Emel
Aras - Postmodern Yazında Diyalektik Duyuş Şule
Gürbüz’ün Kambur’u - Makale - Notlar
Erdem Dergisi, Sayı: 81, s.23-40, 2021
Postmodern dünya “yayları kopmuş bir lir”
Modernizmin akılcı, tektipleştirici ve düzen odaklı yapısına
karşılık postmodernizm; çoğulluğu, belirsizliği ve diyalojik tutumu esas alır.
Edebî düzlemde bu sapmaları sağlamanın en etkili yolu,
söylemin ve biçimin radikal bir şekilde dönüştürülmesidir.
Kambur
Eserin merkezinde yer alan “Kambur” karakteri, belirli bir
ismi olmaması ve gölge bir figür olarak tasarlanması itibarıyla postmodernizmin
“öznesizleştirme” ilkesiyle örtüşür. Kambur, modern dünyanın merkezine oturmuş,
altındaki zeminin kayganlığını fark etmiş “herkes”tir.
Gürbüz’ün metnindeki en belirgin üslup özelliği, zıt
kavramların (yaşam ve ölüm, varlık ve yokluk, sevinç ve hüzün) eşzamanlı olarak
bir arada sunulmasıdır.
Örneğin, cenazede müzik çalınması fikri ya da doğum gününde
dahi bir sonraki gün ölüp ölmeyeceğini sorgulayan anlatıcı, diyalektik duyuşun
pratiklerini sergiler.
Ölüm, yaşamın her anını kuşatan en kesin gerçekliktir.
Anlatıcının "çoğu cümlenin başı doğru, sonu
yalandır" şeklindeki yaklaşımı ve "ben söyleyemediklerimim"
vurgusu, insanın iç dünyası ile dış sesi arasındaki uçuruma ve dilin ontolojik
sınırlarına işaret eder.
Ayna metaforu üzerinden dille kurulan ilişki (aynanın sadece
yansıtması değil, aynaları kırma zevki) geleneksel anlam arayışına karşı
radikal bir başkaldırıyı simgeler.
Zaman algısı, standart bölümlemelere karşı çıkarak bölük
pörçük fragmanlar ve günce kalıntılarıyla (3 Eylül 1839 - 14 Kasım 1994)
verilir. Anlam, "üretilen" ve "tüketilen" geçici bir yapı
olarak ele alınır.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder