4 Kasım 2026 Çarşamba

Şule Gürbüz’ün Düzyazıları Üzerine Bir İnceleme - Notlar

Murat Turna - Şule Gürbüz’ün Düzyazıları Üzerine Bir İnceleme - Notlar

Medeniyet ve Toplum Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 22, s. 172-190, 2022

 

Gürbüz’ün eserlerinde işlediği temalar: zaman, yabancılaşma, benlik, inanç…

Yarım sayfaya varan uzun cümleler kurma eğilimi…

Noktalama işaretlerinin eksikliğinden kaynaklanan anlam muğlaklıklar…

Zengin, yoğun bir kelime hazinesi…

Kahramanların zihin akışına odaklanması…

 

Zamanın Farkında ve Coşkuyla Ölmek kitaplarındaki kahramanlar kendileriyle sürekli hesaplaşan, iç dünyalarında derinleşen tiplerdir.

 

“Öyle miymiş?” anlatı ile deneme arasında, kesin sonuçlara varmayan subjektif ve felsefi bir metin…

Gürbüz’ün felsefeye yakın durduğu, iyi edebiyatın ontolojiyi kapsayacak ağırlıkta olması gerektiği yönündeki poetik görüşleri denemelerindeki fikri yoğunluğu besler.

 

Kambur: Fiziksel kusurları (kamburluğu, dişleri, serçe parmağının kopukluğu) yüzünden dünyaya hınçla bakan, normalliği reddeden, herkesin kendisi gibi kambur olmasını dileyen agresif ve travmatik bir başkahramanın iç dünyasını yansıtır.

 

Kıyamet Emeklisi, Gürbüz’ün anlatım yeteneklerini, ruh tahlillerindeki başarısını ve gözlem gücünü en üst düzeyde sergilediği olgunluk başyapıtıdır.

 

Her iki romanda da özne-yüklem uyumsuzlukları, gereksiz kelime tekrarları (örneğin “bir” sıfatının bağlama uymayan sıklıkta ve yersiz kullanımı), kelimelerin yanlış anlamda tercih edilmesi (halis yerine halas denilmesi gibi) dikkat çeker.

 

Kıyamet Emeklisi’nde Erzurum’un taşrasında kıt imkânlarla yaşayan Melami Şeyhi Hilmi Baba’nın veya sıradan insan halkının “ruh embriyosu,” “manyetik merkez,” “kariyer” gibi güncel ve teknik kavramlarla konuşturulması, dilin doğallığını gölgeler.

…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder