25 Nisan 2013 Perşembe

Uygur Türkçesi


Uygur Türkçesi

Uygur Türkçesi, Kök Türkçenin devamı niteliğindedir. Budizm ve Maniheizm etkisine giren Türkler, bu inançlarla ilgili metinleri dillerine kazandırıp kültürel birikim sağlamışlardır.
  
Ünite 1

Uygurlar ve Uygur Yazısı

Ötüken Uygur Kağanlığı (Bozkır Uygur Kağanlığı 744 – 840)
II. Köktürk Devleti 744 yılında Uygurlar, Karluklar ve Basmılların ittifakıyla yıkılır. Karabalsagun’u merkez kabul eden Uygurlar 744 yılında kağanlıklarını kurarlar. Uygurların ilk kağanı ‘Köl Bilge’ eski unvanı ‘ilteber’le yetinmeyip hakan unvanını da almıştır.

751 yılında, batıya doğru ilerleyen Çin ordularına karşı Karluklar ve Yağma Türkleri, Talas nehri kıyısında Arap saflarına katılarak Çinlilere karşı savaşmışlardır. Bu savaş Türklerle Müslümanları yan yana getirmesinin yanında Çinlilerin bir daha batıya sefer yapmalarına engel olması bakımından önemlidir. Türkler ve Araplar, savaşta esir düşen Çinlilerden kâğıt yapımını öğrendiler. Kâğıdın kullanılmaya başlanması kültür ve medeniyetin hızla ilerlemesine katkı sağladı.  
Karluklar Talas savaşından sonra Tanrı Dağları’nın batısında Karahanlı Devleti’ni kurdular (766). 
Abbasi halifesi Mansur (754-775), devlet merkezini Bağdat’a taşıyarak burada Beytü’l-Hikme adlı tercüme okulunu kurdurdu. Antik çağın önemli eserleri ilk olarak bu dönemde tercüme edilmeye başlandı. 

Uygurların Çinlilerle olan yakın ilişkileri, iki ülke arasında alış-verişin gelişmesine ve bu yolla Uygurların şehir hayatına geçmeye başlamasına yol açmıştır. Uygur hükümdarının oğlu Bilge Kağan (Çince karşılığı Mo-yen-ço), 758 yılında Çinli ve Sogdlu mimarları Bay-Balık şehrinin kurulması için görevlendirmiştir. Bay-Balık, Moğolistan Türklerinin kurduğu ilk şehirdir.

Maniheizm
Çin sarayındaki karışıklar nedeniyle Uygur hükümdarı Bögü (Moğ-yü) Kağan’dan yardım isteyen Çin hükümdarı, Bögü’nün yardımıyla tahtını korumayı başarır (762). Çin hükümdarına yardım amacıyla Çin’in başkentini kuşatan Bögü Kağan, kuşatma sırasında Mani dinine mensup rahiplerle yakınlaşır. Ülkesine geri dönerken 4 rahibi yanında götürür. Ruiy-şi, bu rahiplerin en önemlisidir. Karabalsagun kitabesinin Çince yüzü bu rahibi konu edinmiştir.
Mani dinini resmi olarak kabul eden Bögü Kağan, ülkesi dışındaki şehirlerde mani dinine mensup kişiler nezdinde de nüfuz sağlamış ve bölgede mani inancına sahip insanların koruyucusu payesini elde etmiştir.
Mani dininin etkisiyle tarıma yöneldiler (yağ ve süt mani dininde yasak yiyeceklerdendi). Abbasilerin 821 yılında Uygur sarayına elçi olarak gönderdiği Temim ibn Bahr’ın seyahat notlarında Uygurların göçebe ve yerleşik olmak üzere iki guruba ayrıldığı, sarayın bulunduğu merkezin müstahkem bir şehir olduğu yazılıdır.
840 yılındaki Kırgız akınları karşısında dağılmaktan kurtulamadılar. Uygurların Kırgızlara yenilmesi, savaşma azmini kaybetmeleriyle yakından ilgilidir. Arap tarihçisi El-Cahiz, bunun nedeni olarak Mani dininin sulh ve pasifliği telkin etmesini gösterir. 

Koço Uygur Kağanlığı (840-1250)
Kırgız saldırılarından sonra Ötüken’i terk eden Uygurlar ülkenin güneyindeki tarım havzalarına yöneldiler. Burada Koço adında yeni bir devlet kurdular. Koço’da mani dini Budizmle birlikte ikinci din olarak varlığını sürdürmüştür. Türklerin Budizmle tanışmaları Muhan’ın kardeşi Taspar’la birlikte olmuştur. Nirvanasutra’nın Türkçeleştirilmesi girişimleri bu döneme rastlar.
Koço Uygurlarının tarihe karışmaları, Cengiz’in oğullarından Çağatay vesilesiyledir.

Uygur Alfabesi
Manihesit Türkler Mani (Manihey) ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. Budist Türklerden kalan metinlerin çoğu Sogd yazısından geliştirilen Uygur alfabesiyle yazılmıştır. Sogd yazısı dışında Brahmi ve Tibet yazısı da kullanılmıştır.  

Uygur alfabesi sogdların işlek yazısından (kurziv) harf eklemeleriyle ortaya çıkan bir yazı sistemidir. Turfan çevresinde 15. yüzyıla kadar kullanılan bu yazı yerini Arap alfabesine bırakmaya başlamıştır. Uygur alfabesi Moğollar tarafından da resmi yazı dili olarak kullanılmıştır. Tunguz halklarından olan Mançular 1644’ta hanedanlıklarını kurduktan sonra Moğol alfabesini alıp bazı değişiklikler yaparak kullanmaya başlamışlardır. Özetle; Uygur alfabesi yaklaşık 1000 yıl boyunca Türkler arasında kullanılmıştır.

Uygur Yazı Sistemi
Uygur alfabesinde Türkçenin 8 ünlü sesi, Arap alfabesindeki elif, vav ve ye harfleriyle karşılanır.
Uygur alfabesi aslen 14 harften ibarettir. Bazı harfler birçok sesi karşılamaktadır.
F. W. K. Müller, Uygur alfabesini çözümleyerek, 1898-1914 yılları arasında Doğu Türkistan’da bulunan yazmaların Uygur Türkçesi olduğunu ortaya çıkarır.

Uygurca metinlerin ele alındığı ilk yayın Uigurica’dır (1908). Eser, Müller’e aittir. 1911’de Uigurica II yayımlanmıştır. 1919’da Uigurica III yayımlanmış, Müller’in ölümünden sonra onun çalışmalarını sürdüren A. V. Gabain tarafından 1931’de Uigurica IV yayımlanmıştır.
Müller ile aynı yıllarda A. Von Le Coq, Mani yazmaları üzerinde çalışmalar yapmıştır. 1911’de Manichaica I, 1919’da Manichaica II, 1922’de Manichaica III, Le Coq tarafından yayımlanmıştır. 


Ünite 2

Uygurcada y ve n Ağzı

Gabain’in eserinde Uygur kavramını açıklarken ağız ayrılıkları konusunda n ve y ağzından söz eder. Burada sözü edilen n ve y sesleri Orhun Türkçesinde ń birleşik sesidir (koń / koyun, ańıg / kötü-fena).  Orhun Türkçesindeki bu bileşik ses Uygur Türkçesinde /y/ sesine gelişmiştir (koń / koy, ańıg / ayıg).

Budist Mani metinlerinin büyük kısmı y ağzı ile yazılmıştır.
N ağzında yazılmış bir mani metninde bağlama ünlüsü olarak ve bazı sözlerin tabanlarında birinci hecenin dışında /ı/ ve /i/ seslerinin yerine /a/ ve /e/ sesleri gelir.
Mani metinlerinde karşımıza çıkan en önemli farklılık bağlama ünlüsü olarak ve bazı sözlerin tabanlarında birinci hecenin dışında /ı/ ve /i/ seslerinin yerine /a/ ve /e/ seslerinin gelmesidir.

Uygurca Yazılı Metinler
Doğu Türkistan’a yapılan araştırma gezilerinin ilkini Ruslar gerçekleştirdi. İlk heyet G. E. Grumm-Grjimaylo ve M. V. Pevtsov başkanlığında 1889-1890 yıllarında düzenlendi.
1898’da Rus arkeolog Klementz, Turfan yöresinde araştırmalar yaptı.
1909-1915 yılları arasında S. S. Oldenburg ve S. E. Malov bölgede çalışmalar yürütmüştür.
1898-99 yıllarında Fin bilginler C. Munk ve O. Donner bölgede çalışmalar yaptı.
Aurel Stein 1900-1915 yılları arasında çok sayıda belgeyle birlikte İngiltere’ye döndü.
Stein’ın 1906-1908 yılları arasında Bin Buda Mağaraları’nı bulduktan sonra ele geçirdiği belgeler 24 sandık dolusuydu.
Alman A. Grünwedel, A. Huth ve A. Von Le Coq, Doğu Türkistan’a yaptıkları geziler boyunca birinci gezide 46, ikinci gezide 233 ve dördüncü gezi sonucunda 152 sandık dolusu malzemeyle birlikte Berlin’e döndüler.
Bugün Fransa’da bulunan Budist yazmalar P. Pelliot’un 1906-1909 yılları arasında bulduklarıdır.
Japonya’daki yazmalar 1902-1914 yılları arasında Kont Otani tarafından finanse edilen gezilerin sonucudur.
Turfan bölgesinde bulunması gereken eserler bugün Almanya, Leningrad, Londra, Paris, Stockholm, Pekin ve Kyoto’da bulunmaktadır.

Uygur Edebiyatı
Budist Uygur metinlerinin büyük bölümü Çince, Tibetçe, Toharca, Sogdca ve Sanskritçeden yapılan çevirilerdir.
Budist Uygurlardan basma ve yazma eser kalmamıştır. Elimize ulaşan eserler pustaka formatındadır. 
Pustakalarda Buda ve badhisattva gibi dini açıdan önemli sözler kırmızı mürekkeple yazılmıştır.
Buda ve boddhisavattaların başından geçen olayları anlatan avadana ve jataka öyküleri daha çok halk için yazılmıştır.
Maitrisimit adı verilen eser sahne için yazılmıştır. Uygur dilinde körünç denilen bu eser ilk temsili eserlerdendir. R. Hartman ve Gabain bu eseri yayımlamışlardır.

Maitrisimit gibi sahnelenmesi amacıyla yazılmış bir diğer eser Kalyanamkara et Papamkara (İyi Düşünceli Prensle Kötü Düşünceli Prens)’dır. Eserle ilgili ilk yayın 1914’te Fransa’da yapıldı. Hüseyin Namık Orkun 1940 yılında bir başka çalışma yayımladı. J. R. Hamilton’ın 1971 tarihli yayınından sonra eserin Türkçe çevirisi yayımlandı (Ece Korkut ve İsmet Birkan).
Buda vaazlarını konu alan metinlere sutra denir. Başlıca sutralar; Nirvanasutra, Maytrisudur, Saddharma-pundarika sutra, Suvarnaprabhasa sutra, Amitabhasutra.
Sutraların en önemlisi S. E. Malov’un bulduğu Suvarnaprabhasa Sutra’dır. Uygurca adı Altın Yaruk’tur. Beşbalıklı Şıngko Seli Tutung tarafından Uygurcaya çevrilmiştir. Leningrad’da eksiksiz bir yazması vardır. Eser 10 kitap, 31 bölümden müteşekkildir. Eser 1687’de kopya edildiği halde dili klasik Uygurcadır. Eser üzerinde ilk kez Radloff çalışma yapmıştır. 675 sayfalık metni Malov’la birlikte Almancaya çevirip yayımlamıştır. S. E. Malov, S. Çağatay, Ş. Tekin, C. Kaya, M. Ölmez, P. Zieme ve K. Röhrborn eser üzerinde çalışan diğer isimlerdir.

Sutra’lar arasında geçen bir eserin adı Kuan-şi-im Pusar’dır. Aslında bu yazma büyük bir eserin Sanskrit adıyla Saddharmapundarika-Sutra’nın Uygurcası Vap hua ki atlıg nom çeçeki sudur’un 25. bölümüdür. İlk yayımı Radloff tarafından yapıldı. Metnin konusu put namzedinin (Boddhisatva) zor ve sıkıntılı durumda olan insanlara her yerde görünüp yardım etmesidir.

Budist Türk edebiyatında Çince’den çevrilmiş uydurma (=apocryphal) sutra’lar da vardır. Sekiz Yükmek “Sekiz Yığın” adlı sutra, bu türe girmektedir.

Çinli Budist rahip Hsüan Tsang (600-664)’ın biyografisini ölümünden sonra rahibin öğrencileri yazmış, 10. yy’da Altun Yaruk’un mütercimi Şıngko Seli Tutung bu biyografiyi Uygurcaya çevirmiştir. Tek nüshası olan bu çevirinin parçaları Pekin, Paris ve Leningrad’ta bulunmaktadır.

Budist Uygur edebiyatı içinde tövbe duaları da vardır. Dharani (Uyg. darnı) adı verilen büyü formüllerinin yazıldığı metinler de vardır.

Uygur edebiyatındaki şiirler genellikle öğrencileri eğitici nitelikte liriklerdir. Şiirlerde aliterasyon dikkati çeker. R. R. Arat, bu şiirden örnekleri yayımlamıştır.

Maniheist Uygur Edebiyatı
Maniheist Uygurlardan kalan metinler küçük boyutlu yazmalardır. Maniheist Uygur edebiyatının ürünleri arasında öyküler, dinî metinler yani Maniheistlerin uyacakları kuralları anlatan metinler ve bir Mani manastırı yönetmeliği, tövbe duaları ve ilahiler kalmıştır.

Uygurca adı İki Yıltız Nom (İki Kök Kitabı) olan metnin Mani’nin yazdığı yedi kitaptan birinin Uygurca çevirisi olduğu sanılmaktadır. Manichaica I ve III’te bu metnin parçaları yayımlanmıştır.

Günah çıkartarak tövbe etmek için hazırlanmış metinler arasın da en önemlisi Huastvanift’tir. Eser üzerinde 1904 yılında F. W. K. Müller’in başlattığı pek çok çalışma vardır.

Eski Türkler arasında az sayıda olmak koşuluyla Hıristiyanlığın Nesturî mezhebine inanırlar da çıkmıştır.
Yakubos İncili’nden kalan iki yapraklık metin, Uigurica I’de Müller tarafından yayımlanmıştır.

Uygurca yazılı metinler arasında hukuk belgeleri de vardı. Bu belgeler, borç alıp-verme, alım-satım, kiralama, rehin, evlat edin me ve vakıf vesikaları ile vasiyetname konularındadır.

Gökbilim, takvim, yıldız falı ve sihir ile sağlık bilgisi, fal ve muska kitapları konularında Uygurca yazılı metinler de vardır.

ORHUN VE UYGUR TÜRKÇELERİ ARASINDAKİ FARKLAR

 İstahrî Mesâlikü’l-memâlik adlı kitabında “Çin ülkesinde çeşitli diller konuşulur. Türklere gelince bunların hepsi Tokuz Oğuzlara, Kırgızlara, Kimaklara, Oğuzlara, Karluklara mensupturlar. Dilleri birdir. Birbirlerinin konuştuklarını anlarlar.” demiştir.
Kaşgarlı Mahmud’un 11. yy’da Oğuz özelliği olarak tespit ettiği b ~ m değişimi üç büyük yazıt arasında da vardır.

Türkçe ilk hecedeki /e/ ile yazılan sözler, Çağataycada /i/ (veya /é/)’ye dönüşür.

Uygurcada y ve n ağızlarının oluşmasına neden olan Orhun Türkçesindeki /ń/ (n͡y) birleşik sesinin Uygurcada /y/ ve /n/’ye dönüşmesi.

Orhun Türkçesi b- ~ (söz içi /n/, /ŋ/ olması durumunda) m- > Uygurca m-.

Orhun Türkçesi –b-, -b > Uygurca –w-, -w

Orhun Türkçesinde gelecek zaman çekimi -DAçI, -çI ve -sIK ekleri ile yapılırken Uygurcada bu zamanın çekiminde diğer eklerin yanı sıra -GAy ekinin görülmeye başlaması iki yazı dili arasındaki morfolojik farklardan biridir

Ad durum eklerinden, çıkma durumu eki Köktürkçede +DA iken, Uygurcada bulunma durumu ekinin yanı sıra bu ekin işlevini +DIn almıştır.

İlgi hâli eki Orhun Türkçesinde +Iŋ / +nIŋ iken Uygurcada ünlü veya ünsüzle sonlanan sözlerden sonra +nIŋ’dir.


Ünite 3
Uygur Türkçesi Metin I

KALYANAMKARA ET PAPAMKARA
İyi Düşünceli Prensle Kötü Düşünceli Prens

1
1. T’ŞX’RW ’YLYNCWK’ ’’TL’NTWRDY
taşġaru ilinçüke atlanturdı
(Prensi) dışarıya gezinti yapmak üzere ata bindirmişler-
2. ’RTY P’LYX T’ŞTYN T’RYXCY L’R’X
erti balıḳ taştın tarıġçı-laraġ
di. Şehir dışında çiftçileri
3. KWYRWR ’RTY QWRWX YYRYK SWV’YW
körür erti ḳuruġ yirig suvayu
görür idi. Kuru toprağı sulayıp
4. ’WYL YYRYK T’RYYW XWŞ QWZXWN
öl yirig tarıyu ḳuş ḳuzġun
yaş toprağı ekerlerken kuş kuzgun
5. SWQ’R YWLYYWR S’NSYZ TWYM’N
suḳar yulıyur sansız tümen
gaga vurup (canlıları gagalarıyla) çekip çıkarıyorlar, sayısız on binlerce (milyarlarca)
6. ’WYZLWK ’WYLWRWR T’RYX T’RYYW
özlüg ölürür tarıġ tarıyu
canlı öldürüyorlar. (Onlar bir yandan) tarla sürerlerken
7. ’M’RY TYNLX L’RYX XWŞCY K’YYKCY
amarı tınlıġ-larıġ ḳuşçı keyikçi
kuş avcısı, yaban avcısı,
8. P’LYXCY ’’VCY TWR CY TWZ’XCY
balıḳçı avçı tor-çı tuzaḳçı
balıkçı, avcı, torcu (ağ ile kuş avlayan), tuzakçı

Sözcük Çözümlemeleri
taş ‘dış, dışarı’ +ġaru [yön gösterme eki]
ilinçü ‘gezinti, eğlence’ < il- ‘ilgi duymak’ –(i)n ‘(kendisi) ilgi lenmek’ [fiilden fiil yapım eki, dönüşlülük eki] –çü [fiilden isim yapım eki] +ke [yönelme durumu eki]
atlantur- ‘ata binmek’ < at ‘at’ +la-n ‘ata binmek’ [isimden fiil yapım eki] –tur [ettirgenlik eki] –dı erdi [belirli geçmiş zamanın hikâyesi]
taş ‘dış’ +tın [çıkma durumu eki]
tarıġçı ‘çiftçi’ < tarı- ‘toprağı ekip biçmek’ –ġ ‘tarım’ [fiilden isim yapım eki] +çı [isimden isim yapım eki, meslek eki] +lar [çokluk eki] +(a)ġ [belirtme durumu eki]
ḳuruġ ‘kuru’ < kuru- ‘kurumak’ [fiilden isim yapım eki]
yir ‘yer’ +(i)g [belirtme durumu eki]
suva- ‘sulamak’ < suv ‘su’ +a [isimden fiil yapım eki] –(y)u [zarf-fiil eki]
tarı- ‘toprağı ekip biçmek’ –(y)u [zarf-fiil eki]
suḳ- ‘gagalamak’ –ar [3. tekil kişi geniş zaman eki]
yulı- ‘çekip çıkarmak, karmak’ –(y)ur [3. tekil kişi geniş zaman]
sansız ‘sayısız’ < sa- ‘hesap etmek’ –n ‘sayı’ [fiilden isim yapım eki] +sız [isimden isim –sıfat- yapım eki, yokluk eki]
özlüg ‘ruhu olan, canlı’ < öz ‘öz, ruh’ +lüg [isimden isim –sıfat- yapım eki]
ölür- ‘öldürmek’ < öl- ‘ölmek’ –ür [ettirgenlik eki] –ür [3. tekil kişi geniş zaman]
tarıġ ‘tarım’ < tarı- ‘ekip biçmek’ –ġ [fiilden isim yapım eki]
tınlıġ ‘nefesi olan, canlı’ < tın ‘nefes’ +lıġ [isimden isim yapım eki] +lar [çokluk eki] +(ı)ġ [belirtme durumu eki]
keyikçi ‘yabanî hayvan avcısı’ < keyik ‘yabanî hayvan’ +çi [isimden isim yapım eki, meslek eki]


II
1. PWLWP ’’YYX XYLYNC XYLWR TYN
bolup ayıġ ḳılınç ḳılur tın-
kötü işler yapıyor, birçok can-
2. LYX L’R’X ’WYLWRWR ’M’RY TYNLX
lıġ-laraġ ölürür amarı tınlıġ-
lıları öldürüyorlar. Bazı insan-
3. L’R CXRY ’NKYR’R YWNK ’NKYR’R
lar çıġarı en͡girer yün͡g en͡girer
lar iplik eğiriyor, yün eğiriyor,
4. KYNTYR ’NKYR’R PWZ PRT’TP Q’RS
kentir en͡girer böz bertetip kars
kendir eğiriyor; bez örüp yün kumaş
5. TWQYWR T’QY YM’ ’’DRWQ ’WZL’R
toḳıyur taḳı yime adruḳ uzlar
dokuyorlar. Ve yine diğer ustalar
6. KNTW KNTW ’WZ ’YŞYN ’YŞL’YWR
kentü kentü uz işin işleyür
kendi zanâatini icra ediyor.
7. //DRWK ’’DRWK ’MK’K ’MK’NWR
adruḳ adruḳ emgek emgenür
Ayrı ayrı (türlü türlü) sıkıntı çekiyorlar.
8. ///Y YM’ KWYRDY ’M’RY TYNLX L’R
[taḳ]ı yime kördi amarı tınlıġ-lar
Ve yine gördü ki; pek çok insan

Sözcük Çözümlemeleri
bol- ‘olmak’ –(u)p [zarf-fiil eki]
ḳılınç ‘iş’ < kıl- ‘kılmak, yapmak’ –(ı)n ‘kendisi yapmak’ [dönüşlülük eki] –ç [fiilden isim yapım eki]
tınlıġ ‘canlı’ < tın ‘nefes’ +lıġ [isimden sıfat yapım eki] +lar [çokluk eki] +(a)ġ [belirtme durumu eki]
en͡gir- ‘eğirmek’ –er [3. tekil kişi geniş zaman]
bertet- ‘ezmek, sıkıştırmak’ < bert- ‘yaralamak, berelemek’ –(e)t [ettirgenlik eki] –(i)p
[zarf-fiil eki]
toḳı- ‘dokumak’ –(y)ur [3. tekil kişi geniş zaman]
taḳı- ‘ve, dahi’ < taḳ- ‘takmak, eklemek’ –ı [kalıplaşmış zarf-fiil eki]
adruḳ ‘başka’ < *ad- ‘ayrı olmak’ –(ı)r ‘ayırmak’ [ettirgenlik eki] -uḳ [fiilden isim yapım eki]
uz ‘usta, mahir’ < u- ‘yapabilmek’ –z [fiilden isim yapım eki] +lar [çokluk eki] iş ‘iş’ +i [3. tekil kişi iyelik eki] +n [belirtme durumu eki]
işle- ‘yapmak, işlemek’ < iş ‘iş’ +le- [isimden fiil yapım eki] –(y)ür [3. tekil kişi geniş zaman]
emgek ‘emek, zahmet’ < emge- ‘zahmet çekmek’ –k [fiilden isim yapım eki]
emgen- ‘(kendisi) zahmet çekmek’ < emge- ‘zahmet çekmek’ –n [fiilden fiil yapım eki, dönüşlülük eki] –ür [3. tekil kişi geniş zaman]

III
1. YWNT ’WD CWX’R XWY
yunt ud çoḳar ḳoy
atları, sığırları başlarına vurarak öldürüyor; koyun,
2. L’XZYN ’WLTY TYNLIX L’RYX
laġzın ulatı tınlıġ-larıġ
domuz ve diğer canlıları
3. ’WYLWRWR T’RYSYN SWY’R
ölürür terisin soyar
öldürüyor, derisini yüzüyor,
4. X’N ’WYKWZ ’’XYT’R ’’TYN X’NYN
ḳan ügüz aḳıtar etin ḳanın
kan nehiri akıtıyor, etini kanını


Sözcük Çözümlemeleri
çoḳ- ‘kesmek, öldürmek’ –ar [3. tekil kişi geniş zaman]
ulatı ‘ve’ < ul ‘temel, esas’ +a ‘ulamak, eklemek’ [isimden fiil yapım eki] –t ‘birbirine
eklemek’ [ettirgenlik eki] [kalıplaşmış zarf-fiil eki]
teri ‘deri’ +si [3. tekil kişi iyelik eki] +n [belirtme durumu eki]
a ‘3. tekil kişi zamirinin çekime girmiş hâli’ +n [zamir n’si] +(ı)n [araç durumu eki]
ḳılınçlıġ ‘işli, işi yapan’ < ḳıl- ‘kılmak, yapmak’ –(ı)n ‘kendisi yapmak’ [dönüşlülük eki]
–ç ‘iş’ [fiilden isim yapım eki] +lıġ [isimden sıfat yapım eki] +lar [çokluk eki]
ḳıl- ‘yapmak’ –mış+ [sıfat-fiil eki] [3. tekil kişi iyelik eki] +n [belirtme durumu eki]
ertün͡gü ‘aşırı derecede, fevkalade’ < ert- ‘geçmek’ –(ü)n ‘kendisi geçmek’ [dönüşlülük
eki] –gü [gelecek zaman sıfat-fiili eki: dönüşlülük eki /n/ ile sıfat-fiil ekinin ilk sesi /g/ birleşerek /n͡g/ oluşturur.]
buşuşluġ- ‘öfkeli, sinirli’ < buş- ‘öfkelenmek’ –(u)ş [fiilden isim yapım eki] ‘öfke’ +luġ
[isimden sıfat yapım eki]
ḳadġuluġ ‘kaygılı’ < ḳadġu ‘kaygı’ +luġ [isimden sıfat yapım eki]

IV
1. PWLWP ’YXL’YW P’LYX X’ KYRDY
bolup ıġlayu balıḳ-ḳa kirdi
hâlde ağlayarak şehre girdi.
2. ’WL ’WYDWN MX’RYT ’YL’K ’DKW
ol ödün maharıt illeg edgü
O zaman Maharıt hükümdar iyi
3. ’WYKLY TYKYNYK PWŞWŞ LWX KWRWP
ögli tiginig buşuş-luġ körüp
düşünen prensi öfkeli görüp
4. ’YNC’ TYP Y’RLYX X’DY ’’MR’X
inçe tip yarlıḳ-ḳadı amraḳ
şöyle deyip buyurdu: “Sevgili
5. ’WXLWM N’ ’WYCWN PWŞWŞ LWX
Oġlum! Ne üçün buşuş-luġ
oğlum ne için kederli
6. K’LTYNKYZ TYKYN X’NKY Q’NQ’
keltin͡giz tigin ḳan͡gı ḳanḳa
geldiniz?” Prens, babası hana
7. ’YNC’ TYP ’WYTWNTY ’YXL’YW PW
inçe tip ötünti ıġlayu bu
şöyle deyip arz etti göz yaşı dökerek: “Bu
8. N’ ’MK’K LYK YYR ’RMYŞ N’KLWK
ne emgek-lig yir ermiş negülük
ne sıkıntılı yer imiş! Niçin

Sözcük Çözümlemeleri
ıġla- ‘ağlamak’ –(y)u [zarf-fiil eki]
öd ‘zaman’ +(ü)n [araç durumu eki]
illeg ‘memleket, devlet sahibi, hükümdar’ < il ‘ülke, memleket, devlet’ +leg [isimden sıfat yapım eki: +lıġ / +lig eki]
ö- ‘düşünmek’ –gli [sıfat-fiil eki]
tigin ‘prens’ +(i)g [belirtme durumu eki]
ti- ‘demek’ –p [zarf-fiil eki]
i ‘3. tekil kişi zamiri ol’un çekime girmiş hâli’ +n [zamir n’si] +çe [eşitlik durumu eki:
ança ‘öylece, şöyle’]
yarlıġḳa- ‘buyurmak’ < yar- ‘hüküm vermek’ –(ı)l ‘hüküm verilmek’ [edilgenlik eki]
–(ı)ġ ‘hüküm, karar’ [fiilden isim yapım eki: orta hece düşmesi ile yarlıġ] +ḳa [isimden fiil
yapım eki] –dı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
amraḳ ‘sevgili’ < amra- ‘sevmek, hoşlanmak’ –ḳ [fiilden isim yapım eki]
oġ(u)l ‘evlat, oğul’ +(u)m [1. tekil kişi iyelik eki: orta hece düşmesiyle oġlum]
kel- ‘gelmek’ –tin͡giz [2. çoğul kişi belirli geçmiş zaman]
ḳan ‘han, hükümdar’ +ḳa [yönelme durumu eki]
ötün- ‘arz etmek’ < öt- ‘geçmek, bir dileği sunmak’ –(ü)n [dönüşlülük eki] –ti [3. Tekil kişi belirli geçmiş zaman]
negülük ‘niçin’ < ne ‘ne’ +gü ‘ne’ [isimden isim yapım eki] +lük [isimden isim yapım eki]

V
1. TWXDWM MN Q’NKY X’N ’YNC’
toġdum men ḳan͡gı ḳan inçe
doğdum ben?’ Babası han, şöyle
2. TYP ’’YTY N’K’ ’YXL’YW PWŞWŞLWX
tip ayıttı neke ıġlayu buşuşluġ
deyip sordu: “Niye ağlayarak dertli
3. K’LTYNK TYKYN ’YNC’ TYP ’WYTWNTY
keltin͡g tigin inçe tip ötünti
geldin?” Prens şöyle deyip arz etti:
4. T’ŞTYN ’YLYNCWK’ ’WYNMYŞ
taştın ilinçüke önmiş
“Dışarıda gezintiye çıkmış
5. ’RDYM ’WYKWŞ YWX CYX’Y ’MK’KLK
erdim üküş yoḳ çıġay emgeklig
idim, pek çok yoksul fakir (ve) çilekeş
6. TYNLYX L’R ’X KWYRWP ’YXL’DM X’NKY
tınlıġ-lar-aġ körüp ıġladım ḳan͡gı
canlıları gördüm, (bu yüzden) ağladım.” Babası
7. X’N ’YNC’ TYP Y’RLYX X’DY ’’MR’X
ḳan inçe tip yarlıġ-ḳadı amraḳ
han şöyle deyip buyurdu: “Sevgili
8. ’WYKWKWM YYR TNKRY TWYRWMYŞT’
ögüküm yir ten͡gri törümişte
yavrum, yer gök yaratıldığından

Sözcük Çözümlemeleri
toġ- ‘doğmak’ –dum men [1. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
ayıt- ‘sormak’ < ay- ‘demek; sormak’ –t [ettirgenlik eki] –tı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
ne ‘ne’ +ke [yönelme durumu eki]
törü- ‘yaratılmak’ –miş [geçmiş zaman sıfat fiili] +te [bulunma durumu eki]


VI
1. P’RW P’Y YM’ P’R YWX CYX’Y YM’
berü bay yime bar yoḳ çıġay yime
beri zengin de var, yoksul da
2. P’R X’YW SYNK’ ’’MK’KT’ ’WZXWRX’Y
bar ḳayu-sın͡ga emgekte ozġurġay
var. Hangisini zahmet çekmekten kurtaracak-
3. S’N TYKYN ’YNC’ TYP
sen tigin inçe tip
sın.” Prens şöyle deyip
4. ’WYTWTY X’NKYM XWTY MNY S’V’R
ötü[n]ti ḳan͡gım ḳutı meni sever
arz etti: “Devletli babam! Beni sever
5. MW SYZ X’NKY ’YLYK ’YNC’ TYP
mü siz ḳan͡gı illig inçe tip
misiniz?” Babası hükümdar şöyle deyip
6. YRLYX X’DY ’’MR’X ’WYKWKWM
yarlıġ-ḳadı amraḳ ögüküm
buyurdu: “Sevgili yavrucuğum!
7. SYNY ’YNC’ S’V’R MN ’’Y’D’XY
sini inçe sever men ayadaḳı
Seni o kadar seviyorum (ki) avuç içindeki
8. YYNCW MWNCWX T’K KWYZD’KY
yinçü monçuḳ teg közdeki
inci boncuk gibi. Gözdeki …”

Sözcük Çözümlemeleri
ḳayu ‘hangi’ +sı [3. tekil kişi iyelik eki] +n͡ga [yönelme durumu eki]
ozġur- ‘kurtarmak’ < oz- ‘öne geçmek, kaçmak’ –ġur [ettirgenlik eki] –ġay sen [2. Tekil kişi gelecek zaman]
ḳut ‘devlet, talih’ [3. tekil kişi iyelik eki]
sev- ‘sevmek’ –er mü siz [2. çoğul kişi geniş zamanın soru şekli]
illig ‘hükümdar’ < il ‘memleket, devlet’ +lig [isimden isim yapım eki]
aya ‘avuç içi’ +da [bulunma durumu eki] +ḳı [aidiyet eki]


VII
1. KWYNKWLC’ PYRDY ’WL ’DKW KW ’’T
kön͡gülçe birdi ol edgü kü at
Gönüle (gönlüme) göre verdi. O iyi ad (ve) san
2. TWYRT PWLWNK D’ Y’DYLTY KWYNYNK’
tört bulun͡g-da yadıltı künin͡ge
dört tarafta yayıldı; her gün
3. KWLXWCY L’R ’WYZWLM’DY T’XY ’’DYN
ḳolġuçı-lar üzülmedi taḳı adın
dilenciler(in ayağı) kesilmedi ve daha fazla
4. ’’XLYX XWLTY YM’ PYR DY KWNYNK’
aġılıḳ ḳoltı yime bir-di künin͡ge
hazine istedi, yine verdi. Her gün
5. ’’YYNK’ MWNCWL’YW PYRYP ’’XLYX
ayın͡ga munçulayu birip aġılıḳ-
her ay bu şekilde verip hazine dairesin-
6. T’XY ’’XY P’RYM ’’ZXYN’ X’LTY
taḳı aġı barım azḳına ḳaltı
deki hazine, mal-mülk pek az kaldı.
7. ’WL ’WYDWN ’’XYCY ’WLWXY X’NX’ ’YNC’
ol ödün aġıçı uluġı ḳanḳa inçe
O zaman baş hazinedar, hana şöyle
8. ’WYTWNTY TNKRYM ’’XLYX XWRWX X’L
ötünti ten͡grim aġılıḳ ḳuruġ ḳal-
arz etti: “Efendim (hükümdarım) hazine kupkuru ka-
9. YR ’’XY P’RYM ’’LXYN S’. ’WV’TS..
ır aġı barım alḳınsa[r] uvats[ar]
lıp, hazine (ve) mal-mülk tükenip dağıldığında

Sözcük Çözümlemeleri
kön͡gül ‘gönül’ +çe [eşitlik durumu eki]
bulun͡g ‘taraf’ +da [bulunma durumu eki]
yadıl- ‘yayılmak’ < yad- ‘yaymak’ –(ı)l [edilgenlik eki] –tı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
kün ‘gün’ +i [3. tekil kişi iyelik eki] +n͡ge [yönelme durumu eki]
ḳol- ‘istemek’ –ġuçı [sıfat-fiil eki]
üzül- ‘kesilmek’ < üz- ‘kesmek’ –(ü)l [edilgenlik eki] –me [olumsuzluk eki] –di [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
aġılıḳ ‘hazine’ < aġı ‘hazine, hazineye konulacak ipekli kumaş’ +lıḳ [isimden isim yapım eki] +ta [bulunma durumu eki] +ḳı [aidiyet eki]
munçulayu < bunçalayu < bu ‘işaret zamiri’ +n [zamir n’si] +ça [eşitlik eki] +la [isimden
fiil yapım eki] –(y)u [zarf-fiil eki]
azḳına ‘azıcık’ < az ‘az’ +ḳına [isimden isim yapım eki, küçültme eki]
aġıçı ‘hazinedar’ < aġı ‘hazine’ +çı [isimden isim yapım eki, meslek eki
uluġ ‘ulu, büyük’ < ul ‘temel, esas’ +luġ [isimden sıfat yapım eki: ünsüz tekleşmesi ile
uluġ] [3. tekil kişi iyelik eki]
ten͡gri ‘efendi, hükümdar’ +m [1. tekil kişi iyelik eki]
alḳın- ‘tükenmek, mahvolmak’ < alḳ- ‘tükenmek’ –(ı)n [dönüşlülük eki] –sar [3. Tekil kişi şart çekimi]


VIII
1. Y’ZWQ’ TWYŞ’ T’KYNM’K’Y ’RTYMYZ
yazuḳḳa tüşe teginmegey ertimiz
(sakın) kabahatli duruma düşmeyelim.
2. TNKRYM YM’ X’NKY X’N ’YNC’
ten͡grim yime ḳan͡gı ḳan inçe
Efendimiz!” Yine babası han öylece
3. TYP YRLYX’DY Q’NK Q’ZX’NS’R
tip yarlıġḳadı ḳan͡g ḳazġansar
deyip buyurdu: “Baba kazanırsa (babanın kazandığı)
4. ’WXLY ’WYCWN TYM’Z MW KWYNKWLWK
oġlı üçün timez mü kön͡gülüg
oğlu içindir’ denmez mi? Gönlü(nün istediğini)
5. PYRZWN KWYNKLYN P’RTM’NKL’R ’WYTWRW
birzün kön͡glin bertmen͡gler ötürü
versin, gönlünü incitmeyin.” Sonra
6. KWYNYNK’ TYDYXSYZ PYRDY
künin͡ge tıdıġsız birdi
her gün engelsiz (istediği gibi) verdi.
7. ’WL ‘WYDWN ’YNNC L’RY PWYRWX L’RY
ol ödün inanç-ları buyruḳ-ları
O zaman maiyeti (ve) komutanları
8. ’YŞYDYP X’NX’ ’YNC’ TYP
işidip ḳanḳa inçe tip
işitip hana şöyle diyerek

Sözcük Çözümlemeleri
yazuḳ ‘günah, hata, yanlış’ < yaz- ‘hata işlemek’ -uḳ [fiilden isim yapım eki]
tüş- “düşmek” –e tegin- [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi]
–me- [olumsuzluk eki] -gey ertimiz [1. çoğul kişi gelecek zaman]
ti- ‘demek’ –mez mü [3. tekil kişi geniş zamanın olumsuz soru şekli]
kön͡gül ‘gönül’ +(ü)g [belirtme durumu eki]
bir- ‘vermek’ –zün [3. tekil kişi emir eki]
kön͡g(ü)l ‘gönül’ +i [3. tekil kişi iyelik eki: orta hece düşmesiyle kön͡gli] +n [belirtme durumu eki]
bert- ‘incitmek, yaralamak’ –me- [olumsuzluk eki] –n͡gler [2. çoğul kişi emir eki]
ötürü ‘sonra, dolayı’ < öt- ‘geçmek’ –ür [ettirgenlik eki] –ü [kalıplaşmış zarf-fiil eki]
tıdıġ ‘engel’ < tıd- ‘engel olmak’ –(ı)ġ [fiilden isim yapım eki] +sız [yokluk eki]
inanç ‘güvenilir kişi, bakan’ < inan- ‘inanmak’ –ç [fiilden isim yapım eki] +ları [3. çoğul kişi iyelik eki]
buyruḳ ‘kumandan, vezir’ < buy(u)r- ‘buyurmak, emir vermek’ –uḳ [fiilden isim yapım
eki: orta hece düşmesiyle buyruḳ] +ları [3. çoğul kişi iyelik eki]


IX
1 ’WYTWNTY L’R TNKRYM ’YLYK TWRWK
ötünti-ler ten͡grim ilig törüg
arz ettiler: “Yüce efendim, devleti (ve) töreyi
2 ’’XY P’RYM TWT’R ’’XY P’RYM ’’L
aġı barım tutar aġı barım al-
varlık (ve) zenginlik (ayakta) tutar, varlık (ve) zenginlik tü-
3. XYNS’R ’YL TWRW N’CWK TWT’R PYZ
ḳınsar il törü neçük tutar biz
kenirse devleti (ve) töreyi nasıl sürdürebiliriz,
4. TNKRYM ’WL ‘WYDWN X’NKY
ten͡grim ol ödün ḳan͡gı
yüce efendim?” O zaman babası
5. X’N ’YNC’ YRLYX X’DY ’MR’X
ḳan inçe yarlıġ-ḳadı amraḳ
han şöyle buyurdu: “Sevgili
6. ’WYKWKWM KWYNKLYN N’CWK
ögüküm kön͡glin neçük
yavrucuğumun gönlünü nasıl
7. P’RT’YYN MN ’’XYCY P’RC’XY
berteyin men aġıçı barçaḳı
kırayım ben! Hazineci, bütün
8. ’’XYCY L’R PYR’R ’WYDWN ’WYNKY
aġıçı-lar birer ödün ön͡gi
hazine görevlileri, bir müddet başka (yere)

Sözcük Çözümlemeleri
il ‘devlet’ +(i)g [belirtme durumu eki]
törü ‘töre’+g [belirtme durumu eki]
barım ‘zenginlik’ < bar ‘var, mevcut olan’ +(ı)m [isimden isim yapım eki. aġı barım ikilemesinde geçer.]
neçük ‘nasıl, niçin’ < ne ‘ne’ +çe [eşitlik durumu eki] +ök [pekiştirme edatı]
barça ‘hep, bütün’ < bar ‘var, var olan’ +ça [eşitlik durumu eki] +ḳı [aidiyet eki]


X
1. P’RZWN K’NTW PYLYNK’Y ’YRYNC
barzun kentü bilingey irinç
gitsin. Kendi farkına varacaktır, şüphesiz”
2 TYP YRLQ’DY ’’NT’ ’WYTWRW
tip yarlıġḳadı anta ötürü
diye buyurdu. Bir süre sonra
3. KY’ XWLTXWCY L’R K’LS’R
kiye ḳoltġuçı-lar kelser
dilenciler geldiğinde
4. ’’XYCYLARYN PWLMZ ’RTY PYRKW
aġıçıların bulmaz erti birgü
hazinecilerini bulamıyorlardı. Sadaka (verecek görevli)
5. PWLM’DY XWLTXWCYL’R YYXL’YW
bulmadı ḳoltġuçılar yıġlayu
bulamadılar, dilenciler ağlayarak
6. P’RS’R TYKYN YM’ YWXLYW
barsar tigin yime ıġlayu
giderken prens de (arkalarından) ağlar hâlde
7. X’LYR ’RTY ’WYTWRW TYKYN ’YNC’
ḳalır erti ötürü tigin inçe
kalırdı. Sonra prens şöyle
8. TYP S’XYNTY ’’XYCY ’RS’R
tip saḳıntı aġıçı erser
deyip düşündü: “Hazineci eriştiğinde

Sözcük Çözümlemeleri
bar- ‘varmak, gitmek’ –zun [3. tekil kişi emir eki]
bil- ‘bilmek’ –(i)n [fiilden fiil yapım eki] –gey [3. tekil kişi gelecek zaman]
ḳoltġuçı ‘dilenci’ < ḳol- ‘istemek’ –t [fiilden fiil yapım eki] –ġuçı [sıfat-fiil eki] +lar [çoğul eki]
kel- ‘gelmek’ –ser [3. tekil kişi şart eki (zarf- fiil işleyişinde)]
birgü ‘verilecek şey, sadaka, bağış’ < bir- ‘vermek’ –gü [gelecek zaman sıfat-fiil eki]
er- ‘erişmek, ulaşmak; gelmek’ –ser [3. tekil kişi şart eki(zarf- fiil işleyişinde)]

XI
1. M’NYNK ’WL X’NKYM X’N PWDWN
menin͡g ol ḳan͡gım ḳan bodun
(söz) benimdir. Babam kağan, halkın
2. TYLYNK’ XWRXWP ’YNC’ YRLYX
tilin͡ge ḳorḳup inçe yarlıġ-
dedikodusundan korkup öyle buyur-
3. X’DY ’RYNC KWYZWNWR ’T PWRX
ḳadı erinç közünür et burhdu şüphesiz. Görünürdeki ete kemiğe bürünmüş Bu-
4. ’N ’WYK X’NK TYTYR X’YW
an ög ḳan͡g titir ḳayu
daya ana baba denir. Hangi
5. KYŞY ’WYK X’NK KWYNKLYN PRT
kişi ög ḳan͡g kön͡glin bert-
insan ana babanın gönlünü kırar-
6. S’R ’WL TYNLYX T’MWLWX PWLWR ’WXWL
-ser ol tınlıġ tamuluḳ bolur oġul
sa o kimse cehennemlik olur. Oğuldan
7. XYZQ’ S’NM’Z M’N ’’MTY
ḳızġa sanmaz men amtı
kızdan (yani evlattan) sayılmaz. Ben şimdi
8. ’WYK X’NK KWYNKLYN
ög ḳan͡g kön͡glin
ana baba gönlünü

Sözcük Çözümlemeleri
til ‘söz; dedikodu’ +i [3. tekil kişi iyelik eki] +n͡ge [yönelme durumu eki]
közün- ‘görünmek’ –ür [3. tekil kişi geniş zaman]
tit- ‘denmek, denilmek’ < ti- ‘demek’ –t [fiilden fiil yapım eki] –ir [3. tekil kişi geniş zaman]
san- ‘sayılmak, hesap edilmek’ < sa- ‘hesap etmek, saymak’ –n [fiilden fiil yapım eki,
edilgenlik eki]

XII
1. P’RTM’YYN X’NKYM ’YLYK
bertmeyin ḳan͡gım ilig
kırmayayım. Hükümdar babam
2. TYLK’ KYRM’ZWN ’WYZ X’Z
tilke kirmezün öz ḳazdile düşmesin. Kendi ka-
3. X’NCYM ’WYZ’ ’DKW XYLYNC XYL’YYN
ġançım öz edgü ḳılınç ḳılayın
zancım ile iyi işler yapayım.”
4. TYP S’XYNTY ….
tip saḳıntı. ….
diye düşündü. ….

Sözcük Çözümlemeleri
bert- ‘kırmak, yaralamak’ –me [olumsuzluk eki] –yin [1. tekil kişi emir eki]
kan͡g ‘baba’ +(ı)m [1. tekil kişi iyelik eki. Uygur Türkçesinde Orhun Türkçesindeki gibi
unvanlar isimlerden sonra gelir.]
til ‘dil’ +ke [yönelme durumu eki. tilke kir- “dile düşmek”]

Ünite 4
Uygur Türkçesi Metin II
KALYANAMKARA ET PAPAMKARA
(İYİ DÜŞÜNCELİ PRENSLE KÖTÜ DÜŞÜNCELİ PRENS)

XII
4. ……. “NT’ ‘WYTRW
……..... anta ötrü
……… Bundan sonra
5. “TLX YWZLWK K’ ‘YNC’
atlıġ yüzlüg-ke inçe
ünvanlı ve önemli kişilere şöyle
6. TYP “YTY N’CWKYN “XY
tip ayıttı neçükin aġı
diyerek sordu: “(İnsan) nasıl, zenginlik
7. P’RYM X’ZX’NS’R ‘WYKWŞ PWLWR
barım ķazġansar üküş bolur
servet kazan(mayı ister)se (dilediğinden) çok olur?”
8. “TLX L’R ‘YNC’ TYP ‘WYTWN
atlıġ-lar inçe tip ötün-
Ünvanlı kişiler şöyle diyerek arz et-

Sözcük Çözümlemeleri
anta ‘ondan, bundan’< a ‘3. tekil kişi zamirinin çekime girmiş hâli’ +n [zamir n’si] + ta
[bulunma-çıkma durumu]
atlıġ ‘tanınmış, meşhur’ < at ‘ad, şöhret’ +lıġ [isimden isim yapım eki; isimleri sıfatlaştırır.]
yüzlüg ‘tanınmış, önemli kişi’ < yüz ‘yüz, çehre’ +lüg [isimden isim yapım eki. İsimleri
sıfatlaştırır] +ke [yönelme durumu eki]
neçükin ‘nasıl, niçin’ < ne ‘ne’ + çe [eşitlik durumu eki] + ök [pekiştirme edatı] + (i)n
[araç durumu eki]
ķazġan- ‘kazanmak’ +sar [şart eki]
üküş ‘çok’ < ük- ‘yığmak, biriktirmek’ -(ü)ş [fiilden isim yapım eki]


XIII
1. TY “WYNKY ‘WYNKY X’ZX’NC XYLM’X
ti ön͡gi ön͡gi ķazġanç ķılmaķ
ti. Türlü türlü kazanma (yollarını)
2. “YW PYRDY L’R PYRY “YWR X’ZX’NC
ayu birdi-ler biri ayur ķazġanç
söyleyiverdiler. Biri (şöyle) der: “Kazanç
3. N’NK T’RYX T’RYM’XD’ ‘DKW YWX KYM
nen͡g tarıġ tarımaķda edgü yoķ kim konusunda tarla ekip biçmekten iyisi yoktur,
4. PYR T’RYS’R MYNK TWYM’N PWLWR
bir tarısar min͡g tümen bolur
bir ekildiğinde, milyonlarca olur.”
5. PYRY “YWR XWY YYLXY ‘YKYDS’R
biri ayur ķoy yılķı igidser
Biri (de şöyle) der ki: “Koyun ve at beslenirse,
6. YYLYNK’ “ŞYLWR P’Y PWLWR PYRY
yılın͡ga aşılur bay bolur biri
yıldan yıla sayıları artar, (kişi) zengin olur”. Bir (diğer)i
7. “YWR ‘WYNKTWN KYDYN S’TYX’
ayur ön͡gtün kidin satıġķa
söyler: “Doğuya ve batıya mal satmaya

Sözcük Çözümlemeleri
ön͡gi ‘ayrı, başka, farklı’ < ön͡g ‘ön, dış’ +i [kalıplaşmış 3. tekil kişi iyelik eki]
ay- ‘söylemek’ -ur [geniş zaman eki]
igid- ‘yetiştirmek, beslemek’ < ig- ‘eğmek’-(i)d [fiilden fiil yapım eki: pekiştirme görevindedir] -ser [şart eki]
yılın͡ga ‘her yıl’ < yıl ‘yıl’ [3. tekil kişi iyelik eki] +n͡ga [yönelme durumu eki]
kidin ‘batı’ < ki ‘geri, arka’; (krş.: Türkiye Türkçesi geri<Eski Anadolu Türkçesi girü<
Eski Türkçe kirü) +din [çıkma durumu eki: bk. 2. Ünite Orhun ve Uygur Türkçeleri Arasındaki Farklar-6.]
sat- ‘satmak’ -(ı)ġ [fiilden isim yapım eki] +ķa [yönelme durumu eki]

XIV
1. YWLWX’ P’RS’R P’Y PWLWR
yuluġķa barsar bay bolur
mal almaya gidilirse (kişi) zengin olur. “
2. YM’ PYR PYLK’ NWM
yime bir bilge nom
Yine bir bilge, din diyanet
3. PYLYR ‘R ‘YNC’ TYP TYDY T’VR
bilir er inçe tip tidi tavar
bilir kişi(din alimi) şöyle dedi: ‘’Dünyalık
4. X’ZX’NM’X N’NK T’LWY ‘WYKWZ
ķazġanmaķ nen͡g taluy ögüz-
edinme konusunda (kişi) okyanus-
5. K’ KYRYP KWNKWL T’KY KWYS
ke kirip kön͡gül-teki küs-
a girip (manevi derinliklere dalıp) gönüldeki (nefsinin yapmaya zorladığı) arzu-
6. WŞYN X’NTWR X’LY S’XYNS’R
üşin ķantur-ġalı saķınsar
larını kandırmak için tefekkür ederken,
7. PWLWNCWSWZ CY[N]T’M’NY ‘RDYNY
bulunçusuz çintemeni erdini
bulunmaz çintamani incisini (düşünce mücevherini = mutlak hakikati)
8. PWLS’R X’M’X YYRTWNCWD’KY
bulsar ķamaġ yirtünçüdeki
bulacak olursa tüm yeryüzünde bulunan

Sözcük Çözümlemeleri
yul- ‘yolmak;çekip almak’ -(u)ġ [fiilden isim yapım eki] +ķa [yönelme durumu eki]
küsüş ‘arzu, istek’ < küse- ‘istemek’ [fiilden isim yapım eki: -ş eki burada olduğu gibi kendisinden önceki ünlüyü daraltabilir. Örnek: alķa- ‘övmek’ fakat alķış]
ķantur- ‘kandırmak, doyurmak’ < ķan- ‘kanmak, doymak’ -tur [ettirgenlik eki] -ġalı
[zarf-fiil eki]
bulunçusuz ‘bulunmaz, ender’ < bul- ‘bulmak, ele geçirmek’ -(u)n [dönüşlülük eki]
[fiilden isim yapım eki] +çu [isimden isim yapım eki] + suz [isimden isim yapım eki: yokluk sıfatları üretir]

XV
1. TYNLYX L’RNYNK KWYSWŞYN ‘YNCYP
tınlıġ-larnın͡g küsüşin inçip
canlıların arzuları böylece (yerine gelmiş olur).’’
2. TYKYN “LXWNY T’PL’M’DY T’K
tigin alķunı taplamadı tek Prens (tekliflerin) hepsini uygun görmedi, yalnızca
3. T’LWY ‘WYKWZK’ KYRMYŞYK
taluy ögüzke kirmişig
okyanusa açılmayı
4. T’PL’DY ‘WYTWRW ‘YCK’RW X’NKY ‘YLYK’
tapladı ötürü içgerü ķan͡gı illigke
makul gördü. Sonra içeride (sarayda) babası kraldan
5. ‘WYTWK PYRDY T’LW ‘WYKWZK’
ötüg birdi talu ögüzke
bir istekte bulundu: ‘’Okyanusa
6. KYR’YN TYP ‘WL ‘WYDWN X’NKY
kireyin tip ol ödün ķan͡gı
gireyim (açılayım) mı? ‘’ diye. O anda babası
7. X’N PW ‘WYTWK S’V ‘YŞYDYP
ķan bu ötüg sav işidip
han bu istirhamı işitmesine rağmen
8. N’NK KYKYNC PYRW ‘WM’DY ‘RTYNKW
nen͡g kiginç birü umadı ertin͡gü
hiçbir cevap veremedi. Aşırı derecede

Sözcük Çözümlemeleri
tapla- ‘uygun bulmak’ < tap ‘uygun, yerinde’ +la- [isimden fiil yapım eki] -ma [olumsuzluk eki] -dı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]
kir- ‘girmek’ -miş [geçmiş zaman eylem sıfatı] -(i)g [belirtme durumu eki]
ötüg ‘rica, istek’ < öt- ‘geçmek, arz etmek’ -(ü)g [fiilden isim yapım eki]
bir ‘vermek’ -ü u- ‘muktedir olmak’ [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi] -ma [olumsuzluk eki] -dı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]


XVI
1. PWŞWŞLWX PWLTY ‘WYTRW “W[L]
buşuşluġ boltı ötrü ol
üzüldü. Ardından, o
2. ‘WXLY TYKYN K’ ‘YNC’
oġlı tigin-ke inçe
oğlu prense şöyle
3. TYP YRLYX X’DY “MR’X ‘WYKWK
tip yarlıġ-ķadı amraķ ögük-
diyerek buyurdu: “Sevgili yavrucuk-
4. WM M’NYNK ‘YLT’ X’ZX’NCYM
üm menin͡g ilte ķazġançım
um! Benim imparatorlukta kazancım
5. SYZYNK ‘RM’Z MW ‘MTY KWYNKWL
sizin͡g ermez mü amtı kön͡gül-
sizin değil mi? Şimdi istediğiniz
6. C’ “LYNK P’RC’ PWŞY
çe alın͡g barça buşı
kadar alın; hepsini sadaka
7. PYRYNK N’ ‘WYCWN ‘WYLWM
birin͡g ne üçün ölüm
verin! Niçin ölüm
8. YRK’ P’RYR SYZ PYŞ TWYRLWK
yirke barır siz biş türlüg
yerine gidiyorsunuz? (Orada) beş türlü

Sözcük Çözümlemeleri
bir- ‘vermek’ -(i)n͡g [2. çoğul kişi emir eki]

XVII
1.”D’ P’R PYR ‘D’ ‘WL ‘RWR T’LYM
ada bar bir ada ol erür talım
tehlike var. Birinci tehlike şudur: Canavar
2. P’LYX ‘WDWX ‘RK’N S’XL’NM’DYN
balıķ oduġ erken saķlanmadın
balık uyanık iken (kişi) beklemediği anda
3. TWŞ’R “LXWNY KMY PYRL’ SYN
tuşar alķunı kemi birle sin͡g-
(onunla) karşılaşır. Herkesi gemiyle birlikte yu-
4. KWRWR ‘YKYNTY SWVD’ SWV ‘WYNKLWK
ürür ikkinti suvda suv ön͡glüg
tar. İkincisi: Suda su renginde
5. T’XL’R P’R KMY SWSWP SYNWR
taġlar bar kemi süsüp sınur
dağlar var. Gemi çarpıp parçalanır.
6. KYŞY ‘LXW ‘WYLWR ‘WYCWNC SWVD’
kişi alķu ölür üçünç suvda
İnsanların tamamı ölür. Üçüncüsü: Suda
7. Y’KL’R ‘WRWP KMY SWVX’
yekler urup kemi suvķa
şeytanlar hücum edip gemiyi suya
8. CWMWRWR TWYRTWNC ‘WLWX T’KZYNC
çomurur törtünç uluġ tegzinç
batırır. Dördüncüsü: Büyük girdap

Sözcük Çözümlemeleri
oduġ ‘uyanık’ < *od- ‘uyanık olmak’ -(u)ġ [fiilden isim yapım eki]
saķlan- ‘dikkat etmek’ < sa- ‘saymak, hesap etmek’ ‘dikkatli, uyanık’ [fiilden isim yapım eki] -madın [olumsuz zarf-fiil eki]
tuş- ‘rast gelmek, karşılaşmak’ -ar [geniş zaman eki]
sin͡g- ‘sinmek, içine geçmek’ -ür ‘yutmak, içine çekmek’ [ettirgenlik eki] -ür [geniş zaman eki]
ön͡glüg ‘görünümlü’ < ön͡g ‘renk, görünüş’ +lüg [isimden isim yapım eki]
süs- ‘çarpmak’ -(ü)p [zarf-fiil eki]
sın- ‘kırılmak’ < sı- ‘kırmak’-n [dönüşlülük eki] -ur [geniş zaman eki]
çomur- ‘suya daldırmak’ < çom- ‘suya dalmak’ -ur [ettirgenlik eki] -ur [geniş zaman eki]
tegzinç ‘girdap’ < tegiz- ‘çevirmek’ -(i)n [dönüşlülük eki] [fiilden isim yapım eki]

XVIII
1. K’ KYKWRWR SWV [‘YKRK ‘ŞYLWR]
k(emi)ke kigürür suv igrik eşilür
gemiyi içine alır. Sular kendi etrafında döner,
2. SWXWŞWR PYŞYNC TNKRY TWPYN’R
soķuşur bişinç ten͡gri topınar
birbirine çarpar. Beşincisi: Gökyüzü yarılır
3. QWRXYNCYX YYL TWRWR KMY “Q
ķorķınçığ yil turur kemi aķkorkunç bir fırtına kopar gemi ters
4. T’RYLWR ‘WYLWR PW MWNC’
tarılur ölür bu munça
yüz olur. (Herkes) ölür. Bu kadar
5. XWRXYNCYX “D’X’ KYRYP ‘WYLK’Y
ķorķınçıġ adaķa kirip ölgey
korkunç tehlikelere girip ölecek-
6. SYZ PYZNY ‘YRYNC XYLX’Y SYZ
siz bizni irinç ķılġay siz
siniz. Bizi bedbaht edeceksiniz.”
7. TYP TYDY ‘WL ‘WYDWN PWDYSVT TYKYN
tip tidi ol ödün bodisavat tigin
diye konuştu. O zaman Bodisavat Prens
8. Q’NKY X’NT’ PW YRLX ‘YŞYDYP
ķan͡gı ķanta bu yarlıġ işidip
babası handan buyruğu işitince:

Sözcük Çözümlemeleri
kigür- ‘sokmak, girdirmek’ < kir- ‘girmek’ -gür [ettirgenlik eki] -ür [geniş zaman eki]
igrik ‘çember biçimli’ < ig- ‘eğmek’ -(i)r ‘eğirmek’ [ettirgenlik eki] -(i)k [fiilden isim
yapma eki]
eşil- ‘kıvrılmak, etrafında dönmek’ < eş- ‘kıvırmak, çevirmek’ -(i)l [edilgenlik-dönüşlülük eki] -ür [geniş zaman eki]
soķuş- ‘çarpışmak’ < soķ- ‘vurmak, darp etmek’ -(u)ş [işteşlik eki] -ur [geniş zaman eki]
ķorķınçığ ‘korkunç’ < ķorı- ‘korumak’ [fiilden fiil yapım eki] -(ı)n [dönüşlülük eki]
[fiilden isim yapım eki] +çıġ [isimden isim yapım eki]
aķtarıl- ‘devrilmek’ < aķ- ‘bir yana eğilmek’-(ı)t [pekiştirme görevinde ettirgenlik eki]
-ar [ettirgenlik eki] -(ı)l [edilgenlik eki] -ur [geniş zaman eki]
öl- ‘ölmek’ -gey [gelecek zaman eki] -siz [3. çoğul kişi eki]
irinç ‘zavallı, sefil’ < ir- ‘yermek, kınamak’ -(i)n [edilgenlik fonksiyonunda dönüşlülük eki] -ç [fiilden isim yapım eki]

XIX
1. YRLX PWLZWN TYDM’ZWN P’R’YYN
yarlıġ bolzun tıdmazun barayın
“Bana ferman (padişahlık izni) verilsin, engellenmesin, gideyim.”
2. TYP ‘WYTWNTY ‘WYTRW X’NKY X’N
tip ötünti ötrü ķan͡gı ķan
diye arz etti. Bunun üzerine babası han
3. YRLYX Q’M’DY P’RM’X’Y SYN TYP
yarlıġ-ķamadı barmaġay sin tip
ferman buyurmadı. “Gitmeyeceksin” diye
4. TYDY ‘WYTRW TYKYN P’ŞYN TWYNKYTYP
tidi ötrü tigin başın tön͡gitip
cevap verdi. Prens başını eğip
5. ‘YXL’YW YYRD Y’TP YWQ’RW TWRX’LY
ıġlayu yirde yatıp yoķķaru turġalı
ağlayarak yerde yatıp (ne) yukarı kalkmaya
6. “Ş “ŞL’X’LY ‘WN’M’DY ‘YNC’ TYP TYDY
aş aşlaġalı unamadı inçe tip tidi
(ne de) yemek yemeye razı oldu. Şöyle dedi:
7. YRLYX PWLM’Z ‘RS’R PW YYRD’ YWQ’RW
yarlıġ bolmaz erser bu yirde yoķķaru “Ferman olmazsa buradan yukarı (ayağa)
8. TWRM’Z MN “Ş “Ş’NM’Z MN ‘WYLK’Y
turmaz men aş aşanmaz men ölgey
kalkmayacağım; yemek yemeyeceğim ve ölecek-

Sözcük Çözümlemeleri
bol- ‘olmak’ -zun [3. tekil kişi emir eki]
tön͡g- ‘dönmek, çevrilmek’ -(i)t ‘eğmek’ [pekiştirme görevinde ettirgenlik eki] -(i)p
[zarf-fiil eki]
yoķ ‘yokuş, yükseklik’ +ķaru (< ķa+ru) [yön gösterme eki]
‘aş, yemek’ +la- ‘yemek yemek’[isimden fiil yapım eki] -ġalı [zarf-fiil eki]
aşa- ‘yemek yemek’< aş ‘aş, yemek’ +a- [isimden fiil yapım eki]
-n [dönüşlülük eki] -maz [olumsuz geniş zaman eki] -men [1. tekil kişi eki]

XX
1. MN TYP TYDY X’LTY “LTY KWYN
men tip tidi ķaltı altı kün
im.” diye konuştu. Ne zaman ki, altı gün
2. ‘RTYP P’RDY ‘WYKY Q’NKY
ertip bardı ögi ķan͡gı
geçip gitti; annesi, babası
3. “TLYXY YWZLWKY ‘YXL’YWt
atlıġı yüzlügi ıġlayu ünvanlı kişiler, önde gelen zatlar ağlaşarak
4. PWS’NW TWRX[W]RWP N’NK ‘WN’M’
busanu turġurup nen͡g unama-
üzülerek kaldırmak (istediler) hiç razı olma-
5. ‘DY ‘WL ‘WYDWN ‘WYKY Q’NKY
adı ol ödün ögi ķan͡gı
dı. O zaman annesi ve babası
6. ‘YNC’ TYP TYDY PYZ KNTW K’
inçe tip tidi biz kentü-ke
şöyle söylediler: ‘’Biz kendisine
7. ‘DKW K’ ‘WYTL’YWR PYZ ‘WN’M’S’R
edgü-ke ötleyür biz unamasar
iyi (şeyler) için öğüt veriyoruz. Rıza göstermezse

Sözcük Çözümlemeleri
bus- ‘üzülmek’ -(a)n [dönüşlülük eki] -u [zarf-fiil eki]
turġur- ‘yerinden kaldırmak’ < tur- ‘ayağa kalkmak’ -ġur [ettirgenlik eki] -(u)p [zarf-fiil eki]
nen͡g ‘hiçbir şey; hiç’ < ne [belirsizlik zarfı] +an͡g ‘yok; değil’
öt ‘öğüt’ (< ögüt) +le- [isimden fiil yapım eki] -(y)ür biz [3. çoğul kişi geniş zaman]

XXI
1. XY TWZWSY N’ P’R TYKYN ‘YNC’
ġı tuzusı ne bar tigin inçe
… faydası yararı nedir? ‘’ Prens şöyle
2. TYP ‘WYTWNTY LWW X’NL’RYNT’
tip ötünti luu ķanlarınta
diyerek konuştu: ‘’Ejder hanlarında
3. CYNT’M’NY ‘RDYNY P’R KYM
çintemeni erdini bar kim
çintamani incisi var ki
4. ‘WYLWKLWK QWTLWX KYŞY ‘WL ‘RDNY
ülüglüg ķutluġ kişi ol erdini
kısmetli ve talihli biri o inciyi
5. PWLS’R Q’M’X TYLX L’RQ’ “SX
bulsar ķamaġ tı[n]lıġ-larķa asıġ
bulursa bütün canlılara fayda,
6. TWSW XYLWR “NY ‘WYCWN T’LWY
tusu ķılur anı üçün taluy-
yarar sağlar. Onun için okyanus-
7. Q’ KYRYKS’YWR MN TYP ‘WYTWNTY
ķa kirigseyür men tip ötünti
a gitmek (açılmak) istiyorum’’ diye arz etti.
8. ‘WL ‘WYDWN Q’NKY Q’N YRLX YRLX’
ol ödün ķan͡gı ķan yarlıġ yarlıġķa-
O zaman babası han ferman buyur-

Sözcük Çözümlemeleri
asıġ ‘fayda; kazanç, kâr’< as- ‘aşmak, yükselmek’ -(ı)ġ [fiilden isim yapım eki]
kir- ‘girmek’ -(i)g [fiilden isim yapım eki] +se- [isimden fiil yapım eki] -(y)ür men [1. tekil kişi geniş zaman]

XXII
1. DY KYM T’LWY Q’ P’R’YYN
dı kim taluy-ķa barayın
du: ‘’ Kim ‘okyanusa gideyim’
2. TYS’R KYRYNKL’R ‘WXLWM TYKYN
tiser kirin͡gler oġlum tigin-
diyorsa (huzura) gelsin ve oğlum Prens-
3. K’ ‘YŞ PWLWNKL’R N’ KRK’KYN
ke iş bolun͡glar ne kergekin
e arkadaş olsun. Ne gerekiyorsa
4. P’RC’ PYRK’Y PYZ KYM YYRCY
barça birgey biz kim yirçi
her şeyi vereceğiz. İçinizde rehber
5. SWVCY KYMYCY P’R ‘RS’R YM’
suvçı kimiçi bar erser yime
denizci gemici var ise, o da
6. K’LZWN TYKYNYK ‘YS’N
kelzün tiginig isen
gelsin. Prensi sağ
7. TWYK’L K’LWRZWN L’R ‘WYTRW
tükel kelürzün-ler ötrü
salim getirsinler. Bunun üzerine
8. PW YRLX ‘YŞYDYP PYŞ YWZ
bu yarlıġ işidip biş yüz
bu fermanı işitip beş yüz

Sözcük Çözümlemeleri
bar- ‘gitmek’ -ayın [1. tekil kişi emir eki]
kergek ‘gerek’ < kerge- ‘yaraşmak, uygun olmak’-k [fiilden isim yapım eki] +i [3. Tekil kişi iyelik eki] +n [iyelik ekli gövdeler üzerine gelen belirtme durumu eki]
tükel ‘sağlam; tam, bütün’ < tü- ‘bitmek’ -k ‘tam’ [fiilden isim yapım eki] +e- ‘tam olmak; yetmek’ -l [fiilden isim yapım eki]
kelür- ‘getirmek’ < kel- ‘gelmek’ -ür [ettirgenlik eki] -zünler [3. çoğul kişi emir eki]

XXIII
1. S’TYXCY ‘R’N L’R TYRYLYP
satıġçı eren-ler tirilip
tüccar kimseler toplanıp
2. ‘YCK’RW ‘WYTWK PYRDY L’R X’M’XYN
içgerü ötüg birdi-ler ķamaġın
içeri (saraya) müracaat ettiler: “Hep birlikte
3. ‘DKW ‘WYKLY TYKYNK’ QWLWQ ..
edgü ögli tiginke ķulluķ …
İyi Düşünceli Prense hizmet [edeceğiz]
4. P’RYR PYZ ‘WYLS’R PYRL’ ‘WYLWR
barır biz ölser birle ölür
gideceğiz; öleceksek birlikte ölecek-
5. PYZ K’LS’R PYRL’ K’LYR PYZ TYP
biz kelser birle kelir biz tip
iz; dönecekse birlikte döneceğiz” diye
6. ‘WYTWK PYRDY L’R ‘WL ‘WYDWN
ötüg birdi-ler ol ödün
istek bildirdiler. O zamanlarda
7. P’R’N’S ‘WLWŞT’ PYR ‘DKW
baranas uluşta bir edgü
Benares ulusundan bir iyi ve
8. ‘LP YYRCY SWVCY P’R ‘RTY Q’C
alp yirçi suvçı bar erti ķaç
cesur rehber ve gemi kılavuzu var idi. Kaç

Sözcük Çözümlemeleri
ķamaġın ‘hep beraber’ < ķamaġ ‘bütün, hepsi’ +(ı)n [araç durumu eki]
ögli < ö- ‘düşünmek’ -gli [sıfat-fiil eki; bk. Orhun Türkçesi VII. Ünite, Sıfat-Fiiller]
birle ‘birlikte’ < bir ‘bir, beraber’ +le [araç durumu eki]


XXIV
1. Q’T’ TLWY Q’ KYRYP
ķata taluy-ķa kirip
sefer oknayusa gitmiş,
2. PYŞ’R YWZ ‘RYN P’RYP
bişer yüz erin barıp
beş yüz adamla yola çıkmış,
3. ‘YS’N TWYK’L K’LMYŞ ‘RTY
isen tükel kelmiş erti
sağ salim geri dönmüş idi.
4. ‘YNCYP S’KYZ ‘WN Y’Ş’YWR
inçip sekiz on yaşayur
Ancak seksen yaşında
5. X’RY ‘RTY YYN’ ‘YKY KWYZY
ķarı erti yine ikki közi
bir ihtiyar idi. Üstelik iki gözü de
6. KWYRM’Z ‘RTY ‘WL PYŞ YWZ ‘R
körmez erti ol biş yüz er
görmüyordu. Bu beş yüz adam
7. Q’MWXWN ‘WL KWYRM’Z YYRCYK’
ķamuġun ol körmez yirçike
hep birlikte bu gözleri görmeyen kılavuza
8. ‘WYTWNTY L’R ‘WL ‘WYDWN
ötünti-ler ol ödün
başvurdu. O zaman

Sözcük Çözümlemeleri
ķata ‘kez, defa’ < ķat- ‘katmak, eklemek’ -a [kalıplaşmış zarf-fiil eki]
yaşa- ‘yaşamak’ < yaş ‘yaş, diri’ +a- [isimden fiil yapım eki] -(y)ur [3. tekil kişi geniş zaman]

XXV
1. TYKYN ‘WYZY P’RYP XWLYN
tigin özi barıp ķolın
prens (oraya) kendisi gidip (adamı) kolundan (tutarak)
2. Y’TYP YCK’RW X’NKY X’N
yetip içgerü ķan͡gı ķan
yanında götürüp içeri (saraya) babası hanın
3. T’P’ KYKWRDY X’NKY X’N
tapa kigürdi ķan͡gı ķan
huzuruna getirdi. Babası han
4. ‘YNC’ TYP YRLQ’DY PYR KY’ ‘MR’Q
inçe tip yarlıġķadı bir-kiye amraķ
şöyle deyip buyurdu: ‘’Biricik sevgili
5. ‘WXLWMYN SYZYNK’ TWTWZWR
oġlumın sizin͡ge tutuzur
oğlumu size emanet ediyor-
6. MN “S’N TWYK’L K’LWRWNK TYP
men esen tükel kelürün͡g tip
um. (Onu) sağ salim geri getirin’’ diye
7. YRLQ’DY ‘WYTRW ‘WL “VYCX’ ‘R
yarlıġķadı ötrü ol avıçķa er
konuştu. Sonra bu yaşlı adam
8. ‘YXL’YW X’N Q’ ‘YNC’ TYP ‘WYT..
ıġlayu ķan-ķa inçe tip öt[ün-]
ağlayarak hana böyle diyerek arz et-

Sözcük Çözümlemeleri
tapa ‘-e doğru’< tap- ‘bulmak’ -a [zarf-fiil eki]
birkiye ‘biricik’ < bir ‘bir, tek’ +kiye [isimden isim yapım eki; küçültme ve okşama anlamı katar. Bk. Orhun Türkçesi V. Ünite, Söz Yapımı]
oġlumın < oġul ‘oğul, evlat’ +(u)m [1 tekil kişi iyelik eki] +(ı)n [iyelik ekli gövdeler üzerine gelen belirtme durumu eki]
sizing͡ e < siz ‘siz’ [2. çoğul kişi zamiri] +ing͡ [tamlayan durumu eki] +e [yönelme durumu eki]
tutuzur men < tut- ‘tutmak’ -(u)z ‘emanet etmek’ [ettirgenlik eki] -ur men [1. tekil kişi
geniş zaman]

XXVI
1. TY TNKRYM N’ MWNK T’Q
ti ten͡grim ne mun͡g taķ
ti: ‘’Hünkarım, ne (gibi bir ) sıkıntı, zaruret
2. PWLTY KYM “NTX TNKRY T’K
boltı kim antaġ ten͡gri teg
oldu ki böyle gökyüzü gibi,
3. ‘RDNY T’K ‘WYKWKWNKWZNY ‘WYLWM
erdini teg ögükün͡güzni ölüm
mücevher gibi sevgili evladınızı ölüm
4. YYRYNK’ ‘YDWR SYZ ‘WL T’LWY
yirin͡ge ıdur siz ol taluy
yerine gönderiyorsunuz? O okyanusun
5. SWVY ‘RTYNKW QWRQYNCYX
suvı ertin͡gü ķorķınçıġ
suyu fevkalade korkunç ve
6. “D’LX ‘WL ‘WYKWŞ TYNLXL’R
adalıġ ol üküş tınlıġlar
tehlikelidir. Birçok canlı
7. P’RYP ‘WYLWKLY PYR P’RS’R
barıp ölügli bir barsar
gidip öldü. Bir (başına) gidilse,
8. Y’R’X’Y MW TYP ‘WYTWNTY
yaraġay mu tip ötünti
uygun olur mu? ‘’ diye arz etti.

Sözcük Çözümlemeleri
ögük ‘sevgili’ < *ög- ‘övmek’ -(ü)k [fiilden isim yapım eki] +(ü)n͡güz [2. çoğul kişi iyelik eki] +ni [belirtme durumu eki]
ölüm ‘ölüm’ < öl- ‘ölmek’ -(ü)m [fiilden isim yapım eki]
ölügli < öl- ‘ölmek’ -(ü)gli [sıfat-fiil eki]

Ünite 5
Uygur Türkçesi Metin III

KALYANAMKARA ET PAPAMKARA
(İYİ DÜŞÜNCELİ PRENSLE KÖTÜ DÜŞÜNCELİ PRENS)


XXVII
1. ‘ WLWŞ P’RC’ TYKYN ‘WYCWN
uluş barça tigin üçün
ulus, hep birlikte prens için
2. PWS’NWR YM’ X’N ‘YNC’
busanur yime ķan inçe
kederlenir. Yine han şöyle
3. TYP YRLX Q’DY TYDW ‘WM’DYM
tip yarlıġ-ķadı tıdu umadım diyerek buyurdu: ‘‘Engellemeye gücüm yetmedi.
4. ‘RKYM TWYK’M’DY ‘RKSYZ ‘YDWR
erkim tükemedi erksiz ıdur
kudretim yetmedi. İstemeksizin yolluyor-
5. MN “MTY SYZ X’T’XL’NYNK
men amtı siz ķataġlanın͡g
um. Şimdi siz zahmete katlanın,
6. PYRL’ P’RYNK P’RYNK YYRCY
birle barın͡g barın͡g yirçi
beraber gidin. Gidin, kılavuz
7. PWLWNK TYP YRLQ’DY “VYCX’
bolun͡g tip yarlıġķadı avıçķa
olun’’ diye konuştu. Yaşlı adamı
8. Q’M’X T’PL’MYŞ ‘WYCWN YYRCY
ķamaġ taplamış üçün yirçi
herkes uygun gördüğü için kılavuz

Sözcük Çözümlemeleri
bar ‘var, mevcut’+ça [eşitlik durumu eki]
tıd- ‘engellemek’-u u- ‘muktedir olmak’ [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi] -ma [olumsuzluk eki] -dım [1. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]
ıd- ‘göndermek’ < ı- ‘göndermek’ -d [fiilden fiil yapım eki; pekiştirme görevini görür]
-ur [geniş zaman eki] -men [1. tekil kişi eki]
ķat(a)ġ ‘katı, sert’< ķat- ‘katılaşmak; daralmak’ -(a)ġ [fiilden isim yapım eki] +la-
[isimden fiil yapım eki] -n [dönüşlülük eki] -(ı)n͡g [2. çoğul kişi emir eki]

XXVIII
1. PWLTY ‘WL ‘WYDWN X’NKY X’N
boltı ol ödün ķan͡gı ķan
oldu. O zaman babası han
2. TYKYNK’ S’PTY PYŞ YWZ ‘R’N
tiginke septi biş yüz eren-
prense gerekli donanımı verdi. Beş yüz adam-
3. NYNK “ŞY SWVY KWYLWKY T’QY
nin͡g aşı suvı kölüki taķı
ın yemeği, suyu, yük hayvanı ve dahi
4. N’ KRK’KYN “LQW TWYK’TY
ne kergekin alķu tüketi
bütün gerekli olanları tam ve eksiksiz
5. PYRYP ‘WZ’TYP ‘WYNTWRDY
birip uzatıp öntürdi
vererek (onları) yola koyup uğurladı.
6. ‘WL ‘WYDWN “YYX ‘WYKLY TYKYN
ol ödün ayıġ ögli tigin
Bu sırada Kötü Düşünceli Prens
7. ‘YNYSY ‘YNC’ TYP S’QYNTY
inisi inçe tip saķıntı kardeşi şöyle düşündü:
8. ‘WYKWM Q’NKYM ‘YCYM TYKYN K’
ögüm ķan͡gım içim tigin-ke
‘‘Annem ve babam (hep) ağabeyim prensi

Sözcük Çözümlemeleri
eren ‘adamlar’< er ‘adam’ +ninn͡g [tamlayan durumu eki]
öntür- ‘göndermek; uğurlamak’ < ön- ‘dışarı, öne çıkmak’ -tür [ettirgenlik eki] -di [1. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]

XXIX
1. S’V’R MYNY “QL’YWR ‘RTY “MTY
sever meni aķlayur erti amtı
sever, benden nefret eder idi. Şimdi
2. ‘YCYM T’LWY Q’ P’RYP ‘RDNY
içim taluy-ķa barıp erdini
ağabeyim okyanusa gidip (de) (büyük) inciyi
3. K’LWRS’R T’QY “XRLX PWLX’Y
kelürser taķı aġırlıġ bolġay getirirse, daha da kıymetli olacak.
4. MN T’QY ‘WCWZ PWLX’Y MN
men taķı uçuz bolġay men
ben (ise) daha kıymetsiz olacağım’’
5. TYP S’QYNTY “MTY PYRL’
tip saķıntı amtı birle
diye düşündü. ‘‘Şimdi (ben de onunla) beraber
6. P’R’YYN ‘WYTRW X’NKY X’N Q’
barayın ötrü ķan͡gı ķan-ķa
gideyim.’’ Sonra babası hana
7. ‘YNC’ TYP ‘WYTWNTY ‘YCYM
inçe tip ötünti içim
şöyle hitap etti: ‘‘Ağabeyim
8. TYKYN ‘WYLWM YYRK’ P’RYR
tigin ölüm yirke barır
prens ölüm ülkesine gidiyor.

Sözcük Çözümlemeleri
aķla- (<Çince âk) ‘kötü, iğrenç’ +la- ‘nefret etmek’[isimden fiil yapım eki] -(y)ur [3. tekil kişi geniş zaman eki]

XXX
1. N’KLWK X’LYR MN TNKRYM
neglük ķalır men ten͡grim Ben niçin kalıyorum, haşmetlim?
2. MN YM’ P’R’YYN ‘DKW YVLQ
men yime barayın edgü yavlaķ
Ben de gideyim. İyi (de) kötü (de)
3. PWLS’R PYRL’ PWL’LYM TYP
bolsar birle bolalım tip
olsak, birlikte olalım. ‘‘ diye.
4. YM’ X’NKY ‘WXWL XYLYNCY
yime ķan͡gı oġul ķılınçı Ancak babası oğlunun ahlâkı
5. YVL’Q ‘WYCWN SVMZ ‘RTY
yavlaķ üçün sevmez erti
kötü olduğu için onu sevmiyordu.
6. ‘WYTRW P’RS’R P’RXYL TYP
ötrü barsar barġıl tip
Bunun üzerine: ‘‘Gideceksen git’’ diye
7. YRLQ’DY ‘WL ‘WYDWN X’NKY
yarlıġķadı ol ödün ķan͡gı
buyurdu. Bu sırada babası
8. X’N ‘WLWŞ PWDWN ‘YXL’YW SYQ
ķan uluş bodun ıġlayu sıķhan ve bütün halk ağlayıp sız-

Sözcük Çözümlemeleri
neglük ‘nasıl, niçin’ < ne ‘ne, hangi’ +gü [isimden isim yapım eki] +lük [isimden isim yapım eki]
edgü ‘iyi; yarar’ < ed ‘mal, değerli eşya’ +gü [isimden isim yapım eki]

XXXI
1. T’YW ‘DKW ‘WYKLY TYKYNYK ‘WZ
tayu edgü ögli tiginig uz-
layarak İyi Düşünceli Prensi yola koy-
2. ‘TY ‘WYNTWRWP T’LWY Q’
atı öntürüp taluy-ķa
up uğurlayarak okyanusa
3. ‘YDTY L’R X’LTY T’LWY ‘WYKWZ K’
ıdtı-lar ķaltı taluy ögüz-ke
gönderdiler. Ne zaman ki okyanusa
4. T’KYP YYTY KWYN TWRWP
tegip yitti kün turup
varıp ulaştı, (orada) yedi gün kalıp
5. KMY Y’R’TY YYTY TYMYR SW
kemi yarattı yitti timir son
gemiyi donattı. Yedi zincirle
6. KMY SWL’P TWRXWRDY YYTYNC
kemi solap turġurdı yittinç gemiyi bağlayıp, yerine sabitledi. Yedinci
7. KWYN T’NK T’NKL’YWR ‘RK’N
kün tan͡g tan͡glayur erken
gün tan atarken
8. ‘DKW ‘WYKLY TYKYN ‘WLWX KWYV
edgü ögli tigin uluġ küv-
İyi Düşünceli Prens heybetli da-

Sözcük Çözümlemeleri
sıķta- ‘ağlamak, sızlamak’ < sıġıt ‘hıçkırık, inilti’ +la- [isimden fiil yapım eki] -(y)u
[zarf-fiil eki]
uzat -’göndermek’ < uz ‘düz, doğru’ +a- ‘ileriye doğru gitmek’ [isimden fiil yapım eki]
-t [ettirgenlik eki] -tı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]
yarat- ‘donatmak, hazırlamak’ < yara- ‘uygun olmak’ -t [ettirgenlik eki] -tı [3. tekil kişi belirli geçmiş zaman eki]
so ‘zincir’ (< Çince suǒ) +la- ‘zincirlemek’ [isimden fiil yapım eki] -p [zarf-fiil eki]
turġur- ‘durdurmak, sabitlemek’ < tur- ‘durmak’ -ġur [ettiegenlik eki] -dı [3. tekil kişi
belirli geçmiş zaman eki]
tan͡gla- ‘şafak sökmek’ < tan͡g ‘tan, şafak’ +la- [isimden fiil yapım eki] -(y)ur [3. Tekil kişi geniş zaman eki]

XXXII
1. RWK TWQYTYP ‘YNC’ TYP
rüg toķıtıp inçe tip
vul (kös)ler çaldırıp şöyle
2. YRLQ’DY T’LWY ‘WYKWZ K’
yarlıġķadı taluy ögüz-ke
ferman buyurdu: ‘‘Okyanusa
3. KYRWR SYZL’R KYM ‘WYLWM
kirür sizler kim ölüm
açılıyorsunuz. Kim ölüm
4. “D’Q’ QWRQS’R “ŞNW R’Q
adaķa ķorķsar aşnu-raķ
tehlikesi karşısında korkuya düşüyorsa önceden
5. YWRYNKL’R MN SYZL’RNY KWYC
yorın͡glar men sizlerni küç-
çekip gitsin. Ben sizleri zor
6. ‘P ‘YLYTM’Z MN ‘WYTRW
ep ilitmez men ötrü
kullanarak götürmüyorum.’’ Hemen sonrasında
7. YRLXYN ‘YŞYDYP KYM
yarlıġın işidip kim buyruğunu işitmesine rağmen kimse
8. N’NK ‘WNM’DY L’R KWYNYNK’
nen͡g ün[te]medi-ler künin͡ge
hiçbir ses çıkarmadı. Her gün

Sözcük Çözümlemeleri
toķıt- ‘vurdurmak, çaldırmak’ < toķ ‘vurma sesi’ +ı- [isimden fiil yapım eki] -t [ettirgenlik eki] -(ı)p [zarf-fiil eki]
aşnuraķ ‘daha önce, önceden’ < aş- ‘aşmak, geçmek’ -(ı)n [dönüşlülük eki] -u [kalıplaşmış zarf-fiil eki] +raķ [isimden isim yapım eki; karşılaştırma sıfatları yapar veya kök anlamını güçlendirir.]
yorı- ‘yürümek, gitmek’ -n͡glar [2. çoğul kişi emir eki]
küçe- ‘zorlamak, güç kullanmak’ < küç ‘güç, zor’ -e [isimden fiil yapım eki] -p [zarf-fiil eki]
ilit- ‘(yanına) almak, götürmek’ < il- ‘iliştirmek’ -(i)t [pekiştirme fonksiyonlu ettirgenlik eki] -mez men [1. tekil kişi olumsuz geniş zaman]
ünte- ‘seslenmek, bağırmak’ < ün ‘ün, ses’ +te- [isimden fiil yapım eki] -me [olumsuzluk eki] -diler [3. çoğul kişi belirli geçmiş zaman]
künin͡ge ‘her gün’ < kün ‘gün’ +i [3 tekil kişi iyelik eki] +n͡ge [yönelme durumu eki]

XXXIII
1. MWNCWL’YW KWYVRWK TWXYP
munçulayu küvrüg toķıp
bu şekilde davul çalınarak
2. YRLX YRLQ’P KYM N’NK ‘WYN
yarlıġ yarlıķap kim nen͡g ünferman salınmasına rağmen hiç kimse ses çıkar-
3. T’M’S’R YYTYNC KWYN TMYR SW
temeser yittinç kün timir so
mayınca yedinci gün zincirleri
4. “CTY T’MYR ‘YŞYX YWRYDY
açtı timir ışıġ yorıdı
açtı ve demir halatlar yürüdü.
5. TYKYN XWTY ‘WYLWKY ‘WYCWN
tigin ķutı ülügi üçün
Prensin talihi ve kısmeti olduğu için
6. “D’SYZ TWD’SZ X’C KWYN
adasız tudasız ķaç kün
kazasız belasız birkaç gün
7. ‘YCYNT’ ‘RDNY LYK ‘WTRWQ
içinte erdini-lig otruķiçinde inci ada-
8. X’ T’KDYL’R YYTY KWYN “NT’
ķa tegdiler yitti kün anta
sına ulaştılar. Yedi gün orada

Sözcük Çözümlemeleri
munçulayu ‘bu şekilde’ < bunçalayu < bu ‘işaret zamiri’ +n [zamir n’si] +ça [eşitlikeki]
+la- [isimden fiil yapım eki] -(y)u [zarf-fiil eki]

XXXIV
1. TYNTYL’R YYTYNC KWYN T’NK
tıntılar yittinç kün tan͡g
dinlendiler. Yedinci gün harikulade,
2. “DYNCYX ‘RDNY YYNCW K’MY K’
adınçıġ erdini yinçü kemi-ke
nadide incileri gemiye
3. TWYK’KWC’ ‘WRWP .. TYKYN ...
tükegüçe urup .. tigin …
bitinceye kadar yükleyip … Prens …
4. ‘YNC’ TYP YRLQ’DY “MTY MN
inçe tip yarlıġķadı amtı men
şu şekilde buyurdu: ‘‘Şimdi ben
5. PW ‘RDNY PYRL’ P’RS’R MN
bu erdini birle barsar men
bu inci (hazinesiyle) yola çıkacak olursam
6. Q’M’X TYNLYXL’RQ’ “RTWQ
ķamağ tınlıġlarķa artuķ
bütün canlılara ziyadesiyle
7. “SX TWSW XYLW “WM’X’Y MN
asıġ tusu ķılu umaġay men
faydalı ve yararlı olamayacağım.
8. SYZL’R P’RYNKL’R MN PW MWNTW
sizler barın͡glar men bu muntu-
Sizler gidiniz. Ben bura-

Sözcük Çözümlemeleri
tın- ‘dinlenmek, nefes almak’ -tılar [3. çoğul kişi belirli geçmiş zaman]
tüke- ‘bitmek, tükenmek’ -güçe [zarf-fiil eki; krş. Orhun Türkçesi, Ünite VII, Zarf-
Fiiller: -gInçA]
artuķ ‘artık, ziyade; aşırı derecede’< art- ‘artmak’ - [fiilden isim yapım eki]
ķıl- ‘kılmak, yapmak’ -u u- ‘muktedir olmak’ [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi] -ma [olumsuzluk eki] -ġay men [1. tekil kişi gelecek zaman]
muntuda ‘burada(n) < muntada < bu ‘işaret zamiri’ +n [zamir n’si] +ta [bulunma(-çıkma) durumu eki] +da [(bulunma -)çıkma durumu eki]

XXXV
1. D’ YYKR’K CYNT’M’NY
da yigrek çintemeni
dan (hepsinden) değerli çintamani
2. ‘RDNY “LX’LY P’R’YYN KYM
erdini alġalı barayın kim
incisini ele geçirmek için yola devam edeyim ki
3. X’YW TYNLX L’RX’ TWYZW
ķayu tınlıġ-larķa tözü
(akla gelen) bütün canlılara tam (ve)
4. TWYK’TY “SX TWSW XYLW ‘WS’R
tüketi asıġ tusu ķılu usar
eksiksiz (bir) fayda (ve) kazanç sağlayabile-
5. MN ‘WYTRW Q’D’ŞY “YYX
men ötrü ķadaşı ayıġ
yim. Daha sonra, kardeşi Kötü
6. ‘WYKLY TYKYNYK ‘WYTLP
ögli tiginig ötlep
Düşünceli Prense öğütler verip
7. KMY TWTWZWP Y’NTRW ‘YDTY
kemi tutuzup yantru ıdtı
gemiyi emanet ederek geri gönderdi.
8. TYKYN YYRCY “VYCX’ PYRL’
tigin yirçi avıçķa birle
Prens ile kılavuz ihtiyar

Sözcük Çözümlemeleri
yigrek ‘daha iyi, çok değerli’ < yig ‘yeğ, iyi’ +rek [karşılaştırma/pekiştirme eki]
al- ‘almak, ele geçirmek’ -ġalı [zarf-fiil eki; burada amaç foksiyonuyla]
ķıl- ‘kılmak, yapmak’ -u u- ‘muktedir olmak’ [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi] -sar [şart eki] -men [1. tekil kişi eki]
yantru ‘geri; yine’ < yan- ‘dönmek’ -tur [ettirgenlik eki] -u [kalıplaşmış zarf-fiil eki]

XXXVI
1. ‘YKYKW Q’LTY L’R ‘WL ‘WYDWN
ikigü ķaltı-lar ol ödün
ikisi (yalnız) kaldılar. O zaman
2. ‘DKW ‘WYKLY TYKYN YYRCY “VYC
edgü ögli tigin yirçi avıç-
İyi Düşünceli Prens kılavuz ihtiyar-
3. X’ XWLYN YYTYP YYTY
ķa ķolın yitip yitti
ın koluna girerek yedi
4. KWYN PYLC’ PWXWZC’
kün bilçe boġuzça
gün (boyunca) bellerine, boğazlarına kadar
5. SWVD’ YWRYP KWYMWŞLWK
suvda yorıp kümüşlüg
suda yürüyerek gümüş
6. ‘WTRWQ Q’ T’XQ’ T’KDY YYRY
otruķ-ķa taġka tegdi yiri
adaya ve dağa ulaştı. (Buranın) toprağı ve
7. QWMY “LXW KWYMWŞ ‘WYTRW
ķumı alķu kümüş ötrü
kumu tamamen gümüştendi. Sonra
8. TYNTWRX’LY S’QYNTY ‘YNCYP
tınturġalı saķıntı inçip
(Prens yaşlı adama) soluk aldırmayı düşündü, çünkü

Sözcük Çözümlemeleri
ikigü ‘ikisi birlikte’< iki ‘2’ +egü [isimden isim yapım eki; topluluk sayıları yapar. krş.
Orhun Türkçesi, Ünite VI, Topluluk Sayıları]
yit- ‘yedmek, yedeğinde götürmek’ -(i)p [zarf-fiil eki]
bil ‘bel’ +çe [eşitlik durumu eki]
tıntur- ‘dinlendirmek’ < tın- ‘soluk almak’ -tur [ettirgenlik eki] -ġalı [zarf-fiil eki; burada sebep fonksiyonunda]

XXXVII
1. “VYNCX’ “RWQY YYTTY
avınçķa aruķı yitti
ihtiyara yorgunluk çökmüş,
2. KWYCY “LNKWDY T’PR’YW YWRYYW
küçi aln͡gudı tepreyü yorıyu gücü tükenmişti. Kımıldayıp yürümeye
3. ‘WM’DY ‘WYTRW TYKYNK’ ‘YNC’
umadı ötrü tiginke inçe
mecali yoktu. Sonra Prense şöyle
4. TYP ‘WYTWNTY ‘WXLWM MWNTW
tip ötünti oġlum muntu-
diyerek talepte bulundu: ‘‘Oğlum, bura-
5. D’ ‘YN’RW ‘WYNKTWN YYNK’Q
da ınaru ön͡gtün yın͡gaķ
dan ileride doğu tarafında
6. “LTWN T’X P’R KWYZWNWR MW
altun taġ bar közünür mü
altın dağ var, gözüküyor mu?
7. KWYRWNK TYP TYDY “VYC
körün͡g tip tidi avıç-
Bakın! ‘‘ diye konuştu. İhti-
8. Q’ ‘YNC’ TYP TYDY ‘WL “LTWN
ķa inçe tip tidi ol altun
yar şöyle sürdürdü: ‘‘ O altın

Sözcük Çözümlemeleri
aruķ ‘yorgun’< ar- ‘yorulmak’ -uķ [fiilden isim yapım eki] [3. tekil kişi iyelik eki]
aln͡gu- ‘kötüleşmek, bozulmak’ < al- ‘ele geçirmek, geri almak’ -(ı)n͡g ‘kötü, fena’ [fiilden isim yapım eki] +u- [isimden fiil yapım eki] -dı [3 tekil kişi belirli geçmiş zaman]
tepre- ‘kımıldamak’ < tepir ‘kıpırtı sesi’ +e- [isimden fiil yapım eki] -(y)ü [zarf-fiil eki]
ınaru ‘öteye, ileriye’< ın +aru < ın +ġaru (< * in) ‘3. tekil kişi zamiri’ +gerü [yön gösterme eki] )
yın͡gaķ ‘yan; tarafında’ < yan͡gaķ <yan +ġaķ [isimden isim yapım eki]
közün- ‘görünmek’ < *köz- ‘görmek’ -(ü)n [dönüşlülük eki] -ür [3. tekil kişi geniş zaman eki]

XXXVIII
1. T’X Q’ T’KS’R SYZ KWYK
taġ-ka tegser siz kök
dağa ulaşırsanız, mavi
2. LYNXW’ KWYRK’Y SYZ ‘WL
linxua körgey siz ol
lotus çiçekleri göreceksiniz. O
3. LYNXW’ S’YW PYR’R “XWLWX
linxua sayu birer aġuluġ
lotusların her biri birer zehirli
4. YYL’N P’R “XW TYNY ‘YR’QTYN
yılan bar aġu tını ıraķtın
yılandır. Zehirli solukları uzaktan
5. “NCWL’YW KWYZWNR X’LTY
ançulayu közünür ķaltı öyle görünür ki sanki
6. LYNXW’ S’YW TWYTWN TWYTR
linxua sayu tütün tüter-
her bir lotustan duman çıkıyor
7. C’ ‘WL ‘RS’R
çe ol erser
gibidir. Bu ise
8. ‘RTYNKW ‘LP ‘D’ TYTYR
ertin͡gü alp ada titir
son derece büyük tehlike demektir.

Sözcük Çözümlemeleri
aġu ‘zehir’ +luġ [isimden isim yapım eki; isimleri sıfatlaştırır]
ıraķ ‘uzak’ < ıra- ‘uzaklaşmak’ [fiilden isim yapım eki] +tın [çıkma durumu eki]
sayu ‘her, her biri’ < sa- ‘saymak’ -(y)u [kalıplaşmış zarf-fiil eki]
tütün ‘duman; is; buhar’ < tüt- ‘tütmek, is çıkarmak’ -(ü)n [fiilden isim yapım eki]
tüt- ‘tütmek’ -er [geniş zaman sıfat-fiili] +çe [eşitlik durumu eki]

XXXIX
1. ‘WL LYNXW’ YWLWX YWXWRW
ol linxua yoluġ yoġuru
O lotus yolunu geçe-
2. ‘WS’R SYZ ‘WYTRW LWW X’NY ‘RDNY
usar siz ötrü luu ķanı erdini-
bilirseniz, ardından ejderha hanının inci-
3. LYK P’LYQ X’ WRDW Q’
lig balıķ-ķa ordu-ķa
li şehrine ve sarayına
4. T’KK’Y SYZ ‘WL P’LYX T’KR’
teggey siz ol balıķ tegre
erişeceksiniz. O şehrin etrafında
5. YM’ YYTY X’T Q’R’M ‘YCYNT’
yime yitti ķat ķaram içinte
ve yedi kat hendek içinde
6. “LXW “XW LWX LWW L’R YYL’NL’R
alķu aġu-luġ luu-lar yılanlar
baştanbaşa zehirli ejderhalar ve yılanlar
7. Y’TWR “NY YWXWRW ‘WS’R SYZ
yatur anı yoġuru usar siz
bulunur.Bunu geçebilirseniz
8. ‘YCK’RW P’LYXQ’ KYRK’Y SYZ LWW
içgerü balıķķa kirgey siz luu
içeri şehre gireceksiniz. Ejderha

Sözcük Çözümlemeleri
yol ‘yol, güzergah’ +(u)ġ [belirtme durumu eki]
yoġur- ‘bata çıka yürümek’ < yoġ- ‘oğmak, çiğnemek’ -ur [ettirgenlik eki]-u u- ‘muktedir olmak’ [yardımcı fiili zarf-fiil eki ile asıl fiile bağlanmış birleşik fiil çekimi] -sar [şart eki] -siz [2. çoğul kişi eki]
teg- ‘erişmek, ulaşmak’ -gey siz [2. çoğul kişi gelecek zaman eki]
tegre ‘çevresinde’ < tegir- (< ten͡gir-) ‘çevirmek, döndürmek’ -e [kalıplaşmış zarf-fiil eki]

XL.
1. X’NY NK’ KWYZWNK’Y SYZ ‘RDNY PWL
ķanı-n͡ga közüngey siz erdini bul-
hanının huzuruna çıkacaksınız. İnciyi bul-
2. X’Y SYZ MN “MTY ‘WYLWR MN
ġay siz men amtı ölür men
acaksınız. Ben şimdi ölüyorum.
3. SYZ Y’LNKWS XY’ X’LYR SYZ
siz yaln͡gus-ķıya ķalır siz
Siz yalnız kalacaksınız.
4. TNKRYM QWRQM’NK PWS’NM’NK
ten͡grim ķorkman͡g busanman͡g
Hünkarım! Korkmayınız ve tasalanmayınız!
5. ‘YS’N TWYK’L T’KK’Y SYZ
isen tükel teggey siz
Sağ salim (oraya) erişeceksiniz.
6. ‘YNCYP X’YW KWYN PWRX’N
inçip ķayu kün burķan
Ola ki, bir gün Buda
7. QWTYN PWLS’R MYNY TYTM’NK
ķutın bulsar meni tıtman͡g
saadetini bulursanız, beni mazide bırakmayın,
8. ‘DKW KWYNY YWLCY YYRCY PWLWP
edgü köni yolçı yerçi bolup
iyi ve doğru bir rehber ve kılavuz (olmuş biri) olarak.

Sözcük Çözümlemeleri
yaln͡gus (< yalın͡guz)’yalnız’ +ķıya [isimden isim yapım eki; küçültme isimleri yapar]
ķut ‘kut, saadet, bereket’ [3. tekil kişi iyelik eki] +n [iyelikten sonra gelen belirtme durumu eki]
tıt- ‘geride bırakmak, men etmek’-ma [olumsuzluk eki] -n͡g [2. tekil kişi emir eki]

Ünite 6
Uygur Türkçesi Metin IV

UYGURCA HUKUK VESİKALARI’NDAN
Vasiyetname

1. küskü yıl sekiz-inç ay sekiz yigirmike
Sıçan yılı, sekizinci ayın on sekizinde,
2. men tüşimi aġır igke tegmiş-ke
ben Tüşimi ağır hastalığa tutulduğum için,
3. edgü ayıġ bolġay men tip kişim
iyi (veya) fena olacağım diye, karım
4. sılan͡g-ḳa bitig ḳodtum minte
Sılan͡g’a vasiyetname bıraktım. Benden
5. kin er-ke beg-ke tegmetin evim-
sonra başka bir kimse ile evlenmeden, evimi
6. ni tutup oġlum altmış ḳay-a-nı
idare edip, oğlum Altmış-Kaya’nın
7. asrap yorız-un oġlum ḳosan͡g esen
terbiyesi ile meşgul olsun. Oğullarım Kosang, Esen-
8. ḳay-a olar ögey anamız bizke
Kaya, onlar üvey annemiz bize
9. tegir alır biz tip almaz-un ḳatıl-
aittir, alacağız diye, müdahalede bulun-
10. maz-un-lar apam birök alır biz
masınlar. Eğer alacağız diye,
11. tip çamlasar-lar uluġ suü-ke
dava ederlerse, büyük orduya (?)
12. bir altun yastuḳ oġlan tigit-
bir altın yastık, şehzadelere
13. lerke birer kümüş yastuḳ
birer gümüş yastık,
14. içgerü aġılıḳ-ḳa bir yastuḳ
iç hazineye bir yastık,
15. içgerü aġılıḳ-ḳa bir at birip
iç hazineye bir at verip,
16. aġır ḳıyınḳa tegip söz-leri
ağır cezaya çarptırılsın (ve) sözleri
17. yorımaz-un bu bitig-ni sutz-a
geçmesin. Bu vasiyetnameyi Sutz-a
18. ked ḳay-a tutun͡g tükel-e kimtsü
Ked-Kaya Tutung, Tükele ve Kimtsü
19. başlap ḳuvraġ tavġaç yeke ikiçi
başta olmak üzere, cemaat (ile) Tavgaç-Yeke (ve) İkiçi
20. başlap bodun ḳadaşlarım asan-a
başta olmak üzere, halk ve yakınlarımdan Asana,
21. olar üskinde birtim tanuḳ in͡ge
onlar huzurunda verdim. Şahit İnge,
22. tanuḳ ḳara toyın bu tamġa menin͡g ol
şahit Kara Toyın. Bu damga benimdir.
23. men ḳaysın ayıtıp bitidim
Ben Kaysın sorup yazdım.
24. bu tamġa men tavġaç yeke-nin͡g ol
Bu damga ben Tavgaç-Yeke’nindir.
25. bu tamġa men asan-a-nın͡g ol
Bu damga ben Asana’nındır.

Sözcüklerin Çözümlemeleri
sekiz ‘sekiz’ +(i)nç [sıra sayı sıfatı yapım eki]
sekiz yegirmi ‘on sekiz’ +ke [yönelme durum eki]
ig ‘hastalık’ +ke [yönelme durumu eki]
teg- ‘yakalanmak, tutulmak’ –miş [geçmiş zaman sıfat-fiil eki] +ke [yönelme durum eki]
bol- ‘olmak’ –ġay men [1. tekil kişi gelecek zaman]
kişi ‘karı, eş, zevce’ +m [1. tekil kişi iyelik eki]
bitig ‘yazılı kâğıt, vasiyetname’ < biti- ‘< Çince. yazmak’ –g [fiilden isim yapım eki]
ḳod- ‘koymak, bırakmak’ < ḳo- ‘koymak’ –d [fiilden fiil yapım eki] –tum [1. tekil kişi belirli geçmiş zaman]
min ‘ben’ +te [bulunma-çıkma durumu eki]
teg- ‘değmek, paya düşmek’ –metin [olumsuz zarf-fiil]
ev ‘ev’ +(i)m [1.tekil kişi iyelik eki] +ni [belirtme durumu eki]
asra- ‘terbiye etmek’ –p [zarf-fiil eki]
yorı- ‘ilerlemek’ –zun [3. tekil kişi emir eki]
ana ‘anne’ +mız [1. çoğul kişi iyelik eki]
teg- ‘değmek; paya düşmek’ –ir [3. tekil kişi geniş zaman eki]
al- ‘almak’ –ır biz [1. çoğul kişi geniş zaman]
çamla- ‘dava etmek’ –sarlar [3. çoğul kişi şart eki]
tigin ‘prens’ +t [çokluk eki: /n/ ile sonlanan isimlerden sonra Mo ğolca +t çokluk eki ulanırsa sondaki ses düşer ve tigit olur. Ancak bu ek zamanla ilk fonksiyondaki kullanımının dışına çıkarak bir yapım eki görevini üstlenmiştir. Böyle olduğuna tanık ola rak, çokluk eki almış şekliyle tigit sözü üzerine çokluk eki gelme si gösterilebilir. Aynı eren ve oğlan sözcükleri gibi.] +ler [çokluk eki] +ke [yönelme durumu eki]
birer ‘birer’ < bir ‘bir (1)’ +er [üleştirme sayı sıfatı eki]
aġılıḳ ‘hazine’ < aġı ‘hazineye konulan değerli şey’ +lıḳ [isimden isim yapım eki]
ḳıyın ‘~ ḳın: işkence, ceza’ +ḳa [yönelme durumu eki]
başla- ‘başta olmak, baş olmak’ < baş ‘baş’ +la [isimden fiil yapım eki] –p [zarf-fiil eki]
ḳadaş ‘yakın olan kimse’ < *ḳa ‘aile’ +daş [isimden isim yapım eki]
ḳuvraġ ‘cemaat, topluluk’ < *ḳubra- ‘toplanmak’ –ġ [fiilden isim yapım eki]
üsk ‘üst’ +i [3.tekil kişi iyelik eki] +n [zamir n’si] +de [bulunma-çıkma durumu eki]
tanuḳ ‘tanık, şahit’ < tanu- ‘tanımak, şahit olmak’ -ḳ [fiilden isim yapım eki]
men ‘ben’ +in͡g [ilgi durumu eki: Zamirler üzerine iyelik ekleri gelmez.]


İLK TÜRK LİRİK ŞİİRİ
Aprın Çor Tigin’in Türk lirik şiirinin ilk ve en eski örneği olarak gösterilen aşk konulu bir şiiri vardır. Bu şiir Maniheist yazmalar arasındadır. Söz konusu fragman üzerinde ilk olarak A. von Le Coq çalışmış ve metin 1919 yılında yayımlanmıştır. Şiiri Reşid Rahmeti Arat, Eski Türk Şiiri kitabında da değerlendirmiş ve buradaki değerlendirmenin üzerine Şinasi Tekin de 1966’da bir yazı yazmıştır.

a……………                                     A ……….
adınçıġ amraḳ ……                           Emsalsiz sevgili ………
amraḳ özkiyem …..                           Sevgili cancağızım ……….
ḳasınçıgımın ö[yü] ḳadġurar men        Yavuklumu düşünüp kaygılanıyorum;
ḳadġurduḳ[ça] ḳaşı körtlem               Hasret çektikçe, kaşı güzelim,
ḳavışıġsayur men                               Kavuşmak istiyorum.
öz amraḳımın öyür men                     Öz sevgilimi düşünüyorum;
öyü evirür men ödü … çün                Düşünüp düşünüp … durdukça,
öz amrak[ımın] öpügseyür men          Öz sevgilimi öpmek istiyorum.
barayın tiser baç amraḳım                 Gideyim derse güzel sevgilim,
baru yime umaz men                         Gidemiyorum da;
baġırsaḳım                                        Merhametlim.
kireyin tiser kiçigkiyem                     Gireyim derse küçücüğüm,
kirü yime umaz men                          Giremiyorum da
kin yıpar yıdlıġım                              Anber, misk kokulum.
yaruḳ ten͡griler yarlıḳazun                  Nurlu tanrılar buyursun;
yavaşım birle                                   Yumuşak huylum ile
yaḳışıpan ardılmalım                         birleşerek ayrılmayalım.
küçlüg priştiler küç birzün                 Kudretli melekler güç versin;
közi ḳaram birle                               Gözü karam ile
külüşügin oluralım                             güle güle oturalım


Sözcüklerin Çözümlemeleri
adınçıġ ‘fevkalade, seçkin’ < *ad- ‘ayırmak, değişmek’ –(ı)n [fiilden isim yapım eki] –çıġ [< -sıġ [isimden isim yapım eki, sıfat yapım eki]
amraḳ ‘sevgili’ < amra- ‘sevmek, hoşa gitmek’ -ḳ [fiilden isim yapım eki]
özkiye ‘cancağız’ < öz ‘kendi’ +kiye [isimden isim yapım eki, küçültme eki] +m [1.tekil kişi iyelik eki]
ḳasınçıġ ‘yavuklu’ +(ı)m [1. tekil kişi iyelik eki] +(ı)n [belirtme durumu eki]
ö- ‘düşünmek’ –(y)ü [zarf-fiil eki]
ḳadġur- ‘kaygılanmak’ –ar men [1. tekil kişi geniş zaman]
ḳadġur- ‘kaygılanmak’ -duḳ [geçmiş zaman sıfat-fiil eki] +ça [eşitlik durumu eki]
ḳaş ‘kaş’ [3. tekil kişi iyelik eki]
körtle ‘güzel’ +m [1.tekil kişi iyelik eki]
kavışıġsa- ‘kavuşmak istemek’ < kavış- ‘kavuşmak’ –(ı)ġ ‘kavuşma’ [fiilden isim yapım
eki] +sa [isimden fiil yapım eki] –(y)ur men [1. tekil kişi geniş zaman]
amraḳ ‘sevgili’ < amra- ‘sevmek’ -ḳ [fiilden isim yapım eki] +(ı)m [1.tekil kişi iyelik eki]
+(ı)n [belirtme durumu eki]
ö- ‘düşünmek’ -(y)ür men [1.tekil kişi geniş zaman]
evir- ‘evirmek, çevirmek’ –ür men [1.tekil kişi geniş zaman]
öpügse- ‘öpmek istemek’ < öp- ‘öpmek’ –(ü)g ‘öpme’ [fiilden isim yapım eki] +se [isimden
fiil yapım eki] -(y)ür men [1. tekil kişi geniş zaman]
bar- ‘varmak, gitmek’ –ayın [1.tekil kişi emir eki]
ti- ‘demek’ –ser [3. tekil kişi şart eki]
bar- ‘varmak, gitmek’ –u [‘yapabilmek’ anlamındaki u- yardımcı fiilinin asıl fiile zarf fiil ekiyle bağlandığı birleşik fiil] –maz men [1. tekil kişi geniş zamanın olumsuzu]
baġırsaḳ ‘merhametli’ +(ı)m [1.tekil kişi iyelik eki]
kir- ‘girmek’ –eyin [1. tekil kişi emir eki]
kiçigkiye ‘küçücük’ < kiçig ‘küçük’ +kiye [isimden isim yapım eki] +m [1. tekil kişi iyelik eki]
yıdlıġ ‘(güzel) kokulu’ < yıd ‘koku’ +lıġ [isimden sıfat yapım eki] +(ı)m [1.tekil kişi iyelik eki]
yaru- ‘aydınlanmak, parlamak’ -ḳ ‘nurlu’ [fiilden isim yapım eki]
yarlıḳa- ‘buyurmak’ < yar- ‘hüküm vermek’ –(ı)l ‘hüküm verilmek’ [edilgenlik eki] –(ı)
ġ ‘hüküm, karar’ [fiilden isim yapım eki] +ḳa [isimden fiil yapım eki: > yarlıḳa-, yarlıġḳa-]
–zun [3. tekil kişi emir eki]
yaḳış- ‘yaklaşmak’ –(ı)pan [zarf-fiil eki]
adrıl- ‘ayrılmak’ < *ad- ‘ayrı olmak’ -(ı)r ‘ayırmak’ [ettirgenlik eki] –(ı)l [edilgenlik eki:
orta hece düşmesiyle adrıl-] –ma [olumsuzluk eki] –lım [1. çoğul kişi emir eki, ünlüden sonra –(y) AlIm yerine]
köz ‘göz’ +i [3. tekil iyelik eki]
ḳara ‘kara’ +m [1. tekil kişi iyelik eki]
külüşüg ‘karşılıklı gülüş’ < kül- ‘gülmek’ –(ü)ş ‘gülüşmek’ [işteşlik eki] –(ü)g [fiilden isim yapım eki] +(i)n [araç durumu eki]
olur- ‘oturmak’ –alım [1. çoğul kişi emir eki]

anı teg orunlarta REDİFLİ BİR BUDİST ŞİİRİ
R. Rahmeti Arat’ın Eski Türk Şiiri adlı eserindeki Budist Uygur şiirlerindendir.
Şiir, baş uyaklı ve aliterasyonludur. Düzenleniş bakımından Divan şiirindeki musammat şekline benzemektedir.

Adḳaşu turur ḳat ḳat taġda amıl aġlaḳ aranyadanta
Sıra sıra kat kat dağlarda, sakin (ve) tenha aranyadan’da,
Artuç sögüt altınınta, aḳar suvluḳta
Ardıç söğüt ağaçları altında, akar sular boyunca,
Amrançıġın uçdaçı ḳuşḳıyalar tirinlik ḳuvraġlıḳta
Sevinçle uçuşan kuşçukların toplandığı yerlerde,
Adḳaġsızın mengi tegingülük ol, anı teg orunlarta
Hiçbir şeye bağlanmadan huzura ermeli, öyle yerlerde!
*
İç tering ḳat bük taġda, irteki söki aranyadanta
İç içe, derin, kat kat dağlarda, eski (ve) kadim aranya dan’da,
İdiz tikim ḳayalıḳ basġuḳluḳ erip idi tikisizte
Yüce (ve) yalçın kayalık doruklar altında, tam sessizlik içinde,
İmirt çoġurt sögüt arasınta inçge kök suv ḳıdıġınta
İmirt, çoğurt ağaçları arasında, ince mavi suların kıyısında,
İlinmeksizin dyan olurġuluḳ ol, anı teg orunlarta
Hiçbir şeye ilinmeden dyan’a dalmalı, öyle yerlerde!
*
Sen͡gir bulun͡g terin͡g taġda, seviglig aranyadanta
Girintili çıkıntılı yüce dağlarda, sevimli aranyadan’da,
Sermelip aḳar suvluḳ erip sep sem aġlaḳta
Süzülüp akan sular arasında, ıp-ıssız tenhalıkta,
Sekiz türlüg yiller üze tepremetin, serilip anta
Sekiz türlü yel ile kımıldamadan dinlenip orada,
Sere yaln͡guzın nom mengisin tegingülük ol, anı teg orunlarta
Sabırla, yapa-yalnız dinî huzura ermeli, öyle yerlerde!
*
Kökerip turur körkle taġta, kön͡gül yaraşı aġlaḳ orunta
Göğerip duran güzel dağlarda, gönle uygun tenha yerlerde,
Köp yigi telim sögütlüg erip köpirip turur kölmen suvluḳta
Sık (ve) yoğun söğütlüklerde ve köpürüp duran gölcüklerde,
Köz başlap ḳaçıġların yıgınıp közünmiş bililmişçe [orun]larta
Göz başta bütün duyulardan sıyrılıp, her şeyin görünür bilinir gibi olduğu yerlerde,
Küsençigsizin mengi tegingülük ol, anı teg orunlarta
Hiçbir arzu beslemeden huzura ermeli, öyle yerlerde!
(Talat Tekin, “İslam Öncesi Türk Şiiri”, Türk Dili, s.409, s.3-42).

Sözlük


A
Aç-: açmak
Ada: tehlike
Adın: başka
Adınçıġ: nadide, fevkalade
Adkaġ: bağ, kelepçe
Adkaş-: birbirine bağlanmak
Adrıl-: ayrılmak
Adruk: başka, diğer
Aġı: hazineye konulan değerli şeyler, varlık
Aġıçı: hazinedar
Aġılık: hazine, devlet hazinesi
Aġır ig: ağır, ölümcül hastalık
Aġır kıyın: ağır ceza, ağır işkence
Aġırlık: kıymetli
Aġlak: boş, tenha
Aġu: zehir
Ak-: akmak
Akla-: nefret etmek
Aktarıl-: ters dönmek
Al-: almak
Alkın-: tükenmek, mahvolmak
Alku: hepsi, bütün
Aln͡gu-: tükenmek, bozulmak
Alp: cesur, büyük
Altı: altı (6)
Altın: alt, aşağı
Altun: altın
Amarı(< İranî diller): bir çok, pek çok
Amıl: sessiz, sakin
Amrak: sevgili
Amran-: sevinmek
Amtı: şimdi
Ança: o şekilde, öyle krş. İnçe
Ançulayu: öyle, o şekilde
Anta: onda(n)
Antaġ: öyle, böyle
Apam (~ apan͡g): eğer
Aranyadan(<skrt.): manastır
Artuç: ardıç ağacı
Artuk: fazla(sıyla)
Aruk: yorgun(luk)
Asıġ: fayda
Asra-: terbiye etmek
Aş: aş, yemek
Aşıl-: artmak
Aşla-: yemek yemek
Aşnu: önce
Atlantur-: ata bindirmek
Atlıġ: ünvanlı
Avıçka: ihtiyar
Ay-: söylemek
Aya: avuç içi
Ayıġ: kötü, fena
Ayıt-: söylemek

B
Baç: güzel
Baġırsak: merhametli
Balık: 1. şehir, kent 2. balık
Bar: var
Bar-: varmak, gitmek
Baranas: (skr. Yer adı) benares
Barça: bütün
Barım: zenginlik, servet
Basġuk: dağ parçası, doruk
Başla-: başta olmak, baş olmak
Bay: zengin
Bert-: incitmek
Bertet-: ezmek, sıkıştırmak
Bil: bel
Bil-: bilmek
Bilge: bilge
Bilil-: bilinmek, fark edilmek
Bilin-: farkına varmak
Bir-: vermek
Birkiye: biricik
Birle: birlikte
Birök (< bir ök): gerçekten de, bizzat
Biş: beş (5)
Bitig: yazılı olan şey, vasiyetname
Bodisavat(< skrt.): Buda adayı
Bodun: halk, millet
Boġuz: boğaz
Bol-: olmak
Böz: bez
Bul-: bulmak
Bulunçusuz: bulunmaz
Bulun͡g: taraf, yön; köşe
Burhan: buda
Busan-: üzülmek, tasalanmak
Buşı: sadaka
Buşuş: keder, sıkıntı
Buyruk: komutan
Bük: orman

Ç
Çamla-: dava etmek
Çıġarı: dokuma çıkrığı
Çıġay: fakir, yoksul
Çintemeni: çintamani (incisi)
Çoġurt: bir ağaç türü
Çok-: öldürmek
Çomur-: batırmak

D
Dyan(<skrt.): Teemmül, meditasyon

E
Edgü: iyi
Emgek: zahmet, sıkıntı
Emgeklig: zahmetli
Emgen-: zahmet çekmek
En͡gir-: eğirmek, çevirmek
Er-: erişmek
Er-: i- yardımcı fiili, olmak
Er: kişi
Erdini: inci, mücevher
Eren: kişiler
Erk: erk, güç
Ert-: geçmek
Ertin͡gü: fevkalade, son derece
Ertün͡gü: bk. Ertin͡gü
Eşil-: kendi etrafında dönmek
Et: et; beden

I-İ
Id-: göndermek
Iġla-: ağlamak
Inaru: ileride
Irak: uzak
İç: iç
İçgerü: içeri(de)
İçi: baba
İdi: tam, mutlak
İdiz: yüksek, yüce
İg: hastalık
İgid-: beslemek, doyurmak
İgrik: çember şeklinde
İkkinti: ikinci
İl: devlet
İlin-: ilinmek, bağlanmak
İlinçü: eğlence
İlit-: götürmek
İlleg: bk. İllig
İllig: hükümdar
İmirt: bir ağaç türü
İnanç: inanılan, güvenilen kişi; maiyet
İnçe: şöyle(ce), öyle krş. Ança
İnçge: ince
İnçip: böylece
İni: kardeş
İrinç: bedbaht
İrinç: şüphesiz
İrteki: eski, kadim
İsen: esen, sağ
İş: eş, arkadaş
İşid-: işitmek, duymak

K
Kaç: kaç
Kaçıġ: duyu; duyu organı
Kadaş: yakın, eş dost, arkadaş
Kadġuluġ: kaygılı, üzüntülü
Kadġur-: kaygılanmak
Kal-: kalmak
Kaltı: ne zaman ki; şayet
Kamaġ: bk. Kamuġ
Kamuġ: hepsi, bütün
Kan: han, hükümdar
Kan͡g: baba
Kantur-: kandırmak, doyurmak
Karam: hendek
Karı: ihtiyar
Kars: yün veya kıl kumaş
Kasınçıġ: yavuklu
Kat: kat, katman
Kata: defa, kere
Kataġlan-: zahmet çekmek
Kavışıġsa-: kavuşmak istemek
Kayu: hangi; herhangi bir
Kazġan-: kazanmak
Kel-: gelmek
Kelür-: getirmek
Kemi: gemi
Kentü: kendi
Kergek: gerek, lüzumlu
Keyikçi: yabanî hayvan avcısı
Kıdıġ: kıyı
Kıl-: kılmak, yapmak
Kılınç: iş, amel; ahlâk
Kıyın: işkence, ceza
Kız: kız
Kiçigkiye: küçücük
Kidin: batı
Kiginç: cevap
Kigür-: içine almak
Kim: kimse
Kin: güzel koku
Kir-: girmek; gitmek
Kirigse-: girmek istemek
Kişi: eş, zevce
Kol-: istemek
Kol: kol
Kolġuçı: dilenci
Koltġuçı: dilenci
Kork-: korkmak
Korkınçıġ: korkunç
Koy: koyun
Kök: mavi
Köker-: göğermek, yeşermek
Kölmen: gölcük, su birikintisi
Kölük: yük hayvanı
Kön͡gül bert-: kalp kırmak, incitmek
Kön͡gül bir-: gönül vermek, dileğini yerine getirmek
Kön͡gül: gönül, kalp; şuur
Köni: doğru
Köp: çok
Köpir-: köpürmek; coşmak
Kör-: görmek
Körkle: görülesi, güzel
Körtle: görülesi, güzel
Köz: göz
Közün-: görünmek
Kulluk: hizmet
Kum: kum
Kuruġ kal-: boş kalmak, boşalmak
Kuruġ: kuru, ıslak olmayan
Kuş: kuş
Kut: kut, baht, talih
Kuvraġ: topluluk, cemaat
Kü: şan, şöhret
Küç : güç
Küçe-: zorlamak
Külüşüg: karşılıklı gülme
Kümüş: gümüş
Kün: gün, 24 saat
Küse-: istemek
Küsenç: arzu, istek
Küskü: sıçan, fare
Küsüş: arzu
Küvrüg: davul

L
Laġzın (eski asya: domuz
Linhua: lotus çiçeği, nilüfer
Luu: ejder

M
Men: 1. kişi zamiri
Men͡gi: huzur, saadet
Min͡g: bin (1000)
Monçuk: boncuk
Munça: bunca, bu kadar
Munçulayu: bu şekilde
Mun͡g: sıkıntı
Muntuda: burada(n)

N
Ne: ne
Neçük(in): nasıl, niçin
Neg(ü)lük: niçin, neden
Nenn͡g: herhangi bir şey, hiçbiri
Nom(<skrt.): İnanç, akide, din

O-Ö
Oduġ : uyanık
Oġul: oğul
Ol: “o” işaret sıfatı; işaret zamiri; -dır
Olur-: oturmak
Ordu: saray
Orun: yer, mekan
Otruk: ada
Ozġur-: kurtarmak
Öd: zaman
Ödün: zaman
Ög: akıl
Ög: anne
Ögey: üvey
Ögük: yavru, sevimli çocuk
Ögüz: nehir
Öl: nemli
Öl-: ölmek
Ölüm: ölüm
Ölür-: öldürmek
Ön-: dışarı çıkmak, öne doğru gitmek
Ön͡g: renk
Ön͡gi: ayrı, farklı; dışarıda
Ön͡gtün: doğu
Öntür-: yolculamak
Öpügse-: öpmek istemek
Öt(ü)rü: sonra, dolayı
Ötle-: öğüt vermek
Ötüg: istek
Ötün-: arz etmek
Özlüg: ruhu olan, canlı

P
Prişti (< sogdça): ferişte, melek

S
Sakın-: düşünmek
Saklan-: dikkat etmek
San-: sayılmak
Sansız: sayısız
Satıġ: ticaret
Satıġçı: tüccar
Sav: söz
Sayu: her bir
Sekiz: sekiz (8)
Sen͡gir: dağ eteği, yamaç
Sep sem: ıp-ıssız
Sep-: serpmek; donatmak
Ser-: sabretmek, katlanmak
Seril-: durmak, dinlenmek
Sermel-: süzülmek
Sev-: sevmek
Seviglig: sevimli, hoş
Sıkta-: sızlamak
Sın-: parçalanmak
Sin͡gür-: yutmak
So (<çin. Sua): zincir
Sokuş-: çarpışmak
Sola-: zincirlemek
Sögüt: ağaç; söğüt ağacı
Söki: eski, kadim
Suk-: gagalamak, vurmak
Suv: su
Suva-: sulamak
Suvçı: kılavuz kaptan
Süs-: çarpmak

T
Taġ: dağ
Tak: zahmet
Takı: ve, dahi
Talım: canavar
Talu(y) ögüz: okyanus
Talu(y): deniz
Tamu: cehennem
Tan͡g: olağanüstü, şaşılası
Tan͡g: tan, tanyeri
Tan͡gla-: hayret etmek, şaşırmak
Tanuk: tanık, şahit
Tapa: -e doğru, tarafına
Tapla-: uygun bulmak
Tarı-: toprağı ekip biçmek
Tarıġ: darı
Tarıġçı: çiftçi
Taş: dış, dışarı
Tavar: mal
Teg-: 1. değmek, paya düşmek; 2. erişmek
Teg: gibi
Tegin-: erişmek, sevk olunmak
Tegre: çevre(sinde)
Tegzinç: girdap
Tek: tek, yalnız(ca)
Telim: çok, fazla
Ten͡gri: tanrı; efendi; haşmetli; hükümdar; gök yüzü
Tepre-: kımıldamak
Teri: deri, cilt
Terin͡g: derin
Tıd-: engellemek
Tıdıġ: engel
Tın-: dinlenmek
Tın: soluk, nefes
Tınlıġ: canlı; insan
Tıntur-: soluk aldırmak
Tıt-: geride bırakmak
Ti-: demek, söylemek
Tigin: prens
Tigit: prens(ler), şehzade(ler)
Tiki: ses, tıkırtı
Tikim: yüksek, yalçın
Til: dil; söylenti
Timir: demir
Tiril-: toplanmak
Tirin: topluluk, güruh
Tit-: denilmek
Toġ-: doğmak
Tokı-: 1. dokumak 2. (davul vs.) çalmak
Tokıt-: (davul vs.) Çaldırmak
Topın-: yarılmak
Tön͡git-: aşağı eğmek
Tört: dört (4)
Törü: töre, anane
Törü-: yaratılmak
Tözü: bütün; her
Tuda: tehlike; engel; bela
Tur-: 1.durmak 2. kalkmak
Turġur-: 1. durdurmak 2. kaldırmak
Tusu: fayda
Tuş-: karşılaşmak
Tut-: tutmak; elde etmek
Tutuz-: emanet etmek
Tuzu: bk. Tusu
Tüke-: kâfi gelmek, yetmek
Tükel: tam, bütün
Tüketi: tam, eksiksiz
Tümen: on bin (10 000)
Türlüg: türlü, çeşit
Tüt-: (duman vs.) tütmek
Tütün: duman

U-Ü
U-: gücü yetmek, yapabilmek
Uç-: uçmak
Uçuz: kıymetsiz
Ud: sığır
Ulatı: ve
Uluġ: ulu, büyük, baş kişi
Uluş: ülke
Una-: razı olmak
Ur-: 1. saldırmak 2. (yük) yüklemek
Uvat-: parçalanmak, ufalmak
Uz: usta, zanaatkâr; mahir
Uzat-: yola koymak
Üç: üç (3)
Üçün: için
Ügüz: bk. Ögüz
Üküş: çok
Ülüg: kısmet, talih
Ünte-: ses çıkarmak
Üsk: üst
Üze: ile
Üzül-: kesilmek, arkası gelmemek

Y
Yadıl-: yayılmak
Yakış-: yaklaşmak
Yaln͡gus: bk. Yalnn͡guz
Yaln͡guz: yalnız
Yant(u)ru: geri, tekrar
Yara-: uygun düşmek
Yaraşı: uygun, yaraşır
Yarat-: donatmak
Yarlıġ: ferman
Yarlıġka-: buyurmak krş. Yarlıka-
Yarlıka-: buyurmak, lütfetmek
Yaruk: aydınlık, parlak, nurlu
Yastuk: yastık
Yaşa-: yaşamak
Yat-: yatmak
Yavlak: kötü
Yazuk: hata, kabahat; günah
Yek: şeytan
Yet-: yedeğine almak
Yıd: (güzel) koku
Yıġın-: toplamak; sıyrılmak
Yıġla-: ağlamak
Yılkı: at
Yın͡gak: taraf, yan; cephe
Yıpar: güzel koku, misk
Yig: çok; sık; sıkı
Yigrek: daha iyi; değerli
Yil: yel, rüzgâr
Yime: yine, da/de
Yinçü: inci
Yine: üstelik
Yir: yer
Yirçi: rehber, kılavuz
Yirtünçü: yeryüzü
Yit-: bk. Yet-
Yitti: yedi (7)
Yoġur-: bata çıka yürümek
Yok çıġay: fakir, yoksul
Yokkaru: yukarı
Yol: yol
Yorı- : yürümek, ilerlemek
Yulı-: çekmek, koparmak
Yulıġ: satın alma
Yunt: at
Yün͡g: yün
Yüzlüg: tanınmış, ünlü


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder