıklı), saçlak (gür saçlı), eginlek (geniş omuzlu).

+lI: İsimlerden sıfat yapar: agırılı (sıkıntılı), caylı (uygun), gövreli (hamile), yaazıklı
(günahkâr), gaharlı (sinirli), zeraarlı (zararlı), kitüvli (öfkeli), öyli (evli), Aşgabatlı, şäherli
(şehirli).

+lIk/lUk: Türkiye Türkçesinde olduğu gibi soyut ve somut isimler yapar: amanlık (esenlik), añsalık (kolaylık), ertirlik (sabahlık), gövünlik (teselli), doostluk (dostluk), sözlük, hemişelik (süreklilik), gözlük, öñlük (önlük), daaglık (dağlık), ellik (eldiven).

+(I)mtIl/+(U)mtUl: Renk adlarına gelerek benzerlik ve gibilik ifade eder. İşlek değildir: garamtıl (siyahımsı), göögümtül (mavimsi).

+nää: Farsça olumsuzluk yapan bir ön ektir: nääçar (çaresiz), näädan (cahil), näätanış
(yabancı), nääümit (ümitsiz), nääsaglık (hastalık), nääraazılık (memnuniyetsizlik).

+raak/+rääk: Üzerine geldiği isme aşırılık, benzerlik, küçüklük gibi anlamlar katar:
açıgraak (açıkça), añırraak (daha ileri), basımraak (çabucak), köprääk (daha çok), uluraak (daha büyük).

+sI: Benzerlik ve gibilik ifade eder. İşlek değildir: goñursı (kahverengimsi), gopbaamsı (biraz kibirli), öçügsi (biraz solgun), guraksı (kuru gibi).

+sIz: +lI ekinin olumsuz şeklidir: gaarsız (karsız), kemsiz (eksiksiz), yakımsız (kötü),
yaazıksız (günahsız), sessiz, yalñışsız (hatasız), allaçsız (çaresiz), duuzsuz (tuzsuz).

2. İsimden Fiil Yapan Ekler

+A-: İsimlerden olma ve yapma ifade eden fiiller türetir: daşa- (taşı-), geze- (nişan almak), or(u)na- (yerleş-), ug(u)ra- (git-), ota- (ot ayıkla-), ssına- (sına-), boşa-, yaaşa(yaşa-), giiñe- (genişle-).

+cAr-: Geçişsiz fiiller türetir. İşlek değildir: yagcar- (yağlan-), çıgcar- (az terle-), külcer- (kül rengine gir-), suvcar- (sulan-), çañcar- (hafifçe tozlan-).

+dA-: Daha çok ses taklidi isimlerden fiil yapar: golda- (golla-), güpürde- (gümbürde-), hüñürde- (mırıldan-), ökde- (başar-), zompulda- (fırla-), pışırda- (fısılda-), güvvülde- (uğulda), gövşülde- (eski-), ünde- (seslen-).

+gIr-/+kIr-: Yansıma kelimelere gelerek bunlara ait hareketleri ifade eden fiiller türetir. İşlek değildir: haykır-, yılgır- (gül-, gülümse-), heñkir- (hıçkıra hıçkıra ağla-; bağır-),
pışgır- (hapşır-).

+(I)rgA-/+(U)rgA-: İşlek değildir: ısırga- (koku almak için burnunu çekiştir-), mestirgemek (mest olmak), düyşürge- (düş gör-), nääzirge- (nazlan-).

+k-: İsimlerden geçişsiz fiiller türetir. İşlek değildir: aacık- (acık-), gözük-, daarık- (sıkıl-), biirik- (birleş-), giicik- (gecik-).

+(A)l-: Sıfatlardan olma bildiren fiiller türetir. İşlek değildir: köpel- (çoğal-), pesel-
(alçal-, azal-), gıısgal- (kısal-), iinçel- (incel-), aazal- (azal-).

+Ar-: Genellikle renk isimlerine gelerek geçişsiz fiiller türetir: gööger- (göğer-), aagar- (ağar-), bozar-, otar- (otlat-).

+lA-: Oldukça işlektir: abayla- (öfkelen-), alkımla- (yaklaş-), arassala-(temizle-), derle- (terle-), geple- (konuş-), söyüncile- (müjdelemek), taşla- (atmak), cemle- (topla-), baagla- (bağla-), anıkla- (açıkla-), böölekle- (parçalara ayır-), sözle- (konuş-).

+rA-: Olma bildiren fiiller türetir. İşlek değildir: garankıra- (alaca karanlık ol-), delire- (delir-).

+sIrA-/+sUrA-: Kişinin kendisini olduğundan farklı gösterdiğini bildiren fiiller türetir: akılsıra- (ukalalık yap-), hadımsıra- (oyalan-), yekesire-(yalnızlık çek-), möönsüre- (hiçbir şey bilmiyormuş gibi davran-), mılaayımsıra- (kendini mutlu göster-), çaaysıra- (çay içmek iste-).

3. Fiilden İsim Yapan Ekler

-(A)ç: Nesne isimleri yapar: gısaç (mengene), tutaç (tutacak), göreç (göz bebeği).

-(A)k: İsim ve sıfat türetir: bölek (parça), pıçak (bıçak), tayak (sopa), orak, yatak, böölek (bölüm), darak (tarak), gapak (kapak; çatı), gorkak (korkak), gülek (çok gülen).

-(A)lgA: Genellikle yer ve mekân isimleri türetir: duralga (durak), geçelge (geçit),
okalga (okuma salonu), yatalga (yatakhane), iinelge (iniş; iskele), çıkalga (çıkış), sıpalga
(bahane, sebep; kaçamak).

-Ar: Genellikle somut isimler türetir: akar (ark, dere), açar (anahtar), keser (halı bıçağı), tutar (sap, kapı kolu vb., tutacak yer), över (övgü), göçer (göçebe), çeker (çekmece),
keser (dokuma sırasında halının tüylerini kesmeye yarayan eğri bıçak).

-cAñ: Karakter özelliği yansıtan sıfatlar türetir: utancañ (utangaç), yarancañ (dalkavuk), övünceñ (kendini çok öven), çekinceñ (çekingen), gaabancañ (kıskanç), söveşçeñ
(mücadeleci).

: Dönüşlü fiiller üzerine gelerek sıfat ve isim türetir: ayılganç (korkunç), gıınanç
(üzüntü), köplenç (çoğunluk), söögünç (küfür), gargınç (beddua, kargış), guvanç (kıvanç), begenç (beğenme, sevinç).

-çAk: Araç adları ve kalıplaşmış isimler yapar: sallançak (salıncak), gizlençek (gizlenecek yer), dövünçek (paket), bulancak (bulanık).

-g: Somut ve soyut isimler türetir. İşlek değildir: bezeg (süs), sınag (deney), sorag (soru), yarag (silah), boyag (boya), dileg (dilek).

-gAk: Sıfat türetir: bozgak (bozguncu), gaçgak (kaçak), bezgek (bezmiş, bıkmış), bişgek (çabuk pişen), taaygak (kaygan), yapışgak (yapışkan).

-gAnçAk: Somut isimler türetir. İşlek değildir: ilgençek (kıskaç), basgançak (basamak).

-gI/+kI-: Soyut ve somut isimler türetir: algı bergi (alış veriş), basgı (korku), düşelgi
(döşeli), kovgı (takipçi), oynatgı (köçek), yumılgı (yumulu), bergi (borç), gülki (komuk,
gülünç), içki, övgi (övgü), goşgı (şiir), bürelgi (örtülmüş).

-gIç/-gUç: Nesne isimleri türetir: oturgıç (sandalye), iildirgiç (çengel, askı), guyguç
(huni), süzgüç (süzgeç), bozguç (silgi), çızgıç (cetvel), yangıç (yakıt).

-gIr/-gUr: Fiilden sıfat yapar: kesgir (keskin), ötgür (keskin, sivri), tutgur (çabuk kavrayan), düşgür (çabuk kavrayan), duygur (çabuk sezen), sızgır (hassas, duyarlı), algır (yırtıcı).

-gIt/-gUt: Soyut ve somut isimler türetir: salgıt (vergi), çıkgıt (çıkacak yer; dip not),
yorgut (rüya tabiri), sargıt (vazife, görev), sovfut (para), yazgıt (yazgı).

-gIn/-gUn: İsim ve sıfat türetir: coşgun (coşku), gopgun (gürültü), çapgın (talan), çozgun (akın, hücum), düzgün (kural, kaide), iirgin (bıkkın), uçgun (kıvılcım), gızgın (kızgın), ösgün (gelişkin), öçgün (solgun, cansız).

-IcI/-UcI: Fiillerden nitelik bildiren isim ve sıfatlar türetir: sürüci (sürücü), göterici (vinç), ööndürici (üretici), uçucı (uçucu, pilot), yüzüci (yüzücü).

-Ik/-Uk: Sıfat ve isim türetir: artık (fazla), ayralık (ayrılık), deşik (delik), eşik (örtü), yetik (tanıdık), boguk (boğuk), bulaşık (karışık; bulanık), çüyrük (çürük), yapık (kapalı), tabşırık (emir, buyruk, istek).

-(I)m/-(U)m: Somut ve soyut isimler türeten işlek bir ektir: basım (çabuk), berim (hediye), adım (adım), geyim (elbise), yitirim (kayıp), bilim (bilgi), dilim, sözlem (cümle), ötüm (tesir), çıdam (sabır, dayanıklılık).

-mA: İsim ve sıfat türetir: gurama (tesis, kuruluş), saylama (seçme, seçkin), guyma
(döküm, dökme), gızzırma (sıtma), govurma (kavurma), gızma (öfkeli), göçme (mecazi; seyyar).

-mAk: İsim-fiil eki olan bu ek, bazı kalıcı isimler de türetmiştir: sıırtmak (düğüm), çakmak, ooymak (çukur), üyşmek (yığın, küme), gaymak (kaymak), yaşmak (yaşmak, örtü), oymak (yüksük).

-IndI: (<-In+dI): Somut anlamlı isimler türetir. İşlek değildir: gırındı (yonga), dövündi (kırık; kırıntı), kesindi (kesinti, kırpıntı), tapındı (buluntu), taşlandı (döküntü, artık).

-v(Uk): İsim ve sıfat türetir: cürlevük (düdük), şarlavuk (çağlayan), yıldıravuk (parlak), lovurdavuk (parlak, ışıltılı), hızlavuk (fırıldak), hışırdavuk (hışırtılı ses çıkaran).

4. Fiilden Fiil Yapan Ekler
-(I)l-:Geçişli ve geçişsiz fiillerden edilgen fiil yapar: aydarıl-(yıkıl-), beril- (veril-), yasal- (yapıl-), gısıl- (kısıl-), bezel- (süslen-), okal- (okun-), yıgnal- (toplan-), ııncal- (ağrısı din-, rahatla-).

-(I)ş-/-(U)ş-: İşteş çatı ekidir: aylanış- (dolaş-), çırmaş- (sarıl-), garaş- (bakış-), ornaş (yerleş), görüş-, uruş- (vuruş-), duuşuş- (karşılaş-), gülüş-, sooraş- (soruş-, soruştur-).

-AñkIrlA-: Hareketin bitmek üzere olduğunu belirten fiiller türetir. İşlek değildir:
gutarañkırla- (bitmek üzere ol-), yeteñkirle- (varmak üzere ol-).

-dIr-/-dUr-: Ettirgenlik ekidir ve tonsuz şekilleri yoktur: alışdır- (paylaştır-), artlaşdır- (arkasına bindir-), çapdır- (koştur-), emdir- (emzir-), bildir-, bööldür- (böldür-), dooldur- (doldur-), yıgnaşdır- (toplat-), gönükdir- (yönelt-).

-(A)r-: Ettirgen ve oldurgan fiiller türetir: gaytar- (geri döndür-), gider- (kaçır-), gopar- (çıkar-, sök-), çıkar-.

-Ir-/-Ur-: Ettirgen ve oldurgan fiiller türetir: bitir-, geçir-, göçür-, ötür- (geçir-), yetir- (ulaştır-), öçür- (söndür-), uçur-, üyşür- (topla-), içir-.

-Iz-/-Uz: Ettirgenlik ekidir. İşlek değildir: giriz (girdir-), turuz- (kaldır-), ürküz (ürküt-), gorkuz- (korkut-).

-kez-: İşlek değildir: görkez- (göster-).

-(I)n-/-Un-: Dönüşlülük ekidir: aylan- (dön-), horlan- (aşağılan-), büren-(bürün-),
yıgnan- (toplan-), başlan-, baaglan- (bağlan-), övün-, düvün- (yutkun-), garan- (bakın-).

-t-: Sık kullanılan bir ettirgen çatı ekidir: başart- (başar-), cagırdat- (şakırdat-), caytart- (yerleştir-), dargat- (dağıt-), ıssılat- (ısıt-), ogurlat- (ısıt-), köpelt- (çoğalt-), aazalt-
(azalt-), çıkart-, okat- (okut-), uzat-, peselt- (azalt-).

Sıfat-Fiiller
Türkmen Türkçesinde görülen başlıca sıfat-fiil ekeri şu şekildedir:

-An: Geniş zaman sıfat-fiilidir: alan (almış olan), geçen gün (geçmiş gün), gelen adam,
gören son (gördükten sonra), iişlään yeri (çalıştığı yer), okaan kitabım (okuduğum kitap),
galan zat (kalan şey), eziizini yitiren gözlekçi yaalı (sevgilisini yitiren âşık gibi).

-Ar: Geniş zaman sıfat-fiilidir. Olumsuzu -mAz’dır: akar suv (su), güler yüz, tutar kol
(el), görer göz (görür göz), bolar iiş (olur iş), çapar at (koşar, hızlı at); bolmaz iiş (olmaz
iş), görmez göz, yalñışmaz adam (hatasız insan), mizemez baylık (bitmez tükenmez, zenginlik), satılmaz zat (satılmaz şey).

-cAk: Gelecek zaman sıfat-fiilidir: okacak oglan (okuyacak oğlan), bercek zadım (verecek eşyam), gelcek yıl (gelecek yıl), tapşırcak gepim (söyleyecek sözüm), iişlencek iiş
(yapılacak iş), yazılmacak hat (yazılmayacak mektup), durcak yer (duracak yer).
-dIk: Geçmiş zaman sıfat-fiilidir. Olumsuzu -mAdIk şeklindedir: bildik kişi, geçdik
köpri (geçilmiş köprü), eşidildik ovaaz (tanıdık ses); bilmedik kişi, görmedik zat (şey),
vepa vermedik (vefa vermeyen), tapılmadık köynek (bulunmayan gömlek).

-gAn: -An şeklinde olan geniş zaman sıfat-fiilinin, az da olsa görülen, -gAn’lı şekli-
dir: bilgen (bilen), eylegen (eyleyen), otugan (otçul), getirgen caayında (getirdiğin yerde).

-mAlI: Gelecek zaman anlamı veren gereklik sıfat-fiilidir: geçmeli köpri (geçilecek
köprü), tayyaar bolmalı zaman (hazır olunacak zaman), eltmeli adres (iletilecek adres)

-yAAn: Geniş zaman sıfat-fiilidir. Aydyaan (söylediği), bakyaan süri (baktığım sürü),
sorayaan (soran), özgeryään bir devir (değişen bir devir), çörek bişiryään işçiler (ekmek pişiren işçiler), sözleyään adam (konuşan adam), dokalmayaan halı (dokunmayan halı),
gidyään yerimiz (gitmekte olduğumuz yer).

-yAr: Şimdiki zaman sıfat-fiilidir: Türkmenistanda çıkyār curnallar (Türkmenistanda çıkan dergiler), gülyär çaga (gülmekte olan çocuk).

Zarf-Fiiller
Şahsa ve zamana bağlı olmayan mücerret fiil şekilleridir. İsim-fiil ve sıfat-fiillerden farklı olarak isim çekim eklerini almazlar. Zarf olarak kullanılan bu şekiller bazen de yardımcı fiillerle birlikte birleşik fiil oluştururlar. Türkmen Türkçesinde kullanılan fiiller Türkiye Türkçesine göre daha azdır.

-(I)ban: Eski Anadolu Türkçesinde kullanılan bu ek, Türkmen Türkçesinde seyrek olarak kullanılır: diyban (deyip), yıglışıban (toplanıp).

-a/e(y)/-I,-U: Tekrar gruplarında ve birleşik fiil yapılarında kullanılır: dura dura, aglay aglay (ağlaya ağlaya), gaana gaana (kana kana), güle güle, soraşa soraşa; aydaber- (söyleyiver-), geliber- (geliver-), çekiber (çekiver-), düşüber- (düşüver-)

-AlI: Klasik dönem Türkmen eserlerinde -galı/-geli şeklinde olan bu ek, günümüz Türkmen Türkçesi eserlerinde ön sesteki g ünsüzünü düşürerek -alı/-eli şeklini almıştır:
gelelimiz bääri (geldiğimizden beri), gideliñ bääri (gittiğinden beri), iişlep başlalı bääri
(çalışmaya başlayalı beri), gaydalı bääri (döneli beri).

-dIkçA/-dUkçA: Türkiye Türkçesinde olduğu gibidir. golaylaşdıkça (yakınlaştıkça), diydikçe (dedikçe), boldukça (oldukça), okadıkça (okudukça), garadıkça (baktıkça), iişledikçe (çalıştıkça).

-AndA: Sıfat-fiil eki olan -An ekinin üzerine bulunma hâli ekinin getirilmesiyle oluşmuştur: begenende (beğendiğinde), çıkaranda (çıkardığında), yetenlerinde (yetiştiklerinde), alanda (aldığında), gülende (güldüğünde), işläände (çalıştığında).

-InçAA: Türkiye Türkçesinde olduğu gibidir: açılınçaa (açılınca), bolınçaa (olunca),
galınçaa (kalınca), bilinçää (bilince).

-Ip/-Up: Türkmen Türkçesinde en çok kullanılan zarf-fiil ekidir. -(I)p zarf-fiil eki, ünsüzle biten fiiller üzerinde -(I)p biçiminde kullanılır. Ancak, ünlü ile biten fiiller üzerine, koruyucu ünsüz y gelmez. Kelimenin son ünlüsü ile ekin ünlüsü birleşir. Bu durumda ek -p biçiminde görülür: açıp, anlap (anlayıp), berip (verip), gamçılap (kamçılayıp), gorkup (korkup), yöräp (yürüyüp).

-kAA: Türkiye Türkçesindeki “iken” anlamını verir. Ekin -n ünsüzünün düşmesi sonucunda oluşmuştur. Ayrıca bu ekin üzerine şahıs ekleri de gelir: alankaam (ben almışken), alankaañ (sen almışken), dergamankaak (biz dağılmışken), otırkaan (sen otururken), baryakaa (giderken), gitcekkää (gidecekken), gelcekkää (gelecekken).

-mAAn: Türkiye Türkçesindeki “-mAdAn” ekine karşılık gelir: almaan (almadan), bermään (vermeden), gısganmaan (kıskanmadan), öldürmään (öldürmeden), yaadamaan (yorulmadan), sözlemään (konuşmadan).

-mAzdAn: Eklendiği fiile “-madan/-meden” anlamı verir: iymezden öñ (yemeden önce), ölmezinden ön (ölmeden önce), garamazımdan ozal (ben bakmadan önce), gitmeziñizden öñürti (siz gitmeden önce).

Hareket Adları (İsim-Fiiller)
Hareket adları, Türkiye Türkçesinde olduğu gibi -mAk, -mA ve -(I)ş ekleriyle yapılır.

1. -mAk: Mastar ekidir. Ekin ünlüsü, kendisinden sonra yönelme hâl eki geldiğinde uzar: almak, aytmak (söylemek), övrenmek (öğrenmek), yuvmak (yıkamak), sooramak (sormak), almaaga (almaya), gülmääge (gülmeye).

2. -mA: Seyrek olarak iş adları yapar: deñeşdirme (karşılaştırma), yaatlama (hatırlama), eşitme (işitme), bişirme (pişirme).

3. -(I)ş/-(U)ş: Diğer hareket adları kadar işlek değildir: aydış (söyleyiş), boluş (oluş), kiriş (kiriş), nalış (inleyiş), yöriş (yürüyüş), görünüş, çıkış, duruş (durma, duruş), yaaşayış.

Kelime Türleri

Zamirler
a. Kişi Zamirleri
Türkmen Türkçesinde de kişi zamirleri, bir iki ses değişikliği dışında Türkiye Türkçesiyle aynıdır.

Teklik                        Çokluk
men                             biz
sen                              siz
ol                                 olar

b. Dönüşlülük Zamiri
Dönüşlülük zamiri “ööz”dür.
öözüm, öözüñ, öözi, öözümiz, öözüñiz, öözleri

c. İşaret Zamirleri
Nesneleri işaret yoluyla karşılayan zamirlerdir. Türkmen Türkçesinde teklik zamirleri:
buu (bu), şuu (şu), şol/şo (şu), hol (şu), ol (o) ;
Çokluk zamirleri: bular (bunlar), şular (şunlar), şolar (şunlar), holar (şunlar), olar (onlar).

d. Belirsizlik Zamirleri
beyleki (başkası), biiri (birisi), birentek (birçok), hemmesi (hepsi), baarı (hepsi), ählisi (hepsi), her haysı (her biri), her kim (herkes), hiiç gaysı (hiç biri), hiiç haysısı (hiç birisi), hiiç kim (hiç kimse), hiiç biiri (hiçbiri), hiiç bir zaat (hiçbir şey), kimi/kimisi (kimi, bazı), külli (hepsi), pılan (filan), kääbiiri (bazısı), kääbirleri (bazısı), kimdir biiri (biri, birisi), birnääçesi (birkaçı, bazısı, kimi), kim de bolsa biri (herhangi biri).

e. Soru Zamirleri
Türkmen Türkçesindeki soru zamirleri şunlardır: kim, nää/nääme (ne), haysı/haysısı (hangi/hangisi), nire (neresi), nääçesi (kaçı), kimler, näämeler (neler), haysılar (hangileri), niireler (nereler).

Sıfatlar

a. Niteleme Sıfatları
ak öy (beyaz ev), gadım dövr (eski devir), dor at (doru at), gara göz (kara göz), kiçi bala (küçük çocuk), gızıl sagat (altın saat).

b. Belirtme Sıfatları
1. İşaret Sıfatları
buu (bu), şuu, şo (şu, bu), o, ol (o), ho/hol (bu, şu), şol (şu, bu): hol yer (bu yer), şo adam (şu adam), ol hat (o mektup).

2. Sayı Sıfatları
a. Asıl Sayı Sıfatları
nol (sıfır), bir, iki, üç, döört, bääş, altı, yedi, sekiz, dokuz, oon, yiğrimi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, segsen, togsan, yüz, müñ (bin), million (milyon), milliard (milyar), trillion (trilyon)

b. Sıra Sayı Sıfatları
Asıl sayı sıfatlarının üzerine +IncI eki getirilerek yapılır: ikinci gün, döördünci klas
(dördüncü sınıf), altıncı tapgır (altıncı kez), üçünci baranımda (üçüncü gidişimde), yigriminci asır (yirminci asır).

c. Kesir Sayı Sıfatları
bääşden üç (beşte üç), nol bütiin oondan üç (sıfır tam onda üç, 0,3), altı bütiin döörtden üç (altı tam üç bölü dört), sekiz bütiin oondan bääş/sekiz yaarım (sekiz tam onda beş/sekiz buçuk), yigrimi döört protsent/yüzden yigrimi döört (yüzde yirmi dört).

d. Üleştirme Sayı Sıfatları
biriin biriin (birer birer, teker teker), biir-biir (birer birer, teker teker), yekeme-yeke (birer birer, teker teker); iki-ikiden (ikişer ikişer), üç-üçden (üçer üçer), döört-döörtden (dörder dörder), yüz-yüzden (yüzer yüzer).

3. Belirsizlik Sıfatları
aaz, aazraak (azıcık), baarça (bütün), başga (başka), birnääçe (bazı, kimi, birkaç), birnääme (biraz), başga, hemme (bütün), bütiin (bütün), her, her haysı (her hangi), kem (az), köp (çok), telim (çok, fazla), köprek (çokça), özge (başka), birentek (birçok), pılaan (falan, filan), ähli (bütün), ençeme (birtakım), pılaança (falanca), kääbir (bazı, kimi), esli (hayli).

4. Soru Sıfatları
haysı (hangi), nääçe (kaç, ne kadar), nähili (nasıl), nää/nääme (ne, nasıl, ne çeşit), näçinci (kaçıncı).

Zarflar

a. Zaman Zarfları
indi (şimdi; artık), ertiir (yarın), agşam (akşam), yassıın (yatsı vakti), hemiişe (her zaman, daima), buu gün (bugün), düyn (dün), her gün, gışıın (kışın), giiç (geç), giice (gece), gündiiz (gündüz), günortaan (öğle, öğleyin), soñ (sonra), öñ (önce), yañı (demin, biraz önce, şimdi, yeni), kääte (ara sıra, bazen), iir (er, erken), ozal (daha önce, evvel), bayak (önce, daha önce), entek (şimdi, şu anda).

b. Yer-Yön Zarfları
alıs (uzak), arka, aşaak (aşağı), añrı (öte), bääri (beri), bääriik (beriye), daş (dış), daşarı (dışarı), içeri, içeriik (içeriye), gayra (geri), ileri, içerik (içeriye), garşı (karşı), öñ (ön), üst, yokarı, yokarıık (yukarıya).

c. Nitelik (Durum) Zarfları
şeyle (şöyle), eyle (öyle), beyle (böyle), çalt (hızlı, çabuk), çalaca (yavaşça), çala (kolayca), ogrıın (gizlice), yuvaş (yavaş), yaman (kötü), govı (iyi), örään çalt (çabucak, hızlıca), basım (çabuk, hızlı), emaay bilen (yavaşça), derbi-dagın (darmadağın), düzüvrääk (uygun), täämiz (temiz), gaayım (sıkı, sağlam), gazabıına (kızgınlıkla), tiiz-tiizden (sık sık).

d. Miktar Zarfları
haas (çok, pek), örään (daha, çok, pek çok), aaz (az), kem (az), köp (çok), cuda (çok), iñ (en), biraaz (biraz), gatı (çok, epey, oldukça), seyrek, sık, artık, tüys (tam), edil (tam, tıpatıp).

e. Soru Zarfları
haçan (ne zaman), nääme üçiin (niçin, neden), nääçe (ne kadar), neneñ (nasıl), näähiili (nasıl), näätüysli (nasıl).

Edatlar
Ünlemler, bağlaçlar ve son çekim edatları olmak üzere üç çeşit edat bulunmaktadır.

1. Ünlemler
a. Duygu Ünlemleri
a, ah, beh (of), behey (oh), bövf (of), oh, övf (of), vah, veyt (oh, hey), be (peh), vey-vey (oh oh), bay-bov (eh), bay-ba (eh), päähey valla (Tanrım), vay-ey (oh), vä (oho), tüf (tüh), vey-vey-ey (vay vay), berekellaa (bravo, maşallah), tüveleme (kahretsin), armaan (ah, ne yazık), pääh (oh, oh).

b. Seslenme Ünlemleri
ey, ohaav (ey, hey), ay (ey, hey), yeri (hey), hanı (haydi), ayuuv (ey), av (hey), ahoov (ey, hey), hav (ey, hey), hay (ey, hey).

c. Sorma Ünlemleri
Türkiye Türkçesindeki soru ünlemleri olan “acep” ve acaba” kelimeleri Türkmen Türkçesinde “-kaa/-kää” ekiyle karşılanır: aakmıkaa (ak mı acaba?), geldimikää (geldi mi acaba?), küyseyäärmikääñ (özlüyor musun acaba?).

d. Gösterme Ünlemleri
tää (te, işte), ana (işte, aha), anhaa (aha, işte), ınhaa (aha, işte), ine (işte, aha), holha (işte).

e. Cevap Ünlemleri
ää-hää/ääh-ää (evet, tamam), bolar (olur), bolyaar (pekâla), elbetde (elbette, tabiî), hava (evet), hää (evet), hop (peki, pekâlâ), maakuul (peki, pekâlâ, olur), yagşı (olur, tamam), şübhesiz (şüphesiz, kuşkusuz), yook (yok, hayır), hey (yok, mümkün değil).

2. Bağlaçlar
a. Sıralama Bağlaçları
ve, hem (ve, ile), bilen (ile), -da/-de (ve, da, de), u (ve), hem-de (hem de, ve).

b. Denkleştirme Bağlaçları
yaa (ya, veya), yaa daa (ya da).

c. Karşılaştırma Bağlaçları
hem ... hem, de ... de, ne ... ne, isle ... isle (ister ... ister), yaa ... yaa (ya ... ya), yaa ... yaa daa (ya ... ya da), kää ... kää/kää ... kääte (gâh ... gâh), haa ... haa (ister ... ister), bir ... bir.

d. Cümle Başı Bağlaçları
belki, bolmasa (bari, hiç olmazsa), diymek (demek ki), eger (eğer), emmaa (ama), gööyaa (güya, sanki), hatdaa (hatta), kääşgä (keşke), yagnı (yani), yogsa (yoksa), yogsam (yoksa), yööne (fakat, ancak), veli (ancak, ama, fakat), çünki (çünkü), hamaala (sanki, güya), a (fakat, ama).

e. Sona Gelen Bağlaçlar
hem (de, da), -mı/-mi (mı, mi, ise), -da/-de (da, de).

3. Son çekim edatları
a. Yalın ve ilgi hâlinden sonra kullanılanlar: bilen (ile), bile (ile), üçiin (için), yaalı (gibi), kimiin (gibi), miyan (gibi), dek (gibi), baarada (hakkında), hakda (hakkında), baabatda (hakkında), dogrusında (hakkında), diyip (diye), sebääpli (yüzünden, dolayı), saarı (doğru), arkalı (ile, vasıtasıyla).

b. Yönelme hâlinden sonra kullanılanlar: bakaa (doğru), bakmazdan (rağmen), garşı
(karşı), garamazdan (rağmen), garamaan (rağmen), garaganda (göre), göree (göre), çenli
(kadar), tarap (doğru), gadar (kadar), golay (yakın).

c. Ayrılma hâlinden sonra kullanılanlar: özge (başka), başga (başka), ötri (ötürü), oval (önce, daha önce), soñ (sonra), artık (fazla, artık), beter, ziyaat/zıyaada (ziyade, fazla), daşarı (dış, hariç).

Ünite 6

Türkmen Türkçesi Alfabesi

Sözlük
başkı: ilk
başlık: müdür
cıdaa: ayrı
daalaş: çekişme, dalaşma
daat: feryat
derek: kavak ağacı
garanda: göre, nazaran
gayt-: geri dönmek
ılga-: koşmak 
iñ: en
iy-: yemek
köy-: yanmak 
niçik: nasıl
söygi: aşk, sevgi
süyci: tatlı: hoş, lezzetli
şaayaat: şahit, tanık
yaalı: gibi


Ünite 7
Özbek Türkçesi
Özbek adının 1313-1340 yılları arasında hüküm süren Altın Ordu hükümdarı, Özbek Han’dan geldiği en fazla taraftar bulan görüştür.

B. B. Grigoryev ve A. A. Semyanov “Özbek” adının Ak Ordu döneminde ortaya çıktığını ve hem İran hem de Orta Asya tarihçileri tarafından XIV. ve XV. asırlarda Ak Ordu devletinde Türk-Moğol kabilelerinin tamamı için kullanılan ortak bir ad olduğunu belirtmiştir.

H. Vambery’e göre Özbek kelimesinin tam anlamı “kendi kendinin beği, bağımsız, müstakil” demek olup kelime ‘Öz+bek’ şeklindedir. Bu söz eski Macarlarda mertebe, ünvan sıfatında olan kelimeye karşılıktır ve bu anlamıyla 1150 yılına ait belgelerde kaydedilmiştir.

Denis Sinor’a göre Özbek sözü ‘Oğuz+bek’ kelimelerinin birleşmesinden çıkmıştır.

Hasan Eren ise bu sözün ‘Özü+berk’ sözünden geldiğini söylemektedir.

Özbek Türkleri, Karluk, Kıpçak ve Oğuz Türklerinin birleşmesinden meydana gelmişlerdir. Özbek Devleti, Altın Orda Hanı Özbek’in (1312-1340) soyundan gelen idareciler tarafından kurulmuş ve Fergana vadisindeki Türkleri bir araya toplamıştır.
Ebu’l-Hayr Han (1428-1468), büyük dedesi Özbek Han’ın adını verdiği devleti 1428’de kurarak bağımsızlığını ilan etmiştir.
Ebu’l-hayr’ın yönetimini beğenmeyenler, ayrılarak kuzeye çekilmiş ve daha sonra Kazaklar diye adlandırılmışlardır.
Ebu’l-hayr Han 1468’de ölmüştür. Yerine geçen oğlu Şah Budak Han da devleti idare edememiştir. Daha sonra tahta geçen Şah Budak Han’ın oğlu Şeybânî Han (1500-1510) devleti yeniden toparlamış, Timurluların hâkimiyetine son vererek, Türkistan’a yayılıp büyük bir güç hâline gelmişlerdir.
1510 yılında Şeybânî Han, Safevî hükümdarı Şah İsmâil’e yenilmiştir.
1924’ten 1991’e kadar Özbek Türkleri Rus hâkimiyeti altında yaşamışlardır. Özbekistan 20 Haziran 1990 yılında egemenliğini, 1 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir.

ÖZBEK TÜRKÇESİ
Türk dilinin üç büyük grubundan biri olan Doğu Türkçesi (Karluk) kapsamında değerlendirilir ve Çağatay Türkçesinin devamı olarak kabul edilir.
Türk lehçeleri arasında, Türkiye Türkçesinden sonra en çok konuşulan lehçedir.

Karluk grubunun bir temsilcisi omakla birlikte Özbek Türkçesinin içinde kuzey ve batı
Türkçesinin özellikleri de görülür. Stefan Wurm Özbek Türkçesini dört ağıza dayandırır:
1. Kıpçak Özbekçesi,
2. Kuzey Özbekçesi,
3. Güney Özbekçesi,
4. Türkmenceleşmiş Özbekçe.
Kıpçak Özbekçesi, Kazak Türkçesinin etkisi ile şekillenmiştir. Kuzey Özbekçesi ünlü uyumları bakımından sağlamdır. Güney Özbekçesinde uyumlar bozulur, İran ve Tâcik dillerinin etkisi görülür. Türkmenceleşmiş grup ise Oğuzca özelliklerin ağır bastığı gruptur.

Özbek Türkçesinin ağızlarını üç grup hâlinde tasnif etmek mümkündür.
1. Y’lavçi (y’li) ağızlar/Karluk grubu: Fergana vadisi, Taşkent, Semerkand (şehir), Karşı, Şehrisebz, Kitab (şehir içleri), Buhara, Sirderya...
2. C’lavçi (c’li) ağızlar/Kıpçak grubu: Karakalpakistan Cumhuriyeti, Kaşkaderya, Surhenderya, Taşkent (kısmen), Semerkand, Cizzah, Nevai, Buhara (az). Genellikle, sayılan şehirlerin merkezi dışındakiler...
3. Oğuz grubu: Harezm, Karakalpakistan Cumhuriyeti’nin Harezm’e yakın bölgeleri ve Türkmenistan’ın Taşoğuz bölgesindeki Özbek Türkleri.

Özbek Edebiyatı
Karahanlı ve Çağatay edebiyatlarını tarihî bir devamlılık içinde izleyerek XX. yüzyıl başlarında bir Özbek edebiyatı ortaya koymuşlardır. Aynî, Niyâzî ve Fıtrat üçlüsünün önderliğinde başlayan Çağdaş Özbek şiiri üç döneme ayrılır.
1. Cedit Edebiyatı Dönemi (1910-1938): Ceditçilik XIX. yüzyılın sonlarında Tatar Türkleri arasında başlayıp XX. yüzyılın başlarında Özbek Türkleri arasında da yayılmıştır.
Bu dönemin en büyük temsilcisi Abdülhamid Süleyman Çolpan (1893-1937)’dır. Millî meseleler yanında sosyal buhranları da işleyen Çolpan, Ruslar tarafından 1937’de öldürülmüştür.
Bu devrin diğer şairleri arasında Abdurauf Fıtrat, Elbek, Aybek, Batu, Şâkir, Süleyman, Aydın, Gayretî, Uygun, Hâmid Alimcan, Gafur Gulam sayılabilir.
2. Suskunluk Dönemi (1938-1960): Stalin’in Özbek aydınlarını sürgün ve cinayetlerle susturmasıyla başlayan bir dönemdir. Çolpan, Batu, Elbek gibi aydınlar katledildiğinden edebiyata tam bir suskunluk dönemi hâkim olmuştur.
3. Yeni Dönem: 1960’tan günümüze kadar olan dönemdir. Bu dönemin en önemli şairi Erkin Vâhidov’dur. Vâhidov’dan başka Abdulla Aripov, Cemal Kemal, Aziz Abdürrezak ve Rauf Parfi 1960 sonrasının en lirik ve en güzel şiirlerini yazarak Çolpan’dan ses getirmişlerdir.
1910’larda başlayan Özbek hikâyeciliği ve romancılığı 1920’lerde gelişti. Abdullah Kâdirî ve Sadrettin Aynî’nin bunda rolü çok büyüktür. Kâdirî’nin “Ötken Künler, Mehrabdan Çayan, Abid Ketman” gibi romanları; Aynî’nin “Buhara Celladları”; Aybek’in “Kutlug Kan, Nevâiy, Balelik, Ulug Yol” romanları önemlidir.

Özbekistan
22.000.000’u aşan bir nüfusa sahiptir. Başkenti Taşkent olup 2,5 milyon nüfusa sahiptir. Fergana havzası üzerinde yer alır. İdari olarak 12 bölgeye ayrılmıştır.
Özbekistan Cumhuriyeti içerisinde ayrıca özerk bir Türk Cumhuriyeti statüsünde olan ve 165.000 km. karelik bir alana sahip olan Karakalpakistan Cumhuriyeti yer almaktadır. Başkenti Nukus şehridir.
Millî gelirin % 75’i tarımdan sağlanmaktadır.

ÖZBEK TÜRKÇESİ GRAMERİ

Ses Bilgisi

Ünlüler
Özbek Türkçesinde 10 tane ünlü vardır. Ancak bu sesler alfabede 7 harfle gösterilir. a-ä, ı-i, o-ö, u-ü sesleri ortak birer işaretle gösterilir. Yuvarlak å ise, o harfi ile gösterilir. o harfi Rusça kelimelerde o sesini verir.
a: Türkiye Türkçesindeki a gibidir. x, q, ğ ünsüzlerinin yanında kullanıldığında bu ses değerini verir. Yani kalın ünsüzlerle birlikte kullanılır: paxta (pamuk), faqat (yalnızca),
qavät (kat), qarğa (karga), båşqa (başka), xalq (halk), xayr (iyilik), xazinä (hazine).
a sesi Rusça kelimelerde ise a sesini verir: advokat (avukat), abajur vs.

ä: Yazılışı bakımından yukarıdaki a ile aynıdır. Türkiye Türkçesindeki e’den daha açık
ve geniş telaffuz edilir. Yani a ile e arasında bir sestir. x, q, ğ kalın ünsüzlerinin dışında diğer bütün ünsüzlerin yanında kullanılır: pärväriş (bakım), äkä (ağabey), mäktäb (okul),
äsärläri (eserleri), kelgän (gelen), koyädi (koyar).

å: Yuvarlaklaşan bu ünlü Özbek Türkçesini diğer Türk lehçelerinden ayıran karakteristik bir ünlüdür. Geniş, çok açık ve yuvarlak bir a’dır. Söylenişinde o’ya yakın bir ses çıkar. Uzun a’lar bu yuvarlak şekliyle söylenir: båş (baş), åşxånä (mutfak), åläm (âlem), bår (var), båşqa (başka), binå (bina), båzår (pazar), åzådä (temiz).

e: Yarı dar, ince bir ünlüdür. Bu ünlü Türkiye Türkçesindeki e’den daha dar olup i’ye yakın olarak telaffuz edilir. Sadece ilk hecede bulunur. eng (en), keyin (sonra), tez (çabuk), matematika (matematik), keng (geniş), semiz.

ı: Bu ünlü Özbek Türkçesinde i ünlüsüyle beraber aynı harfle gösterilmektedir. Özbek
Türkçesinde çok az kullanılıp sadece x, q, ğ ünsüzlerinin yanında bu sesi vermektedir: xıl (tür, çeşit), qısqa (kısa), ğıybät (gıybet), qıl (kıl), qış (kış), ğışt (tuğla), Qırğız (Kırgız), qırq (kırk), bağır (ciğer; göğüs).

i: dar ve ince bir ünlüdür. x, q, ğ ünsüzlerinin dışında dığer ünsüzlerle birlikte i olarak telaffuz edilir: ikki (iki), incü (inci), ildiz (kök), essiz (cahil, geri zekâlı), tülki (tilki), ilån (yılan), ilinc (umut bağlanan kimse), inoq (yakın arkadaş).

o: ö ile birlikte aynı harfle gösterilir. o ünlüsü x, q, ğ ünsüzlerinin yanında kullanılır:
xoråz (horoz), xorlik (aşağılanma), qozğålån (başkaldırı), oq (ok), qoy (koyun), qoçqår (koç), qorquv (korku).
ö: o gibi yuvarlak, geniş ve ince bir ünlüdür. Kalın ünsüzlerin dışında diğer ünsüzlerin tamamının yanına gelir: töşäk (döşek), yötäl (öksürük), sönmäs (sönmez), dökån (dükkan), köngil (gönül), böläk (bölük, parça; başka).

u: u ve ü ünlüsü alfabede aynı harfle gösterilir. Yanında bulunduğu ünlünün durumuna göre tespit edilir. x, q, ğ ünsüzlerinin yanında u olarak telaffuz edilir: xuftån (yatsı), qudä (dünür), xuşboy (hoş kokulu), ğunçä (gonca), quvånç (sevinç), ğuç-ğuç (yığın, bir yığın, çok).

ü: Dar, yuvarlak ve ince bir sestir. x, q, ğ ünsüzlerinin dışında diğer ünsüzlerle birlikte ü olarak telaffuz edilir: üç, tügämåq (bitmek), tüziliş (yapı, bünye), tüpük (tükürük), kütmåq (beklemek), düräng (berabere kalma).

Özbek Türkçesinde bir de y ünsüzü ile birlikte kullanılan ünlüler bulunur: E e = ye (eтти-yetti “yedi”), Я я = ya/yä (яxши-yaxşi “iyi” ; ялла-yällä “şarkı”), Ë ё = yå (ёш-yåş “genç”), Ю ю = yu, yü (ютуқ -yutuk “zafer” ; юк-yük).

Ünlü Uyumları
1. Büyük Ünlü Uyumu: çok zayıftır.
2. Küçük Ünlü Uyumu (Düzlük-Yuvarlaklık Uyumu): Özbek Türkçesinde küçük ünlü uyumunun kısmen işlediğini söylemek mümkündür. berädi (veriyor), Özbeklär, kelädilar (geliyorlar), ötämiz (geçiyoruz), sevämiz (seviyoruz), örgänişimizdä (öğrenişimizde).

Ünsüzler
Özbek Türkçesinde 23 ünsüz vardır. Kiril alfabesindeki sıralanışına göre bu ünsüzler şunlardır: b, v, g, d, c/j, z, y, k, l, m, n, p, r, s, t, f, x, ts, ç, ş, q, ğ, h
ng (ñ) ünsüzü için ayrı bir işaret yoktur, n ve g seslerinin yan yana gelmesiyle gösterilir: tång (tan), ming (bin), keng (geniş) gibi. ts (Ц) harfi ise, Rusça kelimelerde görülür: tsirk (sirk), militsiya (polis).

Özbek Kiril alfabesinde й (y) ile başlayan kelimelerin yazımında özel bir durum vardır.  Öncelikle й ses işareti kelime başında kendisinden sonra yalnızca и (i) ve ў (o,ö) ses işaretleriyle kullanılır: йирик-yirik “iri, büyük; йўл-yol”.
Diğer ünlüler söz konusu olduğunda, /y/ sesi için her bir ünlünün önünde farklı bir ses işareti kullanılır. Alfabede tek bir karakterle gösterilen bu ses işaretleri aslında birer ligatür (birden fazla harfin bir araya gelmesiyle oluşmuş karakter) dir.
Dolayısıyla Özbek Kiril alfabesinde /y/ sesi beş ayrı ses işaretiyle gösterilir:
1) Bağımsız y (й),
2) Kelime başı e ile beraber Ee=ye,
3) Kelime başında a, ä ile beraber: Яя=ya,yä
4) Kelime başında å ile beraber: Ëё=yå
5) Kelime başında u, ü ile beraber: Ю=yu, yü.
Türkiye Türkçesinden farklı olarak k, g ve h ünsüzlerinin kalın şekilleri olan q, ğ ve x sesleri kullanılmaktadır.

Özbek Türkçesinde Ünsüzlerle İlgili Özellikler
1. Türkiye Türkçesinde g ile başlayan Türkçe asıllı kelimeler, Özbek Türkçesinde ötümsüz şekliyle k’dir: kiriş (giriş), keräk (gerek), küräş (güreş), kündüz (gündüz), köl (göl), kelin (gelin), keltirmåq (getirmek).

2. Türkiye Türkçesinde d ile başlayan Türkçe asıllı kelimeler, Özbek Türkçesinde ötümsüz t ile başlar: til (dil), toqqız (dokuz), tüzätmåq (düzeltmek), tuman (duman), teri (deri), tåmir (damar), temir (demir).

3. Türkiye Türkçesinde Türkçe asıllı kelimelerde bulunan c sesi, Özbek Türkçesinde ç’dir: Çingiz (Cengiz), quçåq (kucak), aççıq (acı), yolçi, keçikmåq (gecikmek), uyquçi (uykucu), sütçi (sütçü).

4. Türkiye Türkçesindeki v-, şu kelimelerde b-’dir: bår (var), bårmåq (varmak), bermåq (vermek).

5. Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerde bulunan ve bu dillerde uzun olan ā, Özbek Türkçesinde å olur: İslåm (İslam), xånä (hane), baxå (paha), mukåfåt (mükâfat), ådät (adet), båğ (bağ).

6. Türkiye Türkçesinde d ve t ile başlayabilen eklerin, Özbek Türkçesinde sadece d’li şekilleri vardır: båşdä (başta), årtdä (geride), båqdim (baktım), yoqdir (yoktur), äytdi (söyledi), içdän (içten).

7. Türkiye Türkçesindeki kelime başı bazı b- sesleri Özbek Türkçesinde m-‘dir: muz (buz), men (ben), mängü (bengü, ebedi), ming (bin), min- (bin-), mung (bun, sıkıntı), munçåq (boncuk, kolye), mol (bol), maşåq (başak).

8. Türkiye Türkçesinde kelime başındaki bazı p’ler, Özbek Türkçesinde b olur: barmåq (parmak), burgä (pire)

9. Türkiye Türkçesinde bazı b’ler, Özbek Türkçesinde p olur: piçåq (bıçak)

Ünsüz Uyumu
Ünlü veya tonlu ünsüzle biten bir kelimeye gelen ek, çoğunlukla tonlu ünsüzle başlar: suvdä (suda), üydä (evde), mäktäbgä (okula), yådimdä (hatırımda), keldi.

Şekil Bilgisi

Çekim Ekleri
İsim Çekim Ekleri
1. Çokluk Eki: Çokluk eki +lär’dır. Ekin sadece bu şekli vardır: åtlär (atlar), okıtuvçilär (öğretmenler), båşlär (başlar), bulär (bunlar), qollär (eller), mållär (mallar), yollär (yollar), közlär (gözler), kitåblär (kitaplar).

2. İyelik Ekleri: Özbek Türkçesinde iyelik ekleri tek şekilli olup yuvarlak şekilleri bulunmaz. Özbek Türkçesinde iyelik ekleri düz ünlülü kullanılıkları için, fonetik varyantları diğer Türk lehçelerine göre daha azdır.

Teklik              Çokluk
1          +(i)m               + (i)miz
2          +(i)ng              + (i)ngiz         
3          +(s)i                + läri

üyim (evim)
üying
üyi
üyimiz
üyingiz
üyläri

Özbek Türkçesinde 3. şahıs iyelik ekinden sonra hâl eki geldiğinde araya zamir n’si girmez: üyidä (evinde), işlärigä (işlerine). İkinci çokluk şahıs için -(i)ngiz ekinin yanı sıra -nglär ve -läring şekilleri de görülür: şähäringiz (şehriniz), şähäringlär (şehriniz), şähärläring (şehriniz) gibi.

3. Hâl Ekleri
a. Yalın Hâl: Yalın hâl eksizdir: qol (el), qurål (silah), ölim (ölüm), båtir (bahadır), kömäk (yardım), pålvån (pehlivan).
b. İlgi Hâli: Özbek Türkçesinde ilgi hâli eki tek şekilli olup +ning’dir: bizning (bizim), mäktäbning (mektebin), ulärning (onların), åtäning (babanın), buning (bunun), uning (onun).
İlgi hâli eki, bazı hallerde +nI şeklinde kullanılır. Ek, aitlik eki ile birlikte kullanıldığında kalıplaşmış +niki şekli ortaya çıkar: ånäniki (anneninki), bålälärniki (çocuklarınki), qoşniniki (komşununki), bizniki (bizimki), sizniki (sizinki).
c. Yükleme Hâli: Özbek Türkçesinde yükleme hâli +ni ekiyle yapılır: üyni (evi), imzåni
(imzayı), mäktäbni (okulu), köllärni (gölleri), binåni (binayı), tåvuqni (tavuğu).
d. Yönelme Hâli: Özbek Türkçesinde yönelme hali eki +gä’dır: bizgä (bize), üygä (eve),
båşgä (başa), bålägä (çocuğa). Ancak bu ek, son sesi -k olan bir kelimeye bitişdiğinde
+kä’ye dönüşür: çeçäk “çiçek”+gä> çeçäkkä. Son sesi -g olan bir kelimeye bitiştiğinde her iki g de ikizleşerek -kk-’ye dönüşür: yig “ağırşak”+gä>yikkä. Son sesi -q olan bir kelimeye bitiştiğinde +qa’ya dönüşür: uzåq “uzak”+gä>uzåqqa. Son sesi olan bir kelimeye bitiştiğinde her iki ğ de ikizleşerek -qq-’ye dönüşür: tåğ “dağ”+gä> tåqqa. İyelikten sonra araya -n- girmez: qoligä (eline), tilige (diline).
e. Bulunma Hâli: Ek tek şekilli olup +dä’dir: ånädä (annede), undä (onda), mäktäbdä (okulda), kabinetdä (bölmede), mämläkätdä (memlekette), qamåqdä (hapiste).
İyelik ekinden sonra araya -n- girmez: qolidä (elinde), nåmidägi (adındaki).
f. Ayrılma Hâli: Ayrılma hâli eki tek şekilli olup +dän’dir: dindän (dinden), nävbätçidän
(nöbetçiden), suvdän (sudan), Tåşkentdän (Taşkent’ten), bizdän (bizden), köldän (gölden).
İyelik ekinden sonra araya -n- girmez: hayåtidän (hayatından), kolidän (elinden)
g. Eşitlik Eki: Özbek Türkçesinde eşitlik, +çä ve ‘gibi’ anlamını veren teg > dek edatından ekleşmiş olan +däy, +dek ekleriyle sağlanır: årtıqçä (fazlaca), ortäçä, menimçä; muzdek (buz gibi), devånälärdek (deliler gibi); ğıcingändäy (gocunmuş gibi), qoydäy (koyun gibi), yolbärsdäy (kaplan gibi). Bunun yanı sıra yazılı metinlerde ekin “+daq, +dåq; +dåğ; +däk; +däka; +daqa; +däyin” gibi varyantları da vardır. ‘+aqa’ şeklinde ekleşmiş biçimleri de söz konusudur: unaqa “onun gibi”.

h. Vasıta Hâli: Vasıta hâli bilän edatı ile yapılır: doskäni lättä bilän ärtib (tahtayı silgi ile temizleyip), sen bilän (seninle), haqårät bilän (hakaretle), qol bilän (elle), oquvçi bilän (öğrenci ile), men bilän (benimle).
4. Aitlik Eki: Özbek Türkçesinde aitlik eki +gi ve +ki’dir. Genel olarak bulunma hâli ekinden sonra -gi; ilgi hâli ekinden sonra -ki şekli kullanılır: üyimdägi (evimdeki), mäktäbdägi (okuldaki), qoşniniki (komşununki), meniki (benimki).
5. Soru Eki: Yazılı dilde sadece mi şekli vardır. Özbek Türkçesinde soru eki kelimeye bitişik yazılır: menmi (ben mi), yoqmi (yok mu), üydämi (evde mi), bårmi (var mı), keräkmi (gerek mi), keldimi (geldi mi). Şiir ve halk dilinde ekin mu, mü varyantlarına sıkça rast gelinir.

Fiil Çekim Ekleri
1. Şahıs Ekleri
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi, Özbek Türkçesinde de üç grup şahıs eki vardır.
a. Zamir Kökenli ŞahısEkleri
Öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman, geniş zaman, gelecek zaman, istek ve yeterlik çekimlerinde kullanılırlar.
Teklik              çokluk
1. kişi: -män                -miz
2. kişi: -sän                 -siz, -sizlär
3. kişi: -ø; -di; -ti         -ø; -lär; -(i)ş

b. İyelik Kökenli Şahıs Ekleri
teklik               çokluk
1. kişi: -(i)m                -(i)k
2. kişi: -(i)ng               -(i)ngiz(lär), -(i)nglär, -läring
3. kişi: -                       - ø, -lär, -(i)ş

c. Emir Kökenli Şahıs Ekleri
Bu ekler emir çekiminde kullanılır.
Teklik              çokluk
1. kişi: -(ä)y(in)           -(ä)ylik
2. kişi: - ø, -(gin)         -(i)ng(iz), -(i)nglär, -läring
3. kişi: -sin                  -sinlär, -(i)şsin

2. Zaman ve Şekil Ekleri
a. Bildirme Kipleri
1. Öğrenilen Geçmiş Zaman: Öğrenilen geçmiş zaman üç şekilde yapılır:
1. tip öğrenilen geçmiş zaman: -(i)b(di) ekiyle yapılır.
kelibmän (gelmişim
kelibsän
kelibdi
kelibmiz
kelibsiz
kelibdi(lär)/kelişibdi
Olumsuz şekli: Olusuz şekli - ekiyle yapılır: kelmäbmän (gelmemişim), kelmäbsän
(gelmemişsin); işlämäbdi (çalışmamış), işlämäbmiz (çalışmamışız); barmäbsiz (gitmemişsiniz), bårmäbdilär/bårişmäbdi (gitmemişler).

2. tip öğrenilen geçmiş zaman: -gän ekiyle yapılır:
cåyläşgänmän (yerleşmişim)
cäyläşgänsän
cåyläşgän
cåyläşgänmiz
cåyläşgänsiz
cåyläşgän(lär)
Olumsuz şekli: cåyläşmägänmän (yerleşmemişim), cåyläşmägänsän (yerleşmemişsin), cåyläşmägän; oqımägänmiz (okumamışız), oqımägänmiz (okumamışsınız), oqımägänlär / oqışmägän (okumamışlar).
-gän ekine “-dir” eki eklenerek kullanıldığında ihtimal anlamı verir: kelgändirmän (gelmişimdir), körgändirsiz (görmüşsünüzdür). Bağlamın durumuna göre, bu ekle yapılan çekimlerde görülen geçmiş zaman anlamı da ifade edilebilir. Ayrıca son sesi -g, -k ve -ğ, -q ile biten fiillere geldiğinde -kk- ve -qq- şeklinde ikizleşme söz konusudur: teggän>tekkän, ek- gän>ekkän; yığ-gän>yıqqan, çıq-gän>çıqqan.


3. tip öğrenilen geçmiş zaman: -miş eki ile yapılır. Bu kip az kullanılır. Daha çok üçüncü şahıslarda kullanılır. Birinci ve ikinci şahıslarda nadiren görülür:
tilämişmän (dilemişim)
tilämişsän
tilämiş(dir)
tilämişmiz
tilämişsiz
tilämişlär

2. Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman
Özbek Türkçesinde görülen geçmiş zaman çekimi biri yalnızca olumsuz çekim olmak üzere iki şekilde yapılır. İki tür ekle yapılır.
1. tip görülen geçmiş zaman: -di ekiyle yapılmaktadır:
kördim (gördüm)
körding
kördi
kördik
kördingiz
kördi(lär)/körişdi
Olumsuz şekli: körmädim (görmedim), körmäding (görmedin); åçmädi (açmadı), åçmädik (açmadık); eşitmädingiz (işitmediniz), eşitmädiler/eşitişmädi (işitmediler).
2. tip görülen geçmiş zaman: İkinci tip görülen geçmiş zamanın yalnızca olumsuz şekli olup “-gän + iyelik eki + yoq” kalıbıyla kurulur: Bu ek daha çok uzak geçmişi anlatır ve seyrek olarak kullanılır:
kütgänim yoq (beklemedim)
kütgäning yoq
kütgäni yoq
kütgänimiz yoq
kütgäningiz yoq
kütgänläri yoq/kütişgäni yoq
Bu kipin “yoq” yerine bår (var) getirilerek olumlu şeklinin yapıldığı da çok nadir olarak görülmektedir: körgenim bår (görmüşlüğüm var, gördüm), yığlägänim bår (ağlamışlığım var, ağladım).
3. Şimdiki Zaman
Özbek Türkçesinde şimdiki zaman çekimi dört şekilde yapılır.
1. tip şimdiki zaman: -ä/-y ekiyle yapılan şimdiki - gelecek zamandır. Ünsüzle biten fiile ; ünlüyle biten fiile ise -y şeklinde gelir. Bu ekle yapılan şekiller, yakın gelecek zamanı da ifade etmektedir. Kullanımına göre hem şimdiki zamanı hem de yakın gelecek zamanı ifade edebilmektedir.
kelämän (geliyorum, geleceğim)
keläsän
kelädi
kelämiz
keläsiz
kelädi(lär)/kelişädi
Olumsuz şekli: kelmäymän (gelmiyorum), kelmäysän (gelmiyorsun), kelmäydi (gelmiyor); oqımäymiz, oqımäysiz, oqımäydilär/oqışmäydi (okumuyorlar).
Şimdiki zamanın diğer üç şekline “gerçek şimdiki zaman” denir ve şu eklerle yapılır:
2. tip şimdiki zaman: -yäp ekiyle yapılır. Yapmak yardımcı fiilinden ekleşen bu ek Özbek Türkçesinde şimdiki zamanın en yaygın şeklidir:
yåzyäpmän (yazıyorum)
yåzyäpsän
yåzyäpti
yåzyäpmiz
yåzyäpsiz
yåzyäpti(lär)/yåzişyäpti
Olumsuz şekli: yåzmäyäpmän (yazmıyorum), yåzmäyäpsän (yazmıyorsun), yåzmäyäpti (yazmıyor); tilämäyäpmiz, tilämäyäpsiz, tilämäyäpti(lär).
3. tip şimdiki zaman: -måqdä ekiyle yapılır. Şimdiki zamanın sürekliliğini gösterir:
bilmåqdämän (bilmekteyim)
bilmåqdäsän
bilmåqdä
bilmåqdämiz
bilmåqdäsiz
bilmåqdä(lär)/bilişmåqdä
Olumsuz şekli: bilmämåqdämän (bilmemekteyim), bilmämåqdäsän (bilmemektesin), bilmämåqdä (bilmemekte); ålmämäqdämiz (almamaktayız), ålmämäqdäsiz (almamaktasınız, ålmämäqdä(lär)/ ålişmämåqda (almamaktalar).
4. tip şimdiki zaman: -(ä)yåtir ekiyle yapılır. Yatmak yardımcı fiilinden ekleşen bu ek de, gerçek (hâlen yapılmakta olan) şimdiki zamanı karşılar, aynı zamanda hareketin yakın geleceğe de uzayacağını ifade eder:
oqıyåtirmän (okuyorum)
oqıyåtirsän
oqıyåtir
oqıyåtirmiz
oqıyåtirsiz
oqıyåtir(lär) / oqışäyåtir
Olumsuz şekli: oqımäyåtirmän (okumuyorum), oqımäyåtirsän (okumuyorsun), oqımäyåtir (okumuyor); körmäyåtirmiz (görmüyoruz), körmäyåtirsiz (görmüyorsunuz), körmäyåtir(lär)/körişmäyåtir (görmüyorlar).
Yukarıdaki dört tip şimdiki zaman yapılarının dışında turmåq, otirmåq, yürmåq ‘yürümek’, yåtmåq yardımcı fiileriyle de şimdiki zaman yapılır. Bunların özel anlam farkları vardır. Bu yardımcı fiillerle şimdiki zaman şu formüle göre kurulur:
Asıl fiil + (i)b + yardımcı fiil + (i)b + kişi eki
Örnek: işläb yåtibmän (sürekli çalışıyorum), körib turibsän (işte görüyorsun), içib otiribdi (oturmuş içiyor), yåzib yüribsiz (yazıp duruyorsunuz).
4. Gelecek Zaman
Gelecek zaman çekimi dört şekilde yapılır.
1. tip gelecek zaman: -ä/-y ekiyle yapılır. Ek ünsüzlerden sonra -ä; ünlülerden sonra -y şeklinde gelir. Şimdiki-gelecek zamanla yapı olarak aynıdır. Duruma göre şimdiki, gelecek ve geniş zaman anlamları verebilmektedir:
ketämän (gideceğim)
ketäsän
ketädi
ketämiz
ketäsiz
ketädi(lär) / ketişädi
Bu kip geniş zaman anlamını da (giderim, alırsın..) verir. Hatta yerine göre bu kipi şimdiki zamanla (gidiyorum, alıyorsun...) Türkiye Türkçesine aktarmak da mümkündür.
Olumsuz şekli: ketmäymän (gitmeyeceğim), ketmäysän (gitmeyeceksin), ketmäydi
(gitmeyecek); ålmäymiz (almayacağız), ålmäysiz (almayacaksınız), ålmäydi(lär)/ålişmäydi
(almayacaklar).
2. tip gelecek zaman: İkinci tipi “kesin gelecek zaman”dır; -äcäk ekiyle yapılır. Bu ekle
yapılan şimdiki zaman Özbek Türkçesinde işlek değildir, daha çok edebî metinlerde görülür. Eski Özbek Türkçesinde rastlanmayan bu ek, çağdaş Özbek Türkçesine Oğuz grubu lehçelerinden girmiştir.
köräcäkmän (göreceğim)
köräcäksän
köräcäk
köräcäkmiz
köräcäksiz
köräcäk(lär)
3. tip gelecek zaman: Üçüncü tipi “niyet ifadeli gelecek zaman”dır; -måqçi ekiyle yapılır. Bu kip “niyet, arzu, istek” ifade eder; “...ceğim, ..mek istiyorum, ...mek niyetindeyim” olarak Türkiye Türkçesine aktarılabilir.
kelmåqçimän (geleceğim)
kelmåqçisän
kelmåqçi
kelmåqçimiz
kelmåqçisiz
kelmåqçi(lär) / kelişmåqçi
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuzu, kip ekinden sonra emäs ‘değil’ edatı getirilerek yapılır: kelmåqçi emäsmän (gelmeyeceğim), kelmåqçi emässän (gelmeyeceksin), kelmåqçi emäs (gelmeyecek); yåzmåqçi emäsmiz (yazmayacağız), yåzmåqçi emässiz (yazmayacaksınız), yåzmåqçi emäs(lär)/yåzişmåqçi emäs (yazmayacaklar).
4. tip gelecek zaman: Dördüncüsü öğrenilen geçmiş zaman kipinin ikinci tipinin süreklilik bildiren tur- yardımcı fiili ile kaynaşıp kalıplaşmış şekliyle yapılır. Ünsüzle biten fiillere -ädigän, ünlüyle biten fiillere ise -ydigän eki getirilir:
tiläydigänmän (dileyeceğim)
tiläydigänsän
tiläydigän
tiläydigänmiz
tiläydigänsiz
tiläydigän (lär)
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuzu da, kip ekinden sonra ya -mä olumsuzluk eki ya da emäs edatının getirilemesiyle yapılır: tilämäydigän män (dilemeyeceğim), tilämäydigänsän (dilemeyeceksin), tiläsmäydigän (dilemeyecek); kütädigän emäsmiz (beklemeyeceğiz),
kütädigän emässiz (beklemeyeceksiniz), kütädigän emäs(lär) (beklemeyecekler).
5. tip gelecek zaman: Özbek Türkçesinde gelecek zamanın edebî metinlerde çok az rastlanan “-gü (-ğu) + iyelik eki (+dir)” ile kurulan şekli de bulunmaktadır. Bu tipte, iyelik kökenli şahıs ekleri kullanılır.
kütgüm (dir) (bekleyeceğim)
kütgüng(dir)
kütgüsi(dir)
kütgümiz(dir)
kütgüngiz(dir)
kütgüläri(dir)
5. Geniş Zaman
Bu kip gelecek zaman anlamını da verdiği için “belirsiz gelecek zaman” da denir. -(ä) r ekiyle yapılır:
bilärmän (bilirim)
bilärsän
bilar
bilärmiz
bilärsiz
bilärlär/bilişär
Olumsuz şekli: Geniş zamanın olumsuzu -mäs ekiyle yapılır: bilmäsmän (bilmem), bilmässän (bilmezsin); işlämäs (çalışmaz), işlämäsmiz (çalışmayız); qılmässiz (yapmazsınız), qılmäslar/qılişmäs (yapmazlar).
b.Tasarlama Kipleri
1. Şart Kipi
Şart kipi -sä ekiyle kurulur.
körsäm (görsem)
körsäng
körsä
körsäk
körsängiz
körsä(lär)/körişsä
Özbek Türkçesinde genellikle pekiştirmeli mana ayrıntısı yaratmak maksadıyla şart kipine -çi eki bitişebilir. -çi eki eklendiğinde emre yakın bir istek ifade edilmiş olur: çıksäkçi (haydi çıksak), bårsängizçi (haydi gitsenize). “keräk” kelimesi geldiğinde ise gereklilik ifadesi yapılır: desängiz keräk (demelisiniz, deseniz gerek).
Olumsuz şekli: körmäsäm (görmesem), körmäsäng (görmesen), körmäsä (görmese);
oqımäsäk (okumasak), oqımäsängiz (okumasanız), oqımäsälär/oqışmäsä (okumasalar).
2. Gereklilik Kipi
Özbek Türkçesinde gereklik kipinin müstakil şekli yoktur; “keräk” kelimesi kullanılarak “fiil + (i)ş + iyelik eki + kerak” ve “-sä + şahıs eki + keräk” yapılarıyla ifade edilir.
kelişim keräk (gelmeliyim, gelmem gerek)
kelişing keräk

kelişi keräk
kelişimiz keräk
kelişingiz keräk
keliş(lär)i keräk
Olumsuz şekli: Olumsuzu keräk kelimesinden sonra emäs getirilerek yapılır: kelişim keräk emäs (gelmemeliyim), kelişing keräk emäs, kelişi keräk emäs; ålsäk kerek emäs (almamalıyız), ålsängiz kerek emäs (almamalısınız), ålsälär kerek emäs (almamalılar).
3. Emir Kipi
Emir çekiminde her şahıs için ayrı bir ek veya şekil vardır. Türkiye Türkçesinde olduğu gibi ‘emir’ yanında ‘istek’ çekimi yerine de kullanılır. Zaten Özbek gramerlerinde de bu kipin adı buyruq-istek mäyli (emir-istek kipi) dir.
keläy(in) (geleyim)
kel(gin)
kelsin
keläylik
keling(iz)/kelinglär/kelläring
kelsin(lär)/kelişsin
Olumsuz şekli: kelmäy(in) (gelmeyeyim), kelmä(gin) (gelme), kelmäsin (gelmesin); bårmäylik (gitmeyelim), bårmäng(iz)/ bårmänglär (gitmeyin/iz), bårmäsin(lär)/bårişmäsin (gitmesinler).
4. İstek Kipi
Özbek Türkçesinde istek çekimi, emir çekiminin dışında başlıca iki şekilde ifade edilmektedir.
1. tip istek kipi: -gäy (-käy, -qay) eki ile çekimlenir. Konuşma dilinde ‘dua ve temenni’
ifadelerinde kullanılır. Türkiye Türkçesinin -A istek çekiminin karşılığıdır. Bunun yanısıra edebî metinlerde de görülür ve arkaik bir şekildir:
kütgäymän (bekleyeyim)
kütgäysän
kütgäy
kütgäymiz
kütgäysiz
kütgäy(lär)/küt(iş)gäy
Olumsuz şekli: kütmägäymän (beklemeyeyim), kütmägäysän (beklemeyesin), kütmägäy (beklemeye); qılmägäymiz (yapmayalım), qılmägäysiz (yapmayasınız), qılmägäy(lär)/qıl(iş)mägäy (yapmayalar).
2. tip istek kipi: İstek kipini karşılamak için “-gü + iyelik eki +bår” kalıbı da kullanılır. Bu yapı Türkiye Türkçesindeki “-ası + iyelik eki + var” ve “-ası + iyelik eki + gel-” kalıbına uygundur:
kelgüm bår (gelesim var)
kelgüng bår
kelgüsi bår
kelgümiz bår
kelgüngiz bår
kelgüläri bår
Olumsuz şekli: Bu kipin olumsuz şeklinde “bår” (var) kelimesi yerine “yoq” (yok) kelimesi getirilir: kelgüm yoq (gelesim yok), kelgüng yoq (gelesiniz yok), kelgüsi yoq (gelesi yok); bergümiz yoq (veresimiz yok), bergüngiz yoq (veresiniz yok), bergüläri yoq (veresileri yok).
Özbek Türkçesinde ayrıca “niyet ifadeli gelecek zaman” için kullanılan -måqçi eki “…mek istiyorum, …mek niyetindeyim” anlamında istek belirtmek için de kullanılır:
kelmåqçimän (gelmek istiyorum), kelmåqçisän, kelmåqçi, kelmåqçimiz, kelmåqçisiz,
kelmåqçi(lär)/kelişmåqçi. 
c. Fiillerin Birleşik Çekimi
1. Rivayet
Özbek Türkçesinde e- “i-” fiili kullanılmak suretiyle basit çekimlerin rivayeti yapılır. Bunun için de e- fiilinin üstüne -gän ve -miş ekleri getirilir.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Rivayeti
1. tip öğrenilen geçmiş zamanın rivayeti: Kip ekinin üzerine ekän edatı getirilir:
kelibdi ekänmän (gelmişmişim)
kelib di ekänsän
kelibdi ekän
kelibdi ekänmiz
kelibdi ekänsiz
kelibdi ekän(lär)
2. tip öğrenilen geçmiş zamanın rivayeti:
Bu kipin rivayeti ekän edatıyla yapılır. Seyrek olarak “-miş” ekinin de kullanıldığı görülür: aytgän emiş sän (söylemişmişsin), ketgänmiş (gitmişmiş), åçgän emişlär (açmışmışlar).
körgän ekänmän (görmüşmüşüm)
körgän ekänsän
körgän ekän
körgän ekänmiz
körgän ekänsiz
körgän ekänlär
Şimdiki Zamanın Rivayeti
Şimdiki zamanın rivayet birleşik çekimi şimdiki zaman kip ekleri üzerine ekän getirilerek yapılır. Seyrek olarak üçüncü şahısların çekiminde “ekän” yerine “emiş” şekli de gelmektedir: båräyåtir emiş (gidiyormuş), urişäyåtgän emiş (savaşıyormuş).
1. tip şimdiki zamanın rivayeti
kelämän ekän(geliyormuşum)
keläsän ekän
kelädi ekän
kelämiz ekän
keläsiz ekän
kelädi(lär) ekän/kelişädi ekän
2. tip şimdiki zamanın rivayeti
yåzyäpti ekänmän (yazıyormuşum)
yåzyäpti ekänsän
yåzyäpti ekän
yåzyäpti ekänmiz
yåzyäpti ekänsiz
yåzyäpti ekän(lär)
3. tip şimdiki zamanın rivayeti
bilmåqdä ekänmän (bilmekteymişim)
bilmåqdä ekänsän
bilmåqdä ekän
bilmåqdä ekänmiz
bilmåqdä ekänsiz
bilmåqdä ekän(lär)
4. tip şimdiki zamanın rivayeti
oqıyåtir ekänmän(okuyormuşum)
oqıyåtir ekänsän
oqıyåtir ekän
oqıyåtir ekänmiz
oqıyåtir ekänsiz
oqıyåtir ekän(lär)
Gelecek Zamanın Rivayeti
Gelecek zamanın rivayet birleşik çekimi gelecek zaman kip ekleri üzerine ekän ve emiş getirilerek yapılır.
1. tip gelecek zamanın rivayeti
ketämän ekän (gidecekmişim)
ketäsän ekän
ketädi ekän
ketämiz ekän
ketäsiz ekän
ketädi(lär) ekän
2. tip gelecek zamanın rivayeti
İkinci tip gelecek zamanın rivayetinde asıl kip ekinin üzerine emiş gelir.
köräcäk emişmän (görecekmişim)
köräcäk emişsän
köräcäk emiş
köräcäk emişmiz
köräcäk emişsiz
köräcäk emiş(lär)
3. tip gelecek zamanın rivayeti
kelmåqçi ekänmän (gelecekmişim)
kelmåqçi ekänsän
kelmåqçi ekän
kelmåqçi ekänmiz
kelmåqçi ekänsiz
kelmåqçi ekän(lär)
4. tip gelecek zamanın rivayeti
tiläydigän ekänmän (dileyecekmişim)
tiläydigän ekänsän
tiläydigän ekän
tiläydigän ekänmiz
tiläydigän ekänsiz
tiläydigän ekän(lär)
Geniş Zamanın Rivayeti
-är geniş zaman ekinden sonra ekän getirilerek yapılır. 3. şahısların çekiminde emiş de kullanılmaktadır: berärkän (verirmiş), därmån bolärkän (derman olurmuş), bolärmiş (olurmuş).
bilär ekänmän (bilirmişim)
bilär ekänsän
bilär ekän
bilär ekänmiz
bilär ekänsiz
bilär ekänlär/bilişär ekän
Şart Kipinin Rivayeti
Şart kipi -sä ekinin üzerine ekän getirilir:
körsäm ekän (görseymişim)
körsäng ekän
körsä ekän
körsäk ekän
körsängiz ekän
körsä(lär) ekän
Gereklilik Kipinin Rivayeti
Gereklilik kip yapısının üzerine ekän getirilir:
kelişim keräk ekän (gelmeliymişim)
kelişing keräk ekän
kelişi keräk ekän
kelişimiz keräk ekän
kelişingiz keräk ekän
keliş(lär)i keräk ekän
2. Hikâye
Hikâye şekli e- (imek) fiiline -di ekinin gelmesiyle oluşan “edi” ekiyle yapılır.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Hikâyesi
1. tip öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi
kelib edim (gelmiştim)
kelib eding
kelib edi
kelib edik
kelib edingiz
kelib edi(lär)
2. tip öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi
Bu kipin rivayeti ekän edatıyla yapılır. Seyrek olarak -miş ekinin de kullanıldığı görülür: aytgän emiş sän (söylemişmişsin), ketgänmiş (gitmişmiş), åçgän emişlär (açmışmışlar).
körgän edim (görmüştüm)
körgän eding
körgän edi
körgän edik
körgän edingiz
körgän edi(lär)/körişgän edi
Görülen Geçmiş Zamanın Hikâyesi
2. tip görülen geçmiş zamanın hikâyesi: Yalnızca olumsuz şekli olan ve “-gän + iyelik
eki + yoq” kalıbıyla kurulan bu kipin hikâye çekiminde de sona edi eki getirilir.
kütgänim yoq edi (beklemediydim)
kütgäning yoq edi
kütgäni yoq edi
kütgänimiz yoq edi
kütgäningiz yoq edi
kütgänläri yoq edi
Şimdiki Zamanın Hikâyesi
Şimdiki zamanın hikâye çekimlerinde, şimdiki zaman kip eklerinin üzerine edi eki getirilerek birleşik çekim yapılır.
3. tip şimdiki zamanın hikâyesi
bilmåqdä edim (bilmekteydim)
bilmåqdä eding
bilmåqdä edi
bilmåqdä edik
bilmåqdä edingiz
bilmåqdä edi(lär)
4. tip şimdiki zamanın hikâyesi
oqıyåtir edim (okuyordum)
oqıyåtir eding
oqıyåtir edi
oqıyåtir edik
oqıyåtir edingiz
oqıyåtir edi(lär)
-(ä)yåtgän sıfat-fiil ekiyle ifade edilen şimdiki zamanın hikâyesi:
işläyåtgän edim (çalışıyordum)
işläyåtgän eding
işläyåtgän edi
işläyåtgän edik
işläyåtgän edingiz
işläyåtgän edi(lär)
Gelecek Zamanın Hikâyesi
2. tip gelecek zamanın hikâyesi
köräcäk edim (görecektim)
köräcäk eding
köräcäk edi
köräcäk edik
köräcäk edingiz
köräcäk edi(lär)
3. tip gelecek zamanın hikâyesi
kelmåqçi edim (gelecektim)
kelmåqçi eding
kelmåqçi edi
kelmåqçi edik
kelmåqçi edingiz
kelmåqçi edi(lär)
Geniş Zamanın Hikâyesi
bilär edim (bilirdim)
bilär eding
bilär edi
bilär edik
bilär edingiz
bilär edi(lär)/bilärdi(lär)
Şart Kipinin Hikâyesi
Şart kipi -sä ekinin üzerine edi getirilir:
körsäm edi (görseydim)
körsäng edi
körsä edi
körsäk edi
körsängiz edi
körsä(lär) edi
Gereklilik Kipinin Hikâyesi
Gereklik kip yapısının üzerine edi getirilir:
kelişim keräk edi (gelmeliydim)         ålişim keräk edi (almalıydım)
kelişing keräk                                     ålişing keräk edi
kelişi keräk                                         ålişi keräk edi
kelişimiz keräk                                   ålişimiz keräk edi
kelişingiz keräk                                  ålişingiz keräk edi
keliş(lär)i keräk                                  åliş(lär)i keräk edi
3. Şart
Özbek Türkçesinde şartlı birleşik çekim bol- (ol-) fiilinin üzerine şart ekinin getirilmesiyle oluşan “bolsä” yapısıyla meydana getirilir. Asıl kip ekinin üzerine bolsä gelir.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Şartı
2. tip öğrenilen geçmiş zamanın şartı
körgän bolsäm (görmüşsem)
körgän bolsäng
körgän bolsa
körgän bolsak
körgän bolsängiz
körgän bolsä(lär)
Gelecek Zamanın Şartı
4. tip gelecek zamanın şartı
tiläydigän bolsäm (dileyeceksem)
tiläydigän bolsäng
tiläydigän bolsa
tiläydigän bolsak
tiläydigän bolsängiz
tiläydigän bolsä(lär)
Geniş Zamanın Şartı
bilär bolsäm (bilirsem)
bilär bolsäng
bilär bolsa
bilär bolsak
bilär bolsängiz
bilär bolsä(lär)
d. e- ve ekän İle Yapılan İsim Çekimi
İsim çekiminde şimdiki zaman veya geniş zamana kişi ekleri; geçmiş zaman ve şarta ise e- (imek) fiili getirilerek yapılır. Olumsuz çekimlerde ise emäs (değil) kullanılır.
1. Geniş (veya Şimdiki) Zaman
İsmin sonuna doğrudan doğruya kişi ekleri getirilerek yapılır.
Özbekmän (Özbeğim)
Özbeksän
Özbek(dir)
Özbekmiz
Özbeksiz
Özbekdir(lär)
Olumsuz şekli: Özbek emäsmän (Özbek değilim), Özbek emässän, Özbek emäs; yåş
emäsmiz (genç değiliz), yåş emässiz, yåş emäs(lär).
2. Öğrenilen Geçmiş Zaman
Öğrenilen geçmiş zamanın çekimi isim tabanına ekän getirilerek yapılır.
yåş ekänmän (gençmişim)
yåş ekänsän
yåş ekän
yåş ekänmiz
yåş ekänsiz
yåş ekän(lär)
Olumsuz şekli: yåş emäs ekänmän (genç değilmişim), yåş emäs ekänsän, yåş emäs ekän; oquvçi emäs ekänmiz (öğrenci değilmişiz), oquvçi emäs ekänsiz, oquvçi emäs ekän(lär).
3. Görülen Geçmiş Zaman
Görülen geçmiş zamanın çekimi isim tabanına edi getirilerek yapılır.
båy edim (zengindim)
båy eding
båy edi
båy edik
båy edingiz
båy edi(lär)
Olumsuz şekli: båy emäs edim (zengin değildim), båy emäs eding, båy emäs edi; ğamgin emäs edik (hüzünlü değildik), ğamgin emäs edingiz, ğamgin emäs edi(lär).
4. Şart
Şart çekimi için bolsä ve esä kullanılır:
Kelinçäk bolsä, bir çöp bilän yerni çizellär. “Gelincağız ise bir çöp ile toprağı tırmıklıyor.” Ånäsi bolsä bålä bilän birgä... üydä yåtädi. “Anası ise, çocukla birlikte... evde yatıyor.” Yigit esä Xålmätning bår-yoğıni farq etålmäydigän håldäydi. “Genç ise, Halmet’in olup olmadığını fark edemeyecek hâldeydi.”

Yapım Ekleri
Türkiye Türkçesiyle Özbek Türkçesinde kullanılan yapım ekleri büyük oranda aynıdır. Ancak bazılarında küçük ses ayrılıkları vardır. Bu ayrılıklardan üçü önemlidir:
1. İçinde /c/ sesi bulunan -ci, -cilik, -nci gibi ekler Özbek Türkçesinde ç’lidir: tilçi, temirçilik, ikkinçi.
2. Türkiye Türkçesinde yuvarlak şekilleri de bulunan -lik, -li, -çi gibi eklerin Özbek Türkçesinde sadece düz şekilleri vardır: yoqçilik (yoksulluk), köplik (çokluk), közli (gözlü), üçinçi (üçüncü). Bu tip eklerin kalın şekilleri de çok azdır: bårlıq (varlık).
3. Arapçada geçen mensubiyet eki , Özbek Türkçesinde -iy (bazan -ıy) şeklindedir: xususiy, sinfiy (sınıfsal), huquqıy (hukukî).
Türkiye Türkçesinde olduğu gibi Özbek Türkçesinde de yapım ekleri dört çeşittir.
1. İsimden İsim Yapan Ekler
+ dåş: Refakat, ortaklık bildirir: yoldåş (arkadaş), sirdåş (sırdaş), äsrdåş (çağdaş), åvuldåş (aynı köyden), tengdåş (yaşıt), käsbdåş (meslektaş).

+(i)mtil, +(i)mtir: Renk bildiren kelimelerde anlamın zayıflığını vurgular: åkımtil (akımsı), qåramtir (karamtrak), särğımtil (sarımsı, sarışın), kökimtir (mavimsi), qızğımtir (kızılımsı).

+äk: İşlek değildir: içäk (bağırsak), pästäk (kısa, bodur), özäk (öz, çekirdek), båşäq (başak), yoläk (dar yol, koridor)

+älä(si)/ +alåvi: Sayı isimlerine gelir, birliktelik, topluluk ifade eder: üçälä kitåb (her üç kitap), üçäläsi (üçü birden), beşälä (beşi de), üçalåvi (üçü de), törtalåvi (dördü de).

+åv(i): Beraberlik ifadesi taşır ve on sayısına kadar kullanılır. ikkåv (ikisi), üçåv (her üçü), beşåvimiz (beşimiz), onåv (on, onu da).

+åvlån: Beraberlik ifadesi taşır ve on sayısına kadar kullanılır. üçåvlån (üçü birlikte, üçü de), beşåvlån (beşi birlikte, beşi de), yettåvlån (yedisi birlikte, yedisi de) .
+bån: Farsça kökenlidir. Meslek ismi yapar: därvåzäbån (kaleci), qoyçibån (çoban),
båğbån (bahçıvan), saråybån (saray görevlisi).

+çä: Küçültme ekidir: kitåbçä (kitapçık), kuşçä (kuşçuk), oğılçä (oğulcuk). Dil ve lehçe isimleri de yapar: Rusçä, Özbekçä, Fårsçä.

+çän: Alışkanlık ve aşırılık bildiren sıfatlar türetir: küräşçän (savaşçı), xayålçän (hayalperest), işçän (çalışkan), oyçän (düşünceli), özgärüvçän (çabuk değişen), uyatçän (utangaç).

+çåq/+çäk: Küçültme ve sevgi bildirir: tåyçåq (küçük tay), kelinçäk (gelin), qoziçåq
(kuzucuk), oyunçåq (oyuncak).

+çi: Meslek ve uğraşı isimleri ve sıfat yapar: bålıqçi (balıkçı), millätçi (milliyetçi), temirçi (demirci), uyquçi (uykucu), sütçi (sütçü), qızıqçi (şakacı), bekårçi (boş, işsiz, aylak), såvçi (dünürcü).

+çil: Sıfat yapan bir ektir: därdçil (hastalıklı, çabuk hastalanır), kämçil (az bulunur, az), epçil (becerikli), izçil (prensipli), taqçil (az bulunur), kirçil (kirli).

+çilik (<+çi+lik): Soyut isimlerin yapılmasında kullanılır: kämçilik (eksiklik, kusur),
qıyınçilik (zorluk), millätçilik (milliyetçilik).

+dår: Farsça kökenlidir. Sahip olma bildiren kelimeler türetir: dindår, xabärdår (haberdar), ämäldår (memur), äybdår (suçlu), yerdår (yer sahibi).

+doz: Meslek ismi yapar. Farsça kökenlidir: kävüşdoz (terlikçi, terlik diken), etikdoz
(ayakkabıcı), döppidoz (şapka ustası), çåpåndoz (kaftan ustası).

+gär/går; +kär/+kår: Farsça kökenlidir. Meslek ismi ve sıfat yapar: cävåbgär (sorumlu), sävdågär (tüccar), såvungär (sabuncu), oymäkår (oyma ustası), tädbirkår (tedbirli), täläbgår (talip, istekli).

+ginä, +kinä, +qına: Küçültme ekidir: åzginä (azıcık), båläginä (balacık), quruqqınä
(kupkuru), tüzükkinä (iyice), yumşåqqınä (yumuşacık), kiçkinä (küçücük).

+Iş: Renk isimlerine gelerek benzerlik ifade eder: kökiş (mavimsi), åqış (akımsı), qızğış (kızılımsı), särğış (sarımsı, sarışın).

+käş: Farsça kökenlidir. Meslek adı ve sıfat yapar: äräväkäş (arabacı), cäfåkäş (cefa çeken), cäncälkäş (kavgacı), tüyäkäş (deveci), zähmätkäş (gayretli), häzilkäş (şakacı).

+läb: Sayı isimlerine ve zaman bildiren isimlere gelerek çokluk ve abartma ifadesi katar: onläb (onlarca), mingläb (binlerce), yüzläb (yüzlerce), yılläb (yıllarca).

+låq; +alåq: Küçültme ekidir: tåylåq (küçük tay), qızalåq (kızcağız), çaqalåq (küçük çocuk, bebek), botalåq (küçük deve, deve yavrusu), qışlåq (köy), tåşlåq (taşlık), qumlåq
(kumsal).

+li: Sıfat yapan işlek bir ektir: küçli (güçlü), täcribäli (tecrübeli), Tåşkentli (Taşkentli), nåzli (nazlı), ölçåvli (ölçülü), çiråyli (yakışıklı), åbroyli (itibarlı), qorqınçli (korkutucu), meväli (meyveli).

+lik: Soyut ve somut isimler yapar: åtälik (babalık), bålälik (çocukluk), tåzälik (temizlik), därslik (ders kitabı), ärzånlik (ucuzluk), tinçlik (dinçlik), qårånğılik (karanlık), körklilik (gösterişlilik).

+mänd: Farsça kökenli sıfat yapan bir ektir: käsälmänd (hastalıklı), dävlätmänd (zengin), ıxlåsmänd (bağlı, sadık), mürüvväntmänd (iyilik sever).

+råq: Sıfatlarda üstünlük derecesi yapar: yåmänråq (daha kötü), keksäråq (daha yaşlı),
yaxşiråq (daha güzel), yåruğråq (daha parlak), küçliråq (daha güçlü).

+simån: Benzirlik ve gibilik ifade eder: tuxumsimån (yumurtamsı), ådämsimån (insana benzer), åysimån (ay gibi), mäymunsimån (maymun gibi), tåmçisimån (damlamsı).

+siz: İsimlerden olumsuz sıfatlar yapar: åtäsiz (babasız), çeksiz (sınırsız), küçsiz (güçsüz), qaråvsiz (bakımsız), ilmsiz (bilgisiz).

+täçä: Tahmin ifadesi taşır. ontäçä (on kadar), yüztäçä (yüz kadar).

+tåy: Küçültme ve sevgi ifade eder: erketåy (nazlı, şımarık), kencätåy (ufaklık), şirintåy
(şirin, şirincik).

+zår: Farsça kökenlidir. Yer, mekân bildiren kelimeler türetir: båtqåqzår (bataklık yer),
gülzår (gül bahçesi), ekinzår (ekinlik).

be+: Olumsuz sıfat yapan Farsça kökenli bir ektir: bepul (parasız), beådåb (edepsiz),
bevätän (vatansız), beuyqu (uykusuz).

nå+: Olumsuzluk yapan farsça bir ektir: nåtoğri (doğru omayan), nåilåc (çaresiz), nåtaniş (tanıdık olmayan), nåtekis (düzgün olmayan).

2. İsimden Fiil Yapan Ekler
+(ä)r-: Geçişsiz fiiller türetir: özgär- (değiş-), qayğur- (kaygılan-), aqar- (ağar-), eskir (eski-), qısqar- (kısal-), kökär- (mavileş-), bozär- (bozar-), yåşär- (genç görün-).

+(ä)y-: Oluş bildiren geçişsiz fiiller türetir: kengäy- (genişle-), köpäy- (çoğal-), munğäy- (üzül-, surat as-), åzäy- (azal-), qåräy- (karar-), bükräy- (eğil-, bükül-), tåräy- (daral-), keksäy- (yaşlan-), zoräy- (kuvvetlen-).

+ä-: Geçişli ve geçişsiz fiiller türetir: åtä- (adlandırmak), boşä- (boşal-, serbest ol-), çuldirä- (şarıldamak), örtä- (alevlen-, kızış-), åşa- (ye-), qana- (kana-), qıyna- (eziyet et-), tilä- (dile-), oyna- (oyna-).

+äl-/+ål-: İşlek değildir: tüzäl- (düzel-, iyileş-), yönäl- (yönel-), yoqål- (kaybol-).
+i-: Geçişsiz fiiller yapar: tinçi- (sakinleş-, durul-), båyi- (zenginleş-), çängi- (tozut-),
kämi- (azal-), tozi- (savril-, dağıl-).

+ik-/+ıq-: Oluş bildiren geçişsiz fiiller türetir: åçiq- (acık-), keçik- (gecik-), çinıq- (sağlamlaş-), yolıq- (rastla-), zårıq- (sıkıl-), nämik- (nemlen-), cimıq- (sükut et-), tezik- (çabuk, tez yürü-).

+kä-/+gä-; +qa-/+ğa-: İşlek değildir: iskä- (koklamak), åçqa- (acık-), payqa- (hisset-, sez-), çulğa- (etrafını çevir-), pürkä- (püskürt-).

+lä-: Çok işlek bir türetme ekidir: qatlä- (katlamak), işlä-(işle-, çalış-), emlä- (tedavi et-, ilaçla-), oylä- (düşün-), båşlä- (başla-), åğulä- (zehirle-), mührlä- (mühürle-), ärzånlä- (ucuzla-), cämlä- (topla-), sözlä- (söyle-, konuş-).

+rä-: Genellikle yansıma kelimelere ve bazı sıfatlara gelerek fiil türetir: qåqrä- (kuru-, kuru hale gel-), güvrä- (anlamsız sesler çıkar-), ingrä- (inle-), hängrä- (anır-), höngrä- (hüngür hüngür ağla-), sayra- (şarkı söyle-).

+si-: Geçişsiz fiiller türetir. İşlek değildir: gärängsi- (şaşır-, saçma sapan konuş-), öksi- (üzül-, ağla-), mensimä- (itibar etme-), xamsi- (şüphelen-), ivirsi- (ufak tefek işlerle uğraş-).

+sin- (+si-n-): Duygu, niyet ve tavır ifade eden fiiller türetir: azsin- (azımsa-), därdsin- (çok dertlen-), qızıqsin- (meraklan-), yåtsin- (yadırga-), ärzånsin- (fiyatını az
bul-), äcäbsin- (acayip karşıla-), xayfsin- (acı-).

+sit- (+si-t-): İşlek değildir. Geçişli fiiller türetir: äybsit- (ayıpla-), kämsit- (aşağıla-, değerini düşür-), tengsit- (denkleştir-).

+sirä-: Genellikle duygu bildiren fiiller türetir: suvsirä- (susa-), uyqısirä- (uykusu gel-, uyumak iste-), tuzsirä- (tuz iste-, canı tuz çek-), ıssıqsirä- (sıcak şeyler arzu et-), qansirä- (çok kan kaybet-; gözünü kan bürü-), yåvğansirä- (yağlı yemek iste-), yåtsirä- (yadırga-, yabancı hisset-).

3. Fiilden İsim Yapan Ekler
-(I)m/-(U)m: Somut ve soyut isimler türetir: bilim (bilgi, bilim), kiyim (giyecek), yutum (yudum), qatläm (kat, katman), båsim (basınç), yığım (mahsül, hasat), tizim (sistem), åqım (akım), ölim (ölüm).

-åq/-äk: Genellikle yer isimleri, nesne isimleri ve sıfatlar türetir: yåtåq (yatak), quçåq (kucak), piçåq (bıçak), qåçåq (kaçak), qonåq (konak), böläk (parça, bölük), qorqåq (korkak).

-(I)k/-(U)k;-(I)q/-(U)q: İşlek bir ektir: küräk (kürek), kesik, tiläk (dilek), qışlåq (kışlak), åçıq (açık), sınıq (kırık), çirik (çürük), åçıq (açık), yåpıq (kapalı), soråq (soru), buzuq (bozuk), yetük (yetişkin, olgun).

(i)nç: Duygu bildiren isim ve sıfatlar türetir: sevinç, qorqınç (korkunç), quvänç (kıvanç, sevinç), ökinç (pişmanlık), sağınç (özlem, hasret).

-gån/-gän; -qån/-kän: Sıfat-fiil eki olan bu ek kimi kalıcı kelimeler de türetmiştir:
kelişgän (yakışıklı), üylängän (evli), qåpqån (kapan), tuğışgän (öz kardeş).

-çåq/-çäk: Sıfat ve isim türetir: tårtınçåq (çekingen), måqtançåq (övüngen), erinçåq
(tembel, uyuşuk), emçäk (meme), taqınçåq (takı), åvunçåq (teselli), yalınçåq (yalvaran).

-çıq: İşlek değildir. Sıfat ve isim türeüir: sirgänçıq (kaygan), süyänçıq (destek, daya-
nak), qızğançıq (kıskanç; cimri).

-dåq/-däk: İşlek değildir. İsim ve sıfat türetir: yügürdäk (hizmetçi), yäsädåq (süslü),
qåvurdåq (kavurma, kızartma).

-dıq/-dik: İşlek değildir: sevdik (sevgili), qåldıq (kalıntı, artık), tåpildıq (buluntu), hårdıq (yorgunluk).

-ğı/-gi; -qı/-ki: Somut ve soyut isimler türetir. İşlek bir ektir: süpürgi (süpürge), sezgi (sezgi), tepki (tekme), yåqılğı (yakacak), sänçqı (çatal), külgi (gülme, gülüş), sevgi, türtki
(itme, dürtme), tutqı (demet).

-ğıç/-giç; -qıç/-kiç: Somut ve soyut isimler türetir. körsätkiç (gösterge, dizin), qısqıç
(kerpeten, kıskaç), yırtqıç (yırtıcı), öçirgiç (silgi), åçğıç (anahtar), tutqıç (sap), çizğıç (cetvel), yulğıç (menfaatçi), sözläşgiç (rehber).

-ğın/-gin; -qın/-kin; -ğun/-gün; -qun/-kün;: İsim ve sıfat türetir: uçqun (kıvılcım),
yånğın (yangın), keskin, süzgün, uyğun (uygun), tosqın (engel), tüşkün (düşkün), såtqın
(satılmış, hain).

ğır/-gir; -qır/-kir; -ğur: Sıfat türeten bir ektir: bolmägur (yaramaz), tåpqır (zeki), ötkir (keskin), sezgir (sezgin).

-(I)n/-(U)n: İşlek değildir: kelin (gelin), yaşırın (gizli), ekin, yığın, tügün (düğüm), tütün (duman), yağın (yağış).

-kä: İsim ve sıfat türetir. İşlek değildir: tilkä (dilim, parça), qısqa (kısa).

-qåk/-gäk: İsim ve sıfat türetir: qaçqåq (kaçak), batqåq (bataklık), urişqåq (kavgacı), tirişqåq (gayretli), ilgäk (askı), uyuşqåq (uyumlu).

-mä: İsim-fiil eki olan bu ek kimi kalıcı isimler de türetmiştir: tügmä (düğme), qåvurma (kavurma), yåzma (yazılı), aylanma (daire), ayirmä (fark, kalan), köçirmä (kopya), pistirmä (pusu), åğmä (eğik).

4. Fiilden Fiil Yapan Ekler
-ä-: Kök fiilin anlamını pekiştiren fiiller türetir: burä- (bur-), sorä- (sor-), ölçä- (ölç-), tütä- (tüt-), qura- (kur-, bir araya getir-).

-är/-ar-: Ettirgen çatı ekidir. İşlek değildir: qopar- (kopar-), çıqar- (çıkar), qaytar- (döndür-; tekrar et-), itär- (it-).
-i-: Kök fiilin anlamını pekiştiren fiiller türetir: qazi- (kaz-, kazı-), qızi- (kız-), pişi- (tavına gel-, olgunlaş-), singi- ‘sin-, özleş-), tini- (din-, saflaş-), şimi- (em-, içine çek-).

-(I)l-: Edilgen çatı ekidir: soräl- (sorul-), äytil- (söylen-), qåmäl- (tutuklan-), kütil (beklen-), åçil- (açıl-), yåzil- (yazıl-), äytil- (söylen-), süyil- (sevil-).

-(I)n-: Dönüşlü çatı ekidir: kiyin- (giyin-), påqlän- (temizlen-), yuvin- (yıkan-), käyflän- (keyiflen-), qurallän- (silahlan-), yulin- (yolun-), qılin- (yapıl-).

-(I)r-: Ettirgen çatı ekidir: şişir-, köçir- (göçür-), qaçir- (kaçır-), keçir- (geçir-), tüşir- (düşür-), pişir-, uçir- (uçur-).

-(I)ş-: İşteşlik ekidir: cåyläş- (yerleş-), yårdämläş- (yardımlaş-), yengilläş- (hafifleş-), kömäkläş- (yardımlaş-), yüzläş- (yüz yüze gel-), uçräş- (karşılaş-), båqış- (bakış-), küliş-
(gülüş-).

-(I)t-: Ettirgen çatı ekidir: oqıt- (okut-), özgärt- (değiştir-), yålqınlät- (alevlendir-), erit-, oxşät- (benzet-), tirilt- (dirilt-), köpäyt- (çoğalt-), çirit- (çürüt-).

-dir-/-tir-: Ettirgen çatı ekidir: yedir- (yedir-), sevintir- (sevindir-), ayttir- (söylet-), üzdir- (kopar-), emizdir- (emdir-), sındir- (kır-), keltir- (getir-), qåldir- (kaldır-).

-qaz-/-gäz-; -ğaz-/-gäz-: Ettirgen çatı ekidir: körgäz- (göster-), ötkäz- (geçir-), tutqaz-
(tuttur-), tolğaz- (doldur-), yetkäz- (ulaştır-), bitkäz- (bitir-), ketkäz- (gider-).

-qız-/-kiz-; -ğız-/-giz-: Ettirgen çatı ekidir: kirgiz- (girdir-), bitkiz-(bitir-), yåtqız- (yatır-), åzğır- (azdır-, yoldan çıkar-), ötkiz- (geçir-), turğız- (kaldır-, dik-), tekkiz- (değdir-), mingiz- (bindir-).

-(I)msirä-: İşlek değildir. Fiilin anlamına benzerlik, yakınlık anlamı katar: yığlamsirä-
(ağlamaklı ol-), külimsirä- (gülümse-), qorqımsirä- (biraz kork-).

-(I)nqırä-: İşlek değildir. Fiilin anlamına yakınlık, azlık katar: qızarinqırä- (biraz kızar-), qorqınqırä- (biraz kork-), yuminqırä- (biraz yum-).

-iz-/-ız-: Ettirgen çatı ekidir. İşlek değildir: emiz- (emzir-), aqız- (akıt-), tåmiz- (damlat-), tegiz- (değdir-), båqız- (baktır-, tedavi ettir-).

Sıfat-Fiiller
Özbek Türkçesindeki sıfat-fiiller şunlardır:
-(ä)yåtgän: Az görülen bir sıfat-fiil eki olup Türkiye Türkçesine “-mekte olan” şeklinde çevrilebilir: keläyåtgän (gelmekte olan), yåzäyåtgän qız (yazmakta olan kız), yåğäyåtgän
yåmğır (yağmakta olan yağmur), yügüräyåtgän kişi (koşmakta olan kişi), oynäyåtgän bålä
(oynayan, oynamakta olan çocuk).

-(a/-y)digän: Çok kullanılan bir sıfat-fiildir. Türkiye Türkçesine “-An”, “-dIk” ve -AcAk olan” şekillerinde aktarılabilir: bu fänlärni okıtädigän okıtuvçilär (bu dersleri okutmakta olan öğretmenler), yåzädigän kitåbim (yazdığım/yazacağım kitap), ölik yığadigän ärävälär
(ölü toplayan arabalar), saqläydigän cåy (sığınak), oqıydigän kitåb (okunacak kitap).

-äcäk: Az görülen bir sıfat-fiil ekidir. Yazı dilinde nadiren görülür, konuşma dilinde Türkmenceleşmiş ağızların dışında hiç kullanılmaz: yåzäcäk båla (yazacak çocuk),
keläcäğini bilämän (geleceğini biliyorum), boläcäk özgäriş (olacak değişiklik), quriläcäk
binå (inşa edilecek bina), qılinäcäk işlär (yapılacak işler).

-är: Geniş zaman sıfat-fiilidir: åqar suv, külär yüz (güler yüz), yånär tåğ (yanar dağ),
aytär gäp (söylenecek söz), tez çåpär at (hızlı koşan at), tez åqar såy (hızlı akan çay). yåşär
cåy (yaşanan yer).

-mäs: -är geniş zaman sıfat-fiilinin olumsuzudur: åkmäs suv (akmaz su), körmäs köz
(görmez göz), ölmäs şåir (ölmez şair), sönmäs hayåt (ebedî hayat), bilinmäs küç (bilinmez
güç), toyilmäs suhbät (doyulmaz sohbet), bolär-bolmäs söz (olur olmaz söz).

-ärli/-ärli: Çok kullanılan bir sıfat-fiil değildir: tüşünärli söz (anlaşılabilir söz), yetärli pul (yeterli para), işånärli söz(ınanılır, güvenilir söz), qårın toydirärlik bir käsb (karın doyuracak bir iş), tüşünärli gäp (anlaşılır cümle), sezilärli täsir (hissedilir etki).

-gän, -kän, -qan: Geniş zaman sıfat-fiilidir: kelgän adäm (gelen adam), oqıgän balä (okuyan çocuk), kütilmägän hådisä (beklenmeyen hadise), körilmägän qår (görülmeyen kar), körgänimni aytib (gördüğümü söyleyip), qorqqanigä qalbini åçärmidi? (korktuğuna kalbini açarmıydı?), Men şåir ekänimni aytdim (Ben, şair olduğumu söyledim),
buni yåzgänningizgä işånmäymän (bunu yazdığınıza inanmıyorum), iş bilgän kişi (iş bilen kişi), üzilmägän såvçilär (arkası kesilmeyen dünürler).

-miş: Az kullanılan bir sıfat-fiil ekidir: ötmişni ilåhiyläştirgänsän (geçmişi Tanrılaştırmışsın), ötmiş mädäniyät (geçmiş medeniyet), oqımişli kişi (okumuş kişi), ötmiş täcribe (geçmiş tecrübe).

Zarf-Fiiller
Özbek Türkçesinde görülen zarf-fiiller şunlardır:
-(i)b/(-bån): İşlek zarf-fiil eklerindendir. Tekrar grupları ve birleşik fiil kuruluşunda da kullanılır: üygä kirib otirdi (eve girip oturdu), külib külib sözlädi (gülüp gülüp konuştu), üygä kirmäb (eve girmeyip), öylänib öylänib (düşüne düşüne), yığläb yubår- (ağla-), ålib çıq- (al-, alıp çık-); -bån şekli az kullanılır: kelibån (gelip), yasabån (yapıp, yaparak), debån (diyerek)

-ä/-y: Tek başına kullanılmaz. Ya tekrar halinde, ya birleşik fiillerde kullanılır: kelä kelä
(gele gele), oqıy oqıy (okuya okuya), åçlikdän qırılä båşlädi (açlıktan kırılmaya başladı),
aytä båşlädi (söylemeye başladı), oqıy åldi (okuyabildi).

-gäç, -käç, -qaç: Türkiye Türkçesindeki “hemen, anında” anlamlarını veren “-maz/ -mez”, “-ınca/-ince” anlamlarını verir: xatni oqıp bolgäç åtämgä qaytärdim (mektubu okur okumaz babama verdim), åtäsini körmägäç yığläy båşlädi (babasını görmeyince ağlamaya başladı), mäktäbgä kirgeç (mektebe girince), körgäç (görünce), tutqaç (tutunca).

-gäni: Sebep bildirir. Türkiye Türkçesine “-mak için” şeklinde çevrilebilir: gilås såtgäni
båzårga bårdim (kiraz satmak için pazara vardım), sizni körgäni keldik (sizi görmeye geldik).

-gäli: “-gäni” ile aynı anlama gelir: sizgä pul bergäli keldim (size para vermek için (vermeye) geldim), işlägäli keldim (çalışmak için, çalışmaya geldim), sizni ålib ketgäli keldim (sizi götürmek için geldim).

-gändä/-qandä: Türkiye Türkçesine “-dığında, -dığı zaman” şekliyle aktarılabilir: Änvär kelgändä (Enver geldiğinde), seni körgändä (seni gördüğüm zaman), miltıq åtgånimizdä (silah attığımızda), eşikni qåqqandä (kapıyı çaldığında), üydän çıqqandä (evden çıktığı zaman).

-gäniçä: “-dığı şekilde, -dığı üzre” anlamını verir: bilgäniçä äytä båşlädi (bildiği şekilde anlatmaya başladı).

-günçä: “-ıncaya kadar” anlamını verir: åtäm kelgünçä men gazeta oqıdim (babam gelinceye kadar gazete okudum), körmägünçä (görmeyince, görmeyinceye kadar), közdän ğåyib bolgünçä (gözden kayboluncaya kadar), üyge bårgünçä (eve gidinceye kadar).

e-kän: İsim fiilinin zarf-fiil şeklidir: qol çözärkän (el uzatırken), bår ekän (var iken),
ketärkän (giderken), Özbekçä ögränärkän (Özbekçe öğrenirken), uxlärkän (uyurken).

-mäsdän: Türkiye Türkçesine “-madan” ve “-maksızın” şekliyle çevrilebilir: quyåş båtmäsdän (güneş batmadan), båşqa gäp äytmäsdän çıqıp ketdi (başka söz söylemeksizin
çıkıp gitti), palåvni såvıtmäsdän (pilavı soğutmadan), ziyåfät tügämäsdän (ziyafet bitmeden), nånüştä qılmäsdän üydän çıqmäydi (kahvaltı yapmadan evden çıkmaz).

-mäy: Türkiye Türkçesine “-madan” olarak çevrilir: ölmäy yåzgä çıqdik (ölmeden yaza çıktık), kitåbni oqımäy (kitabı okumadan), nimä gäpligini tüşünålmäy (ne olup bittiğini
anlayamadan), oqıp-oqımäy (okuyup okumadan), åqızmäy-tåmızmäy (hiç gecikmeden).

Hareket Adları (İsim-Fiiller)
Özbek Türkçesinde hareket adları üç türlü ekle yapılır.
1. -(i)ş: Özbek Türkçesinde istisnasız olarak bolca kullanılan bir hareket ekidir:
özgäriş (değişme), boliş (olma), köriş (görüş), åliş (alış), beriş (veriş), oqış (okuyuş), yüriş (yürüyüş), yığiş (yığış, yığma).
2. -måq: Türkiye Türkçesinde olduğu gibidir: oqımåq (okumak), sevmåq, bilmåq, gäpläşmåq (konuşmak), öçmåq (sönmek), küymåq (yanmak), bilmåq (bilmek), ötmåq (geçmek), oqımåq (okumak). Olumsuzu -mäslik ekiyle ifade edilir:
oqımäslik (okumamak), bilmäslik (bilmemek), sevmäslik (sevmemek).
3. -(U)v: Özbek Türkçesinde bu ekle oluşan fiil biçimlerini de hareket adlarına dahil etme eğilimi vardır: yåzuv (yazma), oquv (okuma), körüv (görme), qıdıruv (arama), qutlåv (kutlama), soråv (sorma).

Kelime Türleri
Zamirler
a. Kişi Zamirleri: Kişi zamirleri Türkiye Türkçesindeki gibi olup, sadece küçük ses farklılıkları gösterir. Özbek Türkçesinde kişi zamirleri şunlardır:
Teklik              Çokluk
men (ben)        biz, bizlär
sen, siz                        siz, sizlär, senlär
u (o)                ulär (onlar)
siz” çokluk II. şahıs zamiri olmakla birlikte, nezaket ifadelerinde II. teklik şahıs için de kullanılmaktadır. Dolayısıyla, II. çokluk şahsın teklikle karışmaması için, II. çokluk için ayrıca “sizlär” biçimi kullanılır. senlär zamiri, II. çokluk şahıs zamirinin kaba şeklidir.
ulär” zamiri de nezaket ifadelerinde teklik III. şahıs için kullanılabilmektedir. İsimlere gelen hâl ekleri zamirlere de aynen gelir: mengä (bana), ungä (ona), sendä, ulärdän, bizni (bizi), sizning (sizin). Ancak men ve sen zamirlerinin ilgi ve yükleme hâllerinde ek başındaki “n” düşer: mening (benim), sening (senin), meni (beni), seni.
Kişi zamirlerinin hal ekleriyle kullanımı şöyledir:
b. Dönüşlülük Zamiri: Dönüşlülük zamiri “öz”dür: özim (kendim), özing, özi, özimiz, özingiz, özläri.

c. İşaret Zamirleri: bu, şu, u (o), öşä (o), bulär
(bunlar), şulär (şunlar), ulär (onlar), öşälär (onlar)’dır.
Örneklerde görüldüğü gibi, zamirler çokluk ekini aldığı zaman araya zamir n’si girmez. Ancak, hâl eklerini alınca araya zamir n’si girer: bungä (buna), ungä (ona), bundä, undän. Ayrıca “uşbu” zamiri de Özbek Türkçesinde kullanılır.

d. Belirsizlik Zamirleri: älläqaysi (herhangi bir, biri), ällänärsä (bir şey), ällänimä (bir şey), älläqançä (birkaç), ayrim (bazı, kimi), ba’zi (bazı), ba’zi birlär (bazıları, kimileri), biråv (biri, birisi), bir qançä (bir kaç), bir neçä (birkaç), bir närsä (bir şey), xämmä (hepsi), heç kim (hiç kimse), kimdir (biri, birisi), kimsä (kimse), qay bir (hangi bir), qaysi bir (herhangi biri), nimädir (bir şey, herhangi bir şey), här kim (herkes, her biri), bäri (hepsi), biri, barçä (hepsi, herkes).

e. Soru Zamirleri: qaysi (hangi), qaysiläri (hangileri), kim/kimlär (kim, kimler), nimä (ne), nimälär (neler), nimäni (neyi), qançäsi (ne kadarı), neçtäsi (ne kadarı), närsä (ne).

Sıfatlar
a. Niteleme Sıfatları: yaxşi kişi (iyi insan), kättä üy (büyük ev), qårä tåş (kara taş), yåmån xåtin (kötü kadın), songgi söz (son söz), räsmli kitåb (resimli kitap), suvsiz yer (susuz yer), härbiy kiyim (askerî elbise), qızil bayråq (kızıl bayrak), keng mäydån (geniş meydan) çuqur quduq (derin kuyu), åq köngil (temiz kalp) vs.

b. Belirtme Sıfatları: Kendi arasında dörde ayırabiliriz.
1. İşaret Sıfatları: “bu, şu, u ve öşä”dır. “bu” yakını, “şu” biraz uzağı; “u” ve “öşä” ise en uzağı işaret eder: bu üy (bu ev), şu mähäl, u yåq (o taraf), öşä keçä (o gece).

2. Sayı Sıfatları: Kendi arasında dörde ayrılmaktadır:
a. Asıl Sayı Sıfatları: bir, ikki, üç, tört, beş, ålti, yetti, säkkiz, toqqız, on, yigirmä (yirmi), ottiz, qırq, ellik (elli), åltmiş, yetmiş, säksån, toqsån, yüz, ming (bin), million, milliard.
b. Sıra Sayı Sıfatları: Asıl sayıların sonuna +(i)nçi eki getirilerek yapılır: birinçi kün (birinci gün), ikkinçi üy (ikinci ev), åltinçi yil (altıncı yıl), toqqızinçi åy (dokuzuncu ay), yigirmänçi äsr (yirminci asır), åltinçi klass (altıncı sınıf).
c. Kesir Sayı Sıfatları: Kesir sayı sıfatı, sayılara +dän eki getirilerek yapılır: beşdän ikki (beşte iki), yettidän bir (yedide bir), säkkizdän üç (sekizde üç). “yärim” (yarım) kelimesi getirilerek de yapılır: yärim yol (yarı yol), bir yärim såät (yarım saat), yärim häzil yärim çin (yarı şaka yarı ciddi).
d. Üleştirme Sayı Sıfatı: Türkiye Türkçesinde sayıların üzerine gelerek üleştirme sıfatı yapan +er eki, Özbek Türkçesinde sadece bir sayısına gelir: bir+är kün (birer gün).
Ayrıca +tädän eki de bir üleştirme sıfatı yapan ektir: beştädän ålmä (beşer elma),
ontädän kişi (onar kişi), yettitädän yigit (yedişer yiğit).
Özbek Türkçesinde ayrıca sayılara getirilerek topluluk sayı sıfatları yapan -älä, -läb,
-täçä, -åv, åvlån, -älåvi ekleri vardır: onläb (onlarca), yüzläb (yüzlerce), mingläb, ontäçä
(on kadar).

Belirsizlik Sıfatları: birån (bir), bir neçä (bir nice, birkaç): ba’zi (bazı), biråv (bir), biråz (biraz), hämmä (bütün), köp (çok), härqançä (her türlü), härqaläy (her türlü), härqandäy (her türlü), başqa (başka), talay (birçok), heçqandäy (hiçbir), barçä (bütün, hep), älläqandäy (herhangi), fälån (falan), här (her), heçbir (hiçbir), ançä (birçok).

Zarflar

Zaman Zarfları
bugün (bugün), endi (şimdi), song (sonra), ertä (yarın), ertäläb (sabahleyin), keyin (sonra), keçä (akşam, gece), håzir (şimdi), ävväl, qadim (eskiden), åldin (önceden), bultur (geçen yıl), songrä (sonra), häli (hâlâ, henüz), därhål (derhal), tün (gece), hämişä (hep, daima), båyä (az önce, henüz), keyin (sonra), burun (önce), hämmävaqt (her zaman), keçqurun (gece).

Yer-Yön Zarfları
åst (alt), päst (alt, aşağı), årt (art, geri), åld (ön), tåşqari (dışarı), üst (üst), yuqåri (yukarı),
årqa (arka), içkäri (içeri), beri, näri (öte, ora, ileri), toğri (doğru), qarşi (karşı), ilgäri (ileri, öne doğru).

Nitelik (Durum) Zarfları
därhål (derhal), birdän (birden), birgä (birlikte), mäcburän (mecburen), täsådifän (tesadüfen), qahrämånlärçä (kahramancasına), härhåldä (herhalde), şundäy (şöyle), undäy (öyle), munaqa (böyle), cim (sessiz), ästä (yavaş, yavaşça), åhistä (aheste, yavaşça), sekin (sakin, yavaşça), qaytä (tekrar), birmäbir (bir bir), birgä (birlikte), anıq (açık, belli), yaxşi (iyi), gözäl (güzel), yåmån (kötü), yäyåv (yaya), zimdän (gizlice), zorğa (güç bela), zinhår (asla).

Miktar Zarfları
piçä (azıcık, biraz), biräz (biraz), säl (biraz, birazcık), äzmunçä (az, azıcık), birmunçä (biraz), ançä (bir hayli), köp (hep, çok), hıylä (hayli, epey), årtıq (çok, fazla), çäksiz (sınırsız), cüdä (çok), eng (en), mol (bol), käm (az, eksik), köp (çok), bütünläy (büsbütün), äksäri (ekseri, çoğunlukla), tämåmän (tamamen).

Soru Zarfları
qandäy (nasıl), neçük (nasıl, niçin), negä (niye), nimä üçün (ne için), qaçån (ne zaman), nimädän (neden, niçin), nimägä (niye, niçin), qandåq (nasıl), qançägäçä (ne zamana kadar).

Edatlar
1. Ünlemler:
a. Duygu Ünlemleri: åh (ah), å (ah, eh), uh, uf, åv (of), tüf (tüh), oho, åbbå (abov, vay), våh (vah), våy (vay), ättäng (vah, yazık), dåd (imdat), bäy-bäy (hayret, acıma ve nefret ünlemi), esiz (yazık, ne yazık), hox-hö (hayret etme ünlemi), bälli (güzel, aferin).
b. Seslenme Ünlemleri: e, ey, häy (hey), håy (hey), äyä (ey), håv (ey), huv (hu).
c. Gösterme Ünlemleri: änä (işte, işte o), mänä (işte, işte bu), änåv/änävi (işte bu), tå (ta).
d. Cevap Ünlemleri: hä (evet), håvva (evet, olur), läbbäy (peki, buyur), åriy (evet, doğru, elbette), bäs (tamam), xop (peki, tamam), yoq (yok, hayır), mäyli (olur, pekâlâ), xoş (peki, evet), yaxşi (peki), bopti (olur).

2. Bağlaçlar
a. Sıralama Bağlaçları: vä (ve), bilän (ile), yänä (ve), häm (de).
b. Denkleştirme Bağlaçları: yåki (veya), yå (ya, veya), yåhud (veya, yahut).
c. Karşılaştırma Bağlaçları: yå ... yå (ya ... ya), yå ... yåki (ya ... ya da), nä...nä (ne...ne),
häm...häm (hem...hem), xåh...xåh (ister...ister), mäyli...mäyli (ister...ister), dem ... dem (bazen ... bazen), gåhå ... gåhå (bazen ... bazen), keräk ... keräk (gerek ... gerek), yå ... yåinki (ya ... ya da).
d. Cümle Başı Bağlaçları: ägär (eğer), gärçi (gerçi), äftidän (galiba), bälki (belki), bäşärti (şayet, eğer), ehtimål (belki), çünånçi (mesela), ämmå (ama), lekin (lakin), xuddi (aynı, tıpkı),
göyå (güya, sanki), faqåt (fakat), biråq (fakat, lakin), çünki (çünkü), alälxusus (özellikle),
aynıqsä (özellikle, bilhassa), låaqal (hiç olmazsa).
e. Sona Gelen Bağlaçlar: bolsä (ise), esä (ise), häm (de, da), dä (de, da), hämdä (hem de).

3. Son Çekim Edatları:
a. Yalın ve ilgi halinden sonra kullanılanlar: bilän (ile), käbi (gibi), dek (gibi), uçün (için), arqalı (yoluyla), boyi (boyu), boyiçä (boyunca), boyläb (boyunca), çåğli (kadar), misåli (gibi), ornigä (yerine), säbäbli (dolayı), sarı (doğru), sayın (her, -dıkça), singäri (gibi), yanglığ (gibi).
b. Yönelme halinden sonra kullanılanlar: qadär (kadar), qarşi (karşı), körä (göre), tåmån (doğru, taraf), binåän (binaen), dåir, dåvur (kadar), qaräb (doğru), qaräğändä (göre), qärämäsdän (rağmen), qarämäy (rağmen), qarätä (doğru).
c. Ayrılma halinden sonra kullanılanlar: åldin (önce), ävväl (önce), båşqä (başka), båşläb (itibaren, beri), beri, böläk (başka), taşqari (başka), özgä (özge), burun (önce), buyån (beri), keyin (sonra), song (sonra).

Ünite 8
Özbek Alfabesi



Sözlük
åmmäviy: kitlesel
årtıq: artık, fazla
barçä: bütün
birårtä: bir, herhangi bir
çet: yabancı, dış
däråmäd: kazanç, gelir
indä-: ses çıkarmak, seslenmek
kättä: büyük 
keçqurun: akşam üstü
köçä: sokak
mäslähätläş-: akıl danışmak
mehnät: emek
nimä: ne
ortåq: arkadaş
oxşa-: benzemek
qıyna-: eziyet etmek
tåpil-: bulunmak
taşlä-: atmak, fırlatmak
taşqari: başka, dış, dışarı, hariç
toxta-: durmak
xånädån: ev, aile
xomrä-: somurtmak
xop: peki, tamam
xursänd: memnun, şen 
yäkkä: bir tane, tek
yeç-: çıkarmak, çözmek

---
Kitap bitti

Kitabın tamamına link üzerinden ulaşabilirsin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder